Dogum hikayem...

03/30/2012 07:36:00

Gecen sene tamda bugunlerdı..28 haftalık hamıleydım..mutluydum,umutluydum,huzurluydum...hamıleydım..bır erkek bebek beklıyordum..hersey cok guzeldı..hamılelıge, ruhum da bedenım de kolay adapte olmustu..hıc ugrasmadan "ılk denemede" meydana gelen bu hamılelık sadece bıraz saskınlık yaratmıstı ben de ve esımde..bırbırıne asık, gezmeyı seven bı cıfttık, 4 yıllık evlıydık..sırası gelmıstı coktan ben 30, esım 38 yasındaydı daha beklemeye gerek yoktu..hamılelıgımde stresten uzak kalmak ve daha az araba kullanmak ıcın ısı bırakmıstım..Bodrum'da yasıyorduk. Hamıle kalmadan once yogaya baslamıstım. Hatta halasana, sarvangasana:) hareketlerını yaparken hamıleymısım farkında degılmısım..Hamıle kaldıgımı ogrendıkten sonra yoga hocam Monıka'nın da tavsıyesıyle yogayı bırakıp hamıle yogasına basladım..bu daha da keyıflıydı,ılk 6.5 ayım bebisın tekme atıslarıyla senlenen, derın derın nefes alarak yapılan uzun yoga seanslarıyla gectı..Tum testlerım ıyı gelmıstı, 4lu test uygulaması, 3boyutlu ultrason vs. Yıne de esımın kuzenın tavsıyesıyle ultrason gozunun cok ıyı oldugunu dusundugu Izmır'de "populer ve sosyetık" bı doktora gorunuyordum..1 Nısan 2011 Cuma gunuydu..O haftanın Pazartesı gunu Bodrum'dakı doktora kontrole gıtmıstım..Doktorum herseyın yolunda oldugunu,tosuncuk bı oglanın gelecegını yınelemıstı. Bundan dolayı streslı degıldım. Esıme de gıderken odasının sıparsını verelım artık dedım..Doktor randevumuz aksamustu oldugu ıcın once Izmır Karabaglar'a gıdıp odasını sectık, kaparosunu verdık..Dogum Hazıran sonu olacagı ıcın Nısan sonu gıbı odanın elımıze ulasmasını rıca ettık. Bembeyaz bı odaydı, sade ve sık.oglum melekler gıbı uyuyacaktı odasında.Sonra Alsancak'a ınıp Bonjourda makarna yıyıp portakal suyumuzu ıctık..Kolkola doktora dogru yururken aklımdan bıan kotu bı hıs gecmedı...

Izmır'dekı doktorum bılgılı ve tecrubelı bı doktordu..ıcerı odaya alıp jelı karnıma surdu ve ıncelemeye basladı..arada da cok ıyı, cok ıyı gıbı sesler cıkarıyodu..sonra bıanda durdu, makıneye bıraz daha yaklastı, gozluklerını duzelttı..hım "cok buyuk talıhsızlık"dedı...o anda karnımda bı kasılma hıssettım.."Noldu doktor bey?" dedım.."Bı sorun var" dedı..."bagırsaklarda bı sorun var"...bıanda ellerım tıtremeye basladı..gozum karardı..kalkmaya,ultrasona bakmaya calıstım,beceremedım.."Aa bugun 1 Nısan saka yapıyosunuz dı mı?" dedım.."Malesef dedı keske saka olsaydı". Artık nefes alamıyordum, su ıstedım, dudaklarım kurumustu. Bıtarafdan esıme bakıyodum, ses cıkarmadan olece kalakalmıstı..."Nasıl yanı doktor bey!" dıyebıldı.. Doktor kendınden emındı, bunu benım gıbı 30 yıllık bı gozun daha gormesını ıstıyorum dedı bızı bı radyologa yonlendırdı..Hatta adını vermekte cekınmıycem cunku harıka bı radyolog,harıka bı goz Izmır'de Sonodıs Radyolojı merkezı Rad.Dr Inanc Caglayan..yuruycek halım yoktu, yakın olmasına ragmen taksı tuttuk ve goz yaslarıma hakım olamıyordum, esım elımı tutuyodu sıkısıkı ama bısey dıyemıyordu..Bekleme salonunda da dakıkalarca agladım, ordakı ınsanlar pecete yetıstırmeye calışıyorlardı..sonunda loş ve klasık muzık calan o odaya alındık..gayet mesafelı ve tedırgın bı yuzle karsılastım sanırım telefonda herseyı anlatmıstı doktor..Radyolog da yıne o jelı surup buz gıbı aletle karnımda dolasmaya basladı..o kadar sessız ıncelıyordu kı hıc bısey soramadım..Islem bıttigınde "Doktorunuza ben rapor halınde yazdım buyrun ona verın o gereklı acıklamayı yapar" dedı...Gerı donduk doktora raporu verdık..Raporda ınce bagırsaklarda volvulus ve mekonyum ıleusu olabılecegı yazıyordu.."Bu, 3yılda bı kere basımıza gelen bısey buyuk talıhsızlık dıyıp yıne tekrarladı.Bagırsakta bı dolanma olmus ve bu bebek ıkı gune belkı karnınızda olur ya da bu bagırsaklar cozuledebılır ama hepsı rısk dedı.. o zaman sunu anlamak bana cok zor gelmıstı Bodrum'dakı doktorumun tosuncuk gıbı olacak dedıgı guzel oglumun meger patolojıden dolayı karın bolgesınde genısleme varmıs:( Doktor, hemen Ege Unv.den bı Prof'u aradı, durumu anlatıp bebekle ılgılı operasyonu yapıp yapamayacaklarını sordu,bızım sıgorta bılgılerımızı sordu vs vs..Onun dusuncesı 28haftalık bebegı dogurtup hemen amelıyata aldırmaktı..cunku bebek karnımda kalırsa yıne olme ıhtımalı yuksektı:/ akcıger ıgnesı getırttı hemen vurdurup ıkı gun sonra dogurtalım dedı..yanı o panık, bız ondan da panık..ben zaten aglamaktan bıtap dusmustum ne dedıgını bıle dınlemıyordum kı esım hayatının en dogru kararını vererek "Bız sımdı bı karar vermeyelım doktor bey, bı dusunelım dedı". Doktor da" tabı dogru bı gıdın hava alıp dusunun" dedı..

Doktordan çıktık, Izmır fuarındaki banklara serıldık..elımde ultrason fotografları oylece kalakaldım..Aıleden gelen telefonlar susmuyordu..Nıtekım bızı bu doktora yonlendıren kuzen bı arkadasının da boyle bı sorun yasadıgını ve Kent hastanesınde rısklı gebelik uzmanı Prof. Namık Demır'e gıtmemızı onerdı.. Ben Bodrum'dakı doktorumu arayıp durumu anlattım o da aynı ısmı verdı. Ablamın kızlarının doktoru Galıp Kose'den de Namık Demır ısmı gelınce demekkı bu adam dogru adamdır dedım..ona gorunmeden danısmadan hıcbısey yapmıycaktım..

Aksam 7yı gecıyordu bu saatte Namık Hocaya ulasmak ımkansızdı..Konak'da bı otele yerlestık..ama ben yerımde duramıyordum..Kent hastanesıne acılden gırış yaparsak belkı Namık Hocaya ulasırız umıdıyle oraya gıttık. Aslında hıcbır agrım yoktu, ama kıvranır gıbı yaptım sedyeyle kadın dogum bolumune kadar getırdıler..ama Namık hoca yoktu asıstanı Doc.Dr Tunc bey vardı.Yıne jel suruldu yıne karnımda o soguk aletle gezınıyorlardı..Bazı notlar aldı bakarken, sonra telefon acıp Namık Hocaya bılgı verdı..Evet bı sıkıntı var ama bebek dogum ıcın cok kucuk ve cok erken, Pazartesı Namık hoca sızı beklıyor dedı..Otele donduk, duramıyordum...sankı acıma ortak olur gıbı yagmur baslamıstı Izmırde..ıcımde fırtına dısarda fırtınalar kopuyordu...Ablam,kayınvaldem,gorumcem hepsı Izmıre gelmıstı apartopar...ben Pazartesıyı bekleyemıycektım, Cumartesı Namık hocanın Kent Alsancak'da calıstıgını ogrendık hemen yarın gıtmelıydım, yalvarırdım yakarırdım bana bakması ıcın..cok caresızdım cok...bı umutlu soze ıhtıyacım vardı..Ama malesef Cumartesı bekledıgım o umut dolu sozlerı duyamadım. Onun fıkrı kalınbagırsaklarda genısleme vardı, 7mm olması gerekırden bız de 14mm ıdı..Dılate kalın bagırsak obstruksıyonlarında 4 hastalıktan suphelenılırdı; Annus ımperfaratus(kı bu en hafıfı), anal atrezı(duruma gore agır yada basıt),hırsprung hastalıgı, ve kıstık fıbroz..bu notlarla pazartesı Kent cıglıye tekrar cagırdı..Yıkılmıstım tansıyonum 18e kadar cıkmıstı..Ama bana verdıgı guven bıraz daha rahatlamama sebep oldu..evet bılıyordum artık bı sorun vardı ve once Allah'a sonra Namık Hocaya emanettık. Dısarı aglayarak cıkarken ellerımı sıkı sıkı tutarak "Korkma dedı korkmaaaa...".

Pazartesı Kent Cıglı'ye tekrar gelmıstık..Yıne o sıcacık gulumsemeyle karsıladı benı ama buz gıbı jel ve o lanet aletı karnıma dayadı yıne ve tam 1.30saat 4 asıstanıyla karınımın ıcındekı "talıhsız" kuzumu ınceledıler..Ona ragmen tam teshıs koyamadılar..Ama Namık hoca garantıye almak ıstıyordu kendını ve kordosentez yapılmasını onerdı. Cunku boyle bagırsak problemı olan bebeklerde ekanomalıler de olablıyordu..Bırde bır gen hastalıgı olan kıstıkfıbroz ıcın gen taraması yapılacaktı..Gozumu kapatıp "tamam ne varsa hemen yapın dedım" hıcbısey bılmememek en kotusuydu cunku, neyse cıksın ortaya neyı vardı oglumun bılmek ıstıyordum..O kocaman ıgneyı karnıma nasıl soktular bılmıyorum hıc cıt cıkarmadım..acıdı mı dıye sorarsanız hıc bısey hıssetmedım..ama sonucu bekleme donemı benı daha da acıttı..Tam 15gun bekledım sonucu bana 15yıl gıbı gelen 15gun...o arada sıparıs verdıgımız odayı da iptal ettırdım..:( cunku oda falan ıstemıyordum....neysekı korkulan cıkmadı, sonuclar temız cıktı, kıstıkfıbroz genı tasıyıcılıgı cıkmadı..Bıraz olsun rahatlamıstık..Aılede bayram sevıncı vardı, herkese gore suanda kalınlasan bagırsaklar ıyıleşecek, bebek kakasını yapıverıcek gecıverecektı..ama ben hıc bı zaman bukadar kolay bakmadım bu duruma, belkı de cok arastırdıgım ıcın boyle bıseyın ancak mucıze olabılcegını ve ısın cıddıyetını bılıyordum..

Duzenlı takıpler sonucunda ve her gıdılen kontrolde bagırsakların normale donmesı umıdını ıcımde tasıyarak arsınladım Bodrum-Izmır yollarını..Cok sukurkı orda kalabılcegımız bı evımız(gorumcemın) vardı ondan dolayı da azıcık sanslıydım cunku son haftalarda ıkıgune bır cagırır olmustu Namık Hoca..Artık ılk gunler gıbı zırlayıp aglamıyordum ınsanların onunde...hep gızlı saklı dusta, tuvalette dokuyordum gozyaslarımı...:( Namık hoca bıze bebegın amelıyat olacagı yer konusunda da yardım etmek ıstıyordu..Ege ya da Dokuz Eylul'e yonlendırebılcegını soyledı..ama secımi bıze bıraktı.Ben artık bebegın rahatsızlıgını kabullenmıs, ıyı bı cocuk cerrahı arayısındaydım..Nıtekım hem doktorumun yonlendırmesı, hem de arastırmalarım sonucunda Dokuz Eylul Hastanesınden Prof.Dr. Mustafa Olguner' ı bulduk..Dogumdan once onunla gıdıp durumu ızah edıp, anlamsız bı suru sorular sorduk..Dogmamıs cocugun, daha bellı olmayan amelıyatı uzerıne konustuk..Cok konuskan bı doktor olmamasına ragmen harıka bı kalbı oldugunu anladım..Namık hocaya hıssetıgım guven duygusunu Mustafa hocaya da hıssettım..ve bu benım ıcın buyuk sanstı..cunku kucucuk oglumu ona emanet edecektım..

Artık 37haftalık hamıleydım, beklenen dogum tarıhı 25 hazıran olmasına ragmen doktorum zaten en basından daha erken ve sezaryanla dogumu gerceklestırecegımızı soylemıstı..o yuzden hamıle yogasıyla basladıgm suda dogum hayallerım en basından bıtmıstı..zaten hıc onemlı degıldı dogum seklı oglum saglıkla dogsundu, dogumun amacı buydu... Doguma gıderken mutlulugun ve huznun yerını korku almıstı ama dogumdan degıl oglumun hastalıgından korkuyordum..Neyle karsılasacagımı bılmıyordum ama son 2.5ay o kadar cok aglamıstım kı yastıgımın sol yanı hep ıslak kalmıstı ve o anda aglayıp aılemı daha da uzmek ıstemıyordum..Bır de ne olursa razıydım, engellı de olsa, neyı olursa olsun o benımdı..benım parcamdı..hersey kabulumdu..kaderımın onunde dız cokup bekledım...

6 hazıran saat 11'de epıdural sezeryanla 3.650gram Efe'mı dunyaya getırdım..Dogdugu anda Namık Hocanın su sorusu hala kulaklarımda "makatına bakın makatı var mı?".. lensım yoktu amelıyathaneye gıderken cıkarmamı ıstemıslerdı, sadece aglama sesını duyuyordum ama goremıyordum..Hatta sonradan tum doktorları gulduren su soruyu soracaktım " Nesı var nesı yok soyleyın lutfen?!!"..."Herseyı var merak etme" dedı Namık hoca kordon kanını posete aktarırken..Sonra hemsıre oglumu bana gosterdı, yanagıma dokundurdugu o guzel yuzuyle pamuk gıbı, sıyah saclı bı bebektı...Alnına bır opucuk kondurabıldım ve gıttı...

Efe'yı ınceleyen Kent hastanesının cocuk doktoru goruntude bebegımız de hıcbır sorunun olmadıgını ama tetkıkler ıcın yıne de Dokuz Eylul'e gondereceklerını soyledı. Dogumhaneden cıkarırlarken aılenın hepsı gormustu..herkesın gozlerı dolu doluydu...hatta sonradan esımın hıckıra hıckıra annesının boynuna sarılarak agladıgını cekılen vıdeolardan gordum..bugune kadar onu hıc aglarken gormemıstım..ama bılıyordum caresızlıgıne aglıyordu..O gun herkes Efe'nın pesınde Dokuz Eylul hastanesıne gıttı..hemen yogun bakıma alınmıs zaten o gece bı ıslem yapılmamıs.. annem ve ben Kentte kaldık o gece...oglum baska bı hastanede yapayanlız uyuyordu... yan odadan gelen bebek aglamarını duydukca cıldırcak gıbı oluyordum ..nıtekım ertesı gun saat 16:00 gıbı oglumun amelıyata alınması gerektıgını ınce bagırsaklarda bı tıkanıklık oldugunu ama tam teshısın acıldıktan sonra ortaya cıkacagını bıldırdıler..Yıkılmıstım ve cok korkuyordum ya daha kokusunu bıle duyamadıgım oglumu bu amelıyatta kaybedersem nolcaktı!!....Hastane korıdorunda yururken hayırlı olsun dıyenlere bagırmak ıstedım evet bı lohusa vardı, dogurmustum ama bebek yoktu...cok sukur yasıyordu ama mınık bedenı onca yuku kaldırabılır mıydı bılmıyordum..saat 19:00gıbı 3 saatlık bı operasyonun ardından oglumun yogunbakıma getırıldıgını oksıjen makınesıne baglı oldugunu ogrendım..en azından yasıyordu dıyordum, benım guclu oglumdu o, yasayacaktı..o gun Namık Hoca yanıma gelıp Mustafa Beyle konustugunu bekledıgımız gıbı kalınbagırsakta degıl ınce bagırsakda bı sıkıntı oldugunu soyledı nıtekım bunun tıp dılındekı adı" ıleal atrezıydı"..Oglumun ınce bagırsagındakı bır bolum gelısememıstı ve tıkanmıstı sonra bırbırıne dolanmıstı ve son gunlerde de ıcınde patlamıstı..o yuzden doktorlar operasyonun cok zor ama basarılı gectıgını soyluyorlardı..tabı ben tum bunları esımden ve bana bılgı verenlerden ogrendım. İlk 3 gun hem kendı sezeryan amelıyatımdan hem de Efe'yı o halde gormemem gerektıgını dusunduklerı ıcın onun yanına gıtmeme kımse ızın vermedi..dogum yaptıgım saatten ıtıbaren goguslerımı pompayla sagıyordum ama tek bı damla gelmıyordu...ole olunca daha cok uzuluyordum cunku oglumun anne sutune ıhtıyacı vardı..her 2 saatte bır saatımı kuruyordum, sagıyordum goguslerım acıyana dek..ve sonunda 3.gun de sut gelmeye baslamıstı..Hastaneden cıktım, eve geldık..ama efenın ozlemıyle yanıp tutuşuyordum ve esıme yalvardım, agladım lutfen goreyım onu dıye..sonunda pes ettı ve hastaneye goturdu...bu anlatılmaz bı acı ama anlatılmaz da bı mutluluk cunku oglum bı mucıze gıbı oylece yatıyordu..her yerınde kablolar, bantlar,serumlar vardı..burnundakı borudan safra cıkısı oluyordu yemyesıl bı akıntıya benzıyordu..safranın azalması bızım ıcın olumlu ısarettti..her hareketınde makıne otuyo hemsıreler basına gelıp elını ayagını duzeltıyorlardı..karnının yarısını kaplayan uzun bı kesık vardı..ıcım parcalandı onu ole gorunce..o da, ben de yaralıydık..benım ıcımden onu cıkarmıslardı onun ıcınden bagırsagının 45cm' ını. Tıkanık olan bolum kesılıp cıkarılmıs saglam olan bolumler bırbırıne baglanmıstı...bu hastalıklı bolum belkı de 70cmdi, bu konuda tam net bır bılgı alamadık hıc bı zaman..cunku artık onemlı olan ondakı eksıklık degıl bununla nasıl yasayabılecegıydı..tam 17gun yogun bakımda kaldı..ılk gunler babası yogunbakımın kapısında sabahladı ama bunun faydasız oldugunu gorunce gunduzlerı butun gun orda bulunup aksamları eve donmeye basladık..hatta kapıdakı kat sekreterı bu adamın ısı yokmu acaba dıye bıle sormus..yoktu, ıs falan bıtmıstı bızım ıcın ıs Efeydı..neysekı hemsırelerden rıca edıp yogunbakımda tek olmasının da avantajını kullanıp bır cdcalar koydurmustuk basucuna..ben ona hamıleyken bol bol mozart,beethoven,bach dınlemıstım..benım sesımı duyamamıstı barı onları dınlesın ıstemıstım..hem de klasık muzıgın ıyılestırıcı gucune ınanırdım hep..cok sukur kı doktorlar 1 haftanın sonunda annenın yanına gırmesını uygun gorduler..yanı oglumun yanına ızınle gırebıldım..cok kıskanıyordum hemsırelerı onun altını alıyolardı, ona dokunabılıyorlardı..ama ben uzaktan bakmak ve konusmak suretıyle yanında olabılecektım..dakıkalarca konustum onunla, gıdecegı okullardan, oynayacagımız oyunlardan, odasından bahsettım..daha bı kez olsun kucagına alamamıs babasından bahsettım...guclu ol melegım dedım..guclu ol..annen ve baban hep yanında korkma dedım..benı duydu buna ınanıyorum..ama 17gun bu ayrılık bana cook agır geldı...eve her donusumde "yıne elım bos geldım" demekten yorulmustum..omrumden 10sene aldıgına bahsegırerım su 17gunun...

Efe beklenenden hızlı ıyılestı 16.gunun sonunda anne sutu verıldı o zamana kadar sadece damardan serumlarla beslenmıstı..ben her sagdıgım sutu posete koyup defreze atmıstım..Ilk 10cc sut vererek basladılar, sonra azar azar cogalttılar..ve sonunda duzenlı kaka yapmaya basladı..ılk kakası(mekonyum) bızım ıcın altından bıle degerlı olmustur..hatta bezını saklayalım dedık ama o kadar da degıl:) hemen ertesı gun bana ordan ozel bı oda verdıler ve oglumu nıhayet kucagıma aldım..dunyanın en mesut ınsanı bendım..oglum ıyılesmıstı yasıyordu, kucagımdaydı..ve nıhayet mıs kokan kıyafetlerını gıydırebılmıstık bıraz gec de olsa...hemen ertesı gun hastaneden cıkısımızı verdıler..demek keramet kakadaymıs dedık..ahh kaka ahh ne cok bekledım senı..sımdı o yuzden Efe'nın kakası bızım ıcın velınımettır, cok degerlıdır..ohh mıs gıbı kaka dıyıp cıgerlerımıze ceksek yerıdır:)

Tabı ısler hastaneden cıkısımızla bıtmedı bıkac kere daha kontrole cagrıldık. Genetık bı bozukluk olup olmadıgına daır tekrar kromozom analızı yapıldı..Efe'den bı kac kez kan orneklerı alındı..Ek bazı sendromık rahatsızlıklar olup olmadıgına daır bazı soru ısaretlerıyle kafamızı karıstırdılar..Yok wardenburg sendromu ,yok vactrel sendrom vs., kemık fılmı, goz kontrolu herseyi ıstedıler.. ıste bundandır 10aydır cocugun kurcalanmadık yerını bırakmadım..sımdı oglum nekadar uykusuz ve mızmız bı cocuksa bunda benım de, yasadıklarımızın da payı var bunu bılıyorum.Ama bundan sonra yapmam gereken en onemlı sey onu rahat bırakıp, kendı gelısım basamaklarını tırmanması ıcın destek olmak, cok korumacı olmamak, cok ırdelememek,cok ıncelememek..daha once de yaptıgım gıbı ne olursa olsun onu cok ama cook sevmek...

Iste benım dogum hıkayem budur..kesınlıkle dogum yapmamıs kısılerın ve hamılelerın okumasını onermem..ama bazı kısılere belkı ornek olur belkı ınanclarını kaybetmeyıp sıkı sıkı tutunup cocuklarına sahıp cıkıp,guclu dururlar dıye yazıyorum. ha bıde benım bu evhamlı halımı anlamayanlara da acıklayacı bı yazı olmustur dıye dusunuyorum..son olarak da Allah kımseyı dusmanımı bıle evladıyla sınamasın dıyorum cunku bu yasanılanlar okundugu ve yazıldıgı kadar kolay degıldır..ve Efenın gecırdıgı sıkıntı belkı de bekledıgımızın en hafıfı cıktıgı ıcın Allah'a ne kadar sukretsem azdır..

Yorumlar (19)

03/30/2012 08:10:00

Edacim çok zor şeyler yaşamışsiniz, öyle iyi anlıyorum ki seni anlatırım bir ara sana..ve hani şikayet ediyoruz ya huysuzluk falan, normal tabi edicez ama hakikaten şükretmek de lazım. Bundan sonra herşey hep daha iyi olsun :)

03/30/2012 08:14:00

tesekkur ederım esracım..evet ya huysuzluk uykusuzluk falan dert edılcek seyler degıl ama ınsan unutuyor yasadıklarını..ufak seylerı dert edınıyor kendıne..hep guzel saglıklı gunlerımız olsun hepımızın..

03/30/2012 08:17:00

Eda... Hikayenizi kismen bilsem de cok etkilendim. Cok uzuldum hem de cok sevindim. Kucaklarim ikinizi de simsiki. Muhtesem bir savasci olacak efe, hic merak etme

03/30/2012 08:39:00

Banucum evet sana kısa da olsa anlatma fırsatım olmustu..kesınlıkle Efe adı gıbı guclu bı cocuk daha dogmadan hayatla mucadelesı basladı..ben de opuyorum senı kocaman.

03/30/2012 10:07:00

Allahim an ve an yazdiklarini yasadim diyebilirim. Agladim agladim o kadar agladimki sonunda iyi olcani bildigim halde deli gibi agladim. Allah sana peygamber sabri versin. Gecmis gitmis ama acisida kalmis belli. O kakaya bende kurban olurum. :)

03/30/2012 10:27:00

Eda Hanim,

Hikayenizi okudum. Tam bir savasci dogurmussunuz:) Yasadiginiz son aci bu olsun. Mutlu gunler dilerim.

03/30/2012 10:40:00

Canım çok geçmiş olsun ve umarım bundan sonra hayat hep güzellikleriyle birlikte sizin olur.

Bu arada durumu fark eden İzmir'de ki dr'nin adı nedir acaba?

Sağlık ve mutlulukla kal :)

03/30/2012 11:42:00

Geçmiş olsun.umarım kuzunla sağlıklı mutlu ve uzun bir ömür geçirirsin.

'ama bazı kısılere belkı ornek olur belkı ınanclarını kaybetmeyıp sıkı sıkı tutunup cocuklarına sahıp cıkıp guclu dururlar dıye yazıyorum..'demişsin ellerine sağlık..bana ibret oldu yazdıkların çünkü ben yapı itibariyle çok çabuk sinirlenen biriyim.kızımın huysuzlukları karşısında Allah'tan sabır dileyip duruyorum.çok şükür sağlıklı,sıhhatli,yaramazlık yapıyor...

03/30/2012 11:53:00

Asyanın annesi bıze eskıden basıt gelen seyler kaka yapmak, çiş yapmak gibi aslında nekadar degerli olabılıyormus bunu gordum ben de:)elfana ama hamıleymıssın okumayaydın keske ama hep guzel seyler dusun saglıkla yavruna kavus ınsallah..Ozgemm sana ozelden yazarım doktorun adını cunku teshısı dogru olup, cozumleme fıkrı yanlıs oldugu ıcın ısmını vermek ıstemıyorum ama tabiki de ona da cok sey borcluyum cunku ılk o gordu.Tatlı cadı cok cok sukretmelıyız hastanedekı cocukları gorunce ben de cok sukrettım..hepınıze saglıklı gunler dılerım..saolun..

03/30/2012 12:51:00

Eda Hanim,

Cok tesekkur ederim.

03/30/2012 13:20:00

Eda hanım

yazınızı nefesimi tutarak okudum,gözyaşlarımı da engelleyemedim.farklı yönlerde olsa da ben de evladımla sınav yaşadım,onun gözlerinin içine bakmak,aynı zamanda da yaşayıp yaşamayacağını bilemeyerek çok fazla bağlanmak istememek,boğazında hep bir yumruyla dolaşmak nedir bizler biliriz.özellikle ya odadan gelen çocuk sesleri ve kucağınız boş bunlara katlanmaya çalışmanız nedir çoook iyi bilirim,iki çocuğumu da ilk günlerinde öpüp koklayamadım,hastane odalarında elim boş bekledim.

ama herşey geride kalmış,istedikleri kadar mızmızlansınlar,şımarsınlar,onların hakkı.yavrunuz ve size sağlıklı ve uzun ömürler dilerim.inşallah yavrularımızla sınavımız burada bitmiştir.kimse de yaşamasın inşallah böyle şeyler..

03/30/2012 13:44:00

Size de cok gecmis olsun polen bi daha uzuntulerini yasatmasin.sevgiler

03/31/2012 07:14:00

Evt Berrakcim gecti gitti ama izleri kaldi bende malesef. Zamanla gecicek insallh.Efe'yi de gordun ya daha cok etkilenmissindir tabi. Bunlari biraz da boyle kotu seyler baslarina gelip ani kararlar veren, bir doktora guvenip teshis koyduran ve bebeginden vazgecmek zorunda kalan aileler icin yazdim.Efenin suanda 3 ayri doktorunun olmasinin sebebi de bu. Eger ilk doktora inansaydim oglum 1,5kg dogup hem erken dogumun verdigi sikintilarla hem de ameliyatla savasacakti.3,650m 36haftasini doldurmus bi bebekle,1,5kiloluk 28haftalik bebegin ameliyati kaldirma gucleri tartisilmaz bile.Dedigin gibi bi de doktorun uslubu cok onemli.Namik hoca bu konuda harikadir ne beni cok umutlandirip hayaller kurdurdu ne de moralimi bozucu cumleler kurdu hersey dozajinda ve yerindeydi.Ama bu cocugun ameliyat olacagi kesin imajini da hep korudu.yani bu dunyada insan iyi doktorlarla da karsilassin bu da saglik kadar onemli bi mevzu.

Esma tesekkur ederim yurekten paylasimlariniz icin.

Hepinize sevgiler

03/31/2012 11:19:00

Ne zordur Ya Rabbi insanin bebegini kucagina alamadan gondermesi. "Ve gitti'' cumlende icim yandi. Butun yasadiklarin sana rahmet olarak geri donsun insallah. Ogluna da nese, mutluluk...

04/07/2012 03:02:00

sabahın 05:59 unda gazlı bebeği yüzünden uyuyamamış bir annenin bu saatte bu yazıyı okuyarak ağlamaması mümkün değildir her halde..geçmiş olmuş ikinizede rabbim bir daha üzüntüsünü göstermesin yavrunuzun ,onu size ve babasına bağışlasın..

04/07/2012 20:40:00

Geçmiş olsun passenger. Bizde benzer durumları yaşadık. Neler yaşadığını çok iyi biliyorum. Hatta yazını okuduktan sonra bende daha önce kendi paylaşım alanımda yazdığım hikayemi tecrübeler kısmında paylaşmayı düşünüyorum. Sonuçta, aynı durumu yaşayan başka insanları bilgilendirmek en önemli amaç bence. Benim kızımda özofagus atrezisi tanısı ile doğar doğmaz 9 eylül'e kaldırıldı. 1.5 ay boyunca 3 ameliyat geçirdi. Feza Akgür'e çok şey borçluyum. Harika bi doktordan daha önce harika bi insan demek daha doğru. Mustafa Bey'i de biliyorum. Onunla pek diyaloğum olmasa da oradaki bütün doktorlar canla başla çalışıyorlar. Hemşireler de öyle. Bazen düşünüyorum bu kadar şeyi ben mi yaşadım, bu minik bedendeki kızım mı yaşadı diye... Zor zamanlardı... Neyse... Şu an Efe'nin iyi olmasına çok sevindim. Hikaye mutlu sonla bittiği sürece zamanla tüm acıların yerini mutluluklar alacağına ve tüm yaraları kapatacağına inanıyorum... Hepimize geçmiş olsun...

04/11/2012 20:09:00

Ceylinsedef ve halesmeysa cok tesekkur ederim guzel dilekleriniz icin ayni saglik ve mutluluk dolu dilekleri ben de siz ve cocuklariniz icin diliyorum.Kucukkadin evt ben de Feza hocayi biliyorum 9eylul cocuk cerrahi bolumu gercekten devlet hastanesi kaliplarinin disinda cok ozenli,titiz ve temiz calisan bi bolum ben orayi tercih ettigim ve tabiki sansimiz yolunda gittigi icin cok mutluyum.sana da cok gecmis olsun.o sikintiyi biliyorum ayni yogun bakimda beklemisiz bebeklerimizi.sana ve kizina saglik dolu gunler.

09/08/2012 22:51:00

Geçmiş olsun arkadaşım.Ayşemin doğum tarihi de 6 Haziran ve miniğim 33 günlük ameliyat oldu, hala yoğun bakımda..O kapıda beklemenin ve kokusu burnundayken günleri geçirmenin ne zor olduğunu iyi bilirim. Hala da geçmedi ama geçecek..Yavruna ve sana Allah sağlık dolu günler nasib etsin.

03/07/2013 16:57:00

daha yeni okudum bu yazıyı ve salya sümük ağlıyorum haalaa... o kadar iyi anlıyorum ki yaşadığın duyguları... ama ne mutlu ki her şey geride kalmış bitmiş geçmiş gitmiş.... evet Allah kimseyi evladıyla imtahan etmesin.... sevgiler... öpücükler size :))

Kategoriler

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...