sınırsız hizmet...

12

2 gün önce oğlum 2 yaşını doldurdu.Kreşte doğumgünü kutladık.Ben oğlumun evde farklı,kreşte nasıl farklı olduğunu gözlerimle gördüm.Kreşteki öğretmenler incelik göstererek( ben bu inceliği düşünemedim) anneanne ve dedeyi de davet etmişler.Saat 12.30 da gelin dediler,gittik.

Yemek saatiydi.Masaya oturmuşlar,yemek yiyecekler.Oğlumun her isteğini adını söylerek belirttiği Berk'in dünyalar tatlısı Aydin'i (Ayçin Hanım),bizi tezahüratlarla içeri aldı.Berk bizi şaşkınlıkla karşıladı. "deddeee,babbaaa" diyerek mutlu ama şaşkın bir biçimde ama oturarak.Yerinden kalkmamasına şaşırdım.Gözlerini Aydin'inden ayırmıyor,Ayçin Hanım farkında bize dedi ki,"Kalkabilirsin" dememi bekliyor.İnanamadım,Berk oturuyor.Yanımıza gelmek istiyor ama sofradalar ve izin alması gerektiğini biliyor,gerçekten inanamadım.Gözleri doldu Berk'in.Ayçin Hanım melodik bir şekilde  "anne ve babamız yanına oturabilir yemekte,çünkü bugün Berk'in doğumgünü" dedi.

Berk'in yanına oturdum.Masada kocaman tabaklar,büyük çatal,büyük kaşık.Çatal ve kaşık ağzından büyük.Oysa ben küçük kaşık ve çatal koyuyorum Berk için sofraya.Tabaklarına servis yapıldı.Berk yiyebilirsiniz denmesini bekliyor,oysa sabrı yoktur.Dualarını ettiler.(Berk'in elleri açık,dua ediyor,bu durumla ilgili yorum yapmayacağım,sanırım herşeyi birbirine karıştırmamak oğlumun dengesinin değişeceğini düşünmemek gerekiyor)

(oryantasyon dönemi yaz okuluna denk geldiği için bu ayrıntıları yaşayamamıştım)

Duadan sonra,hadi afiyet olsun denildi ve yemeğe başladılar.Berk,çatalını bana verdi yedireyim diye.Ayçin Hanım,net bir şekilde "hayır,sen kendin yiyebiliyorsun,kendin ye" dedi.Berk sanırım her akşam olduğu gibi yine beni kullanmak istedi.O ana kadar kullanıyor diye düşünüyordum.Çünkü kreşten kendi yiyebiliyor diyorlardı ama akşamları sadece yoğurdunu kendi yiyordu.Pilavı koca kaşıkla tabaktan alıyor,sonra çatalıyla kaşığın ucundan ağzına sokacağı kadarını.İki elini de çok iyi kullanıyor.En dumur olduğum an ise sofrada patlıcan vardı ben Berk'in tabağına koymadım.Yanı başında Kağan'ın  patlıcanı yediğini görünce,hoop Kağan'ın tabağına hücum,Ayçin Hanım "hayır sana söylemiştim değil mi Kağan'ın tabağından almak yok" Berk aldığı patlıcanı Kağan'ın tabağına geri koydu.İkiletmedi bile...

Oğlum kreşte farklı,evde farklı davranıyor.Biz farklı davranmıyoruz kurallar ve disiplin aynı ama Berk'in tavrı farklı.Dün akşam büyük çatal çıkardım sofraya,çatala baktı bana baktı ve çatalı yere attı !!! Ne şimdi bu,evdeyken uğraşmak istememek mi? Şımarıklık mı? Ya da bizim gibi evde rahat olmak isteği mi?Burası benim evim,evdeki çatalım bu değil demek mi?

Düşünüyorum da Berk onun annesi olduğumun farkında yani annenin ne olduğunun,sonsuz şımarabileceğin insan kişisi:) Kullanılmak değil ki bu; sanki sonsuz güvenilmek...

Akşam 7 de evdeyiz.7.30 da yemeğimizi yemeye başlıyoruz.8.30 da uykumuz geliyor.Hepi topu 1-1,5 saat birlikteyiz.Zamanımız kısıtlı ve Berk bu zamanı benim canımı çıkararak değerlendiriyor.En doğal hakkı aslında.Berk evdeyken,pazartesi akşamları eve geldiğimde yüzüme bakmazdı.Üzülürdüm.Kendimi düşünüyormuşum.Kapris yaptığını bilirdim,babaya yapmıyor ama derdim.Ben onun annesiyim ve Berk farkında.Dün net bir şekilde farkettim bunu.

2 gündür tuhaf bir duygu korku kapladı içimi.Tamam,anneliğimi 2 gün önce farketmedim ben.Annelik o hasta olduğunda gece uykusuz kalmak değil ki sırf....Kendin iğneden gram korkmazken,ondan kan alacaklar diye boğazında yumruyla dolaşmak da değil.Onu en çok seven olmak da değil.Onun en güvendiği olmak.Onun şımarabildiği,onun kapris yaptığı kişi olmak.Onu sevmek,onun için yaptıklarımı yapmak ne kolaymış bu sorumluluk beni düşündürüyor.

Kendi annemi düşündüm.Çok severim annemi ama hala daha beklentim bitmedi ondan.En yakınım,en gerçek kucak bana.Ama en hor görebildiğim,en üzebildiğim.Annem ya o benim sınırsız hizmetlim.Evet ben böyle yaptığımı farkettim.Ve şimdi sınırsız hizmetlinin kendim olduğunu 2 yaşndaki oğlumun bile kreşteki öğretmeninin komutuna nasıl benimki ne nasıl tepki verdiğini,kreşteyken kendi başına becerdiği herşeyi,becerebildiğini bilmeme rağmen bana yaptırdığını farkettim.

Kesin biliyorum,kurallar aynı.Yapabilecekleri,yapamayacakları.Ama bu farlı tavrın anneye güvenmek ve rahat rahat kullanabilmek isteğinden kaynaklandığını düşünmek istiyorum.Kullanılmak olayının da dengesini şaşırmamak lazım kullanıldığım için değil,oğlum için....




12 Yorum


ezgik

boğazıma bir şey düğümlenerek okudum, yaşar 5 yaşında hala bizim yedirmemizi bekliyor ya da wc deyken yanında beklememizi, bunları yaptığı halde bize yaptırıyor diye kızraken anladım ki bizimle geçirdiği 2-3 saatte daha çok paylaşmak daha çok ilgi odağı

olmak istiyor hele de herşeyini bize yaptıran bir zıprı varken evde,bizde en çok babaya şımarır onu tercih eder vs ama anladım ki oğlumuz onu en çok sevenler olduğumuzu, naz yapabileceği 2 insan olduğunu biliyor ve belki de onu sevdiğimizi tüm bunları bize

yaptırırken hissediyor, nice Yaşlara Berk, hep sağlıklı olsunlar da biz evde yine yapalım bu istekleri sorun değil diyorum ben

yuksel_

bunu ben de çok gözlemliyorum.rüya henüz kreşe gitmiyor ama, bakıcıya ve bana bambaşka davranıyor. Benim akşamları göbeğim çatlasa yediremediğim köfteyi veya X yemeği, ertesi gün öğlen bakıcı koca bir tabak dolusu yediriyor mesela. ben eve gelince bir

naz bin itiraz...gece, mutlaka ama mutlaka anneyle uyunacak, kızım bugün baba uyutsun, yok kıyamet kopuyor. Hoşuma gitmiyor mu bazen, evet gidiyor, neden yaptığını biliyorum çünkü, ama bazen çok çok yorucu...gerçekten...

bir de ben dua kısmına takıldım..kreşte

yemek yemeden evvel dua mı ediyorlar? nasıl bir dua bu??

nilberk

sorma yüksel,dua ama tekerleme gibi amin de diyorlar .artık herşeyden korkuyorum neyseki kreş müdürü izmirli diyorum ve anlatabiliyorum sanırım:))

nilberk

ezgik,bu benim düşüncem herhangi bir uzman görüşü ya da kreş öğretmenimizin yorumu değil çok düşündüm bu karara vardım ne bileyim... ama duygulanmış olmana sevindim yani doğru yoldayım evet yapalım isteklerini bence de...sağol iyi dileklerin için

ikicocukannesi

ben sizi cok seviyorum.

yuksel'e;

yemegimi yiyemezsem buyuyemem,

okuluma gidemem,

cabuk cabuk yiyelim,

okulumuza gidelim,

bizi koruyan tanrıya,

her zaman sukredelim.

sanırım dua bu di mi?

ikicocukannesi

cift cıkmıs,

amannn.

yarın uzun uzadıya bir seyler yazmak istiyorum size nilcim.

Opeth

Gözlerim doldu nedense okurken ..hadi diyorum lohusayım ya ondandır.yok yok ondan değil ,gerçekten hissederek yazdığından olsa gerek..iyiki paylaşmısın..güzel oldu..kendimede birşeyler kattım yazından Nilim..

Annenle ilgili yazdıklarını okuyunca daha

da bir etkilendim.Bende öyleyim ya..iyiki annem var..her canım sıkıldığında yanı başımda onun olması büyük bir güven. ve karşılıksız gerçek sevgi..beklentilerine karşılık vererek ama beklenti içerisinde olmadan sevilmek...anne olmak bu olsa gerek..ve berkde

annesinden bunu görüyor ne güzel...ne mutlu:)

sedavesila

Nil, cok guzel ifade etmissin. Hepimiz yorgunluga bazen isyan ediyoruz, sinirleniyoruz miniklere ama dedigin gibi tek anne biziz. Ve ben de kendi anneme aynisini yapiyorum, komiktir, annem de ananeme-kendi annesine yapiyor :)

Arabesk olmasi riskini

goze alaraK; "Aglarsa anam aglar, gerisi yalan aglar". Ve cocuklarimiz bunu biliyor....

evren

Nilcim, bence de iyi ki paylaşmışsın. Evet öyle annelere ve babalara karşı başkalar.

Benim evde olduğum saatlerde Tan 5 dakika içerisinde gülebiliyor, ağlayabiliyor, bağırabiliyor, beni elimden bir yerlere çekiştirebiliyor v.s.....

Ama kreş öğretmeninin

kullandığı dile dikkat ettim bizim kullandığımızdan biraz farklı geldi. verilmek istenen mesaj gayet açık ve net.

soru cümleleri yok, onun tercihine bırakmak yok.

Hep yapmak istediğim şey.

Dua kısmıyla ilgili sadece tek şey söylemek istiyorum, eğer dua

buysa

yemegimi yiyemezsem buyuyemem,

okuluma gidemem,

cabuk cabuk yiyelim,

okulumuza gidelim,

kısmının olmasını isterdim.

inanç kısmının ebeveynlere bırakılmasından yanayım.

son paragrafına gönülden katılıyorum, evet onun en güvendiği

olmak önemli ama hep 2 yaşında olmayacaklar ki. Kendi kendine bağımsızlaşmasının giderek artaması lazım büyüdükçe, bence bu konuda annelere büyük görev düşüyor. Biz onların hep yanında ama biraz da uzaklarında olmalıyız.

sevgilerle...

hilaltimur

Onun en güvendiği olmak.Onun şımarabildiği,onun kapris yaptığı kişi olmak...

öyle güzel anlatmışsın ki...

yuksel_

yazacaklarımın hepsini evren yazmış zaten :) biz de pek yakında oyun grubu ile kreş hayatına adım atacağız, göreceğiz bakalım.

dua'nın evet ilk kısmı iyi ama en son kısmı ve bir de amin diyorlarsa rüyayı ertesi gün o kreşten alırım ben şahsen sanırım...büyük

konuşmayayım ama :)

yasemin_ekin

nil, çok çok çok güzel yazmışsın. güzel yeterli sıfat da değil aslında ama idare edersin beni:) Çok duygulandım, çok içten.. Darısı beni başıma.

Yorum yapmak için üye ol