Toksoplazma

03/05/2010 10:12:00

Aşağıdaki yazıyı başka bir platformda yazmıştım. Dili biraz informal ya da zıpırca mı diyeyim, affola. Tekrar uyarayım, oranlar kafadan atma, ama yaklaşıktır:) 


disclaimer: bu konuyu araştıralı iki yılı geçiyor ve aklımda kalanları yazacağım. özellikle sayılar ve oranlar kesin değildir.

güzel ülkemizde gördüğüm kadarıyla özel hastanelerde ve muayenehanelerde doktorların hamile kadınlardan istedikleri testlerin arasında toksoplazma testi de yer alıyor. özellikle kedi beslenen evde yaşayan/büyüyen kadınlarda ise toksoplazma geçirme olasılığı ise epey yüksek. mesela fransız kadınlarda ömürleri boyunca toksoplazma enfesiyonu geçirme oranı yüzde 91.32'ymiş. amerikan kadınlarında ise nedense oran düşük (bu sebeple amerikada sağlık sigortası şirketleri toksoplazma testini karşılamıyor). türk kadınları için benzer bir araştırma görmesem de daha çok kediden değil ama dışarıda yenilen pişmemiş gıdalar nedeniyle yüksek olduğunu düşünüyorum. 

toksoplazma testi için kanda igg ve igm antikorlarına bakılıyor. pozitif igm halihazırda geçirilmekte olan bir enfeksiyonu gösterirken, pozitif igg daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyonu gösteriyor. diyelim ki test yaptırdınız, igm ve igg negatif çıkarsa siz bu enfeksiyonu hiç geçirmediniz demek oluyor. igg pozitif, igm negatif çıkarsa daha önceden bu enfeksiyonu geçirdiniz ve artık bağışıklığınız var demek oluyor (hamilelik açısından en iyisi de bu, risk misk yok, kebap). ancak hem igg hem de igm pozitif çıkarsa (düşük bir ihtimal igg negatif de çıkabilir), türk doktorlarımız diyor ki: "sen şu anda toksoplazma enfeksiyonu geçiriyorsun, bebeğine geçerse sakat kalabilir, spiramisin diye bir antibiyotik kullanmalısın, hatta kordosentez yapıp bebeğe de geçmiş mi bakacağız". tam bir felaket senaryosu. 

sizin de başınıza geldiyse hemen panik yapmayın, işin aslı tam olarak da böyle değil. bir kere igm'nin false positive verme olasılığı yüzde 31.32! şaka gibi. hadi aynı testi iki-üç kere yapıp olasılığı indirsen bile, bu kadar ciddi bir tedaviye başlamak için hala inanılmaz yüksek. hatta üçüncüde igm negatif bile çıksa, daha önce false positive'den hiç bahsetmeyen doktor, bu sefer "ama false negative de çıkabilir" diyor. yüzdesi kaç? yüzde bir! dahası var. anne enfeksiyon geçiriyor olsa bile bunun bebeğe geçme olasılığı yüzde 51.32! yani bebeğe geçmeyebilir. spiramisin, ne enfeksiyonu iyileştiriyor ne de bebeğe geçmesini engellediği kanıtlanmış. sadece bebeğe geçme riskini azalttığına inanılıyor(!). ama sevgili türk doktorumuz bunları söylemiyor. ayrıca spiramisin alan annelerin büyük bir çoğunluğu hamileleiğin geri kalanını (bu da beş altı ay gibi bir şey), antibiyotiğin yan etkisiyle devamlı bir mide bulantısı ve uyku haliyle ve hatta yatakta geçiriyor. doktora bunu söylediğinde "e bebek sakat mı doğsun, katlanacaksınız, başka çare yok diyor." a be güzel doktorum, bebeğe geçip geçmediğini bilmediğin bir enfeksiyonun bebeğe geçme riskini azaltmak için bunu yaptığı kanıtlanmamış bir ilacı vermek yan etkilerinden daha mı iyi diyorsun. "bu antibiyotiğin bebeğe hiç bir yan etkisi yok" diyor. bu arada bu antibiyotik, herhangi bir eczaneye girip reçetesiz alınabilen bir şey. sonra ısrar edince "madem öyle tek çaremiz kordosentez" diyor çapa tıptan bu konuda "dünyaca ünlü" bir profesör. 

ama aramaya inanan nesle aşina olanlar için bu dünyaca ünlü profesörün bile bilmediği çözümler mevcut. google amcaya yeterince sorunca ve bu konudaki ecnebi forumları okuyunca palo alto'daki labdan bahsediyorlar (http://www.pamf.org/serology/). forumda yazanlara göre, benzer durumlar için amerikadaki doktorlar şunu demişler: "bu işin false positive'i çok yüksek, bir de palo alto'daki laba gönderelim. onların sonuçları yüzde 99.9 kesin sonuç veriyor". (benzer bir lab da almanya'da bulmuştum vaktiyle ama şimdi aramaya üşendim.) dünyaca ünlü türk profesörüne söylüyorsun, "olmaz öyle şey diyor, yok öyle bir şey, size kordosentez için randevu aldım, şu gün gelin, sen doktordan iyi mi bileceksin. bir de internet doktorculuğu oynamayı bırak" diye azar işitiyorsun üzerine tatlı niyetine.

böyle bir şey yaşıyorsanız, o anda türkiye'de tatilde olmak ve aslında amerika'da yaşıyor olmak ilaç gibi geliyor. hemen amerikadaki doktoru arıyorsun. "böyleyken böyle, igg ve igm positive çıktı, burdaki doktor kordosentez falan diyor" demeye kalmıyor "sakın ha" diyor amerikalı, "kordosentezin düşükle sonuçlanma riski daha yüksek. buraya dödüğünde palo alto'ya göndeririz" diyor test için. lan hani yoktu öyle bir şey. dünyaca ünlü my ass! spiramisin falan diyorsun, "bırak onu diyor, çok kuvvetli bir antibiyotik. burda ben sana reçete yazsam, fda onaylamadan eczaneden alamazsın! fda'in onayı için de palo alto'dan pozitif sonuç gelmeli" diyor. yuh ki ne yuh! leblebi gibi içiriyor lan burda doktorlar!

türk doktorlara teşekkür ediyorsun, "ben çaresine amerika'da bakacağım" diye. "sen bilirsin bebeğin sakat ya da kör doğarsa benden günah gitti" diyor, dünyaca ünlü my ass! amerika'ya gidiliyor. doktor "bir de biz yapalım testi" diyor, orda da ikisi de pozitif, doğrudan palo alto'ya. sonradan öğrendiğimize göre sigorta şirketinin geri zekalılığından bir ay sonra rapor geliyor: temiz! igm negatif, igg pozitif. yani daha önceden enfeksiyon geçirilmiş, bağışıklık kazanılmış. ohhh be, canımı aldınız be. 

dünyaca ünlü türk doktorlarına selam ederim.


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Internet Doktorculuğu

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...