Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

<123>

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/14/2010 07:38:00

Farklı dinlerde insanlar evlenebildiklerine göre bildiklerin bilgidir, bilemediklerin inançtır, bunu mesele haline getirmeye gerek yok yaklaşımında olmaya daha yakınlardır, o yüzden dini nasıl öğretelim, ne zaman öğretelim konularına çok da takılmıyorlardır gibi bir varsayımım var.

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/14/2010 08:09:00

Turk olmak, Turkiye'de yasamak % 99'un musluman olması, yakınlarımızın, hatta cocuklarımızın bu cogunluga dahil oldugu anlamına gelmiyor. %99 bir goruntuden ibaret olup icinde cok farklı egilimler barındıran bir bunyeyi olusturuyor kanımca.

Calıstigim sirketin sahipleri Sabetayist. Oyle olduklarını demiyorlar elbette, ama soyadlarını kısa bi incelediginizde elinize bu bilgi geciyor. Goruntude muslumanlara hosgorululer. Ama buranın farklı bir ortam oldugunu kapıdan girdiginizde hissedersiniz. Gayrimuslimlerin ise alınma oranı, ozellikle A.B.D. cıkıslı universitelerden veya TR'deki Amerikan Liselerinden veya Ing. egitime dayalı universitelerden mezun alıyorlar. Garip de bir kamplaşma var, eski jenerasyona baglı, onlarca ise alınan lise mezunu, para kıran arkadaslar bir yanda, yeni jenerasyon tarafından ise alınan ve onlar kadar kalifiye olmayıp bu para kıran kesime hasta olan, rekabetci, tatminsiz universiteliler.

Esim ise, dine baglı bir insan degil. Din onun hayatında bir etkiye sahip degil. Allah'i inkar etmiyor, ama din onun icin sanki mevcut bir kavram degil, ne bileyim sozde olup karsı cıkmayacagı ama ozunde hissetmedigi, bilmedigi, ogretilince de (ortaokul yıllarında) direnc gosterdigi bir kavram. Dinsi diyemem, agnostic diyebilirim. Hulya'nın "deist" tanımı da esimin durusuyla ortusuyor, fakat sanırrım o bir agnostic.

Ben musluman olmanın gereklerini dogru duzgun yerine getirdigimi soyleyemem. Hatta aklım bir yerde kendim baska bir boyuttayım. Ahlakıi acıdan yer yer bosladıgımı dusunuyorum, ama bir takım ozel aylarda, hallerde, (Ramazan vb.) bir cabam olur bu aydan kurtaralım muslumanlıgı diye. Aileden dine dair duzgun bilgiler doktrine edildi, evet, ama zihniyetiniz bu verilen doktrinlerle ortusuyorsa aileniz size bir katkıda bulunmus oluyor, ve konu asıl kısının vicdanında bitiyor, hayat tarzında vb.

Dini bilgiyi basta okulun vermesini isterim. Cunku ben bu isin uzmanı degilim, cocukta ters tepki yapmadan (esimde yaptı ondan) nerden nasıl baslanır bilmiyorum, bir takım konularda ona rol-model olmak da istemiyorum, cunku hala kendi hasarlarımı onarmakla mesgulum. Belki anneannesi, belki de deger verdigi bir baska aile buyugu ona on ayak olabilir. Tabii ki almaya acıksa, boyle bir egilim gosterirse.

Kısacası, dini egitim bir noktada verilsin, sevgiyle verilsin, temelleri ogretilsin, cocuk alır ya da almaz, bu onun bilecegi birsey. Benim icin asıl zor olan kendi goruslerimi ve esimin goruslerini harmanlayıp kızıma sunabilmek olacak, cunku oldukca ters taraflardayız. Kızımın bizleri gordukce bocalamasını istemem. O yuzden diger temel dallarda oldugu gibi bu konuda da egitimi okula bırakıyorrum.

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/14/2010 14:42:00

dini inançları güçlü olan aileler için biraz daha kolay bunu anlatması gibime geliyor.ama ateist yada deist olanlar için daha zor.bende ateistim.elajan ın yazdıklarınada tamamen katılıyorum açıkcası.ben dinler tarihini araştırdım biraz birçok kitap okudum ve dinlerin toplumları birarda tutmak ve birlik ve düzen içinde yaşamak için birsürü kural(güzel kurallarda var tabi)barındırdıgı sonucuna vardım.aslında bende cocuklugumdan beri hiç inançlı biri olmadım.ailem müslüman ama dini görevlerini yerine getiren bu konuda özenli ve dinin gereklerine göre yaşamını düzenlemiş bir aile değil.ama dedem hacı mesela..ve beni dinden iyice uzaklaştıran,öğrenmek bilmek bile istemememe ne den olan kişi dedemdir.mesela küçükken kuzenlerim ve ben her yaz camiye gitmeye zorlanırdık.sonrada akşam bizi toplar kendi devam ederdi..zorlaaaa,kızarak.gitmeme gibi bir şansımız yoktu çünkü bu seferde azar işitirdik.dahası dinle ilgili şeyler anlatırken hep korktuk..cehennem demek yanacağımızyer(düşünsenize 7-8 yaşında cocuklarız).annelerimizden ablalrımızdan örnek verirdi.senin annen başını örtmediği için onun anneside,kendiside cehennemde yanacaklar diri diri.senin ananen oje sürüyo o tırnaklarını çekecekler cehennemde gibi gibi...korkkunçlugunu sizde hissetmişsinizdir eminim.peki SONUÇ: benimle birlikte bunlara maruz kalan diğer 3 kuzenim ve ben ateistiz..zaten hiç dinle alaklı olmadım merak ettiğim zamanda dinler tarihiyle ilgili kitaplar okudum.ben mesela kuranı,incili,tevratı okudum..ama dini bütün biri olmak için değil.dinin gerçekten tarihini merak etiiğim için.inanmak istermiydim..hiç inanmaya çalışmadım,inanalarada hep saygı duymayı bildim,banada saygı duyulmasını bekledim..çocuguma anlatacakmıyım? neden inanmadıgımı bilecek ister istemez zamanla.ama durup özellikle dini anlatmayı düşünmüyorum.zamanı gelince sorular soracak bende kendi bildiğim haliyle anlatırım sanırım

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/14/2010 15:16:00

Aslında çok hassas bir konu. Eşim Allah'ın varlığına inanan ama müslümanlık dininin gereklerini yerine getirmeyen bir insan. Çoğu zaman isyanları da olmuyor değil. Ben dini kuvvetli ama bunu asla dayatmacı olarak bize sunmayan bir aile ortamında büyüdüm. Küçükken camiye gittim ama zevkine. Hiç zorlama olmadı. Duaları öğrendim. Ama asla Allah'tan korkmamı tembihleyen ebeveynlerim olmadı.
şimdilerde ramazan,bayram ve kandillerde yapılması gerekenleri yaparım ama çok ta dinimizle iç içe yaşayamıyorum.
Eren küçükken ezan sesi duyduğunda tabii ki doğal olarak korktuğu ya da bu ne der gibi baktığı anlar oldu. Ben de ezan olduğunu ve amin demesini öğrettim. Ha bu bizim için bir oyun haline geldi. Yani ezan sesi duyduğunda amin yaptı.
bu eğitimi alacaksa okulda alacak ve ilerde kendisi karar verecektir. Hepimiz bir bireyiz ve kendi tercihlerimizi özgür seçme hakkımız var yeter ki rehberimizi doğru olsun.
Ama ben oğlumun her dine mensup insanlara saygılı ve onlarla iç içe olmasını dilerim..

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/14/2010 19:22:00


Damla'nin yorumuna katiliyorum. Biz iki farkli dinden insan evlendik, 14 yildir evliyiz din aramizda hic sorun olmadi. Ailem din konusunda hic zorlayici olmadi. Bir yabanciyla evlenecegimi duyduklarinda hic dinle ilgili bir tepki almadim. Esimin annesi ise hergun kiliseye giden bir katolik. Cocuklarini ona gore yetistirmeye calismis. Uc kardesten biri (esim) kiliseyi ve dinleri tamamen dislarken digerleri pazarlari kiliseye gider, cocuklarini da goturur. Biz kayinvalidemi mutlu etmek icin kilisede evlendik benim ailem torende ellerini acip dua ettiler. Hosgoru ve anlayis herseyin temeli.

Simdi farkli iki dine sahip anne babayiz. Aslinda musluman ve katolik dogmusuz ama ikimiz de dindar degiliz. Esim ateist, ben ne oldugumu bilmiyorum. Dogru, durust, iyi bir insan olmaya calisiyorum. Icimden konustugum bir guc var ama illaki bir dine mensup olmasi gerekmiyor.

Esim ve ben kizimiza din egitimi vermeyi dusunmuyoruz. Dogru, ahlakli, iyi bir insan olmasi icin gerekli egitimi vermek istiyoruz. Buyudugunde soracagi sorulari en dogru sekilde cevaplamaya calisacagiz. Hiristiyan bir toplumda yasiyoruz ve cevresinde farkli dinlerden cocuklarla buyuyecek.  Noel kutlamalari bayram kutlamalari olacak, tatillerde ezan sesi duyacak. Bunun etkisi ne olacak gorecegiz.

Simdilik babaannemizden gelen neden vaftiz ettirmiyorsunuz tepkileri disinda kizimin dini konusunda bir sorun yasamadik. Ilerde bizi neler bekliyor yasayip gorecegiz.

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/15/2010 12:21:00

benim takildigim nokta, kucuk yasta cocuga karsi dinle ilgili takinilan tavirlar onun yetiskin zamanlarini bu kadar etkiliyor mu? yani sanirim, siz inanc dunyaniza "kucukken dedem beni cok korkuttu" diyerek yon vermediniz. kendinizi, dunyayi, hayati sorgulayarak ve okuyarak olusturdunuz inancinizi. bir yandan bunu dusunuyorum, bir yandan inanmak/inanmamak sorgulayarak ne kadar olur, icten gelen birsey degil midir, ve gercekten cocuklugumuzda  duyduklarimizla sogumus/isinmis olabilir miyiz, diyorum.

sonra, "cocugunuza dini egitim verecek misiniz" derkenki "dini egitim"le anlatilmak istenen ne? ben ne anliyorum? inanc egitilerek verilen birsey midir, diyorum. yoksa, dini egitim, allahi ve peygamberleri anlatmak midir, diye soruyorum.

bir yandan da, cocuklarimizin sorularina cevap vermekle, onlarin elinden tutmakla gorevliyiz, nasil iyiyi-dogruyu (yalan soylememeyi, arkadasina zarar vermemeyi, vs.) ogretiyorsak bizim icin dogru olan baska birseyi neden anlatmayalim, diyorum. bu inanc konusu cocuklarimizin icinde doldurulmayi bekleyen bir bosluk mudur, yani sorular sorduklari, cevaplar anne tarafidan verilmezse bos kalacak ve onu acitacak bir alan midir ruhunda? ya da, tam tersi, ben hic anlatmazsam o sorular da hic olmusmaz mi?

sonra kendime donuyorum. su anki ic dunyamdan memnunum, huzurlu bir insanim, buraya da cokca okuyarak, ozgurce dusunerek gelmisim, boyle yapmama sebep ailem midir, diye soruyorum. yani cocukken bana inanc konusunda nasil yaklastilar da rahatsiz bir insan olmadim, diyorum. cocuguma neyi nasil ne kadar anlatacagimdaki cevabi orada bulmaya calisiyorum.

ve o gunlerden sunu buluyorum. cocuklugum tasavvuf dinleyerek gecmis, dini, sekliyle degil felsefesiyle hatirliyorum. naif sohbetlerden, okunan yunus emre dortluklerinden, ney sesinden hatirliyorum. din deyince babamla annemin hosgorusu, yumusak sesleri ve huzurlari geliyor aklima. ve de en cok dualar.. o dualar beni mutlu ederdi ve annemin bana ogrettikleri cocuk dilindeydiler. sanirim ben ailemden dini egitim olarak o gunlerde sadece dua etmeyi aldim. gerisi cevremde gelisti, o sohbetler, sesli okunan kitaplar.. bunlar onlarin hayatindaydi, bana ozel yaptiklari birsey degildi. buyudukce insanlarin dini nasil kullandiklariyla degil, iciyle (tasavvufla) ilgilenmeye devam ettim.

peki allahi ne zaman sordum aileme, ya da onlar ne zaman anlattilar? bunu hatirlamiyorum. sanirim allahi anlatmak konusunda bir uzmandan ya da bir kitaptan yardim alacagim. buyuk kizim 3 bucuk yasinda, henuz, anne insanlar nasil olusuyor ya da bu bitki nasil buyuyor, diye sormadi. onunla diyaloglarimizi dusunuyorum, kizim bizi allah yaratti, peygamber de bunu bize anlatti, demeyi cok alakasiz ve itici buluyorum.. ve en onemlisi: dinleyerek degil gorerek ogrenecek. yani ben ne kadar dinin icindeysem, inancimi sozlerime ve davranslarima ne kadar aktariyorsam onu alacak. orucu, namazi evin icinde gorecek ve "nedir" diye soracak.. neyi gorurse onu merak eder. gormezse de sormayacak. bu sefer de okulda bir arkadasinda gordugunde soracak. cocugun neyi ne zaman sorgulayacagi gordukleriyle dogrudan ilgili. benim kendime soracagim soru su olacak: bunlari gormesinden rahatsiz miyim? bu onun ozgur dusunmesini engeller mi? boyle dusunuyorsam sunu da sormaliyim: insan karsisina cikmamis birseyi dusunur mu? yani onun gormuyor olmasi da ozgur dusuncesine bir haksizlik olabilir.

ben cocukluguma dair bir zorlama, bir korku hic hatirlamiyorum, hele ki sekille ilgili bir yerlere oturamamis goruntuler-sorular hic yok.. demek ki annem-babam dogru bir is yapmis. bu konuda annemle eski gunleri anmak da cok yerinde olacak.

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/15/2010 13:23:00

ben ve eşim dine bağlı insanlarız. Okudugum yorumlardan gördüğüm kadarıyla dinine bağlı olmak biraz da "özgür düşünememek" olarak algılanmış. Öyle gibi görünüyor. Umarım yanlış anlamışımdır.
Dine bağlı olsak ta üzerimize düşen her görevi tabii ki yerine getiremiyoruz. Ben iyi bir insan olmayı öncelikli şart olarak görüyorm, iyi niyetli olmayı  ve kalp kırmamayı. Dinin gereklerini yerine getirmenin de insan ruhunu temizlediğine inanıyorum. cocugumu da böyle yetiştirmeyi planlıyorum, inşallah.
Yeditepe ünv.'de İngiliz Dili ve Edebiyatı okudum. Sanat tarihi, dinler tarihi, mitoloji, Roma-Yunan tarihi vb. derslerimiz cok oldu. Kesmedi üzerine master yaptım. Yaşadığım hayatı kendim tercih ettim.  Doktora yapmayı planlıyorum önümüzdeki senelerde. Şunu demek istiyorum, dinine bağlı insan olunca özgür düşünemiyor, okumamış gibi fikirler yürütülüyor. Cocuguma herşeyi okutacağım, Kur'an okumayı da öğreteceğim, sureleri de, namazı da. Önüne de farklı kitaplar koyacağım. Fakat 3 yaşından önce dini açıklamalara girmemeyi düşünüyorum.

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/15/2010 19:14:00

Aytude, 3 yaşından önce dini açıklamalara girmek istemediğini yazmışsın. Ben de çocuğuma kaç yaşından itibaren neyi, nasıl söylemem gerektiğini merak ediyorum mesela. Her ne düşünecek olursa olsun özgür karar vermesini istiyorum. Bu yaş sence üç mü, neden üç? Neden beş değil mesela? (çocuklar ölüm, aşk, tanrı gibi olguları beş yaşında sorgulamaya başlarmış, dedi pegagogum)...

Ynt: Dindarlar, dinsizler ve gayrimüslümler

10/16/2010 14:14:00

aslında o konu üzerine henüz hiç bir şey araştırıp okumadım, ama 3 yaşından önce masalların cok sağlıklı olmadığını duymuştum mesela. ona dayanarak böyle birşey düşündüm. Ne biliyim mesela peygamberi nasıl anlatmalı, Allah'ı nasıl anlatmalı ben de henüz bilmiyorum. Bu konuda tavsiye edebileceğin kitap var mı gülüş?

<123>

Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
ALTERNATİF ANNE

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...