Bebekte düzen

5

İnternette küçük çaplı bir araştırma yaptığımda pek çok annenin, bebekleri hakkında onlarca sorun yaşadığını gözlemliyorum. Ferber ve Tracy Hogg Her ikisinin de kitaplarını okudum, faydalandım. Ancak bazı noktalar hariç ikisini de tam olarak uygulamadım.

Ben sizinle hem Ferber hem Tracy hogg arasında, kendi düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle bebeklerin ilk 3 hatta 4 ayında uyku ve yemek düzenlerine kesinlikle müdahele yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Kimi bebek daha sık, daha uzun yiyebilir ve uyuyabilir. Onlar kendi ihtiyaçları doğrultusunda sizi ağlayarak (başka bir dil bilmiyorlar çünkü) uyarır. Kucakta uyuyabilir, sallayarak uyuyabilir. Annesi onunla nasıl ilgileniyorsa öyle devam etmelidir.

İlk 4 ay geçtikten sonra dikkatli bir anne/baba bebeğinin acıktığını ya da uykusunun geldiğini rahatlıkla anlayabilir. Bence internetten ya da kitaplardan bakarak "şimdi 2 saat uyumalı, saat 14:00 yemek zamanı geldi" gibi saate bağlı düzenlemeler yapmaktan kaçınmalıdır. 

Bebek uyanıp beslendikten sonra onun beyinsel gelişimine yardımcı etkinlikler yapılmalı, onunla konuşulmalı, sevilip okşanarak ten teması sağlanmalıdır. Mesela 4 aylık bir bebek uyandıktan sonra sürekli kucakta gezdirilirse ya da sürekli ana kucağı gibi bir yatak içinde uslu uslu yatması beklenirse hata olur. Pek kullanılmayan kalın bir örtüyü yere serip ona masaj yapabiliriz, karın üstü yatırarak spor  yapmasına yardımcı olabiliriz. Bir yandan da onunla konuşup sevgimizi gösterebiliriz. 

Bu şekilde, uyanık olduğu saatlerde yeterince yorulan ve yeni bilgiler edinen bebeğimiz, gelişimine uygun olarak bir süre sonra uyku sinyalleri vermeye başlayacaktır. Kim bebek ellerini yumuk yapıp yüzüne sürer, kimisi kulaklarını çekiştirir. İşte o zaman daha fazla uyaran vermeden bebeğimizi uyumaya götürebiliriz. 

Bazı anneler bebeklerini ayakta saatlerce salladığını, kucağında evi dolaştığını söylüyor. Eğer bebeğin bir sıkıntısı (diş-gaz gibi) yoksa bebeğin uykuya geçmesi çok uzun sürmeyecektir. Uzun süre uyumayan bebeğin tek sıkıntısının yeterince yorulmamış aşırı yorulmuş olduğunu henüz yatmak için igerektiği kadar sakinleşmediğini düşünüyorum.

Tracy Hogg'a katıldığım en önemli husus ise bebeklerin düzenli hayatı sevmeleridir. Her iki çocuğumda da 6 ay işe gitmedim. Ancak kendi yatış kalkış saatlerimin düzensizliği (tabii bebeğimin de gaz gibi sıkıntılardan uyuyaması da etkili) tam bir düzen oturtamadım. 

Ancak işe başladıktan bir hafta sonra her şeyimiz düzene girmeye başladı. Benim kalkıp işe gittiğim saat belliydi. O yüzden tam çıkmadan önce emzirmeye başlamıştım. Yarım gün çalıştığım için eve gelir gelmez de emziriyordum. Akşam yattığımız saat ,en fazla bir saat oynuyordu. 
Tabii bir de 6. ay ile birlikte başlayan ekgıda serüveni var. Yine o zamanlarda kahvaltısı, ara öğünü, öğle yemeği belli saatler içerisinde verildiği için, bebeğimiz de süratle düzene girdi. Diş çıkarma ya da hastalık bizi en fazla 1 hafta etkiledi ve geri düzenimize döndük.

Ben bebeğimin kaçta yatıp kalkacağına hiç karışmadım. O hali hazırdaki bu düzen içerisinde zamanla uykularını kısalttı. Gündüz uykuları da gece uykuları da belli bir rutine girdi. İnternetten baktığınızda bebeklerin günde ne kadar, kaç saat uyuduğunu araştırıyorsunuz ya, işte bu tabloların düzenli yaşam içinde müdahele edilmeyen bebeklerden alındığını düşünüyorum. 

Anahtar kelimenin düzen olduğuna inanıyorum. Her evin dinamikleri farklı. Kimimizin eşi sabah 6 da kalkıp işe gidiyor, kimimizinki 7 de. Bazen onlarla kalkıp kahvaltı ediyoruz, bazen boşver deyip yatıyoruz. İşte biz böyle keyfi davranırken, bebeklerimizin de düzenli uyumasını beklemek biraz anlamsız.

Uyku düzeni böyle karmaşık olduğu zaman beslenme de bundan etkileniyor. Ama dikkat ediyorum, 6. aydan sonra bebeklerinin uykusundan şikayet eden anne pek kalmıyor. Çünkü ekgıda için belli aralıklarla bebeği beslemek için farketmeden düzene oturuyoruz. 

bebeğimizin  uykusu geliyorsa ve biz de etrafı biraz sakinleştirirsek, saatlerce kucakta ya da ayakta sallamak gibi dertlerden kurtulacağımıza inanıyorum. perdeleri çekerek, bir ninni müziği koyarak, yanak yanağa yatarak, bebeği pışpışlayarak, okşayarak uykuya hazırlayabiliriz.

Şimdi bu yazıyı okuyan bazı anneler ikna olmamış olabilir. Bizim bebeğimiz hiç böyle değil diyebilir. Elbette her bebek aynı ve tüm bebekler makina düzeninde değiller. Sizin bebeğiniz daha gazlı bir bebek olabilir. Kolikli bir bebek olabilir. Ama bir rahatsızlığı olmadığı sürece bebeklerin ortalama olrak ne kadar uyudukları, ne kadar uyanık kaldıkları da aşağı yukarı belli.

Benim söylemek istediğim en önemli şeylerden biri, ilk 6 ayı bir şekilde atlatmayı başarırsanız rahata ereceğiniz. Biz anneyiz, elbette çok zorlanıyoruz. İşe giden eşimiz gün içinde ve gece neler yaşadığımızı bilmiyor. Yanımızda kimse de yoksa uykusuzluk ve yorgunluktan mahvoluyoruz.  

İlk çocuğumda ileri derecede acemiydim. Bazılarının yeğeni komşularının bebeği filan olur, en azından bebek görmüşlerdir. Ancak benim çevremde hiç küçük bebek yoktu. Bez bağlamayı 6 aylık hamileyken bir arkadaşa bakarak öğrendim. Aksi gibi o sene doğu hizmeti nedeniyle bir  köydeydik. yani internetten başka bana akıl verebilecek hiçbir şey yoktu. 
 
Tabii ben de herkes gibi bebeğim emsin-uyusun istiyordum. Sürekli nette araştırma yapıyordum. Ferber yöntemine hiçbir zaman sıcak bakamadım. Bebeğin sıcak anne kokusundan bir anda mahrum kalması gibi, sanki çok fena birşey gibi geldi bana. O yüzden uygulamadım. Ama uygulayabilen anneleri de asla kötülemedim. Çünkü herkes kendi doğrusunda, bebeği için en iyi yapmaya çalışıyor.

Tracy hogg ise bence çekirdek ailelerde uygulanması imkansız bir yöntem sunuyor. Ortalama 2 saat uyanık kalan bebeği bir o kadar süre de yatır/kaldır yaparak hiç dinlenmeyen anne bir sonraki uyanık kalma saatine nasıl yetişebilsin? Ki bu yeni annenin de özellikle çok iyi beslenmesi ve dinlenmesi lazım. Bu arada bebeğin ve evin çamaşır, bulaşık vs. işlerine nasıl zaman ayırsın? Bir de ikiz bebekse ya da başka çocukları varsa, bu anneye neye yetişecek? ama dediğim gibi, yanınzda size koşulsuz destek olacak birileri varsa yapılabilir. Ama bebeğin bu yatrı/kaldır ları oyuna dönüştürmemesi için ne yapılmalı, kitabı detaylı incelemek lazım.

Dikkat ettiyseniz hem Ferber hem Tracy hogg uyumadan önce ritüeller oluştrulması gerektiğini söylüyor. Aynı saatlerde yatırılmayı, aynı sıralamayı yapmamızı öneriyor. Demek ki onların da yöntemlerini başarılı yapan şey düzen. Bebeğiniz ister ayakta sallayarak, ister yatır/kaldır ile, ister tek başına bırakarak elbette bir süre sonra uyuyacaktır. 

Ancak bebeğini ağlatmamayı öneren Tracy Hogg'u kendime çok daha yakın bulduğumu belirtmeliyim. Çünkü bebeklerimiz çok hızla büyüyorlar. inanın zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. İlk çocuğum şimdi birinci sınıfa giden bir erkek. Artık bana doğru düzgün öpücük vermiyor bile. O koklaşarak uyumalarımız o kadar seyrekleşti ki. Bebekliğini özlüyorum dediğimde bana gülersiniz eminim. 

İlk dört aydan sonra bebeğiniz için çeşitli yöntemler denemek isteyebilirsiniz. Bazı anneler başarılı da oluyorlardır. Onları tebrik ederim. Ama ben kendimi ve bebeğimi sıkmadan, su yolunu bulur diyerek kendimi rahatlatıyorum ve bunların da geçici bir dönem olacağını bilerek davranıyorum. 9 aylık zor bir süreçten geçmiş bedenim var. bebeğimle birlikte kendimizi toparlamaya çlaışıyoruz. Çok yakında işe döneceğim için, evde kaldığım bu günlerin tadını çıkarmaya çalışıyorum.

Biliyorum ki, annenin kendini çaresiz hisstetiği bu dönemde her okuduğuna inanası geliyor. Ben de sizlere kendi düşüncelerimi aktarmak, olumlu düşünmenizi sağlamak istedim. bebeğinizin ihtiyaç ve özelliklerini elbette en iyi siz bilirsiniz. Bu güzel macerada hepimize kolaylıklar diliyorum.
Pelin AU




5 Yorum


ardaberen

Size yürekten katılıyorum, maalesef 2. 3. bebek de olsa elimizden dakika dakika ne yapacağımızı söyleyen bebek bakım rehberleri düşmez:) Misal sabah 7:00 de mama, 10:00 da meyve suyu verilecek.Saat 13:00 aman sebze çorbası gecikmesin..Baktın ki bebek 7:00 de uyanmıyor, panik aç mı kaldı...

6.aya ulaşınca bebek derdini epey güzel anlatıyor, en güzeli onun tepkilerini iyi takip etmek ve kendi düzenini oluşturmasına yardımcı olmak.Ne zaman uyumalı, ne kadar uyumalı, saati kaçtı acaba 1 saat sonra yerse ne olur? diyerek anne-bebek arasındaki o kutsal sevgi bağının doyuruculuğunu gözden kaçırıyoruz galiba..

Sevgiler..

pelinau

ardaberen, tam da dediğin gibi kendimizi yıpratmaya gerek yok. Birincisi kimse bebek sahibi olmanın kolay olduğunu söylemiyor. Eğer gülü koklamak istiyorsak, biraz dikene de razı olacağız. İkincisi bebeklerimizle ne kadar rahat ilgilenirsek o kadar sakin ve mutlu bebeklerimiz olacağını düşünüyorum. Bence çok da önemli olmayan ayrıntılara takılıp, güzellikleri kaçırmamalıyız.

GizmoCan

Yazinizi okurken durup durup allah allaaahhh ben ne zaman yazdim bu yaziyi diye dusundum :) hamilelik boyunca ve bebegim dogduktan sonraki ilk iki bucuk ay elimden kitap dusmedi, Hogg'unki. Simdi bebegim neredeyse dort aylik ve ben kitap yerine onu okumaya basladigimdan beri cok daha rahatiz her ikimiz de. Sut vermeyi yeni yeni uc saat araya cektim, mama ile beslenen bebekler belki dayanir dort saat ac kalmaya ama anne sutu icen bebege o kadar surenin eziyet oldugunu dusunuyorum cok daha hizli sindirildigi icin. Neyse... Ne guzel yazmissiniz... Ancak sonlara dogru oglum artik opucuk bile vermiyor kismi huzunlendirdi beni... Boyle mi olacak bu??? O yumuk eller, tombik yanaklar... Nasil opulmez... Ya sahiden insanlar neen ikinci bebegi yapar derdim ilk haftalarda cok zor gelmisti cunku, agrilar ve uykusuzluk ve tecrubesizlik sebebiyle... Ama sanki bagimlilik mi yapiyor bu bebekler ne??? :)

pelinau

gizmocan bebişini öp öp öp kokla, artık öpmeleri kız işi görmeye başladı benim "delikanlı"... (yok istemem dese de hoşuna gitmiyor mu, ahh dur kalkıp bi sıkıştırayım etlerini :)))))

Emmy

bu yazınız için sizi tebrik ederim. çok ama çok beğendim. ben de sizin gibi düşünüyorum. oğlum üç aylık daha. gaz sancıları başlayınca ve kucağımda uyumaya başlayınca etrafımdan duyduklarımı etkisiyle araştırmalara yöneldim ben de. ama vazgeçtim okuduklarımı uygulamaktan. aynen sizin yazdığınız gibi düzen tek mesele. onu sağladıktan sonra gerisinin çorap söküğü gibi geleceğine inanıyorum. ve fark ettim ki ben rahat olduktan sonra oğlum da rahat..

Yorum yapmak için üye ol