Hamilelik ve Doğum Hikayem
Merhaba, bloglarda görüp çok heves ettiğim doğum hikayemi yazmak istedim…
Kendimi bildim bileli hep çocuğum olsun istedim, zaten tipik yengeç burcu kadını olarak her zaman evcimen, ailesine düşkün,anaç biri oldumJ
Evlendikten sonra eşim önce kariyer dedi, sonra biraz daha gezelim dedi, vs vs sebebler uzadı..
Sonra artık ısrarlarıma dayanamayıp e iyi madem denemeye başlayalım dedi nasılsa he diyince olmuyordu, arkadaşlarımdan duyuyordum 3 ay 6 ay 1 sene bekleyen vardı..
İlk denememiz onun uzun bir yurtdışı eğitimine gideceği döneme denk geldi şansımız çok ama çok azdı, ama ben tabi hevesli insan modeli, fortel diye bir test duymuştum adet gecikmeden de yapılabilen, onu almıştım, tam gününde sabahın kör karanlığında testi yaptım ve bingo çift çizgi, içimden bir sıcaklık dalgası yavaş yavaş aşağıya akıyordu sanki…
Ne yapacaktım ben, sabahın köründe kimseyi de arayamam, yattım uyuyamıyorum eve sığamıyorum, karar verdim yurtdışında olan eşime bir şey çaktırmayacak gelince söyleyecektim, iyi de 10 gün nasıl sabredecektim..
Sabah makul bir saatte annemlere koştum hemen anne ben hamileyim dedim, annemin saçmalama kızım sen çok istediğin için kendini hamile sanıyorsundur öyle ilk ayda hemen hamile kalınmaz demesiyle kalakaldım
Ama test yaptım diyorum hala yok olmaz diyor…
Bari biraz yürüyeyim dedim, astranot gibiydim, bastığım yeri bilmiyorum, eşimle telefon konusmalarımda hiçbirşey çaktırmadım, hatta regl oldum dedim, olsun üzülme dediJ
O gelene kadar her sabah 1 tane test yaptım, hepsi de pozitifti, doktorumu aradığımda 6 haftadan önce gelme, kalp atışını duyamayız dedi, peki dedim…
Bir tane emzik alıp, hediye paketi yaptım, gelince paketi verip müjdeyi öyle verecektim, nitekim öyle oldu o bana freeshoptan getirdiği poşeti verince bende onu benim paketimi verdim, bende sana bir hediye aldım dedim,
Paketini açınca bir süre anlamadı , boş boş yüzüme baktı baba oluyorsun dememle bana sarılıp ağlamaya başladı, 11 yıllık ilişkimizde ilk defa eşimi ağlarken gördüm…
Günler günler kovaladı, çok şükür nispeten rahat bir hamilelik geçirdim, sadece çok fazla kilo aldım(18 kilo) ama o da çok zayıf olduğum için problem yaratmaz dedi doktorum….
Erkek çocukların daha geç doğacağı konusunda yorumlar çokça olduğu için ben kendimi 40 haftadan sonra doğurmaya endekslemiştim…
Kuzenimin 8 Ağustosta düğünü vardı 3 Ağustosta da kınası.. Annem artık 38. Haftadasın, belki düğüne gelemezsin diye zorla kınaya götürdü beni, birkaç saat sonra bana bir sıkıntı bastı ay dayanamayacağım diyip eşimi aradım beni alması için zaten 10 dakikalık yoldu, annemi de sen dönmek istediğin Emreyi ara alır seni dedik..
Eve geldim yattım bir türlü uyuyamıyorum dön sağa dön sola yok, salona gittim o da olmadı arada Emre uyuyamıyorum diyorum, kapa gözünü uyursun diyor…
Döne döne saati bir etmişiz annem aradı Emre annemi alıp eve bıraktı döndü..
Ben hala dönüyorum.. Derken içimden ılık ılık bir şeyler akmaya başladı, ne oluyor falan derken trink jeton düştü.. Suyum gelmişti ama kalkmama imkan yoktu.. Şakır şakır akıyordu resmen… Salona seslendim film izleyen sevgili eşime Emre koş suyum geldi… Emreden cevap uyursun uyursun gözlerini kapa.. Sağır duymaz uydurur.. Artık en son nasıl bir bağırdıysam kapıcı yukarı çıkmış abi yardım lazım mı benim hanımı yollayayım mı diyor…
O an jet hızıyla geldi, koş gidiyoruz diye, kalktım kalkmaya ama her taraf battı, ne giysem diye düşünüyorum, çabuk çabuk diye bağırıyor Emre.. Her zaman o kadar rahat olan insan bir anda oldu mu baş panikçi..
Ya diyorum bir rahat ol, tadını çıkaralım aynı filmlerdeki gibi, saat zaten iki olmuş, hastane eve 3 dk. yol.. Tam giyindim çıkacağım ama ev iğrenç bir durumda böyle bırakamam evi dedim temizlemem lazım..
Ya saçmalama diyerek zorla kolumdan çıkardı arabaya bindik annemleri aradık, annem de Emre beni niye arıyor ki zaten alıp eve bir katı diyormuş.)) Zaten hastanenin arka sokağında oturuyorlar , bizden önce hastanedeydiler…
Hemen tekerlekli sandalyeye oturtup yukarı çıkardılar beni, nöbetçi doktor açıklığa bakacak dediler, Alttan muayene yaptı doktor , o kadar canım yandı ki bildiğim tüm küfürleri saydım içimden valla…
Sadece 2 cm açılma var, hemen yatış yapın dedi, kendi doktorumu aradım, irtibatta olalım ben sabah sekizde geleceğim zaten dedi, iyi dedik. Yatışı yaptık.. Bu arada ben lay lay lom um.. Eşim benim yarın çok önemli bir toplantım var, eve gidip laptop ımı alayım dedi, gitti , derken birden sancı girdi Allah başladık dedim, girince ölüyorum gidince hiçbirşey yok, böyle devam ettik sabah sekize kadar.. Sekizde doktor geldi hala 2 cm.. Biraz daha bekleyelim dedi , iyi ok, normal doğuracağım ya beklerim.. Öğlen olunca ofisten arkadaşlar geldi, kakara kikiri yaptık.. Ama birden gülerken sancı girince ağlamaya başlıyorum , artık hemşireler halime acımaya başladı.. Ben inatla bekliyorum en sonunda 16 saatlik bekleyişin sonunda daha fazla bekleyecemeyecğim zira enfeksiyon riski var ya suni sancı verip deneyelim ya da sezeryanla alalım dediğinde çaresiz kabul ettim.. Ama suni sancı istemiyordum çünkü suni sancı verilip normal doğuramayan bir sürü arkadaşım vardı.. Sonunda sezeryana ikna oldum ama bu seferde korkudan ağlamaya başladım.. O sırada ofisten çıkan arkadaşlarımı tam beni götürürken gördüm, artık hüngür hüngür ağlıyordum… Ameliyathaneye alınırken eşime hoşça kal dediğimi hatırlıyorum, biz içeri girince o da ağlamaya başlamış abim sakinleştirmiş..
Neyse, ameliyathanede doktorum beni görünce sevinç gözyaşları mı bunlar dedi, bende korkuyorum diyemedim, evet diyebildim.. Ve en son narkozcunun şimdi seni uçuracağım dediğini hayırlıyorum.. Gözümü açtığımda ameliyathane bomboştu.. Sadece iyi mi diyebildim , hemşirenin her şey yolunda dediğini duydum yine uyumuşum..Tekrar gözümü açtığımda yatağımdaydım, iyi de oğlum nerdeydi, birazdan getirecekler dedi Emre, o kadar tatlı ki dedi…
Biraz sonra hemşire kucağında Tunamla geldi, allahım bu buruşuk yüz, kırmızı yanak benim oğlumuydu, ben mi doğurmuştum onu, sarılmamla beraber gözyaşlarım sel oldu, artık koro halinde ağlıyorduk, mutlu son bu olsa gerek diyerek artık çok uzamış olan yazımı sonlandırıyorum. Darısı tüm isteyenler başına inşallah…
Büyükbabama...
Hayattaki en değerli varlığımı geçen sene bugun kaybettim ben...
Büyük aşkla bağlı olduğu anneannemin vefatından sonra 1,5 sene dayanabildi, depresyona girdi, hayatla bağlarını kopardı, hanımım gitti ben niye yaşıyorum dedi durdu...
Bu mektubu ona yazdım, sizle de paylaşmak istedim...
Canım Büyükbabişim,
Hayatta sahip olduğum tüm erdemleri,tüm bilgileri,tüm özellikleri senden aldım, sen öğrettin bana...
5 yaşında türk sanat müziği söylüyordum ben, senin Yavuz ve Midilli gemilerindeki anıları dinliyordum
Kitap okumayı, kitap sevgisini sen verdin bana, daha küçüktüm, kitaplığından bana Kosinski’nin Boyalı Kuş’unu vermiştin, bilinçli hatırladığım ilk kitap odur.
İnsanları küçük görmememeyi, saygı duymayı hep sen öğrettin, askerleri ezen komutanlara çok kızardın, onlara hep evladım diye hitap ederdin, ne kadar düşünceliydin.
Daha okul kapanmadan aylar önce annemlerin kafasını yiyip, yazlığa bıraktırıyordum kendimi, mayıs ayı gibi yılın en güzel dönemleri başlardı, canım anneannem ve canım büyükbabişimle beraberdim daha ne isterdim ki, gelsin balık ekmekler, gelsin sahil gezintileri, araba gezintileri,
Askeri düzen evde de devam ederdi, hiç itirazım yoktu buna, öğlen 2 de öğle yemeği 8 de akşam yemeği yenirdi, arkadaşlarım dalga geçerlerdi, takmazdım,
gece sitenin içinde olmamıza rağmen saatimiz belliydi, abimin daha uzundu benim daha kısa, ama bütün arkadaşlarım dışarda derdim, sen onlarla bir değilsin derdin, haklıydın...
Çok modern bir insandın, tüm yeniliklere açıktın, Mürefteye giderken camları açıp Sertap çalar, bağırarak şarkı söylerdik, ne günlerdi.. Seyahatlere çıkarken benden kaset isterdin, neşeli şeyler olsun derdin..
Çok hızlı araba kullanırdın, birisi seni geçerse, yaşlı gördü bu beni herhalde diyerek daha da gaza basardın, hastalığının son evresinde arabanı sattık diye bize küstün oysa seni düşündüğümüz içindi...
Düğünüme, ta Mersine arabayla gelicem diye inat ettin, nikah kıyılınca evlilik cüzdanını sana vermiştim en güzel sen saklarsın diye, nikah cüzdanı cebinde pistte dans ederken resimlerine bakıyorum şimdi hep.
Ordan güney turu yapalım diye Alanya tarafına geçmeye karar vermiştiniz anneannemle, bizde balayından dönüyorduk Alanyadan, yolda buluşuruz diye konusmustuk, sen kızım bu yol tek gidiş tek geliş duracak yer yok artık dönüşte görüşürüz demiştin, 5 dakika sonra tesadüfen aynı anda aynı benzinciye girmiştik. Sanki 1 senedir görmüyormuşuz birbirimizi gibi sarılmıştık…
Araba kullanmayı sen öğrettin sen bana, ben geri geri gitmeyi bilmiyorum dediğimde şimdi geri geri bu sitenin kapısından içeri gireceksin demiştin, ama.. diyecek oldum yaparsın kızım sen dedin, her zaman bana güvendin, belki de en çok sen güvendin...
Yazlıkta biz arkadaşlarla otururken beni gösterip kimin torunu bu kız ne kadar güzel, terbiyeli yetiştirilmiş dediklerinde benim torunum o dediğini anlatmıştın, o yüz ifaden hiç aklımdan gitmiyor.
Üniversite sınavları açıkladığında, nasılsın diyene bile benim torunum da üniversiteyi kazandı diyordun:))
Emekli olduktan sonra kendini her zamanki gibi kendini kitaplara vermiştin bir gün aniden ben çok okudum karar verdim, hacca gidicem dedin, hepimiz şok olduk, gittiğin sene pek çok Türk hacının öldüğü bir kaza olmuştu, senden haber alana kadar 3 gece uyumadım, haber alınca rahatladık ama sana sarılmadan rahat etmeyecektim, nitekim havaalanında seni kapıda görünce büyükbabiş diye öyle bir bağırmışım ki bütün havaalanı dönüp bana baktı…
Hacı olduktan sonra hiçbirşey demişmedi modern hacı oldun senJ) Plajda sen bikinililere bakma diye dalga geçerdik, niye bakmıyım güzele bakmak sevaptır derdin…
Her başım sıkıştığında alıp telefonu elime büyükbabiş sana birşey soracağım demeyi çok özledim...
Seninle bu kadar uzun süre birlikte olduğum için çok şanslıyım, ama inan senden daha öğreneceğim çok şey vardı,
Yoğun bakımdayken elini tutup ne demiştim sana, dayan büyükbabiş, Tuna'nın sana ihtiyacı var, senden öğreneceği çok şey var demiştim....
Dayanamadın daha fazla, ama sana söz veriyorum Tuna'yı sana yakışır bir torun olarak yetiştireceğim, ilerde inşallah onun için de soracaklar kimin torununun çocugu diye? Bende gururla Muhittin Bey'in diyeceğim...
Huzur içinde uyu Büyükbabişim, en değerlim, en kıymetlim, bil ki seni çok ama çok özledim.
Torunun Şebo...
Uyarılar (Tümü)
Tecrübeler (Tümü)
Duyurular (Tümü)
Mamalar / Tarifler (Tümü)
Oyun ve Aktiviteler (Tümü)
Kendin Yap (Tümü)
Şarkılar / Ninniler (Tümü)
