baba'yı hatırlamak

0

  Bi kitap okudum.Babalar ve kızları.Eşime ilk babalar günü dolayısıyla hediye aldığı-mız kitap,kızımın ilk hediyesi=)
  Kitapta farklı kadınlar babalarını anlatıyor,bazıları kırgınlıkla,bazıları minnettarlıkla.En çok özlenen zaman ise çocukluk 3-11 yaş arası gibi,ergenlıkle araya mesafe konuyor,bu dönemler biraz travmatik hatırlanıyor.Mesela babanın kucağına oturma olayının bitmesi,babanın yeni kurallar koyması vs. Kız o dönemde hiç anlayamadığı nedenlerden dolayı kırılıyor.Ve hayatı boyunca bu dönemi unutmuyor. Sonra babalar hayatlarını eksik,ve ya yanlış yaşanmış tüm detaylarını,kızlarının hayatlarına yansıtıyorlar. Sevmeyi beceremıyor çoğu, ölürken yakınlaşıyor baba kız çoğunlukla...Toplumun beklediği ''Erkek'' olmayı beceremeyen, hep çocuk kalan babalar var,çocuklarıyla büyüyen..Hüzünle,yarım yamalak yaşlanan,hiç gitmek istemeyen babalar..Çocukluğumuzu hatırlamak,babamızı hatırlamak çok garip..Eğer öldüyse belli bi süzgeçten geçiyor anlatılanlar,attığı dayak,yaptığı yanlışlar söylenmıyor.Hep güzel şeyler söylenıyor.Hala hayattaysa daha farklı.Çoğunluğu ölen babanın arkasından söyleyemediklerı şeylerden dolayı acı çekıyorlar.Ketum baba,sevgisini nasıl gösterıcegını bılemeyen baba,özellıkle göstermeyen baba,kızı sessız ve mutsuz bırakıyor arkasında. Hastane günlerınde senelerdır söylenemeyen şeylr söylenıyor,son muhasebeler,dökülen taşlar..Neden hep vedaları,ya da itirafları sona bırakırız ki?Neden durup dururken ''seni seviyorum'' demeyiz kımseye?
  Bu kitabı okuyunca ınsan şöyle düşünüyor.Hemen babamı aramalıyım,ona tüm yaşadıklarımız için teşekkür etmelıyım. Durup dururken seni sevıyorum demelıyım.Hayat o kadar beklenmedik şeylerle dolu ki, herşeyı sonraya ya da müsaıt bı zamana bırakmak bence çok saçma...




Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumlayan sen ol.

Yorum yapmak için üye ol