Ümmeee...

1

10 günlüktük. Akşamüstü önce biraz huzursuzluk sonra çılgın gibi ağlama ile başladık.
Ümmeee...
Evet bizim bızdık böyle ağlıyor. Ümmeee... Sanki bir yardım çağrısı gibi. Hepimizin eli ayağına dolaştı. Bilen bilir. Büyüklerin dilinden iki şey düşmez: "Kesin açtır bu! Sütün yetmiyordur, yaramıyordur. Mama verelim biz." ya da "Üşütmüştür bu. Üstüne örtelim. Üzerine 10 kat o da yetmez daha fazla kazak, tulum vs. ne bulursak giydirelim".
Yeni anne olarak istediğiniz kadar rasyonelim, mantıklıyım diye gezinin büyükler lafa karıştı mı tecrübe konuşur durumuna giriyorsunuz. Bir de bebeğimi hakikaten aç mı bırakıyorum hissine kapılıyorsunuz. Boyun bükerek "Peki verelim mamayı. Üzerine 10 da yetmez 20 kat giydirelim" diyorsunuz.
Mamayı fazla fazla hazırlıyorsunuz bebeğin ağzına tıkıyorsunuz. Bebeğin durumuna göre üç şansınız var:
    Bebek yer ve kusar.
    Bebek daha o biçim ağlar ve biberonu reddeder.
    Bebek yer. Şansınız varsa hakikaten açtır ve susar.
Bizimki ilk seçeneği tercih edip kusar. Bu sefer büyükler yine durumu kontrol altına alır: "Evet bebek üşütmüş bak kusuyor hadi bir de odayı 30-40 dereceye getirelim. Tabii üstündekileri de artıralım. Bak hem terlememiş üşüyor herhalde."
Çaresiz dinlersin. Napacaksın? Çocuk mu yetiştirdin önce sanki? Kabul edersin.
Ama ağlama kesilmez, daha bir artar. Artık onları da telaş almıştır. Aradan üç saat geçmiştir. Bebek mosmor ne meme ister ne başka birşey. Tüm radarlarını kapatmıştır artık, iletişime geçemezsin.
"Hadi acile gidelim" dersiniz. Gidince minicik bedenine fitil takarlar. Ağlama bir süre sonra kesilir, dışkılar ve saatlerce meme almayan bebek kıtlıktan çıkmış gibi emer. Acildeki çocuk doktoru sana gaz gideri bitkisel bir ilaç verir, açıklama yapmaz. Bu ertesi gün yinelenince başka doktora gidersin ve teşhisi koyar: "Çocuğunuz kolik. 4-6 ay arası kesilir. Çekeceksiniz. Benim de çocuk kolikti, saç sakal karışık gelirdim işe.".
İşte teşhis. Ama morali siz düşünün. "Ne yani bu bebek böyle ağlayacak ben durup seyredecek miyim?". Çekeceğim. Doktordan aldığım teselli süper. Ee çaresi nasıl olmaz?
Doktor: "Bunun çaresini bulan zaten Nobel'i alır. Sağlıklı bebeklerde olur."
O kadar.
Eve gelip saatlerce "kolik" üzerine internette okursunuz. Daha evvel alıp okuduğunuz bebek kitabındaki kolikle ilgili bölümü açıp okursunuz. Kocakarı çarelerinden medet umacak duruma gelirsiniz. Koliğin günde üç saatten fazla süren, üç haftadan fazla süren ve haftanın en az üç günü süren bir ağrı olduğunu öğrenirsiniz.
Üç ay geçti hala okumalarım devam ediyor. Öyle ki artık tıp makalelerini okumaya başladım! Anlayın siz gerisini. Çözümünü tabii ki bulmadım.
Sonuçta hem kendimi hem bebeğimi en azından biraz olsun rahatlatacak bir çözüm bulmak için bu kısa sürede tam altı çocuk doktoru değiştirdim!
Koliğimiz hala tam gaz ama kolik ataklarını daha rahat geçirebilmek için çözüm yollarını ufak da olsa bulabildim.
O da bir sonraki sefere...

Not:
Kolikle ilgili temel bilgi almak isteyenler için Uzman TV'deki kolikle ilgili videolar çok aydınlatıcı:
http://www.uzmantv.com/kolik-tehlikeli-bir-rahatsizlik-mi
http://www.uzmantv.com/kolikin-kesin-tedavisi-var-mi




1 Yorum


efem_umutum

malesef koliğin bulunmuş bir tedavisi yok,biz eşimle kansere bile çare buldular koliğe bulamadılar diye çoook dertlendik zamanında:-)) çözümüde tedaviyide yaşarken bebişle beraber buluyosunuz,bazen sıcak sarılma,bazen koridoru bir uçtan bir uca defalarca turlama,bazen bitkiçayları,gaz ilaçları...artık hakikaten şansınıza nasıl geçerse...anne ve babaya sabırdan başkası düşmüyor ne yazıkki...

Yorum yapmak için üye ol