çocuk psikiyatristi

0

 


Neden yardım almalısınız?


Çocukluk ve ergenlik yetişkinlikten farklı olarak bedensel ve ruhsal olarak sürekli gelişen, değişen, hayatın çeşitli dönemlerine uyum sağlayan dönemlerdir.


Her çocuk ya da genç zaman zaman duygusal zorluklar yaşar ancak bir noktada bu zorlukların profesyonellerce ele alınması gerekir. Ancak ülkemizde ebeveynlerin çoğu ruh sağlığı alanında yardım alamaya yabancıdırlar ya da çeşitli çekinceleri vardır. Bir çocuğun ateşi çıktığında, kolu incindiğinde ya da kulağı ağrıdığında hızla doktora başvurulur. Fiziksel belirtiler daha somuttur ve ne yazık ki fiziksel belirtiler ortaya çıktığında yardım arama ruh sağlığı belirtilerinden daha fazladır. Oysaki fiziksel rahatsızlıklarda olduğu gibi ruhsal rahatsızlıklarda da erken tanı ve müdahale rahatsızlığın gidişini olumlu olarak etkiler ve fiziksel rahatsızlıkların azımsanmayacak kısmının ruhsal boyutları da bulunmaktadır.


Dünyada 15 milyonun üstünde çocuk ve ergenin ruhsal sorunlar yaşadığı ancak ruhsal sorun yaşayan her 5 çocuk ve ergenden yalnızca 1 tanesinin ruhsal sorunlarına yönelik profesyonel yardım aldığı tahmin edilmektedir. Ruhsal sorunlara yönelik yardım alma konusundaki bu eksiklik pek çok farklı etmene bağlanmaktadır. Anne babalar çocuklarda görülen belirtileri ruhsal sorun olarak görmemeleri, aile içinde baş edilebilecek problemler olduğunu düşünmeleri, utanmaları ya da durumu aile dışından birinin çözebileceğine inanmamaları gibi nedenlerle yardım arayışına girmezler. Psikiyatri konusundaki yanlış inançlar ve etiketlenme endişesi hem erişkinleri hem de çocuk ve ergenleri yardım almaktan alıkoyar. Ancak aile içinde çocuğun ya da gencin davranışlarıyla ilgili süre giden uğraşılar ve sonuç vermeyen çözüm arayışları aile içi iletişimi daha da bozmaktan öteye geçmez.



Ne zaman yardım aramalısınız?


Olası bir ruhsal soruna işaret eden pek çok fiziksel ve duygusal belirti vardır. Bu belirtiler gerçeği değerlendirme yetisini kaybederek kendine ya da çevresine zarar verme davranışları içine girme gibi şiddetli ya da uyku ve iştah değişiklikleri, huzursuzluk, korkular gibi hafif şekillerde olabilir. Şiddetli ya da hafif olsun rahatsızlık veren tüm belirtilen değerlendirilmesi gerekir. Yaşıtlarından belirgin gelişimsel ve ruhsal farklılıkları olan ya da iştah, uyku, okul başarısı, duygudurum ve aile ve akran ilişkileri alanlarında ani değişiklikler gösteren ya da kendine ya da çevreye yönelik saldırgan davranışları olan çocuk ve ergenlerin çok yönlü olarak değerlendirilmesi gerekir.



Nereden başlamalısınız?


Ebeveynler çocuklarında gözlemledikleri davranışların ruhsal bir sorun olup olmadığını ya da yardım almayı gerektirecek kadar önemli olup olmadığını ayrımsayamayabilirler, bu konuda da çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından fikir almak yardımcı olur.


Profesyonel ruh sağlığı yardımı arama konusunda anne babalar pek çok engel soru ile karşılaşırlar. Psikiyatri başvuruları konusunda pek çok yanlış bilgi ve inanç vardır.


Bir yabancıyla aile sorunlarımız hakkında konuşmak utanç ve rahatsızlık verici, bunlar son derece özel konular.”


Özel yaşam ve problemlerimiz hakkında konuşmak pek çok kişi için rahatsızlık vericidir. Çoğu zaman bir problemi dile getirmektense yok sayarak kendiliğinden düzelmesini beklemek çok daha kolay gelir. Ruh sağlığı alanında çalışanlar özel yaşamla ilgili paylaşma zorlukları ve gizlilik ihtiyacı konusunda oldukça deneyimlidir ve gerek anne babayı gerekse çocuk ve ergeni rahatlatmaya yönelik görüşmeler yaparlar.

Ben götürmek istiyorum ancak çocuğum gitmek istemiyor.”


Çocuk ve ergenler ruhsal alanda yardım alma konusunda anne babaların net yönlendirmelerine ve kararlı olmalarına ihtiyaç duyarlar. Çocuk ve ergenle sorunu ve başvuru nedenini dürüstçe konuşmak ve işbirliğine davet etmek gerekir. Sorunların tüm ailenin yaşamını nasıl olumsuz etkilediğini, çözüm bulma konusunda hep beraber yardım almak gerektiğini açıklamak ve çocuk ve ergenin ruh sağlığı alanında bir başvuru yaparken tedirgin olmasının normal olduğunu belirtmek destekleyici olur. Eğer yardım alma konusunda anne babalar kendi tereddüt ve endişelerini yatıştırabilirlerse çocuk ve ergeni ikna etmeleri daha kolay olacaktır.


“Çocuğumla baş edemiyor muyum ki yardım alayım?”


Ruhsal zorluklar ve sorunlarla ilgili ‘beceriksiz ya da ilgisiz anne babalar’ ‘hiçbir zaman düzelmeyecek akıl hastası çocuklar’ gibi toplumsal etiketlemeler ruhsal sorunlara bakışı ciddi anlamda zedelemekte ve insanları korkutmaktadır. Ancak ruhsal sorunlar ve zorluklar gerçektir ve herhangi bir fiziksel yakınma gibi ele alınmalı, değerlendirilmeli ve gerekiyorsa tedavi edilmelidir. Çocuğunuz soğuk algınlığı, mide rahatsızlığı ya da ateşlenmesi nasıl kötü anne baba olduğunuzu göstermezse ve her çocuk büyürken bunları yaşarsa ruhsal sorun ve zorluklarda kötü ya da yetersiz anne babalık anlamına gelmez. Esas hata ihtiyacı olduğu halde bir çocuğu ruhsal yardımdan mahrum bırakmak olur.


“Sadece ilaç veriyorlar”


İlaç tedavisi ruhsal sorunların bir bölümünde genel tedavi prensiplerinin içinde yer alır ancak ilaç tedavisi dışında pek çok destekleyici tedavi stratejileri de bulunmaktadır. İlaç kullanımı çocuk ya da ergenin bireysel özelliklerine, ruhsal sorunun çeşidine ve aile ile varılan ortak tedavi seçeneklerine bağlıdır. Tedavi yöntemleri ailelere sunulduktan sonra aile hekim rehberliğinde bir tedavi seçeneğine yönelebilir. Pek çok durumda ilaç tedavisine ek olarak ilaç dışı tedavi yöntemleri de uygulanır. Sık kullanılan ilaç dışı tedavi yöntemleri arasında bilişsel davranışçı tedavi, aile eğitimi, aile tedavisi, psikoeğitim, destekleyici psikoterapi, bireysel psikoterapi, oyun tedavisi ve grup terapileri sayılabilir.




Değerlendirme nasıl yapılır?


Muayenede çocuk aşağıdaki yönlerden değerlendirilir:

  • Fiziksel Gelişim (boy, kilo, duruş, izleme, bakma...)

  • Hareket Gelişimi (parmaklarını kullanma, ince el becerileri, sakarlıkları, düğme ilikleme, tek ayakla zıplama, bisiklete binme...)

  • Dil Gelişimi (Kelimeleri söyleyebilme, objeleri isimlendirme, ayırt etme, anlama, anlatma, komut alma, sözle tarif edileni hareketle gösterme veya davranışı kelimelerle sıralıklı tarif edebilme...)

  • Sosyal-Duygusal Gelişim (iletişimde göz-göze bakma, gülümsemeye cevap verme, uygun yerde korku ve sevinci duyguları ifade edebilme, bağlanabilme ve ayrılmaya tepkisi, ilişki kurma tarzı, utangaçlık, sorulara cevap verme, selamlaşmaları, kendi hakkını arama, kendini ifade becerisi, kendine güveni...)

  • Zekâ gelişimi (algılama, aklında tutma, dikkatini verme, uyaranlar içinde istediğine yoğunlaşabilme, sıraya koyma, öncelik belirleme, zaman boyutuna paralel gerektiğinde dikkati geri çekip başka şeye yoğunlaşabilme, bilgisini başka yerde kullanabilme, merak etme, uygun sorular sorma, farklılığı-benzerliği değerlendirme, sınıflandırma, gerçeği değerlendirmesi...)


Ruhsal muayene gelişim dönemine göre yorumlanır. Tüm bu değerlendirme için başta çocuğu en iyi tanıyan anne-babadan ve okuldaki öğretmenlerden bilgi alınır, gerekli olursa çeşitli nöro-psikolojik testler, zekâ incelemesi yapılır, Resimler, okuma yazma incelemeleri, aile ya da çocuğun kullanacağı anketler, daha küçük çocuklarda oyun tutumların yorumu, çocuğun yaşına uygun etkileşim çerçevesinde değerlendirilir.



Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı hangi konuları kapsar?


  • Davranış ve Alışkanlık Sorunları: parmak emme, tırnak yeme, sallanmalar, tikler, tutturma, kafasını vurma, kendine zarar verme, kendini kesme…

  • Uyku Sorunları: uykuya dalamama, sık uyanma, uykuda korkular, gece terörü, diş gıcırdatma, kabuslar, uykuda yürüme…

  • Beslenme Sorunları: iştahsızlık, yeme reddi, fiziksel nedeni olmayan kusmalar, ağızda yemek tutma, yemek seçme, aşırı yeme, anoreksia, bulumiya…

  • Çocuk ve gençlerin ruhsal gelişimini desteklemeye yönelik anne baba tutumları
  • Kardeş kıskançlığı ve kardeş kavgaları
  • Öfke nöbetleri

  • Konuşma Bozuklukları: konuşma gecikmesi, telaffuz bozuklukları, kekemelik, hızlı konuşma…

  • Tuvalet Alışkanlığı Sorunları: tuvalet eğitiminde zorlanma, gece ya da gündüz çiş kaçırma, kaka kaçırma…

  • Takıntılar Saplantılar: aşırı el yıkama, sayarak hareketleri tekrarlama, aynı hareketi yapma, dokunma ihtiyacı duyma, kötü bir şey olmasın diye bazı şeyleri söyleme veya yapma ihtiyacı…

  • Karşı Olma Bozukluğu: erişkinlerle çok sık tartışma, otorite ve kuralları reddetme eğilimi

  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu: dikkatini sürdürme, yönlendirme, gerekli yere yoğunlaştırma alanlarında zorluk, uygunsuz hareketlilik, düşünmeden hareket etme ve bu nedenle okulda ve günlük hayatta sorunlar yaşama…

  • Davranım Bozukluğu: zarar verici, şiddet içeren davranışlar, kurallara uymama, yalan söyleme, evden-okuldan kaçma, küfür etme, insanlara hayvanlara zarar verme davranışı, hırsızlık…

  • Cinsel Kimlik Bozukluğu: kendi cinsel kimliğine uygun olmayan davranışlar…

  • Ayrılık Kaygısı: anneden ayrılamama, kreşe ya da okula başlamada zorlanma, değişikliklere alışamama…

  • Sosyal Fobi: yabancılarla iletişimde zorlanma, utangaçlık, çekingenlik…

  • Öğrenme sorunları: zekâya paralel öğrenmede, okuma-yazmada, matematikte, anlamada zorluklar…

  • Zekâ gerilikleri

  • Korkular: karanlık, hayvan, asansör, yalnız yatamama, ölüm korkuları…

  • Sınav kaygısı

  • Kaygı Bozuklukları, Panik Bozukluğu

  • Akran ilişkilerinde zorluklar

  • TV, bilgisayar, internetteki oyunlara aşırı düşkünlük

  • Kafa travmalarına bağlı ruhsal bozukluklar

  • Astım, sara, şeker, kalp gibi uzun süreli tedavi gerektiren kronik hastalığı olan çocuklar

  • Saç dökülmesi, saçını kaşını kopartma

  • Ergenlikte uyum sorunları

  • Uygunsuz mastürbasyon: erken çocuklukta cinsel bölgeyi bir yere sürtme ya da kendini kasma, gençlerde aşırı sık mastürbasyon yapma, abartılı rahatsız olma.

  • Çocuk istismar ve ihmali: cinsel taciz, şiddete maruz kalma, uygunsuz şiddete tanık olma, erken cinselliğe şahit olma, temel ihtiyaçların bakım veren tarafından karşılanmaması…

  • Travma sonrası uyum zorlukları-anne, baba, kardeş, yakın sevgi veren kişinin ölümü, trafik kazaları, saldırıya, şiddete uğrama veya ailesinden birinin başına gelmesi, doğal felaketler yaşama, acil sağlık sorunları, ani hayat değişiklikleri, aşırı utanma, korku, taciz yaşama

  • Ailede Psikiyatrik hastalık olması

  • Yaygın gelişimsel bozukluklar: Otizim, Asperger sendromu

  • Tepkisel Bağlanma Bozukluğu, anne-çocuk ilişkisi bozuklukları

  • Çocukluk Çağı Şizofrenisi

  • Manik depresif bozukluk

  • Depresyon

  • Uyuşturucu Madde ya da Alkol Kötüye Kullanımı

  • Fiziksel nedenlere bağlı olmayan ağrılar ya da vücut rahatsızlıkları: yutkunma sorunu, nefes açlığı, çarpıntı, baş-karın ağrıları, kusma, bayılma, uyuşma hissi….

  • İntihar girişimi








Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumlayan sen ol.

Yorum yapmak için üye ol