İş hayatı mı o da ne?

5

Açıkçası bir süredir..Bebeğime bakıcı arama, onu rutine alıştırma, o geldi bu gitti, olmadı derken farkedemedim ama işe dönüş yaklaştı..İşe dönüşü şimdiye kadar hep, bebeğimden ayrılma, o nasıl alışacak ben onsuz nasıl alışacağım kimle kalacak gibi konulara odaklandığımdan hiç başka yönden görememişim..Ben İŞ'e dönüyorum.. İş deyince birden anladım..

Yorucu sabahlara, erkenden kalkıp giyinip, pis kokan fabrikaya (hamileyken az öğürmedim) kart basarak binlerce kişinin arasından giriş yapacağımı, 
her bastığım kartın takip edildiğini, 
gelene geçene günaydın,kolay gelsin,iyi çalışmalar diyeceğimi,(bu iyi bir sosyal gelişim!) hatırladım..
Bir vardiya çıkarken diğerinin girişinde karşılaşan lastik karası yorgun yüzlerle uykulu gözlü insanlar arasında yapılan futbol sohbetlerini,iğrenç şakaları, birbirini gıdıkladıklarını, fütursuz küfürleri, 
bunca şeyin arasında fabrikanın diğer ucundaki kadından mahrum ofisimizi buldurup hiç pencere açmadıklarından ve laboratuvardan gelen kimyasaldan kaynaklı iğrenç kokular içindeki ofisi havalandırmak için camı açtığımda hemen önünde duran, 100 db lik hidrofor sesinin kafa şişirmesiyle ofise benden sonra gelen ilk kişinin camı kapatsanıza soğuk ve çok gürültü geliyor demesini hatırladım..
Öğlen yemeğe kaçarcasına çıktığımızı,yemek sırasını, tabldotları, yemekte yapılan, genelde akşamki maç, cinsel içerikli fıkralar, sohbetler ve bazen de siyaset mÖğlen yemeğinde 15 dk geçerse çok oturmuş sayılacağını, üstüne çay içilemeyeceğini hemen üretime dönüleceğini, stresle o işi yaparken başka işe koşmam gerektiğini, elemanların sürekli bozuk çıkan bir sonuç, eksik malzeme, bozuk cihaz vs. ile geldikleirni bunları çözerken imalatta bekleyen provamın olduğunu söyleyeceklerini ve toplantı çıktığını vs. vs.. hatırladım

Haftasonundan nöbet tutacağımdan 12 gün üstüste işe gelecek olsam bile 5 gibi çıkarken toplum baskısı ile nereye gidiyorsun daha erken laflaarını (nöbet tututlduğundan 4 bucukta mesai bitiyor halbuki..) Suçluluk duygusunu.. Hatırladım.. 
imalatta Tek bir bayan tuvaleti olduğunu onunda her daim pis olduğunu, havalandırmasının bile çürük koktugunu hatırladım..
Bu tuvalette hamileyken kapıdan zor geçtiğimi, öğüröğür torbalara çıkardığımı ama evladım için son güne kadar çalışmak için iş makinaları arasında top gibi koşturduğumu hatırladım..

Bunlar bir de ben çocuksuzken olurdu.. Şimdi evde miniğimi başka kollara bırakmış olacağım ve bütün gün yine aynı hayat kavgasında olacağım..Akşam eve lastik kokulu annesi gelecek..Onu çoook özlemiş olacak..O birşey hatırlamayacak..Annesinin para kazanmak için işe gitmek zornda olduğunu, ona güzel bir hayat sunmak için işe gideceğini aslında onu hiç bırakmak istemediğii. O pis küfürler içinde değilde bebişiyle sefahat içinde gülmeyi çok sevdiğini anlayamayaacak..Zor olacak...
Nasıl olacak acaba??İş hayatı ne nasıl? Unuttum diyorum ama şimdi bunları yavaş yavaş hatırlıyorum Bugün, zaman biraz daha yaklaştıça biraz daha korktum ama bu kez kendi adıma..
Son 15 gün..




5 Yorum


zeynep_bartu

çok kolaylıklar diliyorum size.

olcameric

off aynen yaa ben de dönmek istemiyorum.yazının etiketlerine baktım da..mühendis üretim fabrika... aynen yani ,pis fabrika kokusu geldi burnuma okurken

scandinav

sağolun..Yine de ben şanslıydım, bana türkiye şartlarında çook uzun bir izin verdiler..Doğrusu yasal hakkımı şimdilik işimi kaybetmeden kullanabildim diyelim..İşi biraz da pozitif yönden görmek gerek..Bebeğim için , bu sefer dönmem gerek. Bu kadar izin aldığıma da şükretmem gerek..Açıkçası, sırf bu izinlerimi kullandırdılar diye, doğum sonrası işimi ve şefi sevdim:) ayıp olmasın şimdi:)

erenim

Allah sabır versin hepimize,geri sayım bizim için de başladı

scandinav

herşey beklediğim gibi hiçbirşey farklı değil..

Yorum yapmak için üye ol