11 Kasım Haftası- THE READER

<123>

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/19/2012 16:17:00

--- spoiler ---


İzlerken aldığım notlar biraz dağınık ve uzun oldu kusura bakmayınız.

Hanna’nın şefkatinin üstünü örtmekte kullandığı bir sertliği ve gururu var. Aklımda kalan sahneler, kusan Michael’a becerikli ama sert hareketlerle bakımı. Sevişirken, öperken tutkuyla, şefkatle davranması ama banyo yaptırırken gayet profesyonel bir tellak duruşunda olması. Michael’a sürekli “kid” demesi. Sonunda da çekip giderek aralarına fiziksel bir mesafe koyması. Bunu Michael’dan bekleyemezdi, çünkü çocukta acayip bir görevini yerine getirme anlayışı var (“kusura bakma geç kaldım”). Hanna’nın da gayet duyarlı ve zeki biri olarak bunu sezmesi. Kim görev olarak görülmek ister ki?

Michael’ın yalnız bir portresi var. Ne yaşıtlarıyla zaman geçirebiliyor, ne Hanna’yla tam olarak uyuşabiliyor. İki arada bir derede bir karakter gibi. Ama özgüvensiz de değil gibi, sadece insanlarla yakınlaşmıyor. Büyüdüğünde de çok farklı olmuyor zaten. Kadınlar onunla saçları kuruyana kadar bile kalmıyorlar ki Michael bu mesafesini yalnızca kızına itiraf edebiliyor. O kadar ki kızı bu hesaplaşmaya kadar onun uzaklığını kendi suçu gibi algılıyor.

Michael niye tiyatro veya edebiyatla ilgili bir eğitim almıyor? Acaba Hanna gitmeseydi yine ailesine dönüp görev bilinciyle hukuk okur muydu? Merak ediyorum.

Hanna kendine okunan her kitapta duygusal ve çok insani tepkiler veriyor. Kilise korosunun müziğine ağlıyor. Kötü veya duygusuz biri olmadığını biliyoruz. Ekmeğinin peşinde SS’e katılıyor, orada yapılanları da hiç yadsımıyor. Duruşmada gözlerini hiç kaçırmıyor. “Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız?” sorusu da kilit zaten. O da görevini yaptığını düşünüyor. Ölüme gidecekleri hastalardan, yaşlılardan seçiyor. Kötünün içinde iyiyi elinden geldiği kadarıyla yapıyor bir şekilde.

Ama adaletin yerini bulması gerekiyor, Hollywood’un tüm 2. Dünya Savaşı filmlerine bakılacak olursa, o duruşma bugün yapılsa bugün de aynı hesaplaşma sürecek ve aynı sonuçlar alınacak. Naziler kötücül. Yaptıkları korkunç. Ama bu biraz “bütün Türkler barbar” demeye benziyor. Biz Hanna’yı önceden tanımasak bir canavar olduğunu varsaymaz mıydık?

Michael’ın sınıf arkadaşı tam da bu soruyu diğer açıdan soruyor. “Nasıl izin verdiler? Ve neler olduğunu öğrendiklerinde nasıl kendilerini öldürmediler?” Savaşlarda yalnız iyi-kötü olduğunu sanan kutupseverler var. Bizim talihsiz Michael’ın arada kalmışlığı bu iki kutup arasında da oluyor. Korkunç bir durumun iki yüzünü de anlamaya çalışıyor. Ki bu durumda benim kendimi özdeşleştirdiğim karakter Hanna değil Michael oluyor.

Hanna’nın okuma-yazma bilmeyişine ne kadar üzüldüğünü gittikleri restoranda menüyü okuyan çocuklara bakışından görüyoruz zaten. Ama utancının ne kadar derine indiğini duruşmanın sonuna kadar anlayamamıştım. Michael’ın suçluluğu da onun gururunun karşılığı gibi, ikisi de hayat boyu sürecek bir hapse mahkum oluyorlar. Odyssey (Michael’ın dersinde “eve dönüş” olarak adlandırılan kitap) onların kurtuluşu oluyor. Hiçbir şey açıklığa kavuşmuyor ama her şey olması gerektiği gibiymiş hissine kavuşuyorlar.

Aşktan ziyade doğru olanı yapmakla ilgili bir film sanırım. Hanna’nın sonunda da var bu (ayak bağı mı olmak istemedi kim bilir?), onu kurtaracak sırrı saklamaya karar veren ama sonuçta hapisten almaya gelen Michael’da da. Sevdiği kadının gururunu kırmamakla iyi mi etti kötü mü? Belki hala cevabını bilmiyordur. Filmin güzel tarafı da bu sanırım. Cevap verip taraf tutmaktan çok soru sorması.


--- spoiler ---

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/19/2012 17:06:00

Hanna'nın Micheal'ın ilk aşkı olması hissini ve tepkilerini iyi anlatmışlar. Tekrar yaşatıyorlar insana.
Micheal Hanna'ya verdiği içsel sözleşmesinden dolayı yalnız.
Kızına mezarlıkta başından geçenleri anlatmasıyla herşey değişebilir hayatında. Hani insan kendi için önemli olan şeyleri itiraf edince o yükten kurtulur. Micheal'da kızına itiraftan sonra daha rahatlamıştır eminim. İtirafta değilde paylaşım demek daha doğru olucak galiba.
Hanna ölecekleri seçerken : Kötülük içindede kendine göre iyi bir insan olabileceğini gösteriyor ölüme gidenleri seçerken. Nasıl olsa ölecekler demiyor.
Micheal'ın Hanna çekiniyor diye söylemediklerini söyleseydi nasıl bir film olurdu merak ettim doğrusu.
Filmin başı bir tesadüfle başlıyor, ileride bir tesadüf daha. Bana film hayatıızdaki tesadüflerinde ne kadar yaşantımızı etkilediğini bir kez daha anlattı. Micheal Hannayla belki 1 .  ve 2. seferde karşılaşmasaydı çok farklı bir hayatı olacaktı. 2. seferde ( Davanın olduğu zaman) karşılaşmasaydı Hanna Micheal için bir aşk acısı bir hatıra olarak kalacaktı belki. Bizi biz yapan biziz ama çevreninde etkilediği biziz gibi birşey geldi aklıma.

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/19/2012 17:36:00

Bu akşam bilgisayarsizim, yarın yazicam düşündüklerimi

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/20/2012 18:33:00

dramlara katlanamıyorum. izledim ama pek yorum yapmayacağım. fşlm ile alakalı görüşlerimi zaten celeis fazlasıyla yazmış.  aynı şeyleri yazıp vakit kaybetmeyeyim. umarım bir sonraki hafta tür dram olmaz:) herkese öpücükler


Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/21/2012 04:27:00

bir uzattıkça uzatma durumu da var evet. tam "hah burada biter bu film" dediğiniz yerde bir dram daha, bir tane daha oluyor. içi kıyılıyor insanın :)

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/21/2012 04:38:00

bir türlü toparlayamadım yazacaklarımı..ben nedense aşırı dramatik bulmadım filmi. sanırım çok fazla dram izliyorum :}

filmle ilgili en çok hoşuma giden taraf - büyük bir nazizm düşmanı olmama karşın - naziler de insandır mesajını vermesi. hollywood'un genel tavrı nazileri bir çeşit vampir mitine çevirmektir ve olaylar çok korkunç olmasına karşın ilgili ilgisiz her filmde oraya gönderme yapılması beni çok rahatsız ediyor. o dönemi iyi okuyan bir film bence..

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/21/2012 09:31:00

ben de filmi esra gibi dramatik bulmadım çok fazla dram izleyen biriyim belkide ondan...yazılacak şeyleri yazmışsınız zaten filimde çok etkilendiğim söz
MİCHAEL:seni üzdüğüm için üzgünüm
HANNA:senin beni üzmeye gücün yetmez beni üzecek kadar önemin yok

hanna mahkemede okuma yazma bilmediği için utandığından dolayı uzun süre hapis cezası aldı diğer gardiyanlar 4,5 yıl, hanna utandığı için söylememiş olabilir ama mıchael neden söylemedi bu sırrı nedeni neydi yahudi soykırımı yapan bir kadını çok sevdiğinden dolayı utandığı içn miydi, ne düşündü


ben filmi gerçekten beğendim benim için güzel bir filmdi. film kulubüne teşekkürler

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/21/2012 09:46:00

Filmi daha once izlemiştim ve begenmiştim. Konusunu az cok hatırlasam da beni en cok etkileyen kısmının Kate Winslet'ın muhtesem oyunculugu olmustu bunu cok net hatırlıyorum. Bir de genc oyuncunun kitapları kaset haline getirip hapishaneye gondermesi olayı cok etkilemişti.

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/22/2012 19:39:00

Bu filmde en çok etkilendiğim nokta, michael in hanna ya gösterdiği saygı.. yaptığı seçime saygı duyup okuma-yazma bilmediğini açıklamadı.. oysa biz de olsa, sırf bu yüzden onca zaman hapis yatılır mı der; mahkemede  her şeyi alt üst edip 'cesurca' müdahale ederdi..

ben tam tersine asıl aşık olanın hanna olduğunu; michael içinse ilk gençlik heyecanından ileri gitmediğini düşünüyorum..hanna her konuda olduğu gibi bunda da abartılı bir ketumlukla kendini saklamayı bildi.. anlamsız gururu hayatının her döneminde onu ezdi sanki..
gurur, çoğu insan için bir erdem.. bense uzak durulması gereken bir afyon olarak görüyorum..belki de film, bu yüzden dikkatimi çekti.. 
güzel seçimin için teşekkürler momoveannesi..=)

Ynt: 11 Kasım Haftası- THE READER

11/22/2012 19:52:00

Ben tesekkur ederim, daha hareketli bir sey secsemiydim dedim icimden bi ara. Ama alinacak derslerin cikmasi guzel geldi bana.

Michael universitedeki hocasinin bunu aciklamalisin demesine ragmen aciklamadi ya. Demekki gercekten inandiginin pesinde gitti. Baska biri olsa buyugunun soyledigi mantigi kabul edip uygulayabilirdi

<123>

Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Film/Kitap Kulübü

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...