beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/09/2012 14:54:00

Üyenin kendi isteğiyle ya da kurallara aykırılıktan dolayı üyeliği sonlandırılmıştır.

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/09/2012 15:27:00

beslenme derken et yeme,ya da yememe mi??

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/09/2012 17:48:00


 

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/09/2012 21:43:00

İlk yorumumda baştan bir husus belirtmek isterim: Tartışmayı severim ve kalıplaşmış düşüncelerim yoktur. Bu yorumumda ak dediğim bir şeye tartışmalar sonucunda kara diyebilirim. "Ama daha 2 gün önce ak demiştin" demesin lütfen kimse bana :)


Sayko anam, bana gücenme ama tam da bir güncellememde söylediğim bir saptamayı doğruladın: Doğadan kopuk yetişen insanlar, doğayı romantize ediyor ve bu şekilde sonuçlar ortaya çıkıyor.

Tekrar edeyim: Ben dünyanın vejeteryan, vegan ve romantik insanlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Mesela Hintliler yüzyıllardır vejeteryanlar. Hayvanlara hiçbir şekilde eziyet etmiyorlar. Onları dünyanın vicdanı olarak görüyorum. Bu tür inançlara saygım sonsuz. Vejeteryanlığı ya da veganlığı tercih edenlere de gıptayla bakıyorum, günümüz dünyasında büyük bir özveri.

Ama öte yandan çocukların doğudan kopuşu da insanların düşünce yapısını değiştiriyor.

Yani mesela köylü çocukları için hayvanalrla bir arada yaşamak normaldir. Hayvanların olduğu her yerde pireler vardır ve o çocuklarda pire ısırıkları olur. Ama hiçbiri "Ayyy, pireler çok iğrenç" demez. Aynı şekilde yemek için hayvan da kesilir, kendileri de isterlerse kesmeyi öğrenirler. Bunu da iğrenç veya korkunç bulmazlar. Şehirli çocuklar ise hem pireden tiksinir hem de hayvan öldürmeyi vahşi bulurlar. Bunun da bir nedeni olmalı...

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/10/2012 06:23:00


Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/11/2012 17:15:00

aaa nolmuş...


tekrar yazıcam buraya zaman bulunca.düzeltemyı denerken yok ettım sanırım.

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/11/2012 22:19:00

:)

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/12/2012 17:38:00

Benden başka yazan yok sanırım ama yazayım da rahatlayayım bari:

Bir yerde okumuştum, henüz onlu yaşlarını süren kızı kendisinin bile izleyemediği korku filmlerini izliyormuş. "Nasıl oluyor da korkmuyorsun?" diye sormuş babası. "Kendimi kurbanın değil, katilin yerine koyuyorum" demiş.

Vejeteryanlar da sanırım kendilerini hayvanın yerine koyuyorlar. Ama bana kalırsa kendilerini oldukları gibi yani insan duygu ve düşünceleri ile hayvanın yerine koyuyorlar. Mesela benim güncelleme cevap yazarken tiara, "Sence sirkteki bir aslanı orman kenarına götürsen orada kalmayı mı tercih eder, sirke dönmeyi mi?" gibi bir soru sormuştu. Bence aslan bir hayvandır ve hayvanların tercihi yoktur, onlar "tercih" edemez çünkü iradeleri yoktur. Hayvanlara insani sıfatlar yakıştırmanın bu tür düşüncelere neden olduğunu düşünüyorum: Sadık köpek, nankör kedi, kurnaz tilki vs. Köpek "sadık" değildir, bir sürü hayvanıdır ve sürü liderine itaat etmeye programlıdır, hepsi bu. Olayı dostlukla, sevgi ile bağdaştırıp romantize etmenin bir anlamı yok bence. Aynı şekilde evimde kedi besliyorum ve kedime "nankör" denmesine sinir oluyorum. O sadece nasıl programlanmışsa öyle davranıyor, yoksa hareketlerinin bir "amacı" yok. Hayvanlar insanları kıramaz, incitemez, çünkü bu yönde bir iradeleri olması mümkün değil (bence tabii).

Oysa ben vejeteryan değilim. Çünkü kendimi kurban yerin edeğil, katil yerine koyuyorum :) İnek dediğiniz hayvan evcilleştirilmiş sığır, evcil bufalo gibi mesela. Bufalo doğada yaşar. Yabani hayvanlara yem olur. Yabani hayvanlar özellikle yavaş koştukları için bebekleri öldürürler. Çoğu da tamamen öldürmeden, ısıra ısıra yemeye başlarlar. E, doğal ortamda bir aslana yem olmaktansa, evcilleştirilip bir insan tarafından kesilmek daha "insani" görünüyor bu durumda. Yani ölen hayvanın acı çektiği fikri bana uzak geliyor. O hayvan doğada olsa, daha da vahşi ir şekilde ölecekti nasıl olsa değil mi? Ben öldürünce acı çekiyor da, aslan öldürünce çekmeyecek mi? Yani doğadaki hayvanların yavruları ile mutlu mesut yaşayıp, her gün düzenli besin ve temiz su bulup, sonra da yaşlanıp eceliyle öldüklerini mi düşünüyoruz? Bu da ayrı bir romantik düşünce...

Vejeteryanlar ise "Sen bir insansın. İnsan olan kişi, yaban hayvanı gibi davranmamalı" diyor. Bu konu tartışılabilir tabii. Yani papazlar, rahibeler ya da sonradan tesettüre girenler gibi kişisel özveride bulunup, dünyevi kimi zevklerden el ayak çekmeye saygı duyuyorum. Ama ben fazla "insan"ım sanırım, el ayak çekmeye hiç niyetim yok :)

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/12/2012 18:18:00

  

  Vejeteryanlar ise "Sen bir insansın. İnsan olan kişi, yaban hayvanı gibi davranmamalı" diyor. 

Ben böyle demiyorum,yaban hayvanları adildir,ıhtıyacından afzlasını avlayıp depolamaz.malesef senın tabagındakıler yabandan gelmıyor,ya da sarıkızın fılan oldugu çiftlıklerden,fabrıkadan gelıyor..bi sürü antıbıyotıgın,ılacın kullanıldıgı hiç de ormana benzemeyen yerlerden..

 daha yazıcam vaktım olunca=)

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/12/2012 21:18:00

Bir kere hayvanın iradesi olmadığına katılmıyorum. Düşünme yetisini sadece insana özgülemek aslında insanın egosunun bir sonucu. Hakikat hiç de öyle değil. Pek çok hayvan türünün sanılandan fazlaca zeki olduğu, plan yapabildiği, hissedebildiği, duygularının olduğu pek çok araştırma ile ortaya çıkmış durumda. Mesela batıda birinci et kaynağı olarak görülen domuzların köpeklerden çok daha zeki olduğunu biliyor muydunuz?


İnsan kendini dünyanın, her şeyin sahibi görüyor, dinsel öğretilerde dünyanın insan için yaratıldığı fikrini de arkasına alıp. Bu doğru değil, insan dünyanın sahibi değil, sadece bir parçası.

İnsan yaban hayvanı gibi davranmamalı evet, insan olmak madem ki bize bazı etik değerler yüklüyor, daha çok insan olabilmenin yolu bence doğaya, dünyaya tüm canlılara daha hassas, daha saygılı davranmaktan geçiyor.

"Belki bir gün hayvanlar dünyasının geri kalanı da kendilerinden ancak zorbalık yolu ile esirgenen haklara sahip olacaktır. Fransızlar bir insanın sırf derisi siyah diye kayıtsız şartsız bir zalimin keyfine terk edilemeyeceğini anladılar. Belki bir gün bacak sayısının, derideki tüy miktarının ya da sağrı kemiğinin nerede bittiğinin de duyguları olan bir varlığı aynı akıbete terk etmek için eşit derecede yetersiz sebepler olduğu anlaşılır. Bu aşılmaz sınırı çizecek başka ne olabilir? Akıl yürütme yetisi mi? Ya da belki konuşma yetisi mi? Ama yetişkin bir at ya da köpek gerek akıl, gerekse iletişim kurma açısından bir günlük, bir haftalık hatta bir aylık bir bebek ten kat kat üstündür, ama öyle olmasa bile bu neyi gösterirdi ki? Sormamız gereken soru "akıl yürütebiliyorlar mı? ya da "konuşabiliyorlar mı?" değil "Acı çekebiliyorlar mı" olmalıdır." (Bentham)

Daha yazıcam sonra... 
 

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/12/2012 21:37:00

Sevile çok katılıyorum. Biz insanlar kendimizi dünyanın hakimi olarak görüyoruz. Aslında vahşi denilen hayvanlar bizim yanımızda çok masum. Bir aslanın vücudu et tüketmek üzere programlanmış. Acıktığı zaman saldırıyor ve açlığını gideriyor. Biz insanlar ise başka alternatiflerimiz olduğu halde fazlasıyla et tüketiyoruz. Üstelik onu şekilden şekile sokup en lezzetli halini arıyoruz. Yani tamamen keyfi. 


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Düşünen Hayvan

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...