Saç kurutma makinasının sesi uzaktan hoş gelir mi?

1

Saç kurutma makinası, motor sesi daha genel olarak beyaz gürültünün (white noise) kolik bebekleri sakinleştirirken ne kadar etkili olduğunu ancak anneleri bilir.

Normal bebeği olan annelerle bu konuyu konuştuğumda çoğu zaman büyük bir şaşkınlıkla bana baktıklarını gördüm.  “Hadi ya o seste bebek uyuyor mu? Valla bizim bebekte hiç uyku sorunu olmadı”.

Hakikaten pusetinde, araba koltuğunda, yatağında koydun mu mışıl mışıl bebeklere hep imrendim. Bizim bebekle uyku konusunda doğduğundan beri hep savaş halindeyiz. İlk doğduğu günün gecesi eşimle hastane odasında bir türlü Lina’yı sakinleştirememiştik. Diğer doğan bebekler mışıl mışıl uyurlarken bizimki gecenin köründe bile hala bağırıyordu. Ancak göğsüme koyduğumda biraz olsun uyutabilmiştim.  Ama ben bir saat bile uyuyamamıştım. Emzirmeme rağmen ağlaması kesilmeyince hemşireler “Bu çocuk aç olabilir. Mama verelim mi?” tekliflerini reddetmemiş kabul etmiştim. Anne sütü tabii ki önemli ama sütümün olmaması ya da az olması ihtimalini göz önünde bulundurup bebeğimin aç kalmasına gönlüm razı olmamıştı. Lina bebek mamayı alınca biraz susmuştu ama bağırmalarımızın sonradan şiddetleneceğini ve işin aslında açlıktan kaynaklanmadığını sonradan öğrenecektim.

Bebeğimize 10.gününde kolik teşhisi konulunca kolik üzerine deli gibi araştırma yapmaya başladım. Koliğimiz de o günden sonra giderek artan şiddetlerde devam etmeye başladı. Tepe noktası hakikaten literatürde yazıldığı gibi altıncı ve sekizinci haftalar arasıydı. Örneğin ilk başlarda basit bir kundak ve Cloud-b’nin yağmur ve okyanus sesiyle uyuyabilen bebeğimizin uykusu giderek daha kötüleşmeye ve çok sık uyanmaya başlamıştı. Kolik sancılarımız tam gaz devam ediyor ve bazen gece 12:00’den 3’e bazen sabah 5’e kadar durmaksızın sürüyordu. Ailecek perişan haldeydik. Artık karı koca değil, anneanne, babaanne, hala, bakıcı, enişte herkes nöbetleşe bebeğin başını bekliyordu. Çünkü kolik bir bebek ağlamasına başladı mı ağzınızla kuş tutsanız da sakinleştiremiyordunuz. Sadece ritmik sallama, beyaz gürültü gibi sesler, kundak ile biraz olsun arada bir kaç dakika bile olsa sakinleşmesini sağlayabiliyordunuz. Bu aralar en çok Harvey Karp [1] ve Dr.Sears [2]’ın kolik bebekler üzerine olan tavsiyeleri işe yaramıştı. Öncelikle şunu söyleyeyim kolik bebek için öncelikle tavsiyeler anne ve babalara veriliyor. Çünkü bebek için yapacağınız şey çok az ama bu süreçte en fazla yıpranan siz oluyorsunuz. Bizde de öyle oldu. Post-partum depresyonun kenarından sıyırarak acil olarak eşimle kendimize vakit ayırmaya başladık.

Tabii bu arada bebeğinizin kolik sancılarının normal gaz ağrıları olarak düşünen birçok kişiden de öneriler alıyorsunuz. Bu aralıkta bence çevrenin desteği anne için çok önemli. Beni önemli bir şekilde yıpratan şey de çevrenin sorunu devamlı annede araması:

“Anne sütü suludur, çocuk doymuyordur. Ya da sütün azdır. Mama verelim.”

“Anne böyle giyinirse çocuk tabii ki bağırır. “ Evin içi ne kadar sıcak olursa olsun üstünüze sadece çevredekiler sussun diye bir sürü kat giyersiniz.

“Anne çocuğu üşütmüştür. Kundak var ama üzerini daha örtelim.” Çocuğun sıcakladığını anlatamazsınız. Artık bir noktada pes edip bildiğiniz gibi yapın demeye başlarsınız.

“Anne yediklerine dikkat etmiyordur. Çocukta gaz yapıyordur.” Zaten bebek kışın doğdugundan hemen hemen hiç bir kış sebzesini yiyemedim.

“Anne çocuğu acı elma yağı ya da çörek otu yağı ile karnını ve ayak altını ovsun”. (Bu sanırım gazlı bebeklerde işe yarıyormuş ama bizimki kolik olunca pek faydasını görmedim.)

Bu arada kundak demişken kundak hakikaten biraz da olsa kolik bebeklerde sakinleştirici etki yapıyor. Bizim kullandığımız yarım kundaktı  [3]. Yani kalçasını ve ayaklarını sıkmayan. Zaten bebeklerde başlarda moro reflex denen bir reflex oluyormuş. İstemsizce ellerini kollarını hareket ettirip kendini uyandırabiliyormuş. Kundak bebeğin uyku kalitesini de bu yüzden daha artırıyor. Ama eski usul tam kundağı çok sıkı yaparsanız kalça çıkığı gibi bir takım problemlere sebep olabiliyormuş.

Bir de simetikon içeren damlalari doktorlar bazen tavsiye ediyor. Örneğin sub simlex, colinox gibi damlalar bu etken maddeyi içeriyor. Ama koliği tedavi ettiğine dair bilimsel bir kanıt yok. Ama colinox’u kullandığımda en azından gazını çıkartırken daha rahat olduğunu gözlemledim.

[1] Mutlu bir bebek için Harvey Karp’ın 5S tekniği, http://www.bebegimoldu.com/?p=1398

[2] http://www.askdrsears.com/html/5/t051300.asp

[3] http://www.miracleblanket.com/




1 Yorum


nilkuzey

o kadar iyi anlıyorum ki ne demek istediğinizi. hele o herkesten gelen her şeyi bilen tavırlar öğütler -bebeğin ağlamasının annenin yaptığı "yanlış" bişeylere yoranlar-

zorla kimyon yedirenler, dediğin gibi evi içi sıcacıkken üzerine ceket giydirenler, göğsünü üşüttüğünü bebeğin o yüzden susmadığını söyleyenler ilaç-damla vs tavsiye edenler vs.

bir yandan bebeğinin ağlamasına üzülüp bir yandan kolik'le savaşırken-ve ikiz eşi diğer bebeğe bakmaya çalışırken- hangi bir kimseye açıklama yapacaksın ki..

aynı telaş içinde babamız oğlumuzu sakinleştirmek için devir almışken, anne tüm çaresizliğiyle internette bir şeyler arar. yeter ki benzer durumu yaşamış birileri bir şey söylesin ve bebeğimiz sakinleşsin.

ve bir şey keşfetmiş gibi fön makinesi der ve getirir. hayatımız o günden sonra iyiye gitmeye başladı.

bildiğim kadarıyla bebeklere dinletmek amacıyla "beyaz gürültü" albüm bile yapılmış. orhan osman tarafından. ha ben albümün, gerçek beyaz gürültü kadar etkili olabileceğini sanmıyorum, çünkü çocuk bariz o fön makinasının ve ya araba motorunun yaydığı dalgadan titreşimden de rahatlıyor.

tabii sarılarak kucaklamak, çok sıkmadan kundaklamak, yüzükoyun yatırmak, ayakta ebeveynin parmak ucunda zıplar gibi sallanması .. tüm bunlar da bi nebze de olsa işe yarayan yardımcı olan şeylerdi kolik zamanımıza.

kolik, anne-babayı ciddi anlamda yoran zorlu bir süreç. tedavisi yok. en azından bebekten bebeğe değişen geçici çözümler var.

biz düzenli olarak (akşam 8 gece 1) tam 4,5 ay çektik.

akşamları artık uyumadan kabus görür olmuştuk ki, 4,5 aydan sonra bir baktık kucağımızda gülümseyen mutlu bir bebek.

umuyorum ki bu süreci yaşayan herkes en hafif şekilde atlatabilir.

Yorum yapmak için üye ol