<>

Sekersiz Elmali Kek

04/11/2012 10:05:00 | 0 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

YIne Prof. Dr. Canan Karatay'in bir tarifi. denedim ve cok begendim. icinde hic seker olmadigi icin bebeklere de rahatlikla yedirilebilecek bir tarif.


4 adet elma (soyulup kup seker buyuklugunde dogranacak)
4 adet kuru incir (minik minik dogranacak)
1 cay bardagi iri kirilmis ceviz (1 yastan kucuk bebekler icin yapilacaksa koyulmamali)
yarim tatli kasigi tarcin

yarim su bardagi un (ben tam bugday unu kullaniyorum)
2 yumurta (1 yastan kucuk bebekler icin yumurtanin sadece sarisi kullanilabilir)
1,5 cay bardagi sut
yarim paket kabartma tozu


elma, incir, ceviz, tarcin bir kapta karistirilir. ayri bir kapta  un, yumurta, sut, kabartma tozu cirpilir. iki karisim birbirine karistirilip yaglanmis kek kalibina dokulur.  180 derece frinda 20-25 dk. pisirilir.

bir sonraki denememde ana meyveyi yine elma olarak kullanip icine farkli meyve ve kuru meyveler ilave etmeyi dusunuyorum. ornegin 3 elma, 1 armut ve kuru uzum, kuru kayisi, dondurulmus bogurtlen .... gibi cesitlilik yapilabilir. 

10 Kasim 1938

03/20/2012 20:35:00 | 0 Yorum | Genel (Tümü)

1. Dünya savaşından sonra çizilen sınırlar Osmanlı'ya ait olan Batı Trakya topraklarının bir kısmının Bulgaristan ve Yunanistan içinde kalmasına neden olmuştur.Bu bölgedeki büyük Türk azınlığı ülkelerinden kopmuş ve bulundukları ülkenin boyunduruğu altına girmişlerdir.Bu süreçten sonra Batı Trakya'nın Rodop dağları eteğinde yaşayan Türk halkı büyük bir kıtlık içinde yaşamaya çalışmışlardır. Daha önceleri Osmanlı toprağı içinde olan bu bölgelerde, insanlar Gümülcine,İskeçe, Edirne ve İstanbul'a gidip gelerek ticaret yaparken sınırların belirlenmesi üzerine, sınırlardan gizlice geçerek ticarete devam etmeye başlamışlardır.

(Gerçek bir hikaye, adı geçen Nuri annemin dayısı, Niyazi dayıysa anneannemin dayısı, annem hikayelestirdi, kardesim derledi)

 

10 Kasım 1938 işte böyle yaşanıyor Rodop dağlarının eteğindeki Eğri Dere Elmalı köyünde.

 

Herkes ağlayarak yere çöküyor.

 

- Daha ne olsun? Bundan büyük bir felaket mi var? Atamız, babamız yüce Atatürk ölmüş...

 

Nuri bitkin düşünce, gözünden akan ip gibi gözyaşlarını silerek cevap veriyor.

 

-Noldu Nuri bir felaket mi var? Niye ağlıyorsun?

 

Niyazi dayı Atatürk'ün vefatını öğreniyor, iki göz iki çeşme Nuri'ye bu acı haberi veriyor. Nuri bir sürelik şaşkınlıktan sonra ağlayarak koşmaya başlıyor, nereye gittiğini bilmeden. Var gücüyle koşarken bağıra bağıra ağlıyor, sesini duyan peşinden koşuyor.

 

... ve o kara gün. 10 kasım 1938. 

 

   Rüyalarında Mustafa Kemal'i görüyordu; -Evet işte o sarı saçlı mavi gözlü dev oradaydı, önüne fırlıyor ben Rodop dağlarından Binbaşı Vehbi Recep'in oğluyum...

 

     Niyazi dayı 1935 yılından sonra bu işi bırakıp her gördüğüne Atatürk'ü anlatmaya çalışıyor. En büyük Atatürk hayranı da yeğeni Nuri çünkü Nuri'nin babası Çanakkale gazilerinden Binbaşı Vehbi Recep. Nuri hiç bıkmadan belki de yüzlerce defa dayısından Atatürk'ü anlatmasını istiyor. Nasıl baktı, nasıl konuştu, neler söyledi? Her şeyi ezberlemişti çoktan...

 

Memleketine döndüğünde bu konuşmayı, Mustafa Kemal'i gördüğünü herkese anlatıyor ama kimse yeğeni Nuri gibi onla bu heyecanı paylaşamıyor. Nuri o zamanlar 12-13 yaşlarında, cin gibi lider ruhlu bir çocuk. Dayısının anlattığı her şeyi pür dikkat dinleyip, bir bir beynine yerleştiriyor. Duyduğu olaydan Mustafa Kemal'i gözünde canlandırıyor; '' sapsarı saçları, bakınca sanki insanı delip geçen gök mavisi gözleri olan bir dev. Her şeyi bilen, asla taviz vermeyen ama bir o kadar da naif ve ince ruhlu, herkes için tasalanan, kaçak ticaret yapan hemşerilerini bile düşünen bir insan.''

 

Niyazi dayı Atatük'ün ağzından çıkan her kelimeyi beynine kazıyor.

   Atatürk salona girdiğinde herkesi şöyle bir süzüp onlara hitaben bir konuşma yapmıştır; '' Tacirler gizlice geçip yaptığınız bu sınır ticaretinde bir gün yakalanırsanız hapislerde çürürsünüz. Gelin vazgeçin yapmayın bu işi artık. Biliyorum kıtlık canınıza tak etti ama yakalanırsanız tarihin hıncını, Osmanlı'nın öcünü sizden alacaklar, yıllarca hapislerde çürürsünüz. Ne yazık ki o topraklar artık bizim değil. Sizler Türkiye Cumhuriyeti'nin oradaki emanetçilerisiniz. ''

 

    Kurtuluş Savaşı'ndan sonra gene böyle ticari bir seferde Mustafa Kemal Atatürk Balkanlardan gelen tüccarları kabul etmiştir. Niyazi Dayı da bu topluluğun içindedir. Heyecan ve büyük bir merakla ulu önderi beklemiştir.

 

Sekersiz Balkabagi Tatlisi

03/15/2012 15:15:00 | 1 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

Bu tarif hem bebekler icin, hem de hafif yemek isteyen anneler, babalar icin uygun.

Canan Efendigil Karatay'in kitabindan ogrendim.

2 Dilim Balkabagi
1 Elma (Ben bir sonrakinde miktari arttirmayi dusunuyorum)
1 Portakal (Ben bir sonrakinde miktari arttirmayi dusunuyorum)
Yarim cay bardagi kuru uzum (Ben bir sonrakinde miktari arttirmayi dusunuyorum)
1 cubuk tarcin
1-2 tatli kasigi kadar tereyagi
dovulmus ceviz (Bebekler icin 1 yasindan sonra)

Balkabaklari istediginiz boyutta dilimlere, elmalar sekize, portakallar da dilim dilim bolunur. cevi haric tum malzemeler kapakli bir fiirin kabina (bir sonraki denememde firin poseti kullanmayi dusunuyorum) koyulur. tereyagi minik minik bolunerek malzemenin uzerine dagitilir.

180 derece firinda 1 saat pisirilir.

servis ederken ceviz eklenir. (Bebeklere 1 yasindan sonra tabi)


Ek Gida

03/14/2012 09:51:00 | 1 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

Ek gida Mevzusu hassa bir mevzu. Bircok yaklasim var. Kimi erkenden birseyler tattirmayi uygun buluyor, kimi alabildigi kadar anne sutu alsin nasil olsa zamani gelince ve omru boyunca bu gidalardan yiyecek diyor. Ben acele etmeyenlerdenim. 6 ayi doldurduktan sonra ek gidaya gectik. 

Ece basindan beri anne sutune ilave mama takviyesi de aldi.
0-4 ay arasi gunde 2 kez. 4. ay kontrolunde kilo alimi eskisi kadar iyi olmadigi icin 4-6 ay arasi gunde 3 kez seklinde idi.
5. ay kontrolunde doktorumuz kilo kontrolunden once ' kilosuna bakalim, eger iyi degilse kasik mamasina geceriz demisti' ama kilo alimi iyi oldugu icin 6. aya kadar anne sutu ve mama ile devam ettik.
Ece'nin 6 aya kadar olanki beslenmesi su sekildeydi:


6. ayi doldurunca sebze corbasi, meyve ve tahil karisimi kasik mamasina gectik. Ama bizde normalden farkli olan: Ece'nin sut urunleri alerjisi oldugu icin yogurda baslamadik. Yogurt en kolay tolere edilebilen ek gida aslinda. Hatta genelde ilk yogurt ile bile baslatabiliyorlar.


ek gida meselesindeki cok dikkat ettigim onemli birkac puf nokta:
  • Bir yasina kadar bebege ozel yemek yapip onlari yedirmek. Buyukler, etraftakiler pek merakli olurlar birseyler tattirmaya. Ben tavrimi bastan koydum.. Bu cocuga kendi yemekleri disinda hicbirsey verilmeyecek dedim. Disari gezmeye veya misafirlige giderken yanimda hep onu yemegi oldu. Cignemeyi ogrendikten/ disleri ciktiktan sonra da kendim atistirmaliklar yaptim ona uygun. Onlari da mutlaka yaninda bulundurdum ki hickimse eline biseyler vermeye kalkamasin.
  • Her gidayi once vucudun reaksiyonunu olcmek icin cok kucuk miktarda baslayip, her gun arttirarak devam etmek.
  • Sebze corbalarinda blender kullanmamak. Ilk once ince suzgec, sonra kalin suzgec, sonra patates ezicisi ile putur kivamini arttirmak
  • Bir yasindan once alerjen gidalardan kesinlikle vermemek. Aklima ilk gelenler cilek, bal (ben 1,5 yasinda verdim, daha oncesinde hicbirsey kaybetmis sayilmaz), kivi, ceviz, badem, findik fistik, yumurtanin beyazi, inek sutu
  • Bir yasindan once seker ve tuz kullanmamak. Hatta daha sonrasi icin de minimumda kullanmak en iyisi. Bir yasindan sonra da kendi yemeklerimizi az tuzlu yapmaya basladim. Eceye o sekilde veriyorum. Biz istersek tuz ilave ediyoruz. Sekerli seyleri mumkun oldugunca vermemeye calisiyorum. Dogal seker olarak adlandirilan meyve, bal ve pekmezi de gunduz saatlerinde vererek enerji olarak yakilmasi icin ugrasiyorum. Zira son zamanlarda Canan Efendigil Karatay'in kitabini okuyorum ve dogal sekerlerin de aslinda glikoz denen sofra sekerinden pek farkli olmadigini ve hatta fruktozun (meyve sekeri) karaciger yaglanmasina sebep oldugunu soyluyor. Aksam saatlerinde alinan sekerin yakilamayacagi ve fruktozun karacigerde kalacagini soyluyor. Aksam yemeklerinden sonra yenen meyve fasli bizim evde kalkmis durumda artik.



----------------------------

Kahvalti: 
  • Aksamdan sicak suya koyulan tuzu cikmis ve zari soyulmus 2 adet siyah zeytin
  • (Biz bunu sut alerjisi sebebi ile yapamiyorduk tabi ) Aksamdan suya koyulmus tuzu cikartilmis beyaz peynir (bebekler daha kolay yiyebiliyor diye labne kullananlar var fakat arastirmalarim sonucu ogrendim ki peynirin en dogal hali formu en bozulmamis olan beyaz peynir, formu bozulan her turlu gidanin icindeki katki maddesi orani artar )
  • 7. Aydan itibaren yumurta sarisi
  • 1 tatli kasigi pekmez
  • Bir ekmek ici (degisiklik olsun diye kendi yaptiginiz pekmezli kurabiye de olabilir kimi zaman)
  • Ilk baslandiginda kivamini daha yenilebilir hale getirmek icin anne sutu veya formul sut
Tabi ilk basladigimizda bunlarin hepsini bir anda karistirip vermiyoruz. Alerji ihtimaline karsi hepsini bir cay kasigi buyuklugunde baslayip hergun arttirarak istenilen olcuye geliyoruz.

 Pekmezli kurabiyenin Tarifi:

- 170 derece fırında, 15 dakika pişirin. Üstleri pembeleşince tamamdır. Biraz fazla kalsa kavruluyveriyor, dikkat edin...
- Kalıpla kesin
- Malzemeleri karıştırın, yoğurun, ve merdaneyle serçe parmak kalınlığında açın.

 (1 yasindan sonra doktor cevize izin verdikten sonra)1 bardak çekilmiş ceviz
1 yumurta sarısı
1 çay bardağı üzüm pekmezi
10 (tepeleme) yemek kaşığı un (ben organik tam bugday unu kullaniyorum)

 

Bebek buydukce bu icerik farkli formlarda verilebilir. Ornegin 8-9 aylik bir bebek peynir, yumurta sarisi, cesitli sebzeler, ekmek ici… nden olusmus bir bebek omleti yiyebilir.


----------------


Ara ogun: besinlerin tadina ayri ayri varilmasi taraftari oldugum icin meyve yogurdu birbirine karistirma fikrini pek sevmiyorum.  Sabah ara ogununde meyve, ogleden sonra ara ogununde yogurt vermek uygun gibi geliyor (yine sut alerjisi sebebi ile yogurt veremedik biz onun yerine emziriyordum ya da mama veriyordum)


Meyveler mutlaka cam rendede yapilmali. Mevsimine gore Elma, armut, muz, seftali….. (bizim bu aylarimiz kisa denk geldigi icin  elma ve armut ile basladik. Yine her besinde oldugu gibi azar azar basliyoruz ve hergun arttirarak istenilen miktara ulasiyoruz. Ornegin: elma ile basliyorsak ilk gun 1/4 elma, ikinci gun 1/2 elma, ucuncu gun tam elma. Dorduncu gun 1/4 armut,.… Seklinde devam ediyor. Tum meyveler sirayla denendikten sonra ister karistirarak ister her gun baska meyve verilerek devam edilebilir.


Yogurdu cok guvendigim; sutleri el degmeden sagilan, ahir havasi ile temas etmeyen, daha once kullanilmamis tek kullanimlik bidonlara dolduran bir sutcuden aliyorum. Her hafta 5 lt. sutu kaynatip mayaliyorum. 

 (Daha onceden acik sutlerin guvenilirligi konusunda suphelerim vardi fakat cocuk doktoru teyzem son kongrelerde kesinlikle acik sute gecilmesi yonunde konusmalar oldugunu soyledi. Hayvandan gecmesinden korkulan hastaliklar 5-10 dk. Kisik ateste kaynatilarak engellenebiliyormus. Uzun kaynatmada sutun besin degerinin azalacagi konusunda korkular var. Sutten almamiz gereken kalsiyum ve proteindir. kaynatma ile de kalsiyum ve protein olmez. Iciniz rahat olsun)

-----------------

Ogle yemegi:
Sebze corbasi/puresi:

Sebze corbasina ilk olarak patates, kabak, havuc ve brokoli ile basladik. (tabi yine her gun bir sebze ekleyerek alistiriyoruz). 

Bir sure sonra kucuk bir parca sogan ve sarimsak ilave edilebilir.

Sebzelere alistiktan sonra her gun yeni bir tahil eklenebilir. Sira ile 1 cay kasigi (bu olcu sadece bir gunluk icin, sebze corbasi pisirildigi gunden sonra 2 gun daha yedirilebilir) pirinc, bulgur, kirmizi mercimek (daha sonra bu yesil mercimekle donusumlu kullanilabilir), bugday…..


Bunlara alistiktan sonra da kusbasi buyuklugunde kiyma (yagsiz bir parca eti rondodan gecirip kiymayi kendimizin yapmamizi onermisti doktorumuz. Ben bir parca eti kiyma yapip buz kaliplarinda donduruyordum. Birer birer atiyordum corbanin icine)


Corbayi pisirip ezdikten sonra 1-2 cay kasigi cig zeytinyagi. Tatlandirmak icin nane, kimyon,kekik kullanilabilir. Kimyon gaz yapmasini da engeller


Yasakli sebzeler: patlican, ispanak, bamya, bakla. Patlican: hicbir besin degeri yok ve icinde nikotin var , bu yuzden hic yemese olur. Ece su ana kadar bir kere karniyarik yedi o da patlicandan cok icindeki kiymasini. ispanak: cok lifli oldugu icin bagirsaklari zorluyor. Bamya: sebebini hatirlamiyorum ama ben 1,5 yasinda vermistim ilk. bakla: icinde barindirdigi bir madde bazi kisilerde emilemiyor ve karaciger yetmezligine sebep olabiliyor, bu riske girmemek icin.


7 ay civarinda domates, biber (ben kirmizi biberi butun atip haslandiktan sonra kabugunu soyuyordum), balkabagi gibi sebzeler kullanilabilir.


Ispanagi 8. Ayda sebze corbalarina katmaya basladik. 




-------------


7. Ya da 8. Ayda (tam hatirlamiyorum)doktorumuz bize ogle ogunu icin soyle bir donusum listesi vermisti:

Haftada 2 gun sebze corbasi

Haftada 1 gun mercimek corbasi (bir corba kasigi kirmizi mercimek, 1 tatli kasigi pirinc, bulgur, minik bir parca sogan, sarimsak) ustune  kimyon. Bir de buna icindeki demir orani yuksek diye kusbasi buyuklugunde tavuk cigeri koyduruyordu.

Haftada 1 gun yogurt corbasi (biz alerji sebebi ile bunu yapamiyorduk)

Haftada 1 gun tarhana corbasi, arada besleyici olsun diye sogan, biber, domates koyup sonunda rondodan gecirebilirsin (yine alerji sebebi ile yapamiyorduk)

Haftada 1 gun haslama et ile pirinc lapasi. Ezilip onu yiyebilecegi kivamda olmali tabi

Haftada 1 gun etli biber/ kabak dolmasi. ici: Corbadaki gibi yagsiz kiyma, kucuk bir parca sogan rendesi, domates, nane, kimyon, pirinc. Guzelce pisirip yiyecegi kivama gelecek sekilde ezilerek.


-----------------


Biz aksam ogunu olarak aptamilin gece tahillarini verdik uzun sure. 1 yasina dogru aksam ogununu de gunduz ki gibi yemege cevirdik.


----------------


1 yasina yaklastiginda (10 ay civari) artik menuye bagli kalmiyorduk. ornegin bir ogunde ona tuzsuz kiymali, sebzeli makarna veya kofte  veriyorduk.


----------------


Balik : 8. Ayda baslaniyor genelde. Ilk once sebze corbasina koyarak baslandik. Zamanla sebzesini azaltip baligini cogaltarak alistirdik. Kilciksiz lop eti olan baliklar daha uygun. Somon mesela.  Bir de dip baliklarindan uzak duruyoruz


-----------------

Kavanoz mamalar: ben disari ciktigimiz zamanlarda meyve ve sebzelerini kullandim. bu konuyu doktorumuza sormustum. Aliskanlik haline getirmeyin (kendi hic hazirlamayip surekli bundan yedirenler de var) ama disari cikarken yaniniza alip yedirebilirsiniz demisti. Milupa, hipp inkiler organik zaten ve hero baby nin de organik olani var.


------------------
Cok onemli buldugum baska bir mevzu ise yiyeceklerin kivamini ve puturluluk oranini gitgide arttirarak cigneme, yutma reflekslerinin gelistirilmesi. Ilk basta kucuk tel suzgecten gecirdigimiz pureleri yavas yavas buyuk tel suzgec, makarna suzgeci, patates ezme aparati, catalla ezme….. Seklinde buyuttuk. Ve kisa zamanda cigneme ve yutmasi gelisti.

------------------
Baska onemli bir mevzu ise kendi kendine yemek yemesi idi. En basindan beri  hep kendi yemek yemeye cok istekli oldu Ece. Daha ilk meyve puresini yerken bile ikimizin de elinde birer kasik vardi. 1 yasini doldurdugunda ise artik tamamen ozgur birakmaya basladim. Doke saca herseyini kendi yer oldu. Hele yaz mevsiminde mama sandalyesini balkona koyup, onu da sadece bezle birakip onune meyve tabagini koyuyordum. Vicik vicik ederek, kafasina gozune surerek yiyordu. Ece seftaliyi yemekle kalmayip bir de yuzune maske yapiyor diye dalga geciyordum hatta. Yemegi bitince dogru banyoya goturuyordum. Arkasindan mama sandalyesini ve balkonu yikiyordum. Bu donemin yaz olmasi isimizi kolaylastiriyordu tabi. Kis mevsiminde ise kollu onluklerden giydirip, mama sandalyesinin altina da bir ortu sererek bu isi cozebilirsiniz.
Bu gruptan daha detay bilgiler edinilebilir 
------------------
1 yas civarinda gecmeyen gaz sancilari yuzunden gittigimiz bir pediatrik gastroenteraloji porfesorunun tavsiyelerini de eklemeliyim:
  • Kesinlikle kendi kendine yemek yemesine tesvik edin. Bu donemde kilo almayabilir, hatta kilo kaybi olabilir. Kendi kendine yemek yeme aliskanligi edinmesi kilo almasindan daha onemlidir. (biz sansliyiz ki istahi yerinde bir cocugumuz var, istahsiz bir cocugum olsaydi bu tavsiyeye uyabilirmiydim bilemiyorum)
  • Gece beslenmesini (sut, anne sutu, mama her ne ise) 1 yasindan sonra mutlaka kesin. (biz zaten sadece sabaha karsi bir biberon mama veriyorduk. Onu da biraktik. Uykularinin kesintisizlesmesi acisindan cok faydasi olduguna inaniyorum)



Tuyap kitap fuari listemiz

11/18/2011 11:56:00 | 0 Yorum | Genel (Tümü)

Yeni aldigimiz ve bazilarini cok cok begendigimiz kitap listemiz

  • Ay'a Yolculuk - Mandolin Yayinlari
  • Koyun Russell - Mandolin Yayinlari
  • Baska bir Ulkede Yasasaydin - Mandolin Yayinlari : Bu kitabi cok sevdim , uzunca bir sure okuyacagi dunya ulkeleri hakkinda bilgiler edinecegi bir kitap. dunya uzerindeki degisik ulkelerde yasayan bir cocuk olsaydi hayatinin nasil olacagini anlatiyor.
  • 5 cocuk 5 Istanbul - Gunisigi kitapligi : bu da favorilerimden biri. gUnumuzde istanbulda yasayan bir cocuktan yola cikiyor; Osmanli'da , Bizans'ta , Antik cagda ve tas devrinde Istanbul'da yasayan cocuga dogru ilerliyor. bogaz koprusu, kapali carsi, Hipodrom meydani....  cizimleri var. cok uzun sure okuyabilecegi ve tarih bilgisini ozumseyebilecegi bir kitap.
  • Gunesli Bir Gun - Tubitak
  • Nasil hareket ederiz? - Tubitak
  • Denizin  Altinda - Tubitak
  • Sir versem saklar misin? - redhouse kidz : kendini ve baskalarini mutlu eden sirlari saklamanin guzel oldugu fakat kendine ve baskalarina zarar veren, uzen, korkutan sirlarin saklanmamasi gerektigini anlatiyor. her evde bulunmasi gereken bir kitap bence
  • Sirine - Gnr kitap : sirinler hastasi bi anne olarak her cocuk sirinleri tanimali derim :) sirinler serisini tamamliyoruz denk geldikce.
  • Mumuk Harfleri ogreniyor - YKY

Sebzeli, Peynirli tuzlu kek

03/22/2011 10:25:00 | 5 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

4 Kucuk patates

1 havuc 
isteginize gore ince kiyilmis cesitli sebzeler (ben daha once kirmizi biber, bir avuc ispanak, kavrulmus pirasa ile denedim cok guzel oldu. elinizde ne varsa kullanabilirsiniz)
yarim demet maydonoz (istege gore azaltilabilir)
yarim demet dereotu(istege gore azaltilabilir)
yarim demet taze nane (istege gore azaltilabilir veya kuru nane kullanilabilir)
1 corba kacisigi kuru feslegen
pul biber
kara biber
tuz
2 su b. un
2 yumurta
1 su b. sut
1 su b. ufalanmis beyaz peynir
1 paket kabartma tozu
uzerine susam, corekotu

sebzeler zar buyuklugunde kiyilir ve tum malzeme bir kapta kasikla karistirilir. yaglanmis borcama dokulup 170 C firinda uzeri kizarip ici pisene kadar pisirilir.
Afiyet Olsun

Yesil Mercimek Koftesi

03/09/2011 14:50:00 | 2 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

1kg kofte icin kullanacaginiz kadar harc (sogan, baharat, ekmek ici, yumurta...)

1/2 kg. kiyma
1/2 kg. kiyma kadar haslanmis mercimek (ben olcmeden yaptim 1 su bardagi kadar mercimek yeterli olur sanirim)

Mercimekler elle ezilebilecek kivamda olana kadar haslanir. tum malzeme birbirine karistirilip kofte gibi yogurulur. sekil verilip az yagda kizartilir.

Mercimek Koftesi

03/03/2011 13:38:00 | 0 Yorum | Mamalar / Tarifler (Tümü)

2 su b. kirmizi mercimek

1+1/4 su b. ince bulgur
1,5-2 kuru sogan (buyuklugune gore ayarliyorsunuz)
3-4 dal taze sogan
3/5 su b. sivi yag (ben zeytinyagi kullaniyorum)
3,5 su b. su
1 yemek kasigi biber salcasi
tuz, karabiber, pulbiber

Mercimegi 3,5 bardak su ile pisiriyoruz. Bulamac kivaminda olunca altini kapatip bulgurlari ilave edip karistiriyoruz ve tencerenin kapagini kapatiyoruz. 

Soganlari kucuk yemeklik dograyip yagda kavuruyoruz . Salcasini ekliyoruz, iyice pisiriyoruz.
tencerenin icinde bulgurlar mercimegin isisi ve suyu ile sisince ve bulamac sert bir kivama gelince. Salca sogan karisimini da ekliyoruz. Baharatlarini da ekleyip  10-15 dk. yoguruyoruz.

Ince kiyilmis sogan ve maydonozu ekleyip sekil veriyoruz. Marul yapraklarinin uzerinde servis yapiyoruz.
Afiyet olsun

Pembe kanatli melege

09/08/2010 19:36:00 | 2 Yorum | Genel (Tümü)

Pembe giyindik hosuna gitsin diye, gitti mi kuzum? 


Hayatimda ilk defa o kadar kucuk bir tabut ve o kadar pembe bir cenaze gordum. Annenin, babanin yanina yanasamadim. Yanassam ne soyleyecektim ki. Sadece sabir dileyecektim onu da icimden diledim. Bir kosede sessizce, gidisine sahitlik ettim. 

Sen giderken pembe balonlar uctu havaya, arkasindan caminin catisindaki guvercinler havalandi. Elimizde pembe pamuk sekerleri hepimiz seni ugurladik kuzum. 




<>
Kategoriler

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...