beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/13/2012 09:23:00

sevilaraci:

Yazsam mi yazmasam mı bilemedim. Yani eminim bu konu sizin için tartışmaya açık değil. Ama bir de benim gözümden görün istedim:

Ben temel olarak bakliyat ve hububat ile beslenen bir insanım. O nedenle de çiğ beslenemiyorum. Ama çiğ nohutu görünce ağzım sulanmıyor, çiğ kurufasulyenin pek de güzel bir kokusu yok ve normalde canım çiğ buğday istemez.

Yani vejeteryanlerin "İnsan doğasında et yemek yok çünkü çiğ et iştah açıcı gelmez" demelerini tam olarak anlayamıyorum.

Yanlış da anlaşılmasın, insanın vejeteryan olması için elbette hiçbir nedene ihtiyacı yok. "İçimden gelmiyor, yemiyorum" demek yeterli zaten. Ama mesela "doğaya saygılı olmak için et yemiyorum" dediğinizde karşınızdaki et yiyen insanı "doğaya saygısız olmak"la itham ettiğini fark edebiliyorsunuzdur. İnsanların vejeteryanlığa sempati duymak yerine, hemen savunmaya geçmelerinin nedeni bu olabilir.

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/13/2012 09:54:00

  ben ruhsal bişilerden bahsetmedım,işte öyle hıssetmemen için bence konuşulması gereksız demiştim zaten, hani inançlı olan ınançsıza,yazık bılmıyo,onu kurtarayım gıbısınden yaklaşır ya, bızım senın söyledıklerıne karşılık olarak kendı hıkayemızı,görüşlerımızı söylememız böyle hıssettırıyor seni,en sevmedğim şey,ınsanlara sen bılıyorsun bak bu böyle,böyle yapmalısın demek.ya da sen bunu hıssetmıyorsun,canisin,ilkelsın fılan demek..tanrıyı örnek olarak verdım,dinle alakalı bişey demek için değil..yani pür mantıkla göremedığıız şeylerı reddetmemız de garip,ya da hıssettııgımız şeylerı herkese mal etmek de..ınsanlara peta vıdeoları gösterıp bak sen bunu yıyosun demek kadar abuk bişi olamaz,harun yahyadan ne farkımız kalır o zaman=)



  algı öyle değil mi,gözlemlersın, sorgularsın hissedersın,kalbe doğar gıbı demedım de,yani ınsanların bilinçlenmesi,hıssetmesını kastettım.senelerdır öteledıgım et yeme durumunun bana verdıgı rahatsızlık bi anda gözüme battı,ruhsal bişey değil belkı ama hep rahatsızmışım,öyle olmamam gerekıyormuş gibi hıssettım,taşlar yerıne oturdu(işte kastettiğim görünür olma hali de aynı his) 

  benım  inançlı,ya da inançsız olmam bişeyı değiştirmıyor,ben izliyorum sadece,empatı kurmaya çalışıyorum.hissetmek illa bişeylere ınanmayı gerektırmıyor,ınsanın kendını çok çok büyük gördüğünü düşünuyorum,tanrının varlıgını kastetmıyorum burda,ama bu kibirli,bencil tüketım duygusu,kendını dünyanın hakimi görme duygusu hasta edici bence..

 

  

  

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/13/2012 10:12:00

Ben et yenilmesine saygı duymuyorum. Bence bu zaten sadece basit bir tercih değil, "ben tercih etmiyorum o yüzden yemiyorum, isteyen yesin saygı duyarım" diyemem. Saygı duyamam. Çünkü düşünen, hisseden, acı çeken, algılayan bir canlıyı öldürerek onun bedenini yemek bana etik gelmiyor. İnsana yakışmadığını düşünüyorum. 


Sayko'nun söylediği tam da buydu galiba, hemen çürütmeye çalışmak için benim söylediklerim üzerinden argümanlar bulmanız, yani kuru fasulye de istemiyorum gibi. Orada kastedilenin başka birşey olduğunu anlamadığınızı sanmıyorum. İnsan doğalında et obur olsa idi vücudunun buna göre şekillenmesi, dişlerinin sivri olması, bağırsak yapısının eti sindirmeye uygun olması (ki şimdi kesinlikle değil) vs. gerekirdi. Kan kokusu alınca da iştahının artması. Ama bunların hiçbiri normal insanlarda olmuyor. 

Vejetaryenlerin bir iddiası da herkesin kendi etini elde etmesi durumunda çok az insanın et yiyeceğidir. Hatta meşhur hikayedir. Tolstoy bir davet düzenler, tüm katılımcılar vejetaryendir, sadece biri değildir. Tüm yemekler hazırdır ve bir de sandalyelerden birine bir tavuk bağlanmıştır. Yemekte tavuk istiyorsan onu kendin öldürmelisin der Tolstoy. Ama tabi bu bizim ülkemizde çok da geçerli değil. Köylerde kendi tavuklarını domates doğrar gibi kıtır kıtır kesebilen bir sürü insan vardır, bunu da bu şekilde çürütebilirsiniz. Ama böylelerinin de olması bunu doğru yapmıyor. 

* "Tutarsızlık suçlaması, zalim uygulamaların savunucularına gerçekte hiçbir mantıksal destek vermez. Brigid Brophy'nin deyişiyle, 'düzenli olarak insanların kollarını kıran biri tarafından söylense bile, insanların bacaklarını kırmanın zalimce birşey olduğu gerçeği değişmez.'" (Hayvan Özgürleşmesi - Peter Singer) 

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/13/2012 10:56:00

Eh zaten tartışma da burada kilitleniyor. Birisi "Et yiyorsun, etik davranmıyorsun, insana yakışmayan bir hareket yapıyorsun, zalimsin, et yeme konusundaki seçimine saygı duymuyorum" dediği anda, "Eyvallah" demekten başka da çare kalmıyor.

Yine de söylemeden geçemeyeceğim: Yukarıdaki paragrafta yer alan ifadelerin hepsi de duygulara yönelik.

Elma keser gibi kıtır kıtır inektir, keçidir kesen insanların bizim gibi şehirde yaşayan ve ineğin, keçinin başını okşayıp seven insanlardan çok daha fazla doğayla uyumlu olmaları da "tutarsız" geliyor bu yönden bakınca.

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/14/2012 07:23:00

sherlot endüstrıyel et ,et tüketmeme tavrının sadece bi nedeni,bunun dışında ınsanların düşündüğü başka başka şeyler de var..ben mesela tüketılen bişeyde yapılabılecek üçkağıdın sınırıının olmadıgını düşünuyorum..ınsanın bünyesını uzun vadelı düşünen her hangı bi firma yok malesef,kendı testlerını tanıdık şirketlerde yaptırıp onay alan bi sürü şirket var.şimdi günümüze bakalım, sağlığa zararlı maddeyle üretılmış bi markayı meb kendı elıyle bebelere dagıtmış,al işte,hem bu saglıksız dıyor,hem kendı elıyle tüketıyor.


doğanın bi parçası olmak için hayvan tüketmek gerekıyor bence,bu senın kararın,şu an vahşi bi ormanda yaşamadıgına göre,seçeneklerın olduguna göre sen karar verebılırsın yaşamına,seçimlerıne..ben etçil bi geçmişten gelıyorum dıye,atalarım yıyor dıye yemek zorunda değilim bence.

ayrıca hayvan etini uzun zamandır tükettııgımız için bedenımızın ona göre evrilmesi gayet normal,bu tüketmemızın normal oldugu anlamına gelmıyor=) (hep derler ya dişlerımız ona göre evrilmiş fılan)

yani tek bi doğru yok dedıgım gibi..bakış açını bu gerçeklerı tartarak sen oluşturucaksın,verilere göre vejeteryan insan bazı bakımlardan et tüketen ınsana göre daha sağlıklı oluyor,bu kesin,ama bu seçimin sadece sağlıkla da ılgısı yok,etik,vicdan,ıvır kıvır bi sürü şey dıyorlar sordugunda...

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/14/2012 14:45:00

Özetle arkadaşım: Ya damak tadına uygun besleneceksin ya da eğer etik açıdan hayvan yemek uygun gelmiyorsa, damak tadını bir kenara atacaksın. (Kesebiliyorsan et ye, diyenelere de aldırma; o mantıkla herkesin cerrah olabilmesi gerekiyor)

Bunu da böyle söyledim çünkü vejeteryanler çoğunlukla "Damak tadım eti istemediği için değil, etik nedenlerle yemiyorum" diyorlar. Çoğunlukla etin tadını beğenmeyenlerin de çocukluklarında etle ilgili bir tramva oluyor zaten. Yoksa her insanın damak tadı eti lezzetli bulur, eğer beyni et yemeyi reddetmiyorsa.

Bugün çiğ beslenme ile ilgili bir kitap gördüm. Önsözünde aynen şöyle yazıyordu:

"Mümkün olduğu kadar çok meyve ve sebze yiyin. Yaşamınızın %75'inde doğal ve sağlıklı beslenin, geri kalanında sevdiğiniz şeyleri yiyin. Bu denge sizi koruyacaktır."

Bende "etik" yok sanırım. Benim kafaya göre bu hayata bir kere geldim ve dibine kadar da yaşarım. Doğal ve sağlıklı besleneceğim diye sevdiğim şeyleri yemekten vazgeçmem. Fazla insanım sanırım, ruhen incelemiyorum :)

Bir de ısrarla şunu söylüyorum: Köyde yaşayan bir insan için vejeteryanlık hiçbir şey ifade etmez. Aynı şekilde köyde yaşayan adam  için köpekle birlikte yatmak, kediye yağmurluk giydirmek filan da hiçbir şey ifade etmez. "Doğadaki Son Çocuk" kitabını okumuş muydun? Tavsiye ederim...

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/14/2012 15:34:00

Doğal ve sağlıklı besleneceğim diye sevdiğim şeyleri yemekten vazgeçmem


bu kadar yazılanı yanlış anladın sen bence la!=)

herkes et sever,en sevmeyen ben bıle kırk yılda bir köfte yerdim afiyetle,sucuklu yumurta,mangal sefası..insanların çoğu et sever,lezzetlı zira.

Köyde yaşayan bir insan için vejeteryanlık hiçbir şey ifade etmez. Aynı şekilde köyde yaşayan adam  için köpekle birlikte yatmak, kediye yağmurluk giydirmek filan da hiçbir şey ifade etmez

köyde yaşayan adam şehırdekı gibi ''tüketmiyor''.tabı kı kaygılanmaz,dengeyı kurmuş çünki..bı oturdugunda bı kutu kfc tavuk yıyen var bılmıyorum kaç tane var ıcınde,south parkta görmüştüm,10 but olsa 5 tavuk yapar,o adam 5 tavuk yetiştirmiş mi,hayır..ee o zaman sahte et yıyor..ben iki kez %100 doğal hayvan etı yedım,bi kütahya'nın göçerlerınden alınan bi keçi,iki doğuda mardind'e bi yerde..al işte..

bence sen çok ağır vejeteryan olucaksın yakında=) öyle hıssedıyorum=)


Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/14/2012 15:43:00

Ben de çokbilmiş'in olmadığını iddia ettiği etiğine ve vicdanına çalışıcam, sherlotte zaten olacak belli.. Hadi bir gayret,  hazır buraya düşenleri vejetaryenleştirelim:))) 

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/14/2012 19:09:00

Sayko anam, seviyorum seni be!

Dilimin ucuna geldi de yanlış anlayan olur, "Ben hiç et yemedim ömrümde" filan diyen olur, gene kırmayayım birilerini diye söylememiştim ama madem sen söyledin, ben de söyleyeceğim :)

Annemlerin yazıhanesinin karşısında bir avukat karı koca vardı. Kadın mini etekler, askılı blüzler giyer, ağır makyaj yapardı. Annemle okuldan dönüşte kadını oturmuş babamla karşılıklı çay kahve içerken bulurduk. Bir gün kadın şak dedi kapandı. Sonra da annemi çok sevdiği için, kendi tattığı mutluluğu tatsın diye, kapanması için ikna etme çalışmalarına başladı. Bir gün anneme "Siz zaten tesettüre uygun giyiniyorsunuz, başınızı da kapatsanız tamam olacak" dedi. Annem de kendisine "Bizim köyden tesettüre giren adam çıkmaz çünkü bizim köyde herkes köy usulü giyinir, zina eden olmaz zira herkes herkesi tanır. Dolayısıyla tülbentini çıkartıp da çarşafa giren olmaz" demişti.

Damak tadı veya vicdani nedelerle et yemeyi reddeden her dönemde, her yerde olabilir elbette. Gerçi steplerde et yemek istemeyen bir Moğul'un hayati trajediye dönebilir ama mümkündür yani içinden et yemek gelmemesi. Yalnız bir trend şeklinde et yememek, kürk giymemek vs gibi hayvan savunuculuğunun gelişmesi bence tamamen doğadan kopuk yaşamamızın çarpık bir sonucu.

Şöyle ki mesela insanların toplu hareketleri bir şeylerin sonucudur. Mesela Hintliler'in çoğu vejeteryandır, çünkü bunun basit bir mantığı var: Zamanında nüfusları o kadar çoğalmış ki etle beslenmek doğaya zarar vermeye başlamış. Hepsi birden et yiyecek olsa o etleri elde etmek için hayvanları doyurmak, bunun için tarla yerine otlak yapmak vs zorunda kalacaklar, üstelik de doymayacaklar. Onun yerine pirinç yemek işlerine gelmiş. Yoksa Hintliler, dünyanın geri kalanından daha çok vicdan sahibi filan değillerdir herhalde.

Kutsal ekonomi vb hareketler de aynı mantığa dayanıyor. Sanayi devriminden sonra üretilen malların sayısının artması neticesinde, tüketim teşvik edildi ama sonunda bunun insan bünyesine uymadığı anlaşıldı, mantıklı bir orta yol bulmaya çalışıyorlar.

Takip ettiğim bir blog var: http://veganizm.blogspot.com
Kadın, Bebek'te büyümüş, kolej mezunu, üniverisiteyi de Avusturya'da okumuş. Sayfanın sağ tarafında kedilerinin resimleri var. Üzerlerine de isimlerini yazmış, altlarında da doğum ve ölüm tarihleri var. Benim de kedim var da bu tür bir bağlılık bana aşırı geliyor. Ya da tiara mesela, benim güncellememin altında hayvanlar üzerinde deney yapılmasına karşı olduğunu söyledi. Bir başka anne de, kendisinin de hayvan üzerinde deney yaptığını, bazı durumlarda canlılar üzerinde deney yapmak zorunda olduklarını söyledi. tiara da, ki kendisi de tıp doktoru, çözüm olarak "Gönüllü insanlar üzerinde deney yapılsın o zaman" önerisinde bulundu. Yani hayvanlar üzerinde deney yapmayın ki acı çekmesinler ama insanlar üzerinde yapın, acı çekeceklerse de nasıl olsa gönüllüler dedi. Bakarsanız tiara'nın da profilinde 2 çocuklu olduğunu görürsünüz. Birisi oğlu, diğeri kızı. Kızı da bir kedi. Allah bağışlasın, çok da güzel bir kedi. Ama tüm bunlar tesadüf olamaz değil mi? Yani ben Heidi'nin Peter'i kendine bir profil açsa, keçilerinin resimlerini koyup "Ben bunların babasıyım" diyeceğini sanmıyorum.

Anlatabiliyor muyum derdimi emin değilim. Benim kafam net de, ilk defa birilerine bu konuda kendimi anlatmaya çalışıyorum.

sevilarici, seni de sevdim :) Vicdansızım dememiştim ama doğru bilmişsin, fazlaca vicdan azabı çeken biri değilimdir, çok çabuk affederim kendimi. Vejeteryan de olabilirim belki, zaten çok et yiyen biri değilim. Kişisel olarak meyilli olmak bu konudaki genel düşüncelerimi değiştirmez. Ben vejeteryanlık ya da sirke, hayvanatbahçesine, kürke, posta karşı olmak gibi yaygınlaşan trendlerin doğadan kopukluk sonucu oluştuğunu ve doğadan kopuşu tezat bir şekilde daha da arttırdığını düşünüyorum.

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/14/2012 21:20:00

Çokbilmiş, ben sadece etik kısmını senin kendine yakıştırdığına istinaden yazdıydım, vicdan benim yoğunlaşmayı düşündüğüm konuydu:) Bir yerlerde de yazdıkların sadece duyguya hitap ediyor gibi birşeyler demiştin ya, ondan. Ben senin çoğu yaklaşımını, düşüncelerini beğeniyorum, bloğunu da okuyorum, hem de meslektaşız. 

"Saygı duymuyorum"lar duruma ilişkindi, yoksa vejetaryen olmayan kimse ile görüşmemem, arkadaş olmamam da gerekir, ki bu da oldukça yalnız bırakır beni, hele ki Adana'da yaşadığım düşünülürse. Biraz da sarsmak istiyorum bazen. Kimseyi kırmamışımdır umarım.
Doğadaki son çocuk var aslında bende de bir türlü elime almadım, sıraya alayım ben de. 


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Düşünen Hayvan

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...