Neden doğum fotoğrafçısı oldum

0

Fotoğrafın her zaman insana dair olduğuna inandım. İnsan ne ise fotoğraf da odur. Doğum ise bu insani duyguların en yoğun yaşandığı bir an. Bir kaç dakika sonra anne ve baba olacak insanların en değerli anlarını fotoğraflamak, aslında onların elini tutmak, doğan yeni bebeğe de dünyayı temsilen bir merhaba demek gibi. Yani omzumda büyük ve güzel bir sorumluluk...

Fotoğraf çekmek için temel bazı bilgiler ve çektiğiniz olayları gözlemlemek ve anlamak gerekiyor. Sonuçta yaşanan olayın içeriği çok farklı olsa da fotoğrafçı tekniğine bakış açısına güveniyorasa çektiği konuyu en iyi şekilde fotoğraflar. Doğumunu çektiğim bebişler yıllar sonra baktıklarında ''iyi ki doğduğumda bu fotoğrafları çektirmişsiniz'' desin. Ne büyük mutluluk... İşte böyle mesleki tatmini yüksek bir alan doğum fotoğrafçılığı. Hiç düşünmeden doğum fotoğrafçısı olmaya karar verdim.

Ameliyathaneler soğuktur. Kendimi orada masada yatan kişi olarak düşünmediğim sürece sorun yok :). Belki bir kalp yada organ nakli gibi ağır bir ameliyatı fotoğraflasam bu kadar rahat olamayabilirdim. Ama sonunda yeni bir insan dünyaya gelecek ve onu sımsıkı saran anne ve babasıyla yeni bir hayata başlayacak. Bunları düşünmek amliyathaneyi bir anda sıcacık, neşeli bir yer hale getiriyor. Eh o zaman değmeyin fotoğraf çekmenin keyfine....



Stresle çok çok karşılaşmadım diyebilirim. İnsanların sinirleri alınıyor sanki doğumda. Tüm insani özellikler, kaygı, korunma duygusu bunlar çıkıyor ortaya. Doğum fotoğrafçılığını belki de bu yüzden seçmiş olabilirim . Stres oluyorsa normal doğum sırasında olabiliyor. Bazen onları konuşarak rahatlamak yolunu seçerken, bazen de fotoğraf çekerek keyiflerini yerine getirmeye çalışıyorum. Bazense hiç bir şey demeden bir köşede pusuya yatıp, bu hallerini fotoğraflamayı tercih ediyorum. O anda yaşanılan stres kadar anlaşılır bir şey yoktur diye düşünüyorum. Ne deseler, ne yapsalar haklılar. Kolay mı sonuçta tıbbi bir operasyona giriyor en sevdikleri. Neyseki güzel heyecanlar bunlar. Yerini çok kısa sürede mutluluğa bırakıyor. 



Doğum fotoğrafçısı
, öncelikle fotoğraf çekmeyi teknik olarak bilmeli. Çünkü doğum fotoğrafı çekerken flaş kullanmak, bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Bu yüzden değişen ışık koşullarında yardımcı ışık kullanmadan fotoğraf çekiyorsunuz. Değişen koşullara refleks teknik çözümle getirecek becerisi olmalı doğum fotoğrafçısı'nın. Otomatik modlarda çeker bu işi hallederim diye düşünenler yanılır. Fotoğrafçı kendi doğru ışık ayarlarını kendi bulur. Fotoğrafı makine değil fotoğrafçı çeker. Ortalama ölçümlere hiç bir zaman ilgi göstermedim. Bu varsa zaten anları yakalamak işten bile değil. Bakış açısı çok önemli. İnsanların heyecanlarını gerçekleri fotoğraflamanın yanı sıra, onların seveceği biçimde çekmek de önemli. Sonuçta kişiye özel bir işten bahsediyoruz. Teknik ekipmanın iyi olması ise fotoğrafçıya elbette bir artı kazandırıyor. Estetik bakış açısıyla da süsledik mi.. Eh ortaya harika işler çıkmaması için hiç bir sebep kalmıyor.

Malesef basit ve çekmesi kolay gibi görünen bir iş doğum fotoğrafı... MSGSÜ de hocam olan Prof. Dr. Sabit Kalfagil şöyle derdi, ‘’ Herhangi bir insan, iyi bir fotoğrafı görünce anlar.‘’ Yani iyi bir fotoğrafı görünce anlamak için kompozisyon ışık ve teknik bilgiye ihtiyacınız yoktur. İyi fotoğraf iyi fotoğraftır. Dolayısyla mesleğine saygısı olan, iyi fotoğrafçılar her zaman ön planda olacaktır. Kendilerini yenilemek koşuluyla elbette...

Doğum, Bebek, Yenidoğan ve Düğün Fotoğrafçısı Sema Korkmaz

www.semakorkmaz.com





Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumlayan sen ol.

Yorum yapmak için üye ol