Hastane Maceramız

1

Yaklaşık olarak 4 gün süren ateş, son deminde 39 derecenin altına düşmeyince tekrar çocuk doktorunun yolunu tuttuk.Efe'nin ateşini düşürmek için günlerdir uğraşıyorduk;ılık duşlar,ıslak bezle vücudunu silmeler, ateş düşürücü şuruplar hiçbiri kar etmemişti.Cuma sabahı doktor muayenesinden sonra Efe'nin hastanede takip edilmesine karar verildi.

Doktorumuz ''günübirlik yatıralım '' dediğinde elim ayağım boşaldı, öyle kalakaldım.Efe doğduğundan beri hastanede yatacak kadar ciddi bir durum yaşamamıştık.Oğlumla beraber yatış işlemlerini yaptırdım ve çocuk bölümüne geri çıktım, ama bu arada işlemleri nasıl yaptırdığımı hatırlamıyorum, resmen afalladım.Eşimi bile aramayı unuttum,ta ki Efe'den kan almak ve serum vermek için damar yolu açılıp da eline kelebek takılıncaya kadar.İlk şoku atlatmıştım.

Eşim apar topar hastaneye geldi.İlk önce çocuk bölümünde boş oda olmadığı için başka bir gözlem servisinde koca odada tek başımıza yattık.Serum verilmeye başlanmıştı ve oğlumun da yavaş yavaş canı sıkılmış,uykusu gelmişti.Bu arada doktorumuz kontrol etmek için uğradı ve geceyi orda geçirmemizin daha iyi olacağını söyledi.Kan tahlili sonuçlarına göre;yüksek ateş nedeniyle vücudun sıvı kaybı ve elektrolit dengesinde bozulma ve enfeksiyon varmış.Bu nedenle 16 saatlik bir serum tedavisi gerekiyormuş.

İlk şaşkınlık atıldıktan sonra yapılan tetkikler ve teşhisle ilgili double-check yapmak için Nurturia sayesinde tanıdığım canım arkadaşım Yasemin'i (ysmn) aradım, zira eşi doktordu ve bana işin tıbbi kısmıyla ilgili detaylı bilgi verebilirdi.Sağolsun çok yardımı oldu, doktorumuzun istediği testlerin ve uygulanan tedavinin doğru olduğu konusunda bir de dostlardan onay almak daha da içimi rahatlattı.

Tam da Efe uyumuşken eşimi yanında bırakarak ,eve hastane çantası hazırlamaya gittim.Kıyafetler,terlikler, kitaplar,oyuncaklar,aperatif birkaç atıştırmalık yüklendim geldim.İyi ki de getirmişim yoksa Efe'yi nasıl zaptederdik bilemiyorum.

Efe uyanınca;ben hastaneye döndükten sonra çocuk bölümüne transfer edildik.Özel odamız,wc-banyomuz,tv miz ve bir sürü kitap,dergi oyuncak derken 3 yaşında kıpır bir çocuğu oyalamak daha kolaylaştı.Zira elindeki kelebek ve serum kablosuna fena halde kafayı takmıştı.''Çıkart, istemiyorum, kalkıcam ben, pencereden denize bakıcam '' demeye başladığı anlarda Meraklı Minik'in eski sayıları kurtarıcımız oldu.Serum kablosunu söküp atmak için birkaç girişimde bulundu ama durumu nedense beklediğimden daha çabuk kabullendi.Oyuncaklarıyla oynadı, bazen tv seyretti, bazen kitap okudu, seruma verilen zorunlu aralarda çocuk servisinde dolaştı,pencereden dışarıya baktı:)))Hem kendi doktorumuz hem de nöbetçi doktorun yakın ilgisinden epey hoşlandı.Hemşirelerin etrafında dönmesi de extra bir keyifliydi onun için:)

Geceyi eşimle nöbetleşe uyur-uyanık geçirdik, bebeğimiz uykusunda bile serum kablosu ve kelebekle mücadele halindeydi.Neyseki sabah oldu ve 08:00 de doktorumuz gelip herşeyin yolunda olduğunu, uyanınca ve karnını doyurunca hastaneden çıkabileceğimizi söyledi.Yeni ilaçlarımızı da yazmıştı, iletişim halinde olacaktık.Ve öğlen olmadan hastaneden çıkmış,evimize gelmiştik.İnanılmaz derecede özlemişim evimi,1 gece hastanede kalmak bana bunu hissettirdi ya inanamıyorum.

Şimdi çok iyi oğlum ve o da evi özlemiş.Geldiğimizden beri evin altını üstüne getirdi.Hastane travması ve aşırı ilginin sonuçları olarak şımarıklık, söz dinlemezlik, herşeye HAYIR cılık dönemi doruk noktasında.Neyse ki hepsi gelip geçecek, sağlıklı ve mutlu olmasını hiçbirşeye değişmem.




1 Yorum


sedaada

geçmiş olsun. okuduklarım bana o kadar yakın geldiki... 10 gun once kadar tatilde geldi başımıza benzer olay. 7 gunluk tatilin 2 gununu hastanede geçirdik.22 aylık kızım. asla kabul etmez derken serumu kendince kabullendi uyanık oldugu saatlerde. gunun 20 saatini uyur vaziyette geçirdi 2 gun boyunca. ama damar yolu bulmak oldukca zor oldu. kolları, elleri mosmor oldu. neyse ki çocuklar çok çabuk unutuyor. onlar unutuncada güler yüzleriyle bizlerede unutturuyorlar. tekrardan geçmiş olsun.

Yorum yapmak için üye ol