Kaş'ta bebekli/çocuklu tatil.

6

Ada doğmadan önce tatillerimizde her yaz en az bir kez muhakkak Kaş'a giderdik, Ada doğduktan sonra da bu geleneğimizi bozmadık. 3 aylıkken ilk defa olmak üzere bugüne kadar üç kez Ada ile birlikte güney tatili yaptık ve hepsinde de Kaş' gittik. Her birisi farklı bir tecrübeydi. İkisi Eylül ayında, Ada 3 aylık ve Ada 15 aylıkken (yürüyordu), biri de Temmuz ayında Ada 12,5 aylık ve henüz yürümüyorkendi.

Tatil deyince aklıma güney, güney deyince Kaş geldiğinden, ben biraz uzunca hikayemizi paylaşmaya çalıştım. Çocukla Kaş'a gidilir, super de olur, kesinlikle tavsiye ederim, hiç olmadı bir kere  şansınızı deneyin derim :)

İlk tatil maceramızı burada anlatmıştım. Ada henüz 3 aylık olduğu için farklı bir katagoride tutuyorum. Kaş'da çocuklu tatil için izlenimlerimi ise aşağıda maddeler halinde sıralamaya çalıştım.

Ulaşım : Geçtiğimiz yaz, Temmuz başı ve Eylül başı olmak üzere iki kez Kaş'a gittik. Temmuz ayında 2 haftalık izin planladığımız için tatile arabayla çıkmış, Aydın'da benim ailemde 3 gün kalmış ve yine Aydın-Fethiye üzerinden Kaş'a gitmiştik. Eylül ayında ise daha kısıtlı bir zamanımız olduğu için İstanbul-Dalaman arası uçak, Dalaman-Kaş arası otomobil ile transfer şeklinde yaptık.

Uçakla yolculuk kesinlikle çok daha rahat, ancak dezavantajı da yok değil. Çocuğa ait o kadar eşyanız oluyor ki, kesin kilo fazlanız çıkıyor. Fakat sonuçta zararı kesenize oluyor, zamandan, yoldan kazanıyor ve yorulmuyorsunuz.
Araba ile gidiş eğlenceli, fakat daha uzun ve yorucu. Ada arabada uyuyabilen bir çocuk olduğu için genelde yol boyunca uyudu diyebilirim. Uyanık kaldığı sürelerde de epey bir dayandı :) Kitaplarıyla, oyuncaklarıyla, mp3/radyodan şarkı türkü eşliğinde eğlendi. Sınırları zorladık, 2 saatin sonunda zıvanadan çıktığı noktada mola verdik. Yola çıkış saatlerimizi yeme düzenine göre planladık. Molalarımızda yemeklerini yedi, ya da oynadı, yürüdü, etrafı seyretti, 10 saat İstanbul-Aydın, ve 5 saat süren Aydın-Kaş yolları düşündüğümüz gibi uzun gelmedi, sorunsuz güle eğlene gidip döndük.

Hava :
Eylül ayında Kaş'ın havası belli olmuyor malum, fırtına dönemine denk gelebiliyorsunuz. Ancak sıcaklık bunaltmayacak derecede ve deniz suyu da henüz soğumamış oluyor. Temmuz'da ise denizin suyu tam ısınmamakla birlikte girilmeyecek derecede değildi. Hava ise henüz deli sıcaklık düzeyine gelmemişti. Biz her ikisinde de Ada'yı denize soktuk, her daim de çıkarmak için uğraştık :) Ancak üşüme, vs olmadı. Hava çok bunaltıcı olmadığı için gündüzlerimiz de geceler kadar rahat geçti. Ağustos ayında Kaş'ın ise geçmiş tecrübelerime bakarak çok aşırı sıcak ve nefes alınmaz derecede sıkıntılı olduğunu söyleyebilirim. Aslında güney sahillerinde Ağustos'un farklı olmadığını düşünüyorum. Belki Ege bu anlamda daha uygun olabilir.

Deniz/Plaj:
Kaş'ın malum içinde kumlu plaj, sahil kavramı yoktur. Olan plajlar da tamamen çakıl taşıdır. Ayrıca Küçük/Büyük Çakıl plajlarının suyu tatlı su kaynaklarından dolayı tam anlamıyla buzz! gibidir. Ancak limanağzı, inceboğaz gibi plajlar hem yakın, hem de suları sıcak olduğundan biz Ada'lı tüm Kaş tatillerimizde buralarda takıldık. Avantaj olarak görülebilirse çakıl taşlarında da çocuk gayet güzel oynayabiliyor ve her zerresine kum doluşmuyor. Ancak kumdan kaleler yapalım, birbirimizi kuma gömelim, ya da kızgın kumlardan serin sulara atlayalım eğlencelikleri olamıyor maalesef. Çocukluğunun yazları Kuşadası'nda geçmiş biri olarak kişisel fikrim ise, çakıl kesinlikle kumdan iyidir :)

Konaklama:
Biz her üç tatilimizde de Küçük Çakıl plajındaki ButikPansiyon-Otel tadında mekanlardan Koza Otel'de kaldık. Oda-kahvaltı şeklinde. Aradığınız  temizlik, sadelik, rahat bir oda, keyifli bir kahvaltıdan ibaretse burayı kesinlikle öneririm. Kendine ait küçük bir havuzu var ve Ada burada da denizde olduğu kadar eğlendi.

Yeme/İçme:
Bebeklik döneminde zaten yemeğini yanında taşıdığı için kolaydı :) Ancak 1 yaş sonrası "ne olacak şimdi Ada'ya özel yemek pişmeyecek" durumunu doktorumuzla konuştuğumuzda, bize özetle kasmamamızı önerdi :) Netekim Ada sabah kahvaltılarında ikram edilen ev poğaçalarını, keklerini, taze semizotu salatalarını, ya da temiz ve kaliteli olduğunu bildiğimiz esnaf lokantalarının ev yemeklerini, gözlemeci teyzelerin sebzeli gözlemelerini, taze taze meyveleri, balıkları, köfteleri afiyetle yedi içti.

Bebekli/çocuklu tatilin muhakkak anne-baba üzerinde yadsınamaz etkileri var. Eşim de ben de tatil köyünü çok tercih etmediğimiz, ve aradığımızı 10küsur senedir Kaş'da bulduğumuz için tatil planımızı Ada'lı hale çevirdik ve kendi düzenimizi Ada'ya adapte etmeye çalıştık. Şansımıza üç denememiz de olumlu geçti, Ada gezmeyi çok seven, rahat bir bebekti, öyle de bir çocuk olma yolunda ilerliyor. Her defasında, tatilde çocuklar bambaşka bir hale gelirler ve aileler için bu durum kabusa dönebilir yargısını çürüttü. Özellikle gündüz nerde bulursa(tekne, arabası, şezlong) uyudu, ne bulursa yedi. Otel odasını ev gibi benimsedi ve odada olduğu sürelerde yanımızda taşıdığımız bir bavul dolusu kitap ve oyuncağı sayesinde yabancılık çekmedi, düzeni bozulmadı.

Biz de beklentilerimizi düşürdük, sakin olduk, kasmadık, yemezse uyumazsa kendimizi strese sokmama kararı aldık, ne bileyim onun uykusu geldiğinde ya az daha salınalım meydanda demedik, arabasında uyuyamadıysa, paşa paşa otele döndük, ama onu uyutup balkonda Meis manzarasına nazır oturduk, ya da laptop'dan dizilerimizi seyrettik. Böyle de oluyormuş be Kaş geceleri diye gülümsedik. Eskiden mesai gibi sabah, öğlen dalış yaparken, Ada ile birlikte sırayla 2-3 dalış yapsak kardır dedik, bu sayede sabahları Ada sayesinde aslında eskisinden daha geç kalktık. Denizde saatlerce şnorkel yapamadık ama Ada'yla çılgın yüzme denemelerinde bulunduk, bu akşam da yemek yemeyelim, ya da geç yiyelim, az daha yüzelim, az daha takılalım, yok sabahları afyonum patlamadı kahvaltıyı bi' kahveyle geçiştirelim demedik, yemek saatlerinde aç değilsek bile Ada'ya uyup biz de efendi gibi yedik içtik.

Her bebek/çocuk, her aile, herkesin tercihleri tabii farklı ancak temel olarak, çocuğunuzun ihtiyaçlarının ekseninde tatil planınızı sizi de onu da mutlu edecek bir şekle çevirebilirsiniz. Biz denedik oluyor :)

Şimdiden iyi tatiller :)

Yazının orjinal zamanı : 11.03.2010




6 Yorum


yasemin_ekin

Kaş'a gidelim dediğimizde bazıları "ama orada kumsal yok, bebekle olmaz" gibi birşeyler söylemişti. Plaj tavsiyeleri için teşekkürler.

bir de soru: Yazın tatilde, su sıcaklığı Kaş'ı aratmayacak olan Edremit Körfezindeyiz. Ben soğuk deniz suyunu, sıcak

deniz suyuna tercih ederim. Serin serin, ohh. Bebelere bir zararı olmaz dimi? "Alıştıra alıştıra girsin suya" diye düşünüyorum.

esraozlem

Bir zararı olduğunu düşünmüyorum ama Kaş'ın sıcak dediğim suyu biz orada olduğumuz zamanlarda 24-25 derece civarlarındaydı. Bu anlamda zaten çok da sıcak değil diye düşünüyorum. Bir de nasıl alışılırsa öyle gidiyor sanki bu durum, ben Ege'liyim çok soğuk

su sevmem mesela, ama eşim tam tersi sıcak sudan haz etmez , Marmara çocuğudur :)

ozguranne

Biz Ayvalık'ya soktuyduk. Serin ama karadeniz kadar soğuk değil. Bu bebişler üşümüyorlar sanki. Çıkmamak için taklalar attıydı...

heidi

bebisler bizim kadar hissetmiyor soguk suyu..gecen sene bodrumda bu sene de marmariste soktuk, hic cikmak istemedi...

sedavesila

Esra bu yazi harika oldu, insallah Eylul'de gidiyoruz biz Kas'a. Sila'nin ilk Kas Macerasi olacak. Esimin halasi orada yasiyor, bizim icin hazirliklari yapiyor sagolsun ama su yazdiklarinla ben daha bir guvenli anne hissedecegim kendimi ;)

Ben de denizi

biraz soguk tarafindan severim, Sila zaten sadece okyanus bildigi icin, sicak deniz suyu gorunce banyo yapiyorum sanacak :)

esraozlem

Temmuz'da Kaş'tayız biz de yeniden. 2 yaş halimizle ilgili tecrübelerimizi de paylaşırım sonrasında :)

Yorum yapmak için üye ol