<>

BİZLER SUSUYORDUK

01/21/2012 05:15:00 | 1 Yorum | Genel (Tümü)


Ağırdı sessizliğin çuvalı.
Gerçek bu ölümde yaşam oldu.
Değişime uğradı acılar.
Karanlık kapıyı tuttu aydınlık,
Gerçeklere dönüştü bu dedikodu,
Gereken acıyı verdi bize:
Karanlıktan çıkıp gelen her haber
Bilmek acı çekmektir. Ve bildik;PABLO NERUDA Yazar : 


GEMİ
  Deniz kudurmuş. Kan yağıyor. 
Sırası geldi ciddi olmanın artık.
Karar verin, kesin bu şakayı,
Tatsız bir şakaysa bu, beyler,
İskemlemiz olmazsa nereye otururuz.?
Nerde yemek yeriz masamız olmazsa.?

Dünyanın keskin çakıllarında.?
Nasıl yürürüz kunduramız olmazsa
Kış gelecek; kış için hiç, hiç yok.
Yaklaşan güz için elbisemiz yok;

Aç ağızlar bulmayı sevmem.
Aşk ışığından yoksun boş gözler bulmayı,
Sevmem yolculukta, gizli köşelerde

Kim kaşık verdi daha doğmadan size?
Neden bu üstünlüğünüz, neden?

Oynamıyorsunuz bizimle.
Bizimle konuşmuyorsunuz,
Öyle diyorsunuz, gemide yer yok.
Hiçbir hakkımız yok şimdi elimizde,

Çalışalım diye, ağlayalım diye gördüklerimiz için.
Ellerimiz oldu zamanla, gözlerimiz oldu,
Aç doğmuştuk, çabuk çıktı dişlerimiz.

Kadınlardan, erkeklerden geliyorduk, sizin gibi.
Biz de çıplaktık, aynı yerden geliyorduk,
Her yer karanlıktı gemiye bindiğimizde.

Nasıl, ama nasıl inandıracaksınız bizi?
Olamaz diye düşünüyoruz,
Bakıyoruz bütün masalar tutulmuş şimdi.

Sizin olduğunu denizin, şarabın, gökyüzünün
Yatakların, aynaların sizin,
Bardakların, iskemlelerin,
Bilmiyorduk sizin olduğunu her şeyin,

Tabancalar kuşanmış, kimi arıyorsunuz öyle?
Neden öfkeyle vuruyorsunuz?
Sizi tedirgin eden ne?

Siz de gelin bizim gibi, biz yolcular.
Gölgede gidiyor dünya, aydınlıkta.
Deniz geçiyor yanımızdan, üstünde bir gül var,
Gidiyoruz, zamanı da götürüyoruz bizimle.

Neden edelim zaten: biz birer yolcusuyuz sadece.
Kimseyi tedirgin etmek gelmiyor içimizden.
Güneşte yanmak, tuz koklamak.
Bulutlara bakmak istiyoruz,

Neden bırakmıyorlar bizi oturalım, yemek yiyelim?
Yolculuk ücretini verdikse bu dünyada, neden

aşk...

12/18/2011 17:42:00 | 3 Yorum | Genel (Tümü)

Aşk bu, kolay mı öyle kapıp da kaçmak... Sırtlayıp taşınması gerekirdi geleceğe... Beslenmesi gerekirdi. Azalmanın değil çoğalmanın hücresiydi sırtladığımız... Bütün hallerimizin çekirdeğiydi

Hrant Dink

larenjit belirtileri

10/15/2011 16:14:00 | 1 Yorum | Uyarılar (Tümü)

Croup ya da akut larenjit

Larenjit, üst solunum yollarının (nefes borusu veya ses tellerinin) şişmesidir. Nedeni çoğu zaman virüslerdir. Virüsün tipine bağlı olarak çocuklarda ateş veya diğer nezle bulguları olabilir. Öksürük, kaba ve havlar tarzda olur. Sesli solunum yollarının şişmesinden dolayı olur. Çocuğunuz geceleri kötüleşip gündüzleri daha iyi olabilir, genelde 5 gün civarında sürer ve birden fazla geçirilebilir.

EVDEKİ TEDAVİ

1.Sakin kalıp çocuğunuzun sakin olmasını sağlayınız çünkü ağlamak ve heyecan durumu kötüleştirir.
2.Varsa odada soğuk buhar kullanınız.
3.Çocuğunuzun arkasına birkaç yastık koyarak kafasını yükseltiniz, böylece daha kolay nefes alır
4.Eğer ateşi varsa ateş düşürücü kullanınız.
5.Çocuğunuzun bol sıvı almasını sağlayınız. İstemiyorsa veya soluk almakta zorluk çekiyorsa yemek yemesi için zorlamayınız.
6.Çocuğunuzun sesli solunumu artarsa banyoya gidip sıcak suyu açıp kapatıp, 15 dakika çocuğunuzla oturunuz. çocuğa bu sırada kitap ya da oyuncak veriniz.
7.Bazen soğuk hava da işe yarar. Eğer banyo buharı işe yaramazsa 10 dakika dışarı çıkarınız veya pencereyi açınız.


ACİL SERVİSLİK DURUMLAR

1.Çocuğunuz soluk almada güçlük çekip, göğsünü veya karnını içeri çekiyorsa
2.Soluk görÜnüyorsa, dudaK çevresi ya da tırnaklarında morarma varsa
3.Öksürüğü devamlı ise
4.Çocuğunuzun salyası akıyorsa ve yutkunma güçlüğü gelişirse
5.Çocuk bitkin düşerse
6.Sizin herhangi bir kuşkunuz varsa veya çocuğunuz hızla kötüleşirse vakit kaybedilmeden acile gidilmelidir.
 

3-4 yaş arası çocuk davranışları

08/06/2011 12:52:00 | 1 Yorum | Genel (Tümü)

koşar, zıplar, tırmanır
yemeğini kendi yer bardaktan içer
dökmeden birşeyler taşıyabilir
soyunup giyinmede yardımcı olabilir
öğle uykusu istemeyebilir ama sessizce oynar
yetişkinlere duyarlıdır, onaylanmak ister
kötüleyici ifadelere karşı duyarlıdır
işbirliği yapar, kendi başına basit işler yapar
''Ben de'' aşamasındadır dahil edilmek ister
eşyaları ve insanları merak eder
hayalgücü iyidir, karanlıktan ve hayvanlardan korkabilir
hayali bir arkadaş edinebilir
gece uyanabilir
çok konuşur, kısa cümleler kullanır
sırasını bekleyebilir, sabrı gelişmeye başlar
oyuncaklarını toplamak gibi bazı sorumluluklar alabilir
kendi başına oyun oynayabilir ama grup olarak sorun çıkabilir
kız babasına, erkek annesine daha çok bağlanır
kıskançtır özellikle yeni bir bebek olursa
suçluluk duygusunu tatmaya başlar
sızlanıp ağlayarak, sevgi gösterilmesini isteyerek duygusal güvensizliğini açığa vurur
parmağını, tırnağını yiyerek gerilimini giderebilir

23 NİSAN ANISINA, KIYMET BİLEN ÇOCUKLAR

04/24/2011 22:16:00 | 4 Yorum | Genel (Tümü)

İki  gündür bir fotoğraf karesi var beynimin içinde bir türlü yazamadım...
23 Nisan günü Osman'ın yeğeninin doğum gününün ardından Tan'ı Bin Çocuk Korosu'na yetiştirmek için koşturuyoruz. Konser Ahmet Taner Kışlalı Salonunda. Arabayı önce Çetin Emeç'te bir yere çektik ama polis çekecekmiş dedi adamın biri. Osman da ''Sen Tan'ı al içeri gir, ben yetişirim'' dedi. 
Yol çok kalabalık ve trafik çok işlek, Tan'ı kucağıma aldım karşıdan karşıya geçeceğim, kafamı çevirdim yerdeki bir görüntü beynimin içine işledi resmen. 
Yerde 8-10 yaşlarında iki erkek  çocuk, üstleri başları kir içinde, sattıkları mendilleri de yanlarında diz çökmüşler ellerinde de oldukça kalitesiz iki puzzle,  öyle bir iştahla yapmaya çalışıyorlardı ki anlatamam.  Puzzleleri nerden buldular bilmiyorum, muhtemelen konser için gelen birileri vermiştir.      
Sadece, ''Ablacım helal olsun size '' dedim ve Tan kucağımda karşıdan karşıya geçtim.
Bundan sanırım 7-8 sene önce Osman'la Tunalı'da bir yerlere içmeye giderken, 3-4 yaşındaki bir kız çocuğu gecenin saat 23.30 sularında toka satmaya çalışıyordu, ağlamaktan bütün gece içim dışıma çıkmıştı. Benzer duyguları yine yaşadım içimde çok sarsıldım.
Bizimkinde duplo duplo legolar, kutu kutu puzzleler, ne bilim, öyle öyle oyuncaklar.  Ama öyle bir iştahla oynadığını görmedim. Adaletsizlik en çok çocuklar arasında ona yanıyorum.

kıymalı kereviz

04/21/2011 14:32:00 | 2 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

malzemeler

200 gr kıyma 
1 kilo kereviz 
2 kase bezelye
2 küçük havuç
1 kurusoğan
domates biber salçası
yarım çay bardağı sıvı yağ

yapılış

kerevizleri doğra, limonlu suda beklet.
kurusoğanı yağla kavur, kıyma ve domates biber salçası ekle. kıymalar ölünce doğranan kereviz, havuç ve bezelyeyi koy. 2 su bardağı su ekleyerek kısık ateşte pişir.   

çocuklara pozitif disiplin

04/16/2011 19:52:00 | 10 Yorum | Genel (Tümü)

Geçen gün gittiğim pozitif disiplin seminerinde uzmanın görüşlerini ancak yazabiliyorum.

Pozitif disiplinin temel prensibi: 
''İlk üç yaşta yaşanılanların etkisi ömür boyu kalır'' 
Beyin gelişimi doğuşta yüzde 25 seviyelerinde iken, 3 yaşına gelindiğinde yüzde 90'a çıkar.
Diyor ki uzman,  basit şekliyle onlara yaptıklarımızı çocuklar unutsa da ruhundaki hasarlar kalır.
 Çocuğunuza kötü davranmak ve sözle ya da fiziksel olarak onu incitmek, gelişimini ve ilerideki başarısını negatif etkiler.
Çocuğunuza sabırlı, destekleyici ve pozitif bir şekilde yaklaşmak ise gelişimini ve ilerideki başarısını  olumlu etkiler.
Bunun için ilişkilerinizdeki alışkanlıklarınızı ve stilinizi gözlemleyin, eğer aşağıdakiler varsa bunlardan vazgeçin:
-Çocuklara yalan söylemek
-Çocukları korkutmak
-Çocuklara bağırmak, kötü davranmak
-Çocukları dövmek, aşağılamak
-Çocukları cezalandırmak, kandırmak
-Çocuklara zorla yemek yedirmek ve uyutmak
Çocuklar nasıl davranacaklarını kendilerine bakan yetişkinleri izleyerek, dinleyerek ve onlarla konuşarak öğrenirler. Davranışlarında yetişkinlerin sırf kendilerine değil, başkalarına davranışlarını da örnek alırlar. Değerlerini kendilerine söylenenlerden daha çok uygulamalarındaki gözlemlerine göre oluştururlar.
Genel olarak ebeyenler için yukarıda bahsedilen davranışların yer almadığı, çocuğa sürekli olarak gösterilen ve durumlara göre sıksık değiştirilmeyen davranış biçimleri öneriyor.

pozitif disipline göre çocuk eğitilirken aşağıdaki yöntemler kullanılmıyor 
-Ödül veya ceza yok 
-Şımartmak yok 
-Her istediğini yapmak yok
Çocuğunuz yanlış yaptığı zaman bunun onu bildirilmesi gerekir ama bunu acı vererek, bağırarak, aşağılayarak yapmak gerekmez, çünkü bunların etkisi kısa vadeli ve geçicidir. Yapılan hareketin doğru olmadığını bildirmek yeterlidir. 
Asla ama asla 18 aylıktan küçük çocuklara hafif bir şaplak ya da sarsma gibi fiziksel bir hareket yapılmamalıdır. Sarsılan bebeklerden ölen ya da sakat kalanlar olmuştur. 
Ayrıca bu yaştaki çocuklar ödül ile ceza arasındaki bağlantıyı kuramazlar.

Türkiye'de verilen eğitimi genel olarak şu şekilde özetliyor uzman:
-Karnı doysun
-Uyusun
-Ağlamasın
Çocukların bu temel ihtiyaçları dışında ufuklarının genişletilmediğini, dışarı çıkartılmadığını, sosyal ortamlarda bulundurulmadığını, alabildiğine şımartıldığını ve beraberinde cezalandırıldığını.

ÇOCUKLAR RUTİNİ SEVER

Çocukların çok uzun yaşlara kadar rutin davranış ya da uygulamaları sevdiklerini, sınırlarını bildikleri zaman kendilerini güvende hissetlerini anlatıyor. Rutin uygulamalar ile disiplinsiz davranışların önemli biçimde azaldığının altını önemle çiziyor. 

OYUN VE OYUN VE OYUNNN....

çok sıkıldığımız o sürekli oyun oynama halinin çok önemli olduğunu, bundan sıkılınmaması gerektiğini, çocuğun beraber oynama isteğinin geri çevrilmemesi gerektiğini belirtiyor. 


ÖFKE NÖBETLERİ 

Öfke nöbetlerine cevap vermeyin, eğer çocuk çok fazla ağlıyor ya da tepki de bulunuyorsa bir süre sonra kendisinden ona sarılmanızı isteyin ama bunu yaparken, ''Çok üzülüyorum senin için neden bu kadar ağlıyorsun" gibi değil, ''Tamam artık geçti, biraz sakinleşelim,gel birbirimize sarılalım, seni seviyorum'' şeklinde yapın.  İlk istemeniz de gelmeyebilir ama emin olun kayıtsız kalmayacaktır.  

ÖNEMLİ BİR NOKTA
 
Çocuklar ebeveynlerinin dikkatini ve ilgisini çekmek için onların negatif hareketlerinden de faydalanırlar. (özellikle 2 yaş ve ergenlik) O yüzden sorun ne olursa olsun SAKİN kalmaya çalışın. Sorunları anında çözmek yerine  zamana yayın. VE ONLARIN ÇOCUK OLDUĞUNU ASLA VE ASLA UNUTMAYIN.
 

 
 

   

höşmerim

02/10/2011 13:12:00 | 7 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)


Höşmerim

yarım kilo süt kesiği (tuzsuz lor da olurmuş) 
2 çorba kaşığı un
1 su bardağı şeker
 

unu bir tencerede yağsız olarak hafif pembeleşinceye kadar çok kısık ateşte kavur. (çiğliği gidecek kadar)
Başka bir tencerede süt eziğini iyice ez. kavurduğun unu kat ve şekeri ekle. Ateşte yağı çıkıp iyice ezilinceye kadar pişir.  helva kıvamına gelmesi gerekiyormuş.
altını söndürüp 10 dakika tencerenin ağzı kapalı beklet.
daha sonre servis yap

Kimyonlu domates çorbası

09/01/2010 10:55:00 | 0 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

5 adet olgun domates
1 soğan
1 yemek kaşığı domates salçası
bir tatlı kaşığından az tereyağı
1 çay bardağı haşlanmış nohut
3 avuç arpa şehriye
5  su bardağı su
yarım limon suyu
1 çay kaşığı kimyon
biraz karabiber, tuz

Soğanı küçük küçük doğrayıp, tereyağında hafif kavurun. Küp küp doğradığınız domatesleri ve  salçayı ekleyip, domatesler suyunu bırakınca üzerine 5 su bardağı sıcak su dökün.  Kaynayınca nohutları ve şehriyeyi ekleyin,  limon suyu, kimyon,  tuz ve karabiberi de koyduktan sonra kısık ateşte 15. dakika pişirin. Afiyet olsun...  

1-3 yaş arası çocuk davranışları ve duygusal empati kurmak

08/31/2010 14:59:00 | 4 Yorum | Genel (Tümü)

1-3 yaş arası çocuğunuzun kendini tanımaya ve özerkleşmeye, sözünüzü dinlememeye ve kendi istekleri için diretmeye başladığı hareketli bir dönemdir. Bu dönemde en çok duyacağınız kelimele. , hayır, ben yapmam ve benimdir. Bu dönemde duygusal rehberlik, ebeveynlerin ortaya çıkan kızgınlıkla başa çıkmalarına yardımcı olacaktır. 
Bu dönemde çocuklar kendilerinin farkına varmaya başladıkları gibi diğer çocuklar da dikkatlerini çeker. Genelde kızların dikkatini kızlar, erkeklerin dikkatini de erkekler çeker. Birbirlerinin ilgisini çekseler de  bu yaştaki çocuklar henüz beraber oyun oynamayı beceremezler. Oynamayı deneseler de problem çıkar, çünkü bu yaş gurusunda hakim olan ''Mülkiyet kanunları" birlikte oyun oynamaya izin vermez. Bu kanunlar şöyledir:
-Bir şeyi görüyorsam benimdir
-Eğer bir şey seninse ve ben onu istiyorsam benimdir.
-Eğer bir şey benimse sonsuza kadar benimdir.
Her ne kadar bu çocukların yan yana ama farklı oyunlar oynadıkları bir dönem de olsa da çocuğunuz paylaşmaya yönelik davranışlarını pekiştirmeye çalışabilirsiniz.
Çocuğunuzun başka çocuklarla birlikte oynamaya karşı koyduğu durumlar, duygusal rehberlik için kaçırılmayacak fırsatlardır.
Örneğin biri diğerinin oyuncağını aldığında ''Arkadaşın oyuncağını aldığı için kendini üzgün hissediyorsun'' diyerek çocuğnuzu yaşadığı duyguyu anlama fırsatını kullanın veya işler sarpa sarıp kavgaya dönüştüğünde kavgayı başlatan çocuğa dönüp, "Birbirimize kızsak da kavga etmiyoruz"  diyerek mağdur edilen çoçukla ilgilenin.
Evinize çocuğnuzla yaşıt bir misafir gelecekse önceden misafirinizin hangi oyuncaklarla oyun oynamasına izin vereceğinizi belirleyin ve bunları hazırlayın. Böylece çocuğa istediği kontrol duygusunu da sağlamış olursunuz.
Bu yaşlarda çocukların sembolik oyunlar oynadığını izlemek oldukça eğlencelidir. İki yaşından itibaren çocuklar çevrelerinde gözlemledikleri şeyleri taklit ederler. Çocuğunuzun telefon konuşmalarını, oyuncak ayısına verdiği iyi geceler öpücüğünü ya da oyuncak bebeğini cezalandırışını izlemek, çevreden ne kadar çok etkilendiğini anlamanıza yardımcı olacaktır.


yazan: prof. dr kemal sayar ve psikolog feyza bağlan

<>
Kategoriler

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...