GÜNLERDEN PAZARDI SEN GELDİĞİNDE...

0

  Günlerden pazardı sen geldiğinde.....Haftanın dinlenmeye en müsait günü:)Oysa sen  cumartesi gecesinden valizini kapatıp yola çıkmaya başlamışsın.İiçine umutlar,mutluluklar, gülücükler ve aşk sığdırdığın o küçük valizini hazırlaman aylarını aldı  oysa...dinlenmedin hiç aylar boyunca... hazırlanıp gelmeliydin..yoğun çalışmaların bitmişti..

  Günlerden pazardı sen geldiğinde...dinlenecektim sen gelmesen..çayımı alıp elime gazetemi okuyacaktım..bir pazar klasiği yapacaktım..öğlene kadar kahvaltı yapacak şimdi bu sofrayı kim kaldıracak diye düşünecek ve kalkıp kendim kaldıracaktım:)Bugün hava güzel deyip ani bir piknik kararı alıp pikniğe gidecektik belki..Hiç birşey yapamazsam uykuya doyacaktım uyanacak ohh bugün pazar diyip tekrar uyuyacak saate bakıp gülümseyip tekrar tekrar umarsızca uyuyacaktım..

   Günlerden pazardı sen geldiğinde...Planlarımın hiç biri olmadı..29 ağustos 2010 pazar günü...  yılın 52 pazarının en hareketli en anın durduğu;en hızlı;en yavaş hayatımın kronolojisine yazılacak en tarihsel pazarıymış meğer..Bir dönüm noktasıymış hayatımda..çünkü bir daha hiç öyle saatlerce uyuyamıyacakmışım:)pazar klasiklerini geride bıraktığım gün o günmüş...

    Günlerden pazardı sen geldiğinde...Planladığım herşeyi yarıda bıraktım sen geleceksin diye...Herşeyi sil baştan sana göre ayarladım..Seni rahat ettirmek gb bi misyon yüklendim çünkü çoktaan..hücrelerim bunula kodlandı..beynime yeni programlar yüklendi..mesela paranoya programı:))bu program beni çok yoruyor arada bir işlemi kaldır eminmisiniz evet yapıyorum..ohh rahatlıyorum..mesela serçe parmak termometresi:)yanmaz yapışmaz oldu parmağım sayende..çünkü sen rahat etmelisin..benim parmağım yansa da bi tane daha var önemli değil..mesela gece sese duyarlı kulaklarım var artık bunun yanı sıra hemen ayağa kalk herşeyi kontrol et diye komut veren beynim uzatınca kendiliğinden sallanan ayaklarım ağlarken  sen üzülme diye gülen gözlerim kaka kokusuna duyarlı burnum var artık..Tam donanımlıyım yani..

 Günlerden pazardı sen geldiğinde..Hayatımın en özel ve güzel pazarıydı..mutluluğu yüreğinin derinlerinde hissetmeyi ben o pazar öğrendim..Ben zannediyordum ki sen gelince sana çok şey öğretmek için donanım kazanıyorum..sevincime gizledim endişelerimi..çünkü sana çok şey öğretmem gerekiyordu..çok okumam daha çok okumam herşey bilmem lazımdı bir yerde hata yapmamalı seni rahat ettirmeliydim herşey mükemmel olmalıydı...oysa bi yanlış anlaşılma olmuş...benim öğrencim değil öğretmenimmiş gelen...''Herşeyi bilen'''in vesilesiyle bilen asıl senmişsin..

 Günlerden pazardı sen geldiğinde...O gün öğrenmeye başladım hayat derslerimi..benliğimden vazgeçmeyi..kendinden daha daha fazla birini sevmeyi..nefsimi yenmeyi belki o gün öğrendim ilk defa...

 Geldiğinde ellerin ayakalrın hatta gözlerin yoktu..kulakların ve nefesin vardı sen olduğuna dair...kontrolsüz güçsüz çaresiz adına vücut denilen her biri başına buyruk uzuvların...O minicik  kulakçıkların daha kendi evindeyken yol açtı benim evime..şimdi başına buyruk olan ayakların o zaman telekom kablomuzdu bizim:)nefesini boynumda hissettiğimde işte hayat bu dedim...günlerce sohbet ettik seninle..Sen çaldın ben söyledim bi süre..iyi bi ikili olduk her ne kadar yayın saatlerimiz gece olsada sıradışı bi ikiliydik biz..hala da öyleyiz...arada yine çalar söyleriz ama eskisinden daha sesli biraz hard rock kattık türkülerimize:)

 Geleli 2 ay olmuşken gülmeyi öğrendin..galiba biraz rahat ettirebilidk seni..3 aya doğru giderken kahkaha atmaya başladın aynı zamanda kendine has dilinde konuşmaya..O 3 aylık yolculuğunda ne çok anlatacak şeyin vardı...ya da bana ne çok öğretecek şeyin..örneğin üzerindeki bir battaniyeyi çekmek ne kolaydır insanoğlu için..oysa ne emek varmış ardında..ne çalışma gayret...önce eller havaya kaldırılıp yumruk yapılır göze burna sokulmak suretiyle ağız aranır..ağızı bulunca level 1 biter..sonra parmaklar gerekli gereksiz sürekli açılıp kapanır o minik sosisler güçlendirilir ve nihayet zafer..battaniye başarıyla kaldırılır..yerde yuvarlanmak örneğin..birde dönerken istediğin yerde durabilmek..hepsi bir çalışma eseri...hepsi Herşeyi Bilen in bize öğretisi..

 Şu sıralar da yerdeki ekmek ufağı ip parçası vs. tarzı süpürülmemiş evde bulunan bilimum parçaları büyük bir merakla bilim adamı edasıyla yerde keşfedip önce işaret parmağınla kıpırdatıp sonra ezip sonrada ağzına götürmekle sonlanan filmi izletiyorsun bana...tabi ağzına almadan reklam arası giriyoruz hemen..

 Günlerden pazardı sen geldiğinde...tam bir dinlenme gününde tam doğduğun günün adamı olarak dünyaya geldin..dinlenmeye uyumaya yemeye içmeye bayılıyorsun..8 aylıksın ama atleti giyip mangal yapan göbekli tontik komik bi adam görüyorum suretinde:)mutluluğu şimdiden kavradın sanırım..canın sıkılırsa kızıyorsun ama daha da sıkılırsa gülme krizine giriyorsun...Belki de benim sana tek öğretebildiğim şey gülmek çünkü başka tepki bilmiyorsun:)olsun öğrenme zaten..Gülmek bi adama ancak bu kadar yakışır...yakışıklım sempatiğim bebeğimmmm tontikimmmm hayat seni hep güldürsün..seni benden beni de senden hiiiç ayırmasın...seni çoook seviyorum annemmmm.....

                                                                                                öğrencin esra..




Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumlayan sen ol.

Yorum yapmak için üye ol