Mucize..

6

Burnu nerede dedim görür görmez..
Bu kadar minik burun olur muydu hiç ? Minik burun, minik burun delikleri.. Kalp gibi..

Can hıraş ağlıyordu, sanırsın ki bir yerini kesmişler.. Sustu yanıma gelince.. Gözlerime baktı, gözlerini yumdu.. Bir iç çekti, sanki güzel bir kokuyu içine çekmek ister gibiydi..

Evet, kesmişlerdi.. Tam 8 ay 3 haftadır onu yaşama başlayan kordonu kesmişlerdi.. Korunaklı alanından ilk defa dışarı çıkmış, ilk defa teni hava ile temas etmişti.. Bunların hepsi, onun için zor olmalıydı..

Ağlıyordu, ağlıyorsa sorun yoktu..

Onu ben doğurmuştum.

Doğurmak.. Enteresan kelime..

Elleri, ayakları, ağzı.. O kadar küçüktü ki.. Bir sürü saçı vardı ve anneme göre , aylarca midemin bulanmasına bu saçlar sebep olmuştu..

Küçücük ve çok savunmasızdı.. Çok muhtaç..

Halbuki hiç böyle hayal etmemiştim ben..

Aslında hiç hayal etmemişim ben..

Artık uyumalıydım ve artık ağlamamalıydım, ortada hiç bir sorun yoktu, aksine herşey çok yolundaydı..

Ama kimse bana artık kalbimin vücudumun dışında atacağını söylememişti ki..Kalbi dışardayken insan uyuyabilir mi hiç !  O’nunla beraber kalbimde dışarda kalmış..

Buna hiç hazırlıklı değilmişim, hiç hazırlayamamışım kendimi.. İnsan hazırlayabilir mi kendini hiç bilmediği birşeye ? Bilmem..

Aylardır karnımın içinde birşey dönüp duruyordu. Bazen beni zoruluyor, midemi bulandırıyor, belimi ağrıtıyor, yürütmüyordu.. Olsun, bitecekti nasılsa, dert değildi.. Ama nasıl bitecekti, annanemin anlattığı doğum hikayeleri beynimde dönüp duruyordu, hele tarlada yaptığı doğum korkunçtu.. Annem daha iyi geliyordu bana, en azından ‘bugüne kadar içinde tutabilen olmuş mu ‘ lafı çok aklıma yatmıştı.. Rahatlatıcı olmasa da gerçeği gözüme sokmaya yetmişti, yani kaçınılmaz son..

Ama yine de enteresan birşeyler oluyor bir anda.
Birden dünyanın en cesur, en güçlü insanı olup çıkıyorsun.. 72 saat uyumamış olsanda, karnın acıdan ikiye ayrılacak gibi hissediyor olsanda emziriyor, kakalı bez değiştiriyor, hatta utanmadan bu bezin kokusunu içine çekiyorsun..   

Birden acayip bir şey haline dönüşüyorsun, ramazanda, savaş çıkmış gibi davula vuran ramazan davulcularının bile sesini duymazken, bir nefes değişikliğinde, minik bir öksürükte hazırola geçiyorsun..

Uyurken onu seyretmek hayatındaki en eğlenceli zamanlar oluveriyor. Sürekli ve dikkatlice seyrediyorsun, her kıvrımı hafızana kazıyana kadar..

Doyamıyor, içten içe hep korkuyorsun.. Yeniden dua etmeye başlıyor, Tanrının mucizelerine yeniden inanıyorsun..

Artık, vitamin haplarını aksatmıyor, doktor kontrollerine düzenli gidiyor, araba kullanırken mutlaka emniyet kemerini takıyor, ölmekten korkuyorsun..

Ölmekten olmasa da, ayrılmaktan,onsuz kalmaktan, yanlız bırakmaktan..

Daha daha sonra, dişi çıktı, aşısı geldi, emekledi, güldü, adım attı, yürüdü.. İnsan hayatının rutini olan şeyler, senin mucizen oluveriyor..

Aşıların anneye yapılıp, süt yoluyla bebeğe geçmesi konusunda ciddi ciddi teoriler üretiyor ve bunu bu zamana kadar düşünüp uygulayamayan bilim adamlarına küfrediyorsun..

Pantolon ütülemekten acizken, bebek kıyafetlerini sıkılmadan saatlerce ütüleyerek kendi çapında ufak rekorlara imza atıyorsun..

Dünyanın en mutlu, en güçlü ve en korkak bir şeyi olup çıkıyorsun..

Kalbin artık hep dışarda atıyor, o minik burunun minik kalbi ile aynı anda.. Aynı hızda..

23.10.2010

Ayşin







6 Yorum


eminEnes

rabbim sizi ona onu size bağışlasın

Asozen

Amin, çok teşekkürler..

yeliz_ylztkn

3 ayımın özeti..teşekkürler..

nurus

muhteşem bir yazı.çok güzel betimlemişsiniz gerçekten tebrikler.hislerimiz ortak.çok güzel dile getirmişsiniz.şu anda gözyaşlarımı siliyorum ve kızımın fotoğrafına bakıyorum masamdaki.kadınlar doğumdan sonra felsefi bakıyor hayata bence.daha duygusal,daha ince,daha güçlü ama bazen de accayip evhamlı ,tedbirli ve ürkek.hepsi iç içe geçmiş bir durumda.ama kesinlikle artık daha mutluyum hayatta.dediğiniz gibi ölümden daha çok korkar hatta ürker oldum.onsuzluk yada bensizlik aklım almıyor.yalvarırcasına dua ediyorum Rabbime..İnsan daha çok sorguluyor sanki.''insan kimdir,neden doğar,neden ölür,bu hayattaki yerimiz,kader,kaza vs.. derken dedim ya filozof gibi düşünür oluyor.ben kızımdan sonra kuzu eti yiyemedim.ve halen yiyemiyorum.kırmızı et olarak ona kuzu eti pişiriyorum sağlığı açısından ama ben asla!!!!evlilik yıldönümümüzde eşimle çıktığımız yemekte onun menüsündeki kuzu etinin tadına illaki bakmamı istedi ama ben yutamadım bile !!!''o da bebek koyun ,nasıl kıyarlar,nasıl keserler,oda koyunun yavrusu,birde süt kuzusu demiyorlar mı fıttırıyorum...

biraz uzun yazdım .bu böyle sayfalarca uzar gider.ama ''kalbim dışarıda atıyor''cümlesi hayatımda duyduğum en anlamlı cümlelerden biri.ve tamda anlatmak isteyipte anlatamadığım gibi birşey...Allah evlatlarımızı bizlere bağışlasın...

EYMENRUZGAR

AminAminAmin

Asozen

Beğendiğinize sevindim.

Tüm güzel dilekleriniz dualarınız için amin diyorum..

Sevgiyle,

Yorum yapmak için üye ol