beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/16/2012 20:09:00

ha evet idama karşıyım ben de sevil gibi.

idamla ilgili bir film önerisi: http://www.imdb.com/title/tt0289992/

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/16/2012 20:44:00

Tabii ki tercihleri var, iradeleri var, karakterleri var. 

Mesela benim köpeğim Zeytin. Köpekler normalde kedileri sevmez değil mi? Ama sanırım ben çok sevdiğim için, benden yansıma ile olabilir, Zeytin de kedileri seviyor. İlk bahçede bulduğum bir kedi yavrusu ile başladı bu. Annesi olmayan minik kediye Zeytin çok ilgi ve şefkat gösterdi. Sonra onu emzirdi, ben öyle boş boş emiyor sanıyordum, sonra bir gün öylesine baktım sütü var. Hiç anne olmamasına rağmen bir sürü kediye annelik yaptı Zeytin. Halen de çok yaşlı olmasına rağmen kedi yavrularına annelik yapıyor, kucak kucağa uyuyorlar birlikte. 
Bir sürü de kedim oldu mesela, onların da her birinin ayrı karakterleri, ayrı huyları ve  tercihleri vardı. Duyguları da vardı, buna çok eminim. Mesela bir kedim ben duygusallaşıp ağlasam falan gelip patisi ile yanağımı okşardı. Aynı şeyi anneme de yapmış bir kaç kez. 
Bu sadece birlikte yaşadığım hayvanlarda benim gözlemlediklerim ve şimdi şöyle bir düşününce hemen aklıma gelenler. Hayvanlarda bir şeyleri eksik bir şeyleri yok saymak sadece kendi kibrimizden kaynaklanıyor bence. İnsan kibrinden bir kurtulabilse belki daha güzel bir dünya da yaratabilir.
 

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/16/2012 22:24:00

Uzatmayayım diyorum, kendimi tutamıyorum :)

Bir hayvanın bir takım hareketleri yapması onun irade sahibi olduğunu göstermez bence. Mesela tiara'nın kedisi çok güzel, bembeyaz, dikkat çekici bir kedi. tiara'nın evine kaçana kadar başına neler geldiğini ve dolayısıyla neden sokakları tekinsiz bulduğunu bilemeyiz. Yani sokakta durmak istememesi kendi tercihinden ziyade yaşanmışlıklarından kaynaklanıyor olabilir.

Hayvanlar yavruları tanırlar. Her canlının yavrusunun başı vücuduna göre büyük, gözleri de başına oranla büyüktür. Dolayısıyla hayvanlar da yavruları ayırt edebilirler. Dişi hayvanlarda emzirme içgüdüsü vardır. Erkek hayvanlar ise yavruları boğmakta, öldürmekte bir sakınca görmezler. Yalnız bu başka bir türün yavrusunu emzirme işinin doğada olduğunu sanmıyorum. Doğallığı bozulmuş evcilleştirilmiş hayvanlarda karşılaşılıyor bu tür emzirme halleriyle.

Elbette her hayvanın ayrı karakteri vardır ve hepsinin de duyguları vardır. Hatta hayvanların belli yetenekleri insanlardan daha ilerdedir. Benim kedim de regl olduğum günleri fark edip, gelip yumurtalıklarımın üstüne yatıp ağrılarımı alıyor. Ama aynı kedi eğer kısırlaştırılmamış ve sokakta olsaydı, anneleri ile çiftleşebilmek için ya da bulunduğu bölgedeki yemeği bölüşmemek adına nüfusu azaltmak için yavru kedileri boğacaktı. Hayvanların hareketlerine duygusallık atfeden "çok şeker" ya da "çok acımasız" diyen bizleriz, onların bu hareketleri "acıma" ya da "acımasızlık" duyguları ile yaptıklarını sanmıyorum.

Yani ben seçim yapamaz derken, iradesi yoktur anlamında söylüyorum. Yoksa bazı kedi ciğer yemeyi tercih eder, efendim diğeri ciğeri sevmez de balık tercih eder. Bu tarz bir tercih ile iradeye bağlı seçim yapma arasındaki fark anlaşılabiliyordur sanırım.

Eğer ısrarla hayvanların iradesi vardır dersek sonuç şuraya gidiyor: O zaman bir de hayvanlar cenneti ve cehennemi olmalı. Zira bildiğimiz kadarıyla bir tek insanların iradesi ve dolayısıyla seçimleri vardır ve onlar da bu seçimleri için ya ödüllendirilir ya da cezalandırılırlar. Cennet-cehennemi de anlaşılabilir olsun diye söyledim yani mutlaka bu kavramların varlıklarına inanmak zorunda değiliz ama metafor olarak düşününce bu noktaya geliyor o zaman hayvan hareketleri. Dediğim gibi o zaman bir hayvanı yargılayabilirim de, "İradesi var kardeşim, tutsaydı kendisini tırmıklamasaydı beni" diyebilirim. Kedimin karnını mıncıkladığım an tırmalar beni. Madem seçim yapabiliyor, tutsun o zaman kendini, di mi ama?

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/17/2012 07:27:00

Benim kedilerim tutuyorlar kendilerini. Aynı hareketi ben yaptığımda kesinlikle tırmalayacak olan kediler çocuklar yapınca hoş görüyorlar, ses etmiyorlar. Buysa ayrım noktası benim gördüklerimin iradesi var demek ki:)

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/17/2012 08:02:00

hiç hayvanım olmadı,ada'nın vahşi hayvan sevgısı sayesınde onların doğalarına dahil oldum,gerçekten hiç bi kedi üzerıne binen,patilerını mıncıran,bıyıklarını çeken eğer bı bebekse ses etmıyo.bana çok garıp gelıyo bu,ama kedısı olanlar bebek olduklarının farkındalar ben yapsam saldırırlar yorumunu yapıyolar.


evet iradeleri,ve sezgileri var..belkı bızı gibi değil ama var..

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/17/2012 08:10:00

bizi tercihlerimiz de yaşanmışlıklarımızdan ileri gelmez mi peki? psikanaliz tamamen bu fikir üzerine kuruludur hatta..

ben söylemek istediğini anlamıştım, zaten o yüzden insanlaştırmadan da tercihleri olduğunu kabullenebiliriz dedim. aynı şeyi söylüyoruz aslında. balıklı mama mı ciğerli mama mı tercihini yapıyorlar da ormanda yaşamak ya da sirkte yaşamak tercihini neden yapmasınlar? biri için irade gerekli diğeri için gereksiz mi yani?

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/17/2012 08:23:00

bu arada başlığa dair bir şey söylemek isterim. insan omnivor bir canlı. ben vejetaryen ya da vegan değilim ve olmayacağım da çünkü insanın doğasına aykırı olduğuna inanıyorum. insan etsiz de sağlıklı olabiliyor cümlesinin de bir mit olduğunu düşünüyorum. belki vegan/vejeteryan arkadaşlar 'ama ben öyleyim' diyecekler, yine de bu bir gerçeği göstermez. doğasına aykırı beslenmek zorunda kalan her canlı sonunda bir sağlık sıkıntısı yaşıyor. mesela sokaktaki kediler asla diyabetik ya da obez olmuyor ama ev kedileri bu hastalıklara yakalanabiliyor örneğinde olduğu gibi..çeşitli vitamin takviyeleriyle idare edilebileceği düşünülse de doğal besinden alınanla iğne şeklinde vurulan form aynı değil aslında, üstelik henüz bilmediğimiz bir çok faydası olabilir et yiyor olmanın..öte yandan et yemenin bir adabı olmalı, ben çok miktarda et tüketmenin zararına inanıyorum çünkü yine doğamıza aykırı bu durum. avlanıyor olsaydık yiyebileceğimiz et çok sınırlıydı, oysa şimdi gidip paramız kadar et alıp yiyebiliyoruz. bu konuların üstüne düşünüp bir denge kurdum ben kendimce, o şekilde besleniyorum. balıkların(deniz balığı elbette) yaşam döngülerini kısmen de olsa tamamladıklarını düşündüğümden balığı daha rahat yiyorum mesela, tavuk neredeyse hiç tüketmiyorum. kırmızı et ise aralıklı olarak yiyorum. hayvansal gıdaları tüketmekte beis görmüyorum, peynir, yoğurt, yumurta gibi gıdaları tüketiyorum ama yumurtayı alırken free range olmasına dikkat ediyorum. bilmiyorum belki yeterli bir çaba değil ama kendi doğamla hayvanların yaşama hakkı arasında bir denge kurma gayretindeyim ve elbette itiraf etmeliyim ki bu denge biraz benim lehime işliyor. 

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/18/2012 19:59:00

Dua mı ettiniz, sıkrıt mı yaptınız, n'aptınız? Kontes et yemiyor yahu, deniz ürünü bile yemiyor! Karbonhidrata yüklendi yavrum. Geri alın çabuk, ah mı ettiniz nedir? :b)

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/18/2012 20:00:00

Doğru yolu buldu desene :-)

Ynt: beslenme ya da beslenmeme işte bütün mesele...

11/18/2012 20:46:00

Ben kontese demediydim, sana dediydim, bir yanlış anlaşılma olsa gerek, ama bu da iyidir, çekirdekten gelsin:)



Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Düşünen Hayvan

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...