Çilekli dondurma
Tarçınlı et
Kızımın dün şapıruk şuppuruk yediği tarçınlı et tarifini yazayım dedim. genelde tarçın ve et yanyana düşünülemez. Girit göçmenlerinin geleneksel yemeklerindendir. bence çocuklar için de hem lezzetli hem de faydalı.
Biz genelde kuzu boynundan yaparız, kemikli herhangi bir et veya kemiksiz düz bir et de olur aslında sorun değil.
Boyun olduğunu varsayarak başlayalım. 5-6 parçalık kuzu boynunu düdüklüde 30 dk kadar içine biraz zeytinyağı ve tuz ilave ederek haşlıyoruz. sonra süzgeçten geçirip küçük kemik parçalarını köpükleri falan temizliyoruz. temiz bir tencereye alıyoruz eti ve suyunu
elbette.
tencereye taze patates, kabuğuyla (küçükse tek parça büyükse 2'ye bölerek, bütün halinde soğan, (arpacık da olabilir) isteğe bağlı ve önceden haşlanmış nohutumuzu ekliyoruz, bir çay kaşığı dolusu tarçın (fazlasını daha çok severim.) ve salça, biraz da karabiber
ilave edip, su ilavesiyle pişiriyoruz.
afiyet bal şeker olsun.
bir de çocuğun eline kemiğiyle eti verdiniz mi nasıl güzel sıyırıyorlar, siz sadece seyreyleyin ve keyif bu deyin :)
ballı kek
Malzemeler
- 1 su bardağı fındık yağı veya ayçiçek yağı
- 2 su bardağı bal
- 4 adet orta boy yumurta
- 2,5 su bardağı un
- 3 çay kaşığı kabartma tozu
- 2 çay kaşığı karbonat
- 1 çay kaşığı tuz
- 1 silme yemek kaşığı mısır nişastası
- 1 yemek kaşığı tarçın
- 1/2 bardak blenderden geçirilmiş ceviz veya fındık
- 3 su bardağı.......
http://www.bebekperisi.com/balli-havuclu-bebek-keki/
anneler günü
Anne olduk, dünyamız değişti..Anne olduk bakış açımız yepyeni boyutlar kazandı..Anne olduk, aynı dili konuşan arkadaşlar edindik, sokaklarda tek bakışla birbirine "seni anlıyorum,bizim evde de durumlar boyle" diyebilen
"kulube" dahil olduk :)
Evlatlarımız ile huzurlu mutlu seneler geçirelim.. Onların güzel günlerini görelim dilerim :)
Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun..
İyi ki anne olduk, iyi ki bu duyguyu tattık, paylaştık..
pulsuz dılekce
PULSUZ DİLEKÇE
(Prof Dr Atalay Yörükoğlu)
Sevgili Anneceğim, Babacığım;
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim:
Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.
Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?
Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın.Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.
Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak,hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.
Öğütlerinizden çok, davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken
ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.
Çok konuşup çok bağırmayın.Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. "Ben senin yaşında iken..." diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni, korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın.
Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.
Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; hiç değilse çabamı övün. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım.
Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana süre tanıyın.Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın.Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünda güç durumlara düşürebilirim.
Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin.Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır. Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi ve daha değerli görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.
Benden "Örnek Çocuk" olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim.
Sevgiler
Çocuğunuz
Eren 4,5 Aylik
Oglum su aralar 4,5 aylik haftaya cumartesi 5 olacak :) Bir suredir yaptiklari sunlar;
- Uzanip ayaklariyla oynuyor sonra da coraplarini ceke ceke cikariyor.
- Hosuna giden seylere ve kisilere guluyor, bazen sadece tebessum ediyor, babasi karnina burnunu surerek gidiklayinca kahkahalar atiyor, boyle oynamasini cok seviyor. Sanirim mutlu bir cocuk, 32 gunlukken gulumsemeye baslamisti.
- Ona baba kelimesini ogretmeye calisiyoruz, o da dudaklarini abartili bir sekilde dondurup yuvarlayarak 'ba' sesini cikariyor ard arda cikardigi icin baba diyor gibi oluyor. Arada ona konusurken o da cevap verir gibi sesler cikariyor sanki arada anne gibi birseyler de cikiyor yada ben oyle yoruyorum :)
- Parmaklari cok seviyor elimi uzatinca parmaklarimi cekistire cekistire inceliyor. Sevdigi kizdigi ve mucadele ettigi oyuncaklari var. Mesela renkli bir topu var onunla cok mucadele ediyor sonunda da etrafa bi yere atiyor.
- Su ara cok salyalari akiyor, yavrumun disleri cok kasiniyor, ellerini agzina sokup dislerini kasiyor.
- Oyun halisina koyup ayagini yana cevirip donmesine yardim ediyoruz, donunce geri eski haline kendi donuyor.
- Halen gobegi ustunde yatmayi cok sevmiyor ama artik daha uzun sure durabiliyor.
- Kollarindan tutup ayaklari yere degdirince ziplamaya basliyor, sanirim yurumek istiyor.
- Biz yemek yerken agzini minik minik sapirdatmaya basladi, ozellikle cayi bardakta gorunce cok ilgisini cekiyor. Kendi yedigim salatalik yada havuctan dislerini kasisin diye bazen veriyorum, cok mutlu oluyor bir yalayisi var o durumda o havucu.
- Ona hergun D vitamini veriyoruz, baslangicta biraz suratini eksitiyordu artik eksitmiyor hemen cay kasigini yalamaya devam ediyor :)
KEFİR
Kefir mayası buzdolabında suyun içinde bir kavanozdo duruyor benim. Önce kefiri plastik süzgece döküyorum iyi suyla yıkıyorum. Bir kavanoza oda sıcaklığında günlük süt ya da sütçüden aldığım sütü (kaynayıp ılıtılmış) koyuyorum. İçine kefiri atıyorum. Ölçüm
1 litre süte ceviz büyüklüğünde kefir. Kavanozun ağzını kapatıp güneş almayan bir yere koyuyorum. Ben tencere dolabının en arka tarafına koyuyorum. Çok katı olmasını istemezsek 24 saat sonra açıyoruz, katı olsun dersek 48 saat sonra. Ben 24 saati tercih ediyorum.
Temiz bir kavanozun üstüne plastik süzgeci koyup mayaladığım kefiri süzüyorum. Süzme işlemi bitince süzgeçte kalan kefiri yıkayıp minik kavanozuna koyup buzdolabına kaldırıyorum. Kavanozun içinde su olacak tabi kefir kurumasın.
Kefir içilmeye hazır, afiyet olsun.
Kefir mayalarken hiçbir şekilde metal kullanılmayacak. Kaşık tahta kaşık, süzgeç plastik olmalı.
SÜT KONUSUNDA UZMANLAR NE DİYOR?
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=19522915
http://www.sutdunyasi.com/haber/493-iste-sutle-ilgili-gercekler.html
UZMANLAR NE DİYOR
” dedi.“Tıp doktoru diplomasıyla süt içmeyin iddiasında bulunanların diplomasını yırtması ve diplomanın üstüne basarak konuşması lazım, uzmanlarca 2 yaşına kadar anne sütünün, 2 yaşından sonra da 2 bardak süt içilmesi önerisinde bulunulduğunu hatırlatarak, kalsiyum kaynağı sütün, kemikleri büyütecek ve kanserden koruyacak dünyanın içime en uygun ürünü olduğunu ifade etti.Çelik, Prof Dr. İsmail ÇelikHacettepe Üniversitesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı
sütün doğal niteliklerine hiçbir şekilde zarar verilmediğini söyledi.Ankara Üniversitesi Süt Teknolojisi Bölümü Başkanı ve Gıda Teknolojisi Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Celalettin Koçak da sütün canlı organizmalar için gerekli besin değerlerini barındıran yegane ürün olduğunu ifade etti. Sütte en önemli konunun hastalık yapıcı etkenleri olan patojenleri öldürmek olduğunu belirten Koçak, pastörize ve UHT yöntemiyle, yüksek teknoloji ile bu patojenler öldürülürken,
Türkiye'de kişi başına 26 kilogram süt tüketilirken, bunun 6 katı süt tüketen ülkeler bulunduğuna dikkati çeken Koçak,”biz süt içirmek için uğraşıyoruz, 1-2 kişi çıkıp, süt içirmemek için çalışıyor” dedi.
de çiğ sütün içinde hastalık yapıcı etkenlere sahip patojen bulundurması nedeniyle insan tüketimine uygun olmadığına işaret ederek, çeşitli uygulamalar ve teknolojilerle sütün insan tüketimine emin ve dayanıklı hale getirildiğini bildirdi.Prof. Dr. Emel SezginA.Ü. Süt Teknolojisi Bölümünden
UHT, pastörize gibi bu uygulamalar konusunda tüm dünyada binlerce araştırma yapıldığını ve bunun insan sağlığına olumsuz etkisi bulunmadığının tespit edildiğini anlatan Sezgin, “çocuklara süt içirmeyin gibi iddialarda bulunanlar hangi çalışma ya da araştırmalara göre bu sonuca varıyor. Bunu anlamak mümkün değil” diye konuştu.
de pastörize ve UHT teknolojisiyle hastalık yapan mikroorganizmaların yok edildiğini belirtirken ancak sütün besin değerinde bir azalma olmadığını bildirdi.Prof. Dr. Asuman GürselAynı bölümden
Prof. Dr. Ayşe Gürsoy, bir insanın gözünü ilk açtığında ağzına ilk giren besinin süt olduğunu hatırlatırken, süt hakkında iddialarda bulunulurken dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
de UHT, pastörize gibi uygulamalarının sadece Türkiye'de değil tüm dünyada aynı şekilde yapıldığına işaret etti ve bu konuda insanların kafasını bulandırmamak gerektiğini söyledi.Prof. Dr. Hamit Köksel Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı
.ısıl işlemin iddiaların aksine sütteki alerjen özelliğini azalttığını kaydetti ise sağlıklı bir süt tüketimi için ısıl işlemin kaçınılmaz olduğuna işaret ederken, gazlı ve şekerli sıvı tüketiminin süt tüketiminden daha fazla olduğu Türkiye'de günde 2 bardak süt içilmesini önerdiklerini söyledi. Sütle ilgili mesajlarda çok dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Ünal, Dr. Reyhan Nergiz ÜnalHacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimlerinden
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=19522915
II. YAZI
Süt içmeye devam
de ''Süt insan sağlığı için çok önemli bir besin kaynağıdır. Bu yaklaşımı gösterenlerin amacını bilmiyoruz ama bu açıklamalara itibar edilmesin'' şeklinde açıklamada bulunmuştu.Turhan Tuncer Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı
.sağlıklı ve zeki bir nesil yetiştirilmesine engel olmaya çalışan sorumsuz yayınlara derhal son verilmesi gerektiğini belirtmişti olduğunu savunarak, süt ve ürünlerinin sağlıklı üretimine, tüketimine destek ve hatta öncülük etmek yerine;
bilimden ve sağlıktan bihaber, yaptığı yazılı açıklama ile ''çocuklara süt içirmeyin'' diyen zihniyetin
Ulusal Süt Konseyi
da sütün, sadece kemik sağlığı değil, kas kitlesi ve yağ dağılımı üzerindeki olumlu etkileriyle de önemli olduğunu söyledi. Hayran, ''Süt, içerdiği mineral, vitamin ve proteinler bakımından, ideal bir egzersiz sonrası içecek olarak sporcu sağlığının korunması
ve performansın arttırılması bakımından vazgeçilmez öneme sahiptir'' dedi.Doç. Dr. Mutlu Hayran HÜ Spor Kulübü Basketbol Şube Sorumlusu
“SPORCULARIN PERFORMANSINI ARTIRIYOR”
Sütün, içerdiği kalsiyum ve D vitamininden dolayı ''kanseri önlemede oldukça yararlı'' olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle devam etti: ''Sütte bulunan kalsiyum bağırsaklardaki, kansere yol açabilen fazla asitleri yok eder ve böylece sindirim sistemi sağlıklı bir
şekilde çalışır. Süt içen hastaların kanser hücrelerine bakıldığında, hücre gelişmelerinde yavaşlama saptanmıştır. Böylece, kalsiyumun kanser hücrelerini yavaşlattığı kanıtlanmıştır. Yine birçok bilimsel araştırma, D vitamininin başta meme, yumurtalık, prostat
ve bağırsak kanseri gibi toplumda sıkça görülen çok kanser türünden ve kalp hastalıklarından insanları koruduğunu göstermiştir.''
Türkiye'deki süt tüketimini engellemeye yönelik iddiaların nedeni ve temelinin ciddi biçimde sorgulanması gerektiği değerlendirmesinde bulunan Çelik, ''Asılsız iddiaların aksine sütün, kanserden ve hatta astımdan koruyucu etkisi birçok çok bilimsel çalışma
ile ortaya konulmuştur'' dedi.
de tüm dünyada süt tüketimi için çeşitli kampanyalar yürütüldüğünü, hatta hükümetlerin sağlık politikalarında süt tüketimini arttırmaya yönelik uygulamalara yer verdiğini anımsattı.Prof. Dr. İsmail Çelik HÜ Prevantif Onkoloji Uzmanı
“SÜT, KANSERDEN VE ASTIMDAN KORUYOR''
Bu risklerin ortadan kaldırıldığı ve kaynatma işlemi ile kıyaslandığında sütün besin öğelerinin çok daha iyi korunduğu ''pastörize ya da UHT sütlerin'' güvenle tüketilebilecek ürünler olduğunun altını çizen Ünal, son kullanma tarihine dikkate edilerek bu sütlerin
güvenle içilebileceğini söyledi.
Süt ve süt ürünlerinin ''güvenilir'' olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Ünal, zengin bir besin kaynağı olan sütün, mikroplar için de iyi bir besin olduğu ve pastörize ya da sterilize edilmemiş sütün çok ciddi hastalıklara neden olabileceğinin unutulmaması
gerektiğini belirtti. Ünal, bunların başında bruselloz, listerioz, tüberküloz, tifo ve kolera mikroplarının geldiğini anlatarak, ''Kaynatma, bu risklerin tamamını ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Çiğ süt ile bulaşabilecek bu hastalıklar açısından (maalesef
bu değerli besini en çok tüketmesi gereken) hamileler, yaşlılar, çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf insanlar en riskli gruplardır'' diye konuştu.
da süt ve süt ürünlerinin tıbben alerjik bir durum tespit edilmediği takdirde mutlaka tüketilmesi gerektiğini, ancak tüketirken göz önünde bulundurulması gereken unsurlar olduğunu söyledi.Prof. Dr. Serhat Ünal Hacettepe üniversitesi (HÜ) Tıp
Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
''PASTÖRİZE VE UHT SÜTLER, GÜVENLE TÜKETİLEBİLİR''
Süt ve süt ürünlerinin, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez besin gruplarının başında geldiğini vurgulayan Tuncer, ''Bilhassa kalsiyum bakımından zengin olan sütte en az 9 tane olmazsa olmaz besin öğesi bulunmaktadır. Tuncer, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2 yaşından
sonra her gün 2 bardak süt içilmesi yönünde öneride bulunduğuna dikkati çekti.
, anne adaylarının, 6 aydan sonra bebeklerin, küçük çocukların, ergenlik çağındakilerin, gençlerin ve yaşlıların; yani her yaş grubunun hayatının her döneminde yeterli ve dengeli beslenmek için süt tüketmesi gerektiğini söyledi.Prof. Dr. Murat Tuncer
Hacettepe Üniversitesi Rektörü
Kolesterol ilaçlarının faydalı olmadığına yönelik tartışmaların ardından son günlerde özellikle çocuklara süt içirilmemesi yönünde bazı hekimlerce yapılan açıklamalara tepki gösteren bilim insanları, kanserden korunma, diş sağlığı, kemik gelişimi ve bağışıklığın
kuvvetlenmesinde ''düzenli süt içilmesinin'' olmazsa olmaz olarak kabul edildiğini, başta çocuklar olmak üzere yetişkinlerin de süt içmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin en büyük üniversitelerinden biri olan ve önemli bilimsel araştırmalara imza atan Hacettepe Üniversitesi (HÜ), son günlerde özellikle çocuklara süt içirilmemesi yönündeki açıklamalara tepki göstererek, kanserden korunma, diş sağlığı, kemik gelişimi
ve bağışıklığın kuvvetlenmesinde olmazsa olmaz olarak gösterdikleri sütün, mutlaka içilmesi gerektiğini vurguluyor.
URFA LAHMACUN
Malzemeler: (4 kişilik)
yarım kilo orta yağlı kıyma
5 orta boy kuru soğan
2-3 diş sarımsak
urfa isot (alabildiğine)
1 yemek kaşığı domates salçası
kabuğu soyulmuş taze domates
1 demet maydanoz
tuz,karabiber,kimyon
Hazırlanışı :
Kuru soğanlar ayıklanır suya atılır acısı gitsin diye 5-10 dk bekletilir..robotta çekilip süzgeçe konulur ve tuz ile öldürülüp yıkanır süzülür..domatesin kabukları soyulup ,sarımsak ve maydanoz ile robotta iyice çekilir..süzülen soğanlar birlikte derin bir
kaba alınır karıştırılır..urfa isot,domates salçası ve tuz,baharat karıştırılır..tadına bu şekilde bakılır (et konunca bakılamayacağı için) sonra kıyma konulup karıştırılır..
Lahmacun içi hazırdır..herhangi bir lokantaya verip yaptırabilirsiniz..çok etli veya az etli olarak lahmacunun kaç tane çıkacağını siz belirleyin..afiyet olsun..
yulaflı lorlu diyet kurabiye
bir su bardağı tuzsuz lor peynırı
yarım cay bardağı zeytın yağı
bir yumurta
bir cay bardağı dovulmus cevız
bir yemek kas corekotu
göz kararı dereotu
aldığı kadar yulaf kepeği( ben kutu içinde satılan dukan dıyetınde kullanılan yulaf kepeğinden kullandım)
top top yapıp keten tohumuna batırdım 15 dk. 150-160 derecede pişirdim.
Uyarılar
Tecrübeler
Duyurular
Mamalar / Tarifler
Oyun ve Aktiviteler
Kendin Yap
Şarkılar / Ninniler

Rss