Yeme ve Sofra alışkanlığı

01/21/2010 11:27:00

Yeme alışkanlığının ve iştah mevzuunun biraz genetik olduğunu düşünsek de her anne baba gibi biz de kendimize de pay biçmek istediğimizde “evet ya bunları bunları yaptık o yüzden şahane yiyor bu kuzu” dediğimiz zamanlar olmuyor değil :) Aslında bize en çok yardım eden başta yemek konusunda sorunsuz ve her zaman uyumlu olan Ada’mız, sonra da yöntemleri ve önerileri ile bize yol gösteren çocuk doktorlarımız oldu. Doktorlarımız diyorum çünkü Ada’nın bir aylıktan itibaren gittiği doktoru yanında, çok şanslıyız ki doğumdan itibaren gelişimini doktoru kadar ezbere bilen ve takip eden çocuk doktoru bir halası var.
 
Ada doğduğu günden itibaren benim sağlık sebepleri yüzünden emziremeyecek olmamdan dolayı hiç anne sütü almadı. Mama ile beslenen çocuklarda yeme bozukluğu/ obezite sorunları şeklinde hamileliğim döneminde bir ton şey  okuyup duysam da kulaklarımı hep tıkamaya çalıştım. Sonuçta yapabileceğimiz bir şey yoktu. İnek sütüne alerjisi olmaması için pozitif düşünmekten başka.
 
Mama olarak doğumdan 1 yaşına kadar Milupa Aptamil serisi kullandık. Hastanede ilk verilen mamaydı ve Ada reddetmediği için bu şekilde devam ettik. Kontrollü ve düzenli içtiği için kilo alımları ve gelişimi bu yüzden hep yolunda ve normal gitti. 5.ayında elma püresiyle başlayan katı gıdaya geçiş maceramızdan bugüne kadarki 15 aylık süreçte yeme konusunda da mamada olduğu gibi Ada bizi hiç üzmedi. Yemek yemekten keyif alan,  iştahlı, çok fazla yemek seçmeyen, damak zevkine sahip bir bebek ve çocuk olarak gelişmeye devam ediyor. 

Yeme sorunu bir çocuk büyütürken anne babaların en korkulu rüyalarının başında geliyor. Bu konuda sorun yaşayanlara belki biraz yardımı olur düşüncesinden yola çıkarak, kendi deneyimlerimizi anlatan bu biraz
:) uzunca yazıyı yazmak istedim. Genel olarak, ne yedirdiğimiz önemli olsa da nasıl yedirdiğimizi vurgulamaya çalıştım.

Her çocuk farklı, her ailenin, her doktorun yaklaşımı da. Bizim yöntemlerimiz olumlu sonuçlar verdi. Umarım sizlere de faydası olur. 

                                                                                                                                                                                                                                                        

Katı gıdaya geçiş ve yemeklerin hazırlanması
  • Katı gıdaya ilk olarak meyve püresi ile başladık. 6.ayda yoğurt ve muhallebi ardından sebze çorbaları, kırmızı ve beyaz et, kahvaltı, baklagiller, 1 yaşından sonra balık/inek sütü/bal/tuz kullanımı vs. şeklinde genişleyerek devam ettik. Muhallebiyi Ada'nın kilo alımı iyi olduğu için 9.ayda kestik.
  • Meyve püresini her zaman cam rendede hazırladık. Rondo/blendır kullanmadık.
  • Meyvelerin tadlarını ayrı ayrı alabilmesi için meyve pürelerini  tek çeşit meyve ile hazırlamaya dikkat ettik. İçine pekmez/şeker vs gibi herhangi bir tadlandırıcı katmadık. Sadece bir çay kaşığı ceviz ve kabız olduğu dönemlerde yardımcı olmak amaçlı bir tatlı kaşığı kuru kayısı ya da kuru erik püresi ekledik.
  • Yoğurdu, Ada mama alan bir bebek olduğundan ve inek sütüne alerjisi olmadığından pastorize sütten evde kendimiz günlük olarak mayaladık. Ve hala bu şekilde devam ediyoruz. Yoğurdu her zaman sade olarak sunduk. İçine herhangi bir tadlandırıcı eklemedik.
  • Sebze çorbasına geçişte yöntemimiz her zaman sebzeleri küçük parçalar halinde doğrayarak tencerede pişirmek ve çatalla ezmek şeklinde oldu. Rondo/blendır kullanmadık.
  • Başlangıçta sebzeleri tek tek (sadece havuç, sadece kabak, sadece bal kabağı gibi) hazırlarken, zamanla kerevizle havuç birarada, maydanoz/dereotu gibi yeşil sebzeler, pirinç/bulgur/irmik gibi tahıllar, kıyma/et ekleyerek genişlettik. Sebzelerin tadını alabilmesi için her zaman baskın olanın miktarını biraz fazla tutup o şekilde hazırladık ve çeşit olarak 3 sebzeyi geçmedik.
  • Yemeklerinde her zaman zeytinyağı kullandık.
  • Kahvaltıya geçtiğimiz dönemde; kahvaltısını ilk günden itibaren yediği besinleri tanıması, tadlarını ayrı ayrı alması ve alışkanlığının bu yönde gelişmesi için bulamaç olarak değil tek tek verdik. Başlangıç olarak tuzu alınmış beyaz peynir, haşlanmış yumurta sarısı ve ekmek içi ile başladık. Meyve ve sebzede olduğu gibi çatalla ezerek yedirdik. Kahvaltı mamalarını her zaman sonraya bıraktık, 11 ay civarında kestik ve kahvaltısını çeşitlendirerek devam ettik.
  • 6.aydan itibaren su vermeye başladık ve her zaman bol su içmesine dikkat ettik.
  • Yemeklerini her zaman günlük ve taze olarak hazırlamaya çalıştık. Kavanoz mamalarını mecbur kaldığımızda ve evden uzakta yemek hazırlayamadığımız zamanlarda kullandık.
  • 9.aydan itibaren sebzelerini çatalla ezmeyi çok azalttık. Bizim yediğimiz yemeklerden vermeye başladık (tuz ve baharatsız, salçasız, az yağlı hazırlanmış olarak)
  • 1 yaş civarında ona özel yaptığımız sebze yemeklerini çatalla ezmeyi ve meyvelerini püre yapmayı bıraktık, küçük parçalar halinde doğrayarak sunduk.
  • 13. aydan sonra normal yemek yedirmeye başladık.(az tuzlu , az yağlı, salça ve baharatsız olarak)
  • 9.aydan sonra 3 ana öğün (kahvaltı+kaşık maması ya da normal mama, öğle yemeği,akşam yemeği) ve 2 ara öğün (meyve, yoğurt) ve yatmadan önce mama şeklinde yeme düzeni oluşturduk ve bu şekilde devam ettik. 1 yaşında sabah ve akşam mamalarını normal inek sütü (günlük süt) ile değiştirdik. Uyku, seyahat vb yüzünden sapmalar olsa da genelde öğünleri hep aynı saatlerde ve düzende almasına özen göstermeye çalıştık.

1 yaşından sonra yeme ve sofra alışkanlığı
  • İlk günden itibarek yemek yedirirken asla televizyon açmadık.
  • Yemek esnasında kitap okusak ya da oyun oynasak da dikkatini mümkün olduğunca yemeğe odaklamaya çalıştık. Bir yere kilitlenip ağzına bir şeyler tıkılan bir bebek yerine, oyunların içine yemeği, kaşığı, tabağı bir şekilde dahil etmeye ve farkındalık sağlamaya çalıştık. 1 yaş civarında oyun oynamayı bıraktık. Sadece istediğinde kitap/dergi okuduk, okumasına izin verdik.
  • Israrcı zorlayıcı olmadık, uçak geliyor hadi al diyerek ağzını açmışken çaktırmadan kaşık sokmaya, son kaşıkta ağzını kapatmışsa ya da kafasını çevirmişse onu da yedirmeye çalışmadık. Bir öğün çok az yese de bir sonraki öğünde acıkıp yiyeceğine inandırarak kendimizi, üzerine gitmedik. Özellikle hasta ya da diş vs yüzünden huysuz olduğu günlerde asla zorlamadık. Azı dişleri çıkarken 2 gün hiçbir şey yemediği oldu, geçici olduğunu bilip sakin durmaya çalıştık.
  • Yemeklerini her zaman sandalye/masada yemesine gayret ettik. Kucakta, ayakta, dolaşırken peşinden koşma şeklinde yemek vermedik. 1 yaşından sonra mama sandalyesini kaldırıp aile sofrasına dahil ettik. Normal sandalyeye bağladığımız portatif bir adaptör ile bizimle beraber masada oturdu. Bunu yanımızda taşıyarak gittiğimiz her yerde (tatil/hafta sonu gezmeleri/başka ev ortamları) aynı alışkanlığı devam ettirdik. 
  • Her zaman aynı şeyleri yemeye ya da Ada’nın yiyemeyeceği yemekleri sofraya koymamaya özen göstermeye çalıştık. Ona sebze yedirmeye çalışıp biz makarna/köfte yemedik, ya da kendimiz kola içip ona ayran vermedik. Beğenmesek de bir yemeğe önce kendimiz burun kıvırmadık. Sevmediğimiz sebzeleri kızımız sayesinde afiyetle yedik :))
  • Kendisi yemesi için teşvik edici olmaya çalıştık. Yemeğini ona ait bir tabakta önüne koyduk. Yemeğiyle oynamasına, eliyle dokunmasına koklamasına tanımasına izin verdik. Kimi zaman 15 dakika ağzına kaşığı sürmeden oynasa da kendi istediğinde ve beğendiğinde yemesine sabır göstermeye, çatal kaşık kullanımı için örnek olmaya çalıştık. Kaşıkla döke saça çorba içmesine ya da çatalıyla oraya buraya zıplayan köfte parçacıklarını dakikalarca toplamaya çalışmasına müdahale etmeden, biz yediriyorsak da elinden ona ait çatalı kaşığı almadan, ayrı birer tane ile yedirmeye gayret ettik.
  • Kitaplarında dergilerinde gördüğü yiyecek/içecekleri ona tarif ettik, yemek yaparken mutfakta yemeklerin nasıl hazırlandığını anlattık. Sebzeleri meyveleri sadece kitaplardan değil gerçek haliyle parçalanmadan bütün olarak gösterdik. Yemek pişirirken güvenli bir şekilde izlemesine izin verdik.
  • Beğenmediği bir yemeğibir süre vermeyerek ya da başka yöntemle pişirerek/sunarak daha sonra tekrar denedik. Bebek/çocuk da olsa damak zevkine sahip olacağını göz önünde bulundurmaya çalıştık.
  • Yemekleri çok fazla çeşitlendirmeden, 1 ya da 2 çeşit olarak ve hep bir arada sunmaya gayret ettik. Mümkünse her zaman sofrada salata bulundurduk.
  • Yemek yemeyi bir zorunluluk değil, birlikte paylaşılan keyifli bir süreç haline getirmeye çalıştık.

 

 

https://www.nurturia.com.tr/bugulog/075e7897-fed6-44a3-b10f-9d9e00d61d20/yeme-ve-sofra-aliskanligi

 

Ynt: Yeme ve Sofra alışkanlığı

02/10/2010 11:42:00

Ne kadar bilinçli bir anne olduğunuzu söylemek istedim. Kızınızın sakin ve uyumlu olmasının da buna bağlı olduğunu düşünüyorum. Pek çok alışkanlığın erken dönemde kazanılması gerekiyor ve yemek konusunda ben bu treni kaçırdım malesef. Keşke sizi ve yazılarınızı daha önce (hatta hamileyken) okuyabilseydim.

Bazılarımız anne olarak doğuyor bence. Buna çok inanıyorum ve bence siz de bu özel insanlardan birisiniz :)

Sevgiler.

Ynt: Yeme ve Sofra alışkanlığı

02/10/2010 14:07:00

Neslihan çok teşekkürler.. Bence moralinizi bozmayın, çocuklar çok hızlı değişiyorlar ve gelişiyorlar. Ada'nın kendinden 5 yaş büyük bir erkek kuzeni var, bebekliğinde yeme konusunda çok zorladığını hatırlıyorum anne babasını. Ancak şimdi "açıııım" diye ortalıkta dolaşan, "enginara bayılıyorum" diyen bir çocuk :)

Ada melek bebek denen sınıfa girebilir, sahiden kolay bir bebekti. Zor bir bebeğimiz olsaydı, yukarıda yaptıklarımızı ne kadar yapsak da aynı sonuçları alamayabilirdik. Yine de hiç bir şey için geç değil, size doğru gelen yöntemleri uygulamaya başlayabilirsiniz, zorlamadan, doğal bir şekilde yapılan değişikliklere bazen o kadar çabuk adapte oluyorlar ki şaşırıyor insan.

Ynt: Yeme ve Sofra alışkanlığı

02/10/2010 15:05:00

Esraozlem gerçekten çok güzel öneriler.

Neslihan, ben de çok iyi bir başlangıç yapamamıştım bu konuda, şimdi de zaman zaman gereksiz yere istemeden ısrarcı olabiliyorum. Ya da çok fazla çeşit sunabiliyorum.

Ama yine de şunu söylemek istiyorum ki, çocuklar hamur gibiler, hiçbir zaman geç değil. Sen doğru yolu bulunca onlar da hızla düzeliyorlar.

Ynt: Yeme ve Sofra alışkanlığı

05/18/2010 11:15:00

merhabalar,

siteye yeni üye oldum ve gerçekten çok beğendim..aklımdaki pekçok sorunun zaten sorulduğunu ve tartışıldığını görünce yeni başlık açmak istemedim, buradan devam edilebilir diye düşündüm.

Kızım Rüya 20,5 aylık..1 yaş civarında başlayıp biz de normal yemeklere, kahvaltıya geçmiştik. sabah güzel peynirli yumurtasını omletini, öğlen ve akşam yemeklerinde sebze yemeğini, köftesini vs. yiyordu..Ama son 2 aydır tamamen huy değiştirdi :( köfte-tavuk-balık gibi yiyecekleri yemeden ağzında biriktiriyor, yanağının içine depoluyor ve tabii bir süre sonra onlar macunlaşıyor..eğer o kıvama gelmeden yoğurt veya suyla yutturabilirsek ne ala, ama olmazsa o kocaman şeyi yutmaya kalkınca öğürüp kusuyor...
normal çiğneyerek yiyebileceği yemekleri yememeye başladı bu şekilde..sadece kolayca yutabileceği, küçük taneli, sulu şeyleri verebiliyoruz. (mercimek, ıspanak, çorba vs..gibi) eğer zorlarsak bu sefer tepki olsun diye bilinçli olarak kusuyor...
ne yapacağımızı şaşırdık..yeniden çorba düzenine geçmek de istemiyoruz..artık 2 yaşına yaklaşıyor, kendisinin elle-kaşıkla yiyebilmesi gerekirken biz geriye gittik..
bazen çileden çıkıyoruz, inatlaşmak çözüm değil biliyorum ama insan elinde olmadan sinirleniyor.

önerisi olan var mıdır, nasıl davranmak nasıl normal yemeğe dönmek lazım..??

Ynt: Yeme ve Sofra alışkanlığı

05/18/2010 13:28:00

Acaba ilgi çekmek için yapıyor olabilir mi? Bana sanki üstüne gitmemek lazım gibi geldi ama fizyolojik bir nedeni olabilir mi diye düşündüm. Doktorunuza sordunuz mu, ne diyor bu konuda?

Ynt: Yeme ve Sofra alışkanlığı

05/18/2010 13:33:00

2 yas sendromu kaynakli bir baskaldiri denemesi gibi geldi bana.

Ynt: Yeme ve Sofra alışkanlığı

05/18/2010 14:20:00

doktorumuza sormadık, daha çok etrafımızdaki tecrübeli anne-babalara danıştık...bize de 2 yaş sendromuna giriş denemeleri gibi geliyor açıkçası. Çünkü aynı dönemde biraz hırçınlığı da arttı ve oyuncaklarını felan fırlatmaya başladı..alakasız şeyleri eline alıp "menim menim" diye dolaşıyor ortalıkta böcek :))

emin değilim ama sabırlı davranıp üstüne gitmemeyi becerirsek geçer diye umut ediyoruz :(


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
keşke yapmasaydım, iyi ki yapmışım..

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...