SABIR NEREYE KADAR

2

Evrim doğduğu günden beri çok hareketli bir çocuk. 6 aylıkken emeklemeye, 11 aylıkken yürümeye başladı. Kafasına koyduğu şeyi, her ne olursa olsun, yapar, koltuk tepelerine, masa üstlerine tırmanmaya bayılır.

Dün akşam bir alışveriş merkezinde yemek yiyoruz. Evrim her zamanki gibi yerinde duramıyor. Uzun bankın, sandalyelerin üzerinde dolaşıyor. Masanın üzerine çıkmak istiyor. Önceleri bacaklarından tutuyorum biraz da oyunla karışık ve çıkmamasını söylüyorum. Devam ediyor masanın üstüne çıkma çalışmalarına. Karşıma oturtup orada yemek yediğimizi ve pis ayakkabıları ile üzerine çıkmaması gerektiğini anlatıyorum. Teyzelerin sürekli masayı sildiklerini, masanın temiz olması gerektiğini, bizim de yemeğe oturmadan önce gidip ellerimizi yıkadığımızı vs anlatıyorum. Yetmiyor. Bizimki hala devam ediyor masanın üzerine çıkma çalışmalarına. Sonunda başa çıkamayıp kucağıma alıp masaların üzerini silen hizmetlilerin yanına götürüyorum. Bir kere de onlar anlatıyorlar, masaların üzerini biz yemek yiyebilelim diye temizlediklerini, ayakkabıları ile çıkmaması gerektiğini. Ben de ekliyorum çıkarsan masanın üzerine sana kızabilirler diye. Bu süreç yaklaşık yarım saat devam ediyor.

Ve sonunda yine gelip yerimize oturduğumuzda kaşla göz arasında elimden fırlayıp masanın üzerine tırmanıyor. Emekleyerek masayı geçiyor ve karşıda bulunan sandalyeye inip ona oturarak bana sırıtıyor.

Ben normalde sabırsız ve hatta fevri bir insanımdır. Çocukla beraber bir hayli ehlileştiğim söylenebilir. Evrim’le olduğumuz her an ona bir şeyler anlatma çabası içerisindeyim ve bu beni çok ama çok yoruyor. Bu hikayede de kendim üzeri bir çaba göstererek anlatmaya çalıştım kızıma yapmaması gerektiğini ama başarılı olamadım.

Merak ediyorum, sabrın sınırı nedir? Hiç sinirlenmeyen insanlar mevcut mudur? Peki ya siz sinirlendiğinizde ne yapıyorsunuz?




2 Yorum


Opeth

Çok sabırlı gördüm seni Ayçacım.Bilemedim şimdi ,yiğenim aynı hareketleri yaptığında sesimin yükseldiği anlar olmuştur.Ama durum kendi çocuğumda nasıl olucak merak ediyorum.Ve açıkcası gelecek cevapları can kulağı ile dinleyeceğimdir:)

yuksel_

Ayçacım, Başak gayet güzel yazmış. Öyle şeyler yapıyorlar ki sinirlenmemek elde değil, maalesef, ben kendimi sabırlı sanırdım, değilmişim :) Ama uzun uzun açıklamalar yapmak, ikna etmeye çalışmak yerine kısa, öz, net olmak gerekiyor. Anlamıyorlar çünkü. Karp'ın kitabında bir örnek vardı: sen uzun uzun anlatıyorsun, o şunu duyuyor: "Evrim,falan filan, falan, filan, feşmekan...."

mesela, evrim, masaya çıkılmaz, çıkarsan kalkıp gidiyoruz, bitti...sen anlatmaya çalıştıkça o oyun oynadığını sanıyor. ağlasın biraz, bence bu o kadar kötü birşey değil, çünkü kullanmayı da aynı hızla öğreniyorlar.

başak 20-24 ay arası demiş ama, biz şahsen şu son 1-2 aydır en stresli zamanlarımızı yaşıyoruz.üstelik, artık anlattığımız şeyleri gerçekten anladığı halde gidip tersini bilerek yapıyor.

seni üzmek istemem ama, herşey yeni başlıyor, rahatla ve arada sırada onun kazanmasına izin ver.

Başak'ın bugulogundaki krizsavar yazısını tavsiye ederim :)

Yorum yapmak için üye ol