Haftanın anlam ve önemine değinen bir yazı da benden gelsin...

05/06/2010 05:40:00

Annem'e mektup

Anneciğim, hep sana seni ne kadar sevdiğimi, küçücük
yüreğimdeki kocaman yerini anlatmak isterdim. Ama
başaramadım. Çünkü hiç anlamaya çalışmadın. Bir gün sana
bahçeden çiçek topladım. Bardağa koydum, sana getiriyordum
ki, bardak birden bire elimden düştü, kırıldı. Çiçekle sana
sevgimi anlatacaktım. Kırılan bardak için o kadar çok bağırdın
ki, bir daha kimseye çiçek vermemeye yemin ettim.
Anne, benim küçük yüreğimde herkesi sevecek kadar yer
vardı. Ben herkesi çok seviyordum. Ama sen insanların hep
kötü olduklarını, onlara güvenilmemesi gerektiğini söyledin.
Ben de artık insanları sevmiyorum.
Anneciğim, bir türlü küçük kafam almıyor, bana
başkalarına vurmayı sen öğrettin. Ben doğduğumda vurmayı
bilmiyordum ki, neden şimdi kardeşime vurmama kızıyorsun.
Ben ona vurunca elime vuruyorsun.
Anne, babamı hiç sevmiyor musun? Hep beni onunla
korkutuyorsun, onu sevmemi istemiyor musun?
Ben bir şeyi bağırmadan istersem vermiyorsun. Bağırarak
istersem veriyorsun, o yüzden ben de hep bağırarak, ağlayarak
istiyorum. Hem de dediğini yapmak için bağırmanı
bekliyorum. Biliyor musun seni bağırtmak hoşuma gidiyor. O
zaman benimle ilgilendiğini düşünüyorum.
Anne sana güzel bir haberim var: Artık yemeklerimi
yiyeceğim. Bir an önce büyümek istiyorum. Neden mi? Seninle
konuşurken yukarılara bakmaktan bıktım. Artık boynum
ağrıyor. Eğer büyümem daha çok sürecekse, neden sen
çömelerek benimle konuşmuyorsun? O zaman kendimi daha iyi
hissedeceğim. Konuşurken gözlerini görmek istiyorum.
Gözlerinin derinliğinde sevildiğimi anlamak istiyorum.
............
Anne beni neden dinlemiyorsun? Benim çizgi film
kahramanlarım, kırılan oyuncağım, kaybolan kalemim neden
seni ilgilendirmiyor? Beni de senin şefin, arkadaşının yeni aldığı
çanta ilgilendirmiyor... Onları dinlemek istemiyorum. Senin
beni dinlemeni, onların benim için ne kadar önemli olduğunu
anlamanı istiyorum. Sadece büyüklere ait şeyler mi önemlidir?
Anne, yeni bakıcımı hiç sevmedim. Saçlarımı senin taradığın
gibi taramıyor, bana eski bakıcımın baktığı gibi şefkatle
bakmıyor. Anne sen bana neden şefkatle bakmıyorsun?
Anne, evdeki eşyaları, sehpayı, kül tablasını, televizyonu
kıskanıyorum, onları kırmak, yok etmek istiyorum. Onlar
olmazsa, beni daha çok seveceğini düşünüyorum. Hem de
rahatça, onları kırma korkusu olmadan evin içinde koşup
oynayabileceğim. Onları temizlemek için ayırdığın vakti bana
ayırmıyorsun. Demek ki onları benden daha çok seviyorsun.
Anneciğim, evde oynamaktan bıktım. Dışar ılarda koşup
oynamak, minik su birikintilerine ayaklarımı sokmak, dökerek
pasta yemek, elimle makarna yemek, ayranı üstüme dökmek
istiyorum.
Anne ben yaşamak istiyorum. 'Yapma'ların, 'etme'lerin
olmadığı, sevginin çok olduğu, annelerin çocuklarını anladığı
bir yer istiyorum. O yeri bulmak için buradan gitmek
istiyorum. Belki bir kuşun kanadında, belki bir çiçeğin
yaprağında belki de bir balığın akvaryumunda...
Nesrin BİLKAN
Canten Kaya'nın"Çocuk Eğitiminde Anne Babaya Öneriler" adlı kitabından
alınmıştır.


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Anne - Baba Salaklıkları

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...