Kardeş gelirken ve geldiğinde neler yaşadık..

0

 Bizim 10 yaşındaki kızımız bile bir sürü tepkiler verdi, kardeş olayında büyüğün yaşı ne olursa olsun kendisine ortak geldiğini düşünüp bir çok garip davranış yapabiliyor. Biz bu durumda neler yaşadık, nasıl aştık  onu yazacağım. İnşallah okuyanlara faydası olur. 

 Melike bizden uzakta (Hollanda'da) yaşadığı için bu durum daha da zordu bizim için. Yanımızda olsa her geçen gün bu duruma hazırlayabilirdik ama Melisa 2 aylıkken geldiği için  yaşayarak öğrendik. Hamileyken 2 kere gelmişti yanımıza. O zamanlar sen abla olacaksın dediklerinde seviniyor gibi yapıyordu(-muş), biz de sonradan öğrendik :) Odayı nasıl değiştireceğimizi, ona olan sevgimizin değişmeyeceğini, daha büyük bir aile olacağımızı, artık kahvaltı hazırlarken ona yardım edecek bir kardeşinin olacağını anlattık hep. Olumluydu o sıralar konuşmaları, davranışları. Kardeş geliyor diye ona daha çok ilgi göstermedik, durumu abartmadık, daha çok hediye de almadık. Çünkü bu bir alarm değildi yeni yaşam tarzımızda bir çocuk daha vardı o kadar. Annesine çok sorular sormuş babam beni daha  mı az sevecek, onunla daha mı çok ilgilenecek diye. Annesi de bebekle annenin daha çok ilgilenmesi gerektiğini, babanın ona aynı şekilde davranacağını, ama benim biraz daha az zaman geçireceğimi söylemiş. Ta ki bebek uyuyana kadar :) Bebeğin uyuduğu zamanlarda her şeyin eskisi gibi olacağını, o yüzden bebeğin uyku saatlerinde gereken özeni göstermek gerektiğini.. gibi gibi konuşmalar yapmış. 

 Önceden hazırlık denen bu aşamalar genellikle bir kulaktan girip diğerinden çıkıyor. Neticede bu da bir çocuk. Adı üstünde zaten ÇOCUK :) Büyük davranışları beklemek, ona büyük rolü yüklemek yanlış bence. 

 Melisa'nın doğum için hastahaneye gittiğimde orada beklerken aradık Melike'yi. Kardeşinin kısa zaman sonra dünyaya geleceğini, onu çok sevdiğimizi söyledik. Doğduktan sonrada arayıp ağlamalarını dinlettik. Neyse ki sen ağlamıyorsun, sen super bir kızsın, bizim şimdiden kafamız şişti diye de dalga geçtik :) 

 Melisa 2 aylıkken yanımıza gelebildi Melike. Geldiğinde evin şekli değişmiş, her şey Melisa'ya göre ayarlanmıştı. Ben sevmedim yeni evi dedi. Salıncağı, bezleri, arabası falan çok yer kaplıyor atalım bunları dedi :) O zaman anladık şimdiye kadar söylediklerimiz girdiği kulaktan çıkmıştı çoktan :)

 Onlara ihtiyacımız olduğunu, evin artık 4 kişilik bir ev olduğunu söyledik. Melisa'yı uyuturken sessiz olması gerektiğini biliyor diye düşünürken, tv sesi son ses çizgi film izlemeye başladı. Onu emzirirken o sütün tadına bende bakmak istiyorum dedi. Sütüm tam gelmediği için 1 kere geceleri biberon veriyorduk, gördüğü andan itibaren bende sütümü biberondan içeceğim dedi. Hepsinde eskiden böyle yapmadığını, her şeyin eskisi gibi olması gerektiğini hayatımıza sadece bir bebek geldiğini, bunun bizim davranışlarımızı değiştirmemiz için bir durum yaratmadığını anlattık. Ona aynı ilgiyi, özveriyi verdik abartmadık. Bebeğin bakıma ihtiyacı olduğunu, o yüzden ona daha çok ilgi verdiğimizi ama büyüdüğü zaman bebeğin de onun gibi her şeyi kendisinin yapacağını anlattık. Geçici bir ilgiydi bu yoğun ilgi. Anneler çocuklarla 24 saat ilgilenmezler, çocuklar kendileri yerler, uyurlar, oynarlar ama bebekler yapamazlar dedik. Melisa'yı yatırırken beni de uyutsun diye salıncağa binmeye bile çalıştı ama sığamadı :) Kendi kendine yatan çocuk beni de uyutun, yanımda yatın dedi. Gece yatarken daha çok ilgilendik, onunla konuştuk, kitaplar okuduk, saçlarını okşadık. Ne kadar çok sevdiğimizi daha sık söylemeye başladık. Bir gün misafir geldiğinde ne güzel abla olmuşssun artık sen gezdirirsin kardeşini dediğinde, ben abla olmak istemiyorum, ben de çocuğum,beni de babamlar gezdirsin, ilgi görmek için bebek arabasına mı oturmak lazım artık diye çıkıştı. Şok olmuştuk, o zamana kadar yaşadıklarımız boşuna mıydı? Bu nasıl bir tepkiydi. Sil baştan yaptık ama şu şekilde. Sana herkes abla diyor çünkü bir kardeşin oldu. Abla lafı sen büyüdün, artık ilgiye ihtiyacın yok, kendi kendine yaşa, bebekle sürekli ilgilen demek değildir. Sen de çocuksun o da çocuk. İkinizin de ihtiyaçları farklı. Bu durumda hanginizin neye ihtiyacı varsa biz onu karşılamaya çalışıyoruz. Ama biz de bazen bilemiyoruz nasıl davranmamız gerektiğini dedik. Ne istediğini, nasıl davranmamız gerektiğini söylemesini istedik. Hiçbir şey istemiyorum dedi gitti odasına. Bir süre sonra geldi, doğru diyorsunuz ben de çocuğum bunu bilmeniz güzel dedi :)

Melike artık abla dendiğinde ne anlam ifade ettiğini anlamıştı. Bizde onun ablalık yapmak istemediğini anlamıştık. Melisa büyüdükçe belki ona ablalık yapmak isteyecekti ama o zaman istemiyordu. Eskisinden daha da çok çocuk muamelesi yapılsın istiyordu hatta. Sorunu çözdüğümüz için şanslıydık, o ablalığa takmıştı kafayı. Bebekle anne-baba ilgilenmek zorunda abla ve abiler isterlerse ilgilenirler, istemezlerse ilgilenmezler dedik. Hiçbir zaman da bebeğe bak biz şunu yapacağız, sen dur yanında ben bir şey alıp geleceğim gibi konuşmalar da yapmadık. Bebek yokken Melike'yi tek bırakıp bir yere gitmiyorduk. Bebek gelmesi onun bu anlamda büyüdüğünü göstermiyordu. Her şeyi beraber yaptık ve gerginliği çözdük. Arada küçük anlaşmazlıklar hala oluyor ama şimdi ben yıkıyım, altını değiştirebilir miyim, arabasını kullanabilir miyim, ben sallarım sen otur gibi ablalık cümleleri kuruyor ve çok mutlu bu durumdan. 

Ben tek çocuğum, kardeş nasıl bir şey hiç yaşamadım, ama biliyorum ki çok güzel bir şey. Belki başta çocuklar arasında sorun yaratabiliyor ama ileride kardeşleri olduğu için ne kadar şanslı olduklarını görüp size teşekkür edecekler eminim. 

Sevgiler, Deniz..


 




Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumlayan sen ol.

Yorum yapmak için üye ol