almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

05/31/2011 22:04:00

gözlük; 8 sene evvel rahmetli teyzem almıştı bana kemik gözlüğümü. Sadece geceleri ve araba kullanırken taktığımdan ve teyzemin hatırası olduğundan hala kullanıyorum hala..

Buharlı pişirici; pastel güzel bişey buharlı pişirici, bence bebek robotu gibi bir zımbırtı alıp 6 ay sonra işlevsiz kalmasından iyidir zira belirtmiştim ben 6 senedir sürekli kullanmaktayım kendi yemeklerimiz için bile..

Biberon/mama ısıtıcısı alacaklara tavsiyem ; son derece işlevsiz bir ürün.. bi ton para verip getirtmiştim, anlamsız alışveriş yapmam ama bu alet benim aldığım en saçma şey..

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 07:38:00

bence gerek yok.o makinayı amorti edecek kadar kullanabilir misin bir daha düşün.halıları artık çok ucuza yıkıyorlar 6 ayda bir yıkamaya ver.yerleri de viledayla sil daha kolay bence.

ben makinalardan korkarım hep.hele bir de hazırlanması kurulması çalıştırılması meşakatli ise.pratik olmalı.aksi takdirde 5 dk da viledayla temizlerim derim ve o makina paslanır kenarda.seni bilmem ama...

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 07:40:00

Amerika'nın son alışveriş trendi: Alışveriş yapmamak!

Hatta eldeki mallardan da kurtulup, hayatı sadeleştirmek! Kriz sonrası, çalışanlar, gelirlerinin daha büyük bir bölümünü harcamayıp biriktirmeye başlayınca, ABD'li üreticilerin etekleri tutuşmuş! Şu ara yapılan çoğu tüketici araştırmaları "Bu adamlar ne satın alırlarsa mutlu olurlar?" la ilgili.

Ortaya çıkmış ki bir servis almak, mal almaktan daha faydalı insan doğasına.
Yani bir ayakkabı yerine kutu oyunu, pahalı bir çanta yerine spor salonu üyeliği, araba yerine seyahat, ruj yerine sinema bileti, insanları daha mutlu ediyor! Bir tecrübe satın almak, kişiye daha yoğun ve uzun süreli bir tatmin sağlıyor. Üstelik 'Mal edinmenin mutluluk getirmediğini öğrenen 'dünyanın en çok satın alan halkı', kocaman otomobillerini, dört oda bir salon evlerini, 48 parçalık yemek takımlarını, doğrayan parçalayan karıştıran onlarca mutfak aletlerini satıp, ayrı bir oda haline gelmiş gardıroplar dolusu giysilerini fakirlere bağışlayıp hayatlarını sadeleştiriyor. Bazı aileler 40 metrekare bir evde, dört tabak, dört bardakla ve işe bisikletle gidip gelerek yaşamanın onları hiç olmadıkları kadar mesut ettiğini iddia ediyor. Bu esnada biriktirdikleri parayı yoga derslerine ve tatillere harcıyorlar.
 
YÜZ EŞYAYLA YAŞAMAYA DAVET!

Bir internet sitesi, tüketicileri sadece ve sadece 100 adet kişisel eşyayla yaşamaya davet ediyor! Yani kıyafet, kozmetik, ayakkabı, kitap, kalem, her şey toplam 100 parça edecek. Sitenin çağrısı büyük ilgi görüyor ve internet kullanıcılarından hatırı sayılır sayıda bir grup, kişisel eşyalarını hayır derneklerine bağışlayıp hayatlarındaki kalabalıktan kurtuluyor. Hikâye, psikologlara göre şu: İnsanlar, iyi ya da berbat, yaşamlarındaki tüm değişikliklere çabucak alışıyor ve doğalarında var olan sabit mutluluk seviyesine bir an önce ulaşmaya çalışıyorlar. Ebeveynlerinden birini kaybeden bir insanın bir süre sonra eski mutluluk ve neşesine kavuşması da bu yüzden, yalı alanın birkaç yıl sonra yalıda oturmayı kanıksayıp eskisi kadar 'mutsuz' olması da! Yani para mutluluk getirmiyor denemez ama parayla satın alınan mallar mutluluk getirmiyor! Şan dersleri, seyahatler, piknikler, tiyatro oyunları filansa başka! Farklı tecrübeler hayatı zenginleştirip memnuniyeti yükseltiyor! Los Angeles lı filmci Roko Belic dünyayı dolaşıp *Happy *(*Mutlu*) isimli bir belgesel üzerinde çalışıyor.

New York Times gazetesinin haberine göre San Fransisco'nun kalburüstü semtlerinden birindeki evini bırakıp, hayatını tamamen değiştirip, Malibu plajında bir karavana taşınmış!

Haftada üç dört gün sörf yapabildiği için şu anda ufacık karavanda çok daha mutlu bir hayat yaşadığını anlatmış.
 
 
AVUCUNUZU AÇMAYI DENEDİNİZ Mİ?

Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır: Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.
 
Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken; elimizi açıp benliğimizi, bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır! Bu örnekle benzeştirirsek; ben, sahip olduğumuzu düşündüğümüz her şeyin bizim için birer tuzak olduğunu fark etmediğimizi düşünüyorum:
 
—Çoğunlukla konuşmaktan fazla bir özelliğini kullanmadığımız son model cep telefonlarına sahip olmak,
 
-Ortalama 15 m2´sini kullandığımız ama kullandığımız alandan 10–20 kat büyük evlere sahip olmak,
 
—Belki bir kez giydikten sonra çok uzun sure dolabımızın bir köşesinde unuttuğumuz günün modasına uygun giysilere sahip olmak,
 
—Okumadığımız kitaplara sahip olmak, —Asla kadranın gösterdiği sürate ulaşamayacağımız en süratli arabaya sahip olmak,
 
—Bize günde 3–5 kez zamanı, başkalarına sürekli zenginliğimizi gösteren kol saatlerine sahip olmak,
 
vakit bulup gidilemeyen, gidilse bile dinlendirmekten çok uzak; tabiri caizse yorgunluktan haşatımızı çıkaracak deniz kenarına yakın bir yazlık, bir dinlence evine sahip olmak,
 
—Vaktimize, nakdimize, aklımıza, çenemize zarar verse bile bir futbol takımı taraftarlığına sahip olmak,
 
—Oturmadığımız koltuk takımları, izlemediğimiz dev ekran televizyonlar; kullanmadığımız, faydalanmadığımız daha nelere sahip olmak… Ya da sahip olduğumuzu sanmak…

__Sadece çevre olsun diye bulunduğumuz ortamlar ve arkadaşlıklar
O maymun gibi; avucumuzda tuttuğumuz sürece (faydalanamasak bile) sahip olduğumuzu sanmıyor muyuz? Ve ancak parmaklarımızı gevşetip bunlardan vazgeçtiğimiz zaman gerçekten özgür olup tüm yeteneklerimizi kullanabilir hale gelmeyecek miyiz?
 
Aslında biz bu dünyaya sahip olmaya değil, şahit olmaya gelmişiz. Ah bunu bir anlayabilsek. ..
 
Doç .Dr. Erol ERÇAĞ

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 07:49:00

Begüme mayo/bikini almayı düşünüyorum.

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 07:57:00

pastel tefalin düdüklü tenceresi bende de var 5 yıldır kullanıyorum bende çok memnunum. bu sene anneme anneler gününde essenin düdüklü tenceresini aldım tefalle aynı mantıkta fiyatları %50 indirimdeydi annem ondan da çok memnun kaldı (tefal de var annemde) fiyatları daha uygun gelirse oraya da bakablirsin

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 08:39:00

bende birsey sormak istiyorum elektirikli süpürgrm çok kötü zar zor çekiyo ve torbalı torbasını bulmakta beni gıcık ediyor süpürgemi değiştirmek istiyorum ama ne alacağımı bilmiyorum bu buharlı temizleyiciler nasl acaba

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 11:05:00

buharlı bende istiyorum ,birde şöyle pratik  çok yer kaplamayan minik bir süpürge.Her yemekten sonra mutfak berbat oluyor ve süpürge aç kaldır sıkıntı.
Varmı önerisi olan

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 11:07:00

tchibo da satışta varmiş ama tükenmiş çok pratik ben de almak istiyorum.

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 11:12:00

ben bir tane sinbonun 800w dikey süpürgesini aldım yemek sonrası birsey döküldüğünde falan pratik oluyo hemde çok yer kaplamıyor

Ynt: almayi dusunduklerimizi yazalim, digerleri kritik etsin

06/01/2011 11:44:00

aaa bende yazamm İSTANBULDA oturuyorum ve araba almak istiyorum eşimde ev alalım diyo kiradayız ev uzun vadeye yayılan ödeme ama araba kısa sürede öderim çalışıyorum da ne dersinizz eşimi dinlemeyip arabamı alsam ? şart mı gerekli miii


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Alışveriş Yapmadan Yaşamak Mümkün

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...