idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 12:51:00

:))  evet benim de derdim kitap hayatının içinde olsun onu bilsin şu anda sadece de 5-6 kitabı ardı ardına tam metni ile dinleyebilen cevher çocuklar için de kocaman bir maşallah demek istiyorum yanii :)

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 12:54:00

:) annelerim benim için cevherse cevherler size ne oluyor beee

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 12:54:00

beril'in kitaplığını bir sorundan dolayı marangoza vermek zorunda kaldık. sanırım 30-45 gün marangozda kaldı kitaplık. ve bu sürede kitapları bizim kitaplığın en alt rafına dizmiş olmama rağmen beril o dönem kitaplarla hiç ilgilenmedi. yani ben gel kitap okuyalım diyordum da lütfen kitap okuyorduk.

sonra kitaplık gelince, kitaplığını da kitaplarını da çok özlediğini fark ettim. yani gözünün önünde olması, dizilişi falan çok önemliymiş o'nun için. bunu çok net fark etmiştim.

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 13:00:00

İÇA Hepimiz Seniniz ablaya artık küçük gelir, hatta kardeş için bile küçük olabilir (bu da ne demekse, kitap değil giysi sanki).

Sayfada bir dörtlük var sadece. Bolca da resim.

Ben senin tavuğun olacağım (Burayı ben söyleyince)
Gıt gıt gıdak diyeceğim (Burayı Günce tamamlardı)
........(böyle devam ediyor).

Ve şiirsel olanları daha çok seviyor Günce.


"El bebek Gül Bebek"i, itiraf ediyorum, babaya aldım ben aslında Füsun. Sen söylemesen Tony Ross olduğunun da farkında değildim. Ankara Imaginarium'da hem de o yanımdayken aldım ve bilerek ben okumadım bu kitabı Günce'ye, babaya okuttum. Ve bu tuzağa bile bile düştü, paşa paşa yüksek sesle okudu:)) Düştü de ne değişti, hiç tabi.

Küçük Prensesleri ilk "Uyumak İstemiyorum" ile tanıdık biz. Kendisi eline alıp gelmişti, bana da sevimli göründü ama asıl eve geldiğimizde doğru düzgün okuyunca çok sevdi(k). Evet uyumak istemeyen bir kız ama göze sokulmuyor, gerçekten o yaşta bir minik kızın aklından geçirdikleri, olabilecekler var. Sonra kontrolsüzlüğümle diğer 4'ünü bakmadan internetten sipariş verdim. Ve hepsini de çok seviyor. Okuma anını bir kaydedebilsem yükleyeceğim buraya da. Ben kamerayı alana kadar bırakmış oluyor yada elimde görünce cozutuyor. İşyerinde yeni başlayan bir arkadaşımız Günce'nin okuyabildiğini sandı, öyle bir sevme bunları (ve gittiği heryere yanında taşıma). Ellerimi Yıkamak İstemiyorum'da da timsahlar var hatta hizmetçi "mikroplar korkunçturlar" falan diyor ama orada korkmadı Günce, Ağabeyim Boris ve Kızkardeşim Doris'te iki timsah kardeşin öyküsü, buradaki timsahları çok seviyor, derdi timsahla değil de, timsahın keçiyi yemeye çalışmasıyla.

Uyku Ağacı ve Çilli abladan devir kitaplar bize. Uyku Ağacı içinde bir Nil taşıdığı için önce ilgilerini çekti, bunun dışında da çok güzel bir kitap.  Esra'nın listesinden diğer Nunez kitaplarını da arakladım:))

Koyun Russell'ı aldığımda Günce 6 aylık falandı, Murat "bunu kime alıyorsun ki" diye sorduğunda "kendime" dedim, çizgiler yine, bayılmıştım. Esra benzer bir durum, galiba ben de kendime alıyorum kitapları:))

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 13:00:00

İÇA Hepimiz Seniniz ablaya artık küçük gelir, hatta kardeş için bile küçük olabilir (bu da ne demekse, kitap değil giysi sanki).

Sayfada bir dörtlük var sadece. Bolca da resim.

Ben senin tavuğun olacağım (Burayı ben söyleyince)
Gıt gıt gıdak diyeceğim (Burayı Günce tamamlardı)
........(böyle devam ediyor).

Ve şiirsel olanları daha çok seviyor Günce.


"El bebek Gül Bebek"i, itiraf ediyorum, babaya aldım ben aslında Füsun. Sen söylemesen Tony Ross olduğunun da farkında değildim. Ankara Imaginarium'da hem de o yanımdayken aldım ve bilerek ben okumadım bu kitabı Günce'ye, babaya okuttum. Ve bu tuzağa bile bile düştü, paşa paşa yüksek sesle okudu:)) Düştü de ne değişti, hiç tabi.

Küçük Prensesleri ilk "Uyumak İstemiyorum" ile tanıdık biz. Kendisi eline alıp gelmişti, bana da sevimli göründü ama asıl eve geldiğimizde doğru düzgün okuyunca çok sevdi(k). Evet uyumak istemeyen bir kız ama göze sokulmuyor, gerçekten o yaşta bir minik kızın aklından geçirdikleri, olabilecekler var. Sonra kontrolsüzlüğümle diğer 4'ünü bakmadan internetten sipariş verdim. Ve hepsini de çok seviyor. Okuma anını bir kaydedebilsem yükleyeceğim buraya da. Ben kamerayı alana kadar bırakmış oluyor yada elimde görünce cozutuyor. İşyerinde yeni başlayan bir arkadaşımız Günce'nin okuyabildiğini sandı, öyle bir sevme bunları (ve gittiği heryere yanında taşıma). Ellerimi Yıkamak İstemiyorum'da da timsahlar var hatta hizmetçi "mikroplar korkunçturlar" falan diyor ama orada korkmadı Günce, Ağabeyim Boris ve Kızkardeşim Doris'te iki timsah kardeşin öyküsü, buradaki timsahları çok seviyor, derdi timsahla değil de, timsahın keçiyi yemeye çalışmasıyla.

Uyku Ağacı ve Çilli abladan devir kitaplar bize. Uyku Ağacı içinde bir Nil taşıdığı için önce ilgilerini çekti, bunun dışında da çok güzel bir kitap.  Esra'nın listesinden diğer Nunez kitaplarını da arakladım:))

Koyun Russell'ı aldığımda Günce 6 aylık falandı, Murat "bunu kime alıyorsun ki" diye sorduğunda "kendime" dedim, çizgiler yine, bayılmıştım. Esra benzer bir durum, galiba ben de kendime alıyorum kitapları:))

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 13:00:00

İÇA Hepimiz Seniniz ablaya artık küçük gelir, hatta kardeş için bile küçük olabilir (bu da ne demekse, kitap değil giysi sanki).

Sayfada bir dörtlük var sadece. Bolca da resim.

Ben senin tavuğun olacağım (Burayı ben söyleyince)
Gıt gıt gıdak diyeceğim (Burayı Günce tamamlardı)
........(böyle devam ediyor).

Ve şiirsel olanları daha çok seviyor Günce.


"El bebek Gül Bebek"i, itiraf ediyorum, babaya aldım ben aslında Füsun. Sen söylemesen Tony Ross olduğunun da farkında değildim. Ankara Imaginarium'da hem de o yanımdayken aldım ve bilerek ben okumadım bu kitabı Günce'ye, babaya okuttum. Ve bu tuzağa bile bile düştü, paşa paşa yüksek sesle okudu:)) Düştü de ne değişti, hiç tabi.

Küçük Prensesleri ilk "Uyumak İstemiyorum" ile tanıdık biz. Kendisi eline alıp gelmişti, bana da sevimli göründü ama asıl eve geldiğimizde doğru düzgün okuyunca çok sevdi(k). Evet uyumak istemeyen bir kız ama göze sokulmuyor, gerçekten o yaşta bir minik kızın aklından geçirdikleri, olabilecekler var. Sonra kontrolsüzlüğümle diğer 4'ünü bakmadan internetten sipariş verdim. Ve hepsini de çok seviyor. Okuma anını bir kaydedebilsem yükleyeceğim buraya da. Ben kamerayı alana kadar bırakmış oluyor yada elimde görünce cozutuyor. İşyerinde yeni başlayan bir arkadaşımız Günce'nin okuyabildiğini sandı, öyle bir sevme bunları (ve gittiği heryere yanında taşıma). Ellerimi Yıkamak İstemiyorum'da da timsahlar var hatta hizmetçi "mikroplar korkunçturlar" falan diyor ama orada korkmadı Günce, Ağabeyim Boris ve Kızkardeşim Doris'te iki timsah kardeşin öyküsü, buradaki timsahları çok seviyor, derdi timsahla değil de, timsahın keçiyi yemeye çalışmasıyla.

Uyku Ağacı ve Çilli abladan devir kitaplar bize. Uyku Ağacı içinde bir Nil taşıdığı için önce ilgilerini çekti, bunun dışında da çok güzel bir kitap.  Esra'nın listesinden diğer Nunez kitaplarını da arakladım:))

Koyun Russell'ı aldığımda Günce 6 aylık falandı, Murat "bunu kime alıyorsun ki" diye sorduğunda "kendime" dedim, çizgiler yine, bayılmıştım. Esra benzer bir durum, galiba ben de kendime alıyorum kitapları:))

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 13:02:00

ayşegül :=))

cevher olmadığını ben de teyit edebilirim. cevher de olmasınlar zaten. ben açıkçası sıradan normal bir çocuğum olsun istedim, öyle gibi:=))

ama mesela birlikte çalışırken, mercimek aktarırken ya da deniz kabuğunu oje ile boyarken falan fark ettiğim bir şey var. inanılmaz yoğunlaşıyor ve çok dikkatli. ben açıkçası bunu daha çok önemsiyorum. o bir kaç dakikalık ve kısacık dikkat,  kitap okurken uzunca bir süre dinlemekten çok daha yeğ benim için.

bir de çok net söyleyebilirim ki kitap kurdu bir kız yerine haylaz bir kız çocuğunu tercih ederim.:=)  dilerim de bu kitap sevdası onu sosyal olmaktan alıkoymaz. çünkü kitap okumak için evden çıkmayan arkadaşlarım vardı:=))

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 13:03:00

fusun ben zorla ezberletiyorsunuz demedimki zaten,
merak ettim iyi bir sey mi, fikriniz nedir diye?

evreka, mantıklı basak. ne diyordum;

benimkiler aynı metini surekli okumamdan hoslanmazlar diye dusunuyorum. gerci hic oyle denemedim zira ben zor dayanıyorum kitabın diline. aslında denemeli, dur ben deneyeyim bakalım ne olacak.

tespit : bildikleri metinde ezberledikleri icin katılımları arttıkca (onlar tarafından) basarma duygusunu oksuyor olabilir.

tespit 2 : sasırmayı seven cocuklar ezberi ve kafiyeyi sevmiyor olabilir.

tespit 3 : tespit 2 tam tespit sayılmaz cunku hic oyle basından sonuna kitaba baglı okudugum olmadı. ayagına diken batan super kargayı bir kez oyle okumustum abla o kadar sık kesmisti ki beni, btirememistik:)

Ynt: idefix sanal kitap fuarından aldıklarımız

11/29/2010 13:07:00

nil,
siir diliyle okuyor musun sen de?
dinliyor mu,
yahu bir benim kızım mı cok meraklı ve soru sorup sorup duruyor:)


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Kitap Kurdu

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...