Kürk meselesi

11/25/2012 22:50:00

Bugün okuduğum ve içimi kanatan bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Kürke de evet diyen yoktur herhalde değil mi? Yani umarım.


Daniel Shaull’un son sözleri: “HAYVANLAR ÖLÜYOR! HAYVANLAR ÖLÜYOR!”

Animalliberationfront.com

Dün, Ungar Kürkçülük’ün önünde bir adam kendini ateşe verdi, ve yanarak öldü. Artık adını biliyoruz: Daniel Shaull. Ve yaptığı şeyin, Nicholas Kürkçülük para kazansın diye gün be gün korkunç şekillerde ölmeye devam eden hayvanlarla dayanışmak adına hayata geçirildiği anlaşılıyor. Artık, yanarken ve  korkunç acılar içerisindeyken  kürk mağazasına girmeye çalıştığını, Portland’daki son kürk mağazasındaki manto ve süslere, kan lekeli paralara bütün yangını yaymak istediğini biliyoruz.

Daha fazlasını bilmek isterdim.

Gerçekten Onun çoğumuzun tanımadığı birisi olduğunu  öğrenmek garip birşeydi. Dün orada olmayanlarımız, kim olduğunu anlamak için çabalayanlarımızın hepsinin karnında bir acı, hepimiz onu tanıdığımızdan emin bir şekilde, kim olabileceğini tanıdığımıza dair bir hisle koşuşturuyorduk. Ben öyleydim. Sonunda adını öğrendiğimde  bir rahatlık hissi geldi içime, çünkü tanımadığım birisiydi  söz konusu olan. Ama Onu tanıyan birisi muhakkak vardı.

Eğer onu tanımıyorsanız ama bir taktik olarak kendini ateşe vermesini eleştirecekseniz, fikrinizi kendinize saklayın. Bugün olayın ertesi günü , bir sürü insan ortaya çıkıp bu adamla ilgili ileri geri konuşacak, bu son fedâkar eylemine leke sürecek. Ne demek istediğimi biliyorsunuz: “arttık abarttılar”,” adam deliymiş”, teröristmiş!”,” bu taktik çok uç bir taktik” ve en affedilemez olanı da şu olacak: “şimdi bunun yüzünden hepimizin adı  kötüye çıkacak”.

Her yıl kürk endüstrisi için 50 milyondan fazla hayvan-çoğu kedi ve  köpek- ölüyor. Bu hayvanlar sadece Nicholas Ungar para kazanabilsin, ukalâ, bencil, düşüncesiz insanlar o hayvanların derilerini giyebilsin diye hem gereksiz hem son derece acı ve ızdırap dolu şekillerde ölüyor.50 MİLYON canlı, her yıl dehşet verici ve sonu gelmeyen tükenmek bilmeyen tuhaf, anormal şekillerde  öldürülüyor . Bir hiç uğruna: Kesinlikle bir hiç uğruna. Bazıları arka bacaklarından yakalanıyor, ölene dek betona vurula vurula  ölüyor. Bazılarının ağzına metal çubuklar, anüslerine elektrodlar sokuluyor, ardından elektrik veriliyor. Bazıları gaz verilerek öldürülüyor. Bazıları yabanda kapanlara yakalanıyor, günlerce kendilerini kurtarmak için debeleniyor. Dehşet içinde, susuz, aç, soğuktan donmuş ve vücutlarından parçalar  kopmuş bir şekilde tuzak sahibinin gelmesini bekliyorlar. Ben şahsen bir kürk tuzağı sahibinin korkuyla sinmiş bir vaşağa yaklaştığını ve ardından elindeki beyzbol sopasını defalarca hayvanın kafasına indirişine tanık oldum.

Bazen bu hayvanlar bilinçlerini kaybedene dek dövülüyor, ve ardından derileri canlı canlı soyulurken kendilerine geliyorlar. Bu olay asla uydurma ve şehir efsanesi türünden bir şey değil. Bu olay tamamen gerçek, şu anda yaşanan, dehşet verici bir olay. Bunun yaşanışına tanık oldum ben, tuzağı kuran adamın sadece kahkahalar attığını; derisi yarı soyulmuş, ölmek üzere olan hayvanı küçümsediğini gördüm. Hayvanın son çığlıkları varlığının istismar edilmesini protesto ediyordu. Kan içindeki vücudu aynen kendi vücuduna benzeyen bir ceset yığınının üstüne fırlatıldı. Onun derisi bir başkasının garajındaydı; Ungar’a, Schumacherlara, Nordstromlara giden yolun  ilk ayağıydı.

İşte Nicholas Ungar’ın sattığı şey budur.

Bir hiç uğruna insan aklına hayaline sığmayan bir acı. Bir çok insanın umrunda bile değil. Bir çok insan kürk giymenin normal bir şey olduğunu düşünüyor, böylesine sonsuz bir acıdan geçinmenin normal olduğunu öne sürüyor. Ama umursayan insanlara “”terörist” diyorlar. Katillerse sadece “iş adamı”. Bazı insanlar gerçekten de bu pratiği destekliyor, ancak çok daha fazla insanın hiç umrunda değil. Bazı insanlarsa felsefi bir yaklaşım tutturup, daha “toleranslı” olduğunu, diğer insanlardan üstünmüş gibi bir tavır sergilediğini de görüyoruz.

Bir insanın artık bütün bunlara dayanamadığını anlamak bu kadar mı zor? Yapacak hiç bir şey yokken bile artık bir kenarda durup hiçbir şey yapmamaya katlanamadıklarını anlamak bu kadar zor mu? Bu adamın böylesine akla hayal sığmayan bir adaletsizlik karşısında artık dayanamayarak son bir çaresizlikle kendi hayatını feda etmek istemesini anlamak böylesine mi zor?

Benim için değil. Ben anlıyorum. O öfkeyi, acıyı, çaresizliği anlıyorum. Kendim de hissettim bunu ve hayvanlarla bu buzdan kalplerle dolu dünyada empati kurabilen herkesin bu hissi bildiğini biliyorum. Kendimizi ateşe vermiyor olabiliriz, ama derinlerde bir yerde Daniel Shaunn’un çaresizliğini, ümitsizliğini anladığımızı biliyorum. Onu tanımadıysak bile her gün öteki canlılara kasıtlı olarak acı ve ızdırap yaşatılmasına tanık olup bunu durdurmak için hiçbir şey yapamamanın nasıl bir şey his olduğunu hepimiz biliyoruz. Hayvan kurbanların insan nefreti ve vurdumduymazlığının gırtlağından aşağı hiç sonu gelmeden bitmeden dökülüşünü dehşet içinde izliyoruz. İnsanların nasıl olup da böylesine düşüncesiz, zalim, gaddar olduğunu bir türlü anlayamıyoruz. Ayrıca gözlerini kendilerinin sebep olduğu acıya ve ızdıraba nasıl açmak gerektiğini bir türlü çözemiyoruz. Bazen arkadaşlarımız bile bu acıya sebep olan ya da en azından bunu meşrulaştırmaya çalışan insanlara dönüşüyorlar. Bir müddet sonra öylesine ağırlaşıyor ki herşey…işin kötüsü, asla sona ermiyor.

Eğer bu insan dünyasında hayvanları umursuyorsanız izahı imkânsız  bir nefret denizinin ortasında kendinizi yapayalnız hissedebilirsiniz. Sorun olan, kürk çiftliklerinde, mezbahalardaki metal boruları yapan insanlar değil sadece.  Evlerinin önüne geyik kafalarını asan silahlı insanlar da değil. Gaz odalarına binlerce kediyi ve köpeği döken insanlar da değil. Laboratuarlarda annelerinin karnındaki yavru farelerin gözlerini oyan insanlar da değil. Kürk satarak para kazanan yaşlı adamlar değil, “tavuk boğma” dersi veren yavşaklar da değil. Sorun olan şey; kendileri için, bütün bunları savunmak, meşrulaştırmak, önemsizleştirmek için kelimelerden anıtlar diken bütün o zihni beyni uyuşmuş insanlar. Sorun olan şey, dünyadaki bütün acıları insanın dayanamayacağı bir şekilde farketmesi, ve bunu görüp de farkeden herkesin, parmağını gösterip de işaret eden herkesin garip bir şekilde toplumdan dışlanması. İşte esas sorun bu.

Burası hayvanlara şefkat ve merhamet hisseden insanlar için hem soğuk hem de zor bir dünya. Radikaller bile çoğu kez bunu anlamıyorlar.

Yakında Daniel Shaull’un mental bir hastalıktan muzdarip olduğu çıkabilir ortaya. Ama bu dünyada mental rahatsızlıkların ve çaresizlikle yapılan bazı hareketlerin bazen  yaşanan zulümlere verilen yegâne akıl dolu cevaplar olduğunu düşünüyorum.

Çeviri.Cem

Ynt: Kürk meselesi

11/26/2012 07:22:00

Offff okurken yasadım sanki ,kürk giyen her insan bu yazıyı okumalı .

Ynt: Kürk meselesi

11/26/2012 07:26:00

tüylerim diken diken oldu....

Ynt: Kürk meselesi

11/27/2012 07:31:00

Şimdi gene kızacaksınız ama ben kürke de karşı değilim. Burada anlatıldığı şekliyle değil elbette. Ama bazı bölgelerde kürk ciddi bir ihtiyaç

1 sene Rusya'da yaşadım ben. Eksi 40 derecede donarken, kürk, deri ve yün kıyafetler tek kurtarıcı oluyor. Ki benim bulunduğum yerden daha da kuzeyde yaşayan milyonlarca insan var.

Etini yediğin hayvanın yününü, derisini ve kürkünü kullanmakta bir sakınca görmüyorum ben. Eti yedikten sonra gerisini kullanmamak anlamsız olur.

Bu tür yazılardan da hoşlanmıyorum. Çünkü psikopat insanlar her yerde var. Hayvanı derisini soyarken kahkahalar atıyormuş filan. Bir insan kürk satıyorsa ya da hayvan derisi soyuyorsa kesin psikopattır diye düşünmek doğru gelmiyor. O mantıkla tüm kasapların psikopat sosyapatlar olması gerekiyor. Bu yazıda anlatılan adam belki cidden vardır ve hakikaten manyaktır, hayvanalara da eziyet ediyordur ki böyle bir adam varsa insanlara da eziyet ediyordur kesin. Bu adamdan kmse kürk almasa bile bu herif aynı psikopatlığı yapmaya devam eder, eminim.

Ynt: Kürk meselesi

11/27/2012 07:42:00

 ama zaten kürkün en çok karşı çıkılan kısmı az bulunur hayvanların kürküne zarar gelmesın dıye vurarak fılan öldürmeleri,mesela koyundan kürkü bu şekılde elde etmıyoruz.e zaten sosyetık kaltaklar da koyun kürkü gıymıyor,tilki bılmemne..ben her çeşidine karşıyım gerçi.


 Çb yıne görmek ıstemedıgın bunun bi sektör oldugu be yav,bi sürü kanlı marka var,hayvan gıbı fıyatlara öldürülmüş,işkence edılmış hayvan derisi gıysıler satıyor.Bız köyünde sadece kendı ıhtıyacını karşılamak,korunmak için ıhtıyacı kadar derıyı kullanan adama suçlusun dıyemeyız ki??

 Bir insan kürk satıyorsa ucundan piskopat olmasa bile zalimdir abi..

Ynt: Kürk meselesi

11/27/2012 07:48:00

İyi de koyunun suçu ne? Tilki kürkü şu şekilde ihtiyaç olabiliyor: Koyun postu işlemeye müsait değil. Üstüne giydiğin zaman, koyunu üstüne geçirmiş gibi oluyorsun. Tilki vs kürkü ise ince, giyinmeye uygun.

Şimdi ben böyle konuşuyorum da kürk filan giydiğimden ya da giymeye niyetlediğimden değil. AMa kürk giyen RUsları anlıyorum. İhtiyaçtan dolayı giyiyorlar ve bu da zamanla bir kültürel alışkanlığa dönüşüyor. Yani anneannesi köyünde kürkle dolaşırken, kadın da İstanbul'da kürkle dolaşmakta bir anormallik görmüyor.

AYrıca sektörün kanlı olduğunu da görüyorum elbette. Hangi sektör kansız ki? Giydiğimiz kıyafetlerin boyaları kanserojen, yediğimiz gıdalarda zehirli kimyasal ilaçlar var ya da kullandığımız eşyalrın üretiminde bebek yaşta çocuklar boğaz tokluğuna çalıştırılıyor. Hakikaten zalim olmayan hiçbir sektör kalmadı sanırım. Ticaret dediğin kanlı ve zalim bir şey oldu çıktı.

Ynt: Kürk meselesi

11/27/2012 07:54:00

 BU sefer uzatmıcam,gıymeyen gıymıyo soğuğun bağrında..Kımse gıymek zorunda değil,giyene de bunun nasıl elde edıldıgını öğrensın,hala gıyıyorsa da höh yani.


 hem tekstıl fabrıkalarında canlı öldürmuyorlar,penye gıydıgınde en fazla üzerındekı kımyasal şeyler sana zarar verebılır,ya da sektörde işçilerı sömürüyorlardır fılan(bu da az değil tabi) bi sürü teknolojık kumaş çıktı,kürk yerıne kullanılabılecek.su geçirmez,ateşe dayanıklı bılmemne.şimdi dıceksın herkes ulaşamaz,kürke ulaşan onlara da ulaşır bence.

Ynt: Kürk meselesi

11/27/2012 11:54:00

Ben ihtiyaç gözüyle bakamıyorum , bakamam da vicdanım buna razı gelmiyor, özellikle böyle zalimce öldürülüyolarsa ve ben bunu idrak etmişsem.... o nasıl bir ihtiyaç ki bir canlı ben ısınayım diye manyakçasına işkence yapılarak öldürülüyor , ayrıca sadece Ruslar giymiyorki kürkü, ihtiyaç diye bakarsak , doğanın içine ederiz , ettik te zaten , para kazanma hırsı, kapitalizm de vicdan yoktur !!! Sadece para kazanma dürtüsü vardır , canlıda öldürülür , doğa da yok edilir, zehirli atıklar denizlere de bırakılır... bunlar önemli değildir , para kazanmaya giden her yol onlar için mübahtır!!!! Ve ne kadar talep olursa o kadar canlı öldürülür , toptan karşı olmak lazım ben ihtiyaç sahiplerine değilde işkenceyle öldürülen hayvanlara empati yapmayı yeğliyorum :((

Ynt: Kürk meselesi

11/27/2012 12:59:00

Ben uzatıcam :)

"Teknolojik kumaş" diyorsun ya? Ben de onların bir çoğuna karşıyım. BAzısı özel işleme yöntemleri ile elde ediliyor, onlar tamam da o ateşe dayanıklı kumaşları o hale getirmek için ne kadar çok kimyasal kullanılıyor... Bu sefer de doğaya zarar değil mi?

Başına gelmeyen anlamaz. Şimdi mesela ben saksıda, bahçede kendi çapımda sebze meyve çiçek filan yetiştiriyorum. Sümüklüböcek istilası var, Kaş'ın yağmuru meşhurdur. Ben çok seviyorum onları. Aman da bıdı bıdı diyerek, onları öldürmeden uzaklaştırmanın yolunu arıyorum. Ama ben bir çiftçi olsam. Tüm kazancım tarlam olsa. Çoluğuma çocuğuma o tarlanın geliriyle bakıyor olsam, sümüklüböcek de canlıdır filan anlamam, gerekiyorsa tek tek öldürürüm. Ama şimdi maaşım bankaya yatarken, kızımın karnı tokken saksımdaki sümüklüböceği sevmesi, koruması kolay tabii...

Ayrıca şöyle düşünün: Hanginiz okuduğunuz yazıların etkisinde kalıp vejeteryan ya da hayvan hakları savunucusu oldu?

Bu yazılar kimler için yazılıyor peki? Körler sağırlar birbirini ağırlar değilse maksat, o yazıları okuyan insanların ne düşündüğünü bilmek gerekmez mi? Bir kısım zaten o yazıları ilk paragrafından sonra okumuyor "saçmalık" diye. Bir kısmı da benim gibi düşünüyor. Benim gibi düşünenlere "BU yazıyı okuyup da hala kürk giyorsan höh sana" demek, o kişinin kürk giymesini engellemez. Bu tür yazıları yazanlar ancak bu yazıları yazarak vicdanlarını rahatlatmış, kendi çevrelerinden de aferin almış olurlar. Başka da bir işe yaramaz...

SAvunmaya ya da karşı saldırıya geçmeden önce, karşımdakini nasıl ikna ederim dye düşünmek lazım. Ya da "Ben kimseyi ikna etmek zorunda değilim. Ben kendim vejeteryanım, böylece vicdanı sorumluluğum yok. O da et yiyorsa, kürk giyiyorsa kendi sorunudur" dersiniz tabii ama böyle düşünmek de vicdanı yormaz mı?

Ynt: Kürk meselesi

11/27/2012 20:20:00

tarla zararlisi.. soguktan korunma baska giyim zevki icin, aman kurku tek parca ciksin diye iskence ederek oldurulen hayvanin kurkunu giymek baska.

bazi seyler manipule edilmeden kolayca anlasilabilir. omzuna tilkiyi atip gezmekle, eskimolarin yedikleri hayvanin kurkunu giymeleri baska seylerdir.

hic sanmam bir eskimo, sus icin omzuna kurk atsin.

deri ayakkabi giyerim, koyun, domuz, inek derisi olabilir..

koyun yunu cidden sicak tutar soguk memleketteyim bilirim ve giyerim.

nesli tukenmekte olan hayvanlari, iskenceyle oldurerek giymek bana gore, "kulturel veya havalar soguktu" dan bir tik otede  ve kabul edilemez.

kapitalizm kanli ama kim degil dedi ki. bunu boylece kabul etmek sadece... ne yapalim demek.. cok kolay.

 

Ynt: Kürk meselesi

11/29/2012 18:23:00

Oturup bu basliga etraflica yazmak istiyorum ama bir turlu vakit bulamiyorum.

Cunku oylesine yazilacak, banal bir konu degil benim icin.

Ben vegan olamam asla, bu konuda biraz cokbilmis gibiyim. Ayrica ben bizim et yememiz gerektigine de inaniyorum, saglik acisindan. Ama tabiki veganlara saygi duyuyorum, boylesine incelikli dusunmeyi/ davranmayi basarmis birer insan olmalarindan oturu.

 

Et yiyen biri olarak, bu hayvanlarin derilerinden de faydalanmayi canice bulmuyorum ama benim de her ne kadar her zaman uygulayamasam da etik cercevem var.

Bir hayvanin iskence edilir gibi oldurulmesine, veyahut cok berbat kosullarda buyutulup oldurulmesine karsiyim.

Yasadigim yerde marketlerde cosher, helal gibi ibarelerle et reyonunu raflara ayrilmis oldugunu gordum. Ben hangisinde indirim vardiysa, hangisinde etler daha taze gorunuyorduysa onu almayi tercih ederken, helal kesim uzerine dusunmeye basladim.

Cocukken kurban bayramlarinda mahallenin kasabi, mahallelinin sirayla koyunlarini keserdi.

Cok sevimli, yumusak, tatli bir dede idi.

Hayvanin once basini sever, onunla konusurdu, sonra cebinden cikardigi bembeyaz bir mendille gozlerini baglardi ve duasini okurdu, gerisi malum. Sanirim helal kesim icin esas, en hizli, en can yakmadan, bir can aldiginin bilincinde olan bir saygi ve sukunet. Okunulan dualar veya rituellerden cok bu kismi beni ilgilendiriyor sanirim.

Aslinda yazarken bile bogazim dugumeniyor ama sanirim benim icin esas cana saygi duymak.

Insanin, hayvanin veya bitkinin hepsinin yasamsal varligina saygi duymak, derken, sanirim biraz romantik oluyorum gunumuz kosullarinda.

Bu yukardaki yazi gibi yazilari sevmiyorum, cunku aslinda tilki kurku giyen kesime ya ulasmiyor, ya da ulassa da cok ilgilerini cekmiyor. Asiri derecede ajitasyon icerikli, adamin kahkahalar atmasi.. vesaire.. bu adamin manyakca davranislari yerine, neden baska canlilara saygi duymamiz gerektigini, nesli tukenmekte olan canlilarin neslinin tukenmesinin ne gibi kotu yanlari oldugunu.. falan yazsa daha cok begenebilirdim.

Yine cokbilmise katildigim bir konu ise, bu manyaklarin, insan bulsa da cok farkli davranmayacaklari.

Bunun bir ornegini bu sabah radyoda tekrar hatirladim.

 

Magnotta facebookta paylastigi vahsice oldurdugu kedilerin videosundan sonra, bazi vijdanli insanlar tarafindan takibe alindi.

Videolar kare kare incelendi, acaba dunyanin hangi sehrinde cekilmisti diye, kapi kolundan tutunda, yatak buyuklugune kadar detaylara tam 18 ay boyunca bakildiktan sonra, 15 yasindaki bir internet dahisi cocuk tarafindan yeri kismen tesbit edildi. Polise gidildi, adamin kimligi ortaya cikarildi ve polis, 3 kedi icin hicbirsey yapamayacagini soyledi.

 

Belki o adam psikolojik tedavi gorseydi, su yasananlar hic olmayacakti :

 

http://www.cbc.ca/news/canada/montreal/story/2012/06/01/body-parts-france.html

 

montrealde uluslarasi ogrenci olan cinli bir genc, parcalanarak, iskence, tecavuz edilerek, oldurulup, ustelik ayni sekilde kameraya alinarak yayinlandi. Ayni kedi katili adam tarafindan...


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Düşünen Hayvan

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...