ssvd: sez sonrası hastanede vajinal doğum

2

Utku oğlumun doğum hikayesi-15-09-2010// tam iki yıl önce//

Kordonu kesen babamız... Az ötede yerdeki çarşaflar odanın içinde dolaşır ve çömelirken çeşitli yerlere konmuş(tu)...

Utku’ya hamile kalmaya karar verişim, bunun gerçekleşmesi,tüm hamilelik süreci benim için heyecanlı ve sürekli yeni değişkenleri olan birsüreç. İki ya da belki de daha fazla çocuğumun olmasını istemek kalbimden gelenbir içgüdü diyebilirim. Işık’ın doğumu için, hamileliğim için pek çok şeyifarklı yapmayı çok istedim. Bununla beraber hatalar yaptım. Bunları saymanınyeri bu yazı değil. Doğumundan sonra yaşadığım duyguları tarif etmeyeçalışmaksa yetersiz bir çaba gibi görünüyor. Bazılarını yakalayabiliyorum.Mesela aşk, minnet, teşekkür, Tanrı’nın lütfu ve aynı zamanda başka duygular.Olumlu duygular kaldı zamanla geriye. Bunu Utku’nun doğumuna borçluyuz gibihissediyorum. Yoğun duygular, çok yoğun duyguları kontrol altında tutmayaçalışarak ikinci bebeğimin doğumunu gizliden gizliye çocuk gibi safça istedim.2007 haziran sonu Işık doğdu. 2009da yeni bir hamilelik planlıyoruz dedimyüksek sesle, hakan Bey’in kursunda filan. İlk doğum travmasından tedavi olmakiçin katıldığım süreçlerden bir tanesi de Hakan Beyin doğal doğum kurslarıydı.Ama 2009da hamile kalmak için gerçek bir çaba göstermedim, daha doğrusu eşiminbenimle aynı fikirde olmadığını düşünüyordum. En azından bana söylediklerinedeniyle. Derken 10-12 aralık 2009arasında bir cumartesi olduğunu(şimdibilgisayar takviminden baktım 12si cumartesiye geliyor) tahmin ettiğim bir günhamileliğim gerçekleşti. Hamile kaldığımı reglimi beklediğim sıralarda gördüğümbir rüya ile hissettim. Bu sıralarda yaşadığım eş zamanlı iki olay benim içinözel. Bunları da hamilelik günlüğüme yerleştirdim. Bu iki olay bu bebeğe vehamileliğe göksel bir olay olarak bakmamı sağlamıştır. Epeyce sonra da biridrar testi ile de hamileliğimi teyit ettim.Gelelim hamilelik takiplerine ve bebeğimi kucağıma almak için gereken ortamlarıyaratmak için yaptığım çalışmalara. Bunlar metodik bir süreçti benim için. Üçaşamada anlatabilirim:Bir görüş, niyetler ve bunları takip eden eylemler.Görüşüm kendi içimde bu olayı tam anlamıyla manevi bir süreç olarak yaşamak,niyetim mümkün olduğu kadar kendi otoritemle fiziksel ve tıbbi taraflarını elealmak, eylemlerim de benim görüş ve niyetlerimle uyumlu insanlarla bağlantıyageçmek üzerineydi.  Manevi anlamda günlük çizimler yaptım, rüya günlüğüme devam ettim ve bebeğime kısa birgünlük tuttum. Günlük kısa meditasyonlar yaptım. 32. haftadan itibaren her güngökkuşağı meditasyonu(hypnobirthing müfredatının parçası, hakan beyin cdsindelaurence’in sesinden olarak da var, marie mongan’in sesinden de var) vehypnobirthing’in tüm diğer meditasyon ve nefes çalışmalarını yaptım. Bu dua vemeditasyon benim için hamileliğimin en temel bakımını ve doğuma hazırlıkçalışmamın en gerekli bölümünü oluşturmaktadır. İkinci çocuğumda bir anneolmanın ve bir bebeği dünyaya getirmenin tüm onurunu ve görkemini tam manasıylakalbimde yaşamak ve bu ayrıcalıklı sorumluluğu hakkıyla yerine getirmekistedim. Zihinsel temizliğe özen göstermeye elimden geldiği kadar özengösterdim.

 Niyetlerim kendi sezgilerime inanmak ve kendi otoritemi hissetmek üzerineydi. Buniyetle araştırma ve görüşmelerimizi ele almaya çalıştım. Bu bölüm hassas çünkühem beni hem eşimi tatmin edecek çözümler arayışına girmek kısaca dengeyitutturmak benim en zorlandığım bölümüydü.

Hamileliğin ayrı ayrı dönemlerinde farklı kişilerden destek aldım. Doğal doğum yolunda emekveren grup bir başka deyişle doğal doğum community’si istanbul’da küçük de olsagenişlemekte olan bir grup. Bu gruptaki herkesle bir şekilde bir arayageldiğimi düşünüyorum. Herkesten farklı şekillerde destek aldım. Kimisi sadecedinleyerek kimisi kendi deneyimlerini anlatarak, kimi kurslarla, kimi enerjiçalışmalarıyla, kimi kendi profesyonel kimliğiyle pek çok şey kattıaraştırmalarıma. Doğrusunu söylemek gerekirse doğal doğum yolunda emek verenherkese tüm kalbimle teşekkür ederim. Çünkü her birinin doğumumuzda emeği var.  

Fiziksel anlamda, gerçekten aşağı yukarı 37. haftaya kadar net bir doktorum olmadı. 14.haftada ilk kontrolümüze gittik. Selçuk Bey ilk ultrason ve muayenemizi yaptı.Sonra 20. hafta sonunda detaylı ultrason için perinatoloji derneği diye googlelayarak bulduğum Dr. Cihat Şen’den detaylı ultrasonumuzu yaptırdık.Sonrasındaki rutin testleri bir önceki hamilelik dosyama bakarak haftasına göreyaptırdık. Ve 32. hafta gibi Hakan Bey’den iki kez randevu aldık. 25-26.haftalar arası Marmaris’te active birth kursunda tanıştığım dr.  Gülnihal Hanım ve Amy Gage Yıldızlı ile  37. hafta gibi doğum niyetiyle bir arayageldik. Bu benim için en heyecanlı dönemdi diyebilirim çünkü Gülnihal hanımınkendi içten desteği ve eşimin önerisi olmasa doğuma kadar bir doktorbulamayacaktım. Hatalı bir hareket yapma korkusuyla hareketsizlik ilkesinibenimsemiştim. Biraz da bunun da etkisiyle doğum doktorumuz ve doulamız Amydoğal olarak geldi diyebilirim. Bu arada 32. hafta gibi bir de diyetisyendenyardım aldım. Farklı kombinasyonlar organize etmesi ve alternatifleri besindeğerleriyle vermesi faydalı oldu. Fiziksel egzersize dikkat ettim. 30. haftagibi düzenli yogaya başladım. Ondan önce evde 20 dakikalık seanslarla esnemeleryapıyordum. Bunlara dikkat etmek en kolay taraftı benim için. Düzenli beslenmeve egzersiz doğal parçamızdı her zaman. Bunun önemini özelikle 32. haftadansonra göreceli azalan demir değerlerini yükseltmek gerektiğinde gördüm. Demirdeğerlerim 13 civarına yükseldi özellikle diyetisyen takviyesinden sonra.Diyetisyene gitme fikrini o sırada doktorumuz olmasa da kendisine danıştığım vebize destek olan Gülnihal hanım’dan aldım. Besinlerin kombinasyonlarına dikkatetmekten tutun, besinlerin alternatiflerini düşünmek, ve farklı alternatifleriçin farklı kombinasyonlar oluşturmak demir değerlerimizi yükselttidiyebilirim.

   Gelelim doğum hikayemize; heyecanlabeklediğimiz süreç. Allah’ın nasip etmesiyle bize armağan olan bu doğum banagöre yaşamımıza pek çok yönden inanç, kuvvet ve iyilik aşılamıştır. Buduyguların ya da etkilerinin daimi olduğuna inanıyorum. Ne olursa olsunailemizle ve niyetlerimizle uyumlu bir doğum ortamını yaratmak için yaptığımızçalışmalar, emek her şeye değerdi. Bu noktada doğum nasıl olursa olsun en güzelşekilde olacağına dair kendime telkinde bulundum. Çünkü en iyisini düşündüm,bunun için dua ettim, çalıştım, ev ödevlerimi de yaptım. Günlük ve düzenliçalıştım ve her zaman Tanrı’dan sadece iyilik ve güzellik geleceği inancıylaolacakların en hayırlısı olacağına tüm kalbimle inanıp şükür ettim, ediyorum. Böylelikle olası bir sezeryana da hazır olarak girdim. İlk doğumda ise bu seçeneği saf dışı bırakıyordum.Bu şekilde ister sezeryan olsun, ister olmasın doğum eylemini en huzurluşekilde yaşamaya niyet ettim. Her ne olursa olsun kendimi doğumun tüm gidişineteslim ederek dua ettim. Doğumumuzsezeryan olsaydı neler hissederdim yine de öngörmek doğru olur mu bilemiyorum.

 Uzun lafın kısası: 41. haftamızagirdik. O zamana kadar 38. , 39. haftada birer kez, 40. haftada 2 kez ultrasonagirdik. 41. haftanın başı bir cumartesi günü dr. Gülnihal hanım kontrol içinmuayenehanesine davet etti. Doğrusu o gün gitmeye niyetimiz yoktu. İstinye’denAcıbadem’e epey yol arabayla bile olsa. Acıbadem’de kayınvalidem oturduğundanakşam yemeğinde beraber olma planı yapıp akşamüzeri Gülnihal hanımla görüştük.Ultrasonda bir kez bile bebeğin ağırlığı hakkında herhangi bir şey söylemedi,bebek ağırlığına göre doğumun nasıl olacağını tahmin etmeye çalışmanın eniyimser biçimiyle söyleyecek olursak faydasız olacağını düşünüyordum. Zatenkarnım ilk hamileliğime kıyasla kocamandı. Bebeğin daha iri olduğunu anlıyordum.Onunla konuşmadan bir şeyler hissetmiş olacağım ki akşam kayınvalidemleyemekten sonra minicik kasılmalar hissetmeye başladım. Yemekte canım sadeceçorba ve salata çekti ve 2-3 kase sebze çorbasıyla kıvırcık salata yedim. Sonrada evdeki tahta ayak masajı nesnesiyle-adını bilmiyorum çünkü- yerde durankocaman tahta bir abaküs desem gözünde canlanır mı? İşte onunla ayaklarımamasaj yapmamla bu mini tuvalet sinyalleri başlamış oldu. Tuvalete gitmeihtiyacı diyebilirim. Kasılma olduklarından henüz haberim yok ya da yokmuş gibidavranıyorum bilinç düzeyinde. Arabaya bindik. Saat 21.30 filan. Işık arkadayarı uyukluyor. Bu mini sinyallerin 4-5 dkda bir geldiğini arabanın saatineşöyle bir göz atarak fark ediyorum. Boğaz köprüsü ışıl ışıl ve uzun dalga nefesleriylebu sinyalleri hissetmiyorum bile. Haydi hayırlısı diyorum eşime. İşte bunlarolsa diyorum inşallah. Eve gidiyoruz. Saat 22.00 Işık’ı yatağına koyuyoruz. Benkarnıma masaj yapıyorum, eşim sırtıma masaj yapıyor. Evening primrose oil 500mg lık solgar tabletimi vajinaya yerleştiriyorum, perine masajı ve dinlenme.Bunu serviksin incelmesine yardımcı olacağını okuduğum için son 10 gündür herakşam yapıyordum. Sonra minileri daha çok hissetmeye başlayınca e ha gayretbaşlasın bu iş diyerek göğüs uçlarına masaj yapıyorum. Salona gidiyorum ikea7li ahşap mumluğumu seviyorum söylemesi ayıp. Onu yakıyorum. Arkada gökkuşağımeditasyonu. Ya sabır … En çok pilates topumun üzerineyüzüstü kendimi bırakarak rahatlıyorum. Yavaş nefeslerle minilerden büyükleregeçiyorum. Hemen duşa…Çünkü az sonra gitmem gerek. Doğuma duş almış gitmek deistiyorum.Suyu karnıma tutuyorum yine de birden her şey hızlanıyor. Birazkontrolü kaybediyorum. Işığım sesime uyanıyor, ona,  biz gidiyoruz şimdi bu gece kardeşinigetireceğiz, babaannen bu gece seninle kalacak filan derken öne doğrueğiliveriyorum ,onun elbise dolabına yaslanarak. Miniğim şaşırıyor, birazağlıyor, gitmemizi istemiyor. Bu arada babası hemen babaanneyi aramış, Amy’i veGülnihal hanımı da. Bunların hiçbirini ne duydum ne de gördüm. Üzerime pembebattaniyemi, kimi çocuğun böyle bir uyku battaniyesi ayıcığı filan vardır,benimki de işte bu pembe battaniyecik, onu üzerime örtüyorum etrafla bağlantımkesiliyor. Sonra apartmandan çıktığımı, yolda bir yerlerde Amy’nin kolumagirdiğini filan hatırlıyorum. Biz hastaneye vardığımızda saat sabaha karşı 1.30civarıymış. Odamız karanlık, ışıklar hiç yakılmıyor. Gülnihal hanım sağolsunodanın ısısını arttırtıyor. Oda buz. 15 eylül 2010 yaz sonu dışarıda hava sıcakhastane odası buz. Evden çıkarken de üşümeye başlayıp yün kalın hırkamıalıyorum üzerime. Tüm doğum boyu hırkam üzerimde battaniye kafamda, odaya girergirmez eteğimi çıkarıp atıyorum. Doğum yapmaya hazırım. Beklenmeyen bir şeyvar. Korkunç bir arka bel ağrısı.  Buhipnozla doğum çalışmalarımdan öngörmediğim bir şey, ilk doğumda da yoktu. İlkdoğumda 10 cm olmuştum güzel güzel. Bu sefer bu bel ağrısı günün sürprizi. Amyvar gücüyle ters basınç veriyor. Bu çok rahatlatıcı. Teşekkürler Amy hakkınödenmez. Onu düşünüyorum saliseler arasında bu nasıl bir iş, kendimidüşünemiyorum böyle bir iş yaparken diye. Ne saatleri ne de odada konuşulanlarıhatırlayamıyorum. Ancak bilgi için söyliyeyim nst kemeri, serum vs yok. Eldoppleri ile bakıyorlar. Bir sorun olmuşsa bile ben hiç bilmedim. Bir noktadaAmy beni hareketlendirmek üzere tuvalete götürüyor. O bunu yapmasa yerime yapışırdımbelki. Bununla beraber bir hareketlenme hissediyorum ve basıncın yoğunluğuiyice artıyor ve bir noktada çömelmiş ıkınırken buluyorum kendimi. Gülnihalhanım ıkınman var mı diye soruyor ben cevap veremiyorum ne diyeceğimibilemiyorum, düşünemiyorum hiçbir şey. Bu duyguyu hatırlayabiliyorum. Hipnozladoğumda ıkınmasız nefesle bebeği aşağı indirmek üzerine çalıştıysam da şimdikendimi ıkınırken buluyorum. Buna biraz bozuluyorum üstelik bu ıkınma içinçevreden destek ve onay alıyorum. Bu noktadan sonra Amy’e asılıyorum, sanki birşey beni aşağı doğru vakumluyor. Kalkıp kalkıp çömeliyorum. Böyle bir süresonra Amy Yavuz’u getiriyor karşıma. Bir ara eşim ve Amy iki yanımda. Dahasonra eşimin boynuna sarılıp çömelerek bebeği aşağı indiriyoruz. Haydi gelartık diyoruz ve bir söz o sırada cennet gibi geliyor “oğlun söz dinliyor”.Gerçekten mi diyorum, iniyor mu, işe yarıyor mu, oluyor mu, Allahım diyorumiçimden.  Ve gerçekten de dinliyorJ)o anda dinlemesine de minettarım. “kendime ve bebeğime güveniyorum” u o günekadar kaç kez tekrar ettim acaba? Bir noktada Gülnihal hanıma sarılıp lütfensezeryan yapın, ölmek üzereyim derken… Ölmek üzere olma hissi doğumayaklaştığımı gösteriyor diyorum içimden. Evet böyle zihinsel müdahale ara arayaptım. Hatta bir ara epidüral bile istiyorum. Kimbilir 8-9 cm de. Amy’ninodamıza yaklaşmakta olan epidüralci doktoru sessizce odadan çıkardığını doğumdansonra öğrenmiş olduğuma seviniyorum hem de çok. Bu gibi olasılıklarkarşısındaki fikirlerimi söylemiş olmak da sürecimiz içinde yararlı oldu. Çokteşekkür ederim yine Amy’ye, hakkın ödenmez nr. 2. Doğuma çok yakın bu anlardabiraz daha fazla desteğe ihtiyacım olduğunu kabul ediyorum.

Odamızda ebemiz Pınar, doulamızAmy, eşim ve doktorumuz Gülnihal hanım bir olduk ve her birimiz hayalimizeulaştık, buna inanıyorum. Ben ve eşim mucizemize, mucizemiz dünyaya ulaştı. Bu gerçek birmucizeydi benim için, olağanüstü bir huzur ve tatmin duygusu, tamlık hissi,kusursuzluk, sonsuzluk ve güzellikti. Ekibimiz de bu mucizenin bir parçasıolmaktan mutlu olmuştur inşallah… Bebeğim kucağımda,halaodamızdayız, odamız loş, güvendeyim, başından sonuna kadar, sessizlik var-benimiçin- onlar için benim inlemelerim, haykırışlarım,seslerim var.:)

Doktorumuz yapacağı kontrolleri anlatıyor.Onu dinlerken bir anda odadaki saati gördüm. Saat sabahın 4.00üydü.Temizlendikten sonra bir noktada doktorumuzun sevinçle İrem artık doğumyapabilirsin dediğini hatırlıyorumJ hala da aklımageliyor…Bu öykü kendi bakış açımla ele alınmıştır ve bana göre bir mucize ve görkemhikayesidir. İnlemelerimi ve bağırmalarımı duyan yan oda sakinleri, ebeler vediğer hastane personeli için belki zor bir doğum hikayesidir, bilmiyorum nedir…Hastaneye girer girmez nasıl hiç kan alınmadı, testler yapılmadı, neden odanınışığı açılmadı, neden serum bağlanmadı, vs gibi soruları da  daha sonraki bir zaman bu yazıya eklemeleryaparken açarım.

            3 kilo 825 gram doğdu Utku, taçlandırdı hepimizi. Maşallah oğluma ve bu dünyaya gelecek nice bebeklere, onların ailelerine.  

Bu doğum sezeryandan sonra vajinal doğum hikayesidir.

28.02.2012




2 Yorum


benjamin2010

Cok etkilendim okurken maşallah hem size hem bebeginize

annevebebis

Yeni okuyabildim. Aslında doğumun her anı için yazılacak ne kadar çok söylenmemiş cümle var değil mi? Canı gönülden tebrik ediyorum. Benim ssvd yi ne kadar istediğimi hatırlıyorsundur belki. 2,5 ay önce evde ebe annemiz ile ssvd yapabildim. Hikayem bugulogumda var. Sevgiler.

Yorum yapmak için üye ol