makaleler

03/07/2012 21:29:00

paylasalim

Ynt: makaleler

03/08/2012 07:22:00

normal doğum isteyip sezaryen olanlar ya da bu isteğine rağmen yine de sezaryen yaşamak zorunda kalacaklar için UYARI:

1) eğer sonra ssvd isterim diyorsanız doktordan sezaryen kesisine tek dikiş yerine çift dikiş atmasını isteyin. Doğal doğum taraftarı doktorlar sezaryene mecbur kaldıklarında artık bu şekilde dikiş atmaya başlamışlar.


2)Tek dikiş atıyorsa da, kilitsiz tek dikiş atmasını istediğinizi, kilitli tek dikiş istemediğinizi belirtin. Zira, kilitsiz tek dikiş, kilitli tek dikişe göre daha iyiymiş.

İlgili makalenin linki:

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21794864

RESULTS:

Nine studies including 5810 women were reviewed. Overall, the risk of uterine rupture during TOL after a single-layer closure was not significantly different from that after a double-layer closure (OR 1.71; 95% confidence interval [CI] 0.66-4.44). However, a sensitivity analysis indicated that the risk of uterine rupture was increased after a locked single-layer closure (OR 4.96; 95% CI 2.58-9.52, P<0.001) but not after an unlocked single-layer closure (OR 0.49; 95% CI 0.21-1.16), compared with a double-layer closure.


CONCLUSION:

Locked but not unlocked single-layer closures were associated with a higher uterine rupture risk than double-layer closure in women attempting a TOL.


Ynt: makaleler

03/08/2012 07:28:00

Body Mass Index (BMI) ile başarılı ssvd arasında ters orantı olduğu ancak, BMI ile rüptür arasında ilişkinin sözkonusu olmadığına dair bir makale. Başka sonuçlara da ulaşılmış. İsteyen detaylı inceleyebilir.

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S000293780500476X

Ynt: makaleler

03/09/2012 14:16:00

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12439503

iki doğum arasındaki süreleri kıyaslamak bakımından sonuçlarına bakılabilir.

Ynt: makaleler

03/10/2012 21:54:00

Dr. Lalehan Kutlay

Sezaryan mi, normal dogum mu?

http://www.bebekbeklerken.com/makale.asp?id=10

 

Bugün yapılan tüm operasyonlar içinde birinci sırada olan sezaryen 1500-1600 lü yıllarda ancak annenin hayatından tamamen ümit kesildiği zamanlarda bebeği kurtarabilmek için uygulanan çaresiz bir girişimdi.

Günümüzde ise cerrahi ve anestezi tekniklerinde elde edilen başdöndürücü gelişmelerle sezaryan çok düşük riskli bir müdahale haline gelmiştir.Buna ek olarak 1980 li yıllardan itibaren intrapartum fetal monitorizasyonun (bebeğin kalp atışlarının elektronik olarak izlenmesi) rutin uygulama halini alması da sezeryan oranların dramatik şekilde artmasına neden olmuştur.

Bu artışta hemen tüm tıbbi uygulamalarda olduğu gibi ABD de jinekologların mesleki uygulamalarından dolayı çok kolay dava edilebilmeleri de rol oynamıştır.Öyle ki bu durum bazı hukuk bürolarının işi gazete ilanıyla çocukları sorunlu olan ailelerin doğumu yaptıran doktorlarını dava etmesini teşvik etmesine varacak kadar ileri gitmiştir.

1990 lı yılların ortalarına kadar bebeğin yenidoğan döneminde karşılaşabileceği sorunlardan ,hatta yıllar sonra ortaya çıkabilecek öğrenme zorluğu,hiperaktivite gibi sorunlardan doğum komplikasyonlarını sorumlu tutma eğilimi devam etmiştir.Daha sonra yapılan araştırmalar bunun geçerliliğini belirgin şekilde azaltmış ve scalp ph (kafa cildinden ph takibi) ölçümü gibi daha kesin yöntemlerin uygulamaya başlanması da doğum hekimlerini bu konuda rahatlatmıştır. Bu dönemden sonra genel eğilim normal doğumun teşvik edilmesi ve gereksiz sezaryen yapılmamasi şeklinde ortaya çıkmıştır.

Epidural anestezi uygulamasının rutin hale gelmesi ve sigorta şirketlerinin masraflarını azaltmak için sezeryan karşıtı tavır alması da normal doğum oranının tekrar artmaya başlamasına neden olmuştur.Sağlık istatistiklerinin çok detaylı tutulduğu , genel sağlık sigortası sisteminin düzenli işlediği ülkelerde her sağlık kuruluşu için normal doğum sezaryen oranlarının değerlendirilebilmesi ve yüksek sezaryen oranları olan merkezlerin sorgulanması da normal doğum oranlarının yeniden artmasına katkıda bulunmuştur.

Sezaryen gerektiğinde hem anne hem de bebek için hayat kurtaran bir operasyondur.Bu nedenle her sezeryan gereksizdir gibi son derece yanlış bir yargıya kapılmamak gerektiğini önceden belirtmek uygun olacaktır. Buna karşılık endikasyonsuz (tıbbi gereklilik olmadan) yapılan sezaryenlardan da mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Sezaryen uygulamalarının bugün için tüm otoritelerce kabul edilen olumsuz taraflarını şöyle sıralayabiliriz.

  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyanın hiçbir bölgesinde sezeryan gerekliliği oranının %10-15 in üzerinde olmadığını belir tmektedir.Buna karşın 1970-1990 yıllarında pek çok ülkede sezaryen oranları 4-5 kat artmıştır.
  • Sezaryen “büyük ameliyat” kategorisinde yer alan bir ameliyattır.Normal doğuma göre komplikasyon oranı 2-4 kat fazladır.anestezi komplikasyonları, yara enfeksiyonu,karın içi organların yaralanma olasılığı daha fazladır.Ancak oran olarak bakıldığında son derece düşük olasılıklarla görüldüğü için sezeryan komplikasyonları çoğu kez dikkat çekmemektedir.
  • Elektif (isteğe bağlı,keyfi) sezaryenle doğan bebeklerle solunum sıkıntısı ve buna bağlı yenidoğan yoğun bakım gereksinimi daha fazla görülmektedir. Anne karnında bebeklerin akciğerleri sönmüş durumdadır ve içlerinde az miktarda sıvı bulunur. Normal doğumda bu sıvının dışarı atılması daha kolay olur .Hiç doğum eylemi yaşamadan sezeryan yapılan annelerin bebeklerinde bu sıvının dışarı atılması gecikebilir ve bu durumda TTN (Transient Tachipnea of Newborn) adı verilen tablo ortaya çıkar .Türkçe karşılığı “Yenidoğan bebeğin geçici hızlı nefes alışı” şeklinde ifade edilebilen bu durum genelde 3 gün içinde kendiliğinden düzelse de yoğun bakım gereksinimi hatta solunum destek cihazına (ventilatör) bağlanmak gerekebilir. Bu durum da beraberinde yeni komplikasyon olasılıklarını getirir.
  • Sezaryen anne bebek iletişiminin başlamasının gecikmesine neden olur.Gerek anestezinin gerekse ameliyatın etkisiyle bu temasın gecikmesi hem anne sütünün daha gecikmeli ve az gelmesine yol açabilir hem de anne ve bebeğinin birbirine bağlanmasını zorlaştırır.

Bütün bunlara rağmen son bir yıl içinde yeniden 'İsteyen anne adayının sezeryanla doğum yapabilmesi gerekir' görüşü de tartışılmaya başlanmıştır.ABD de kadın hastalıkları ve doğum uzmanlanı hekimlerinin en büyük örgütlerinden biri olan ACOG son yıl içinde yayınlanan bülteninde ''Eğer belli şartlar altında anneye bebeğini doğurmama şansı veriliyorsa,doğum şeklini belirleme şansı da verilmeli'' görüşü savunulmuştur.

Bugün için sezaryen yapılan hastaların büyük bölümünü daha önce sezeryan olan hastalar oluşturmaktadır. Ülkemizde henüz yaygınlaşmadıysa da daha önce sezaryenle doğum yapan hastaların önemli bir bölümünün daha sonra normal doğum yapabileceği artık kesin olarak kanıtlanmıştır. Eğer sezeryan tekniği bugün hemen daima uygulanan teknikse (rahime uygulanan kesinin alt kısımda ve yatay olarak uygulandığı teknik) eski sezaryenlerin hemen tamamı eğer sezeryan gerektiren bir durum yoksa normal doğurabilir.

İsteğe bağlı sezaryenlerin sıradan hal alması tabii ki istemeyenin de kesinlikle normal doğurabileceği anlamına gelmez.Bazan karşılaştığımız ''İsteyen anne adayı sezeryanla doğum yapabiliyorsa isteyen de ne olursa olsun normal doğum yapabilir. '' görüşü beraberinde büyük tehlikeler getirebilir.Sezaryen gerekli olduğunda hem anne hem de bebek için hayat kurtaran bir müdahaledir. ''Gereksiz sezaryen yapılıyor.'' önyargısı ile sezaryene direnmek te gereksiz sezaryen kadar ,hatta daha da yanlış ve tehlikelidir. Pekçok hekim özel pratiğinde sezeryan gerekliliğini kabul ettirmekte zorlanmaktadır.

Anne adaylarına önerim ;

Sezaryenin ancak gerçek tıbbi gerekliliği bulunduğunda yapılması gereken bir operasyon olduğunu ancak gerektiğinde de hiç tereddüt etmeden uygulanmasının tek yol olduğunu kabul etmeleridir.

Kendinizi normal doğum için hazırlamaya çalışın. Korkularınızı öğrendiklerinizle yenmek için çaba sarfedin.Bilinmeyenler arttıkça korkularınız da büyüyecektir.Bu siteyi hazırlarken en önemli amacımız da sağlıklı ve kolay anlaşılır bilgilere ulaşmanızı sağlamaktır.

Kendinizi doğuma hazırlarken en başından özellikle normal doğum ya da sezeryan konusunda şartlandırmayın. ''Gerekmedikçe sezaryen olmak istemiyorum.'' ifadesi ''Normal doğum istiyorum.Sezaryen istemiyorum'' a göre çok daha mantıklıdır. Rahat bir normal doğum yapabilmek içinse:

  • Mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye çalışın. Ama doğru bilgilere ulaşmaya özen gösterin.
  • Maalesef doğum konusunda her kadın ( en az futbolda erkeklerin sahip olduğu kadar) bilgi ve deneyim sahibidir ve bu deneyimlerini aktarmak konusunda da son derece isteklidir.Size anlatılanları dinleyin ama çok ta kulak asmayın...
  • Doktorunuzu seçerken normal doğum ve sezeran konusundaki yaklaşımına dikkat edin
  • Çok kilo almamaya özen gösterin,egzersizlerinizi aksatmayın.
  • Doktorunuzla tüm düşüncelerinizi paylaşın.Merak ettiğiniz her detayı sorun.Başkalarından değil kendi doktorunuzdan alacağınız bilgilere göre hareket edin.
  • Ağrısız doğum teknikleri (epidural anestezi başta olmak üzere) konusunda ayrıntılı bilgi edinin.bu konudaki pekçok duyumun safsatadan ibaret olduğunu bilin.
  • Bebeğinize kavuşma konusundaki heyecanınızı ve doğum günü yaklaştıkça artan stresinizi azaltmaya çalışın.Bebeklerin ancak %5 i beklenen doğum tarihinde gelir.%15-20 kadarı bu günden sonraki 2 haftada gelmeyi tercih eder
  • Doğum eylemi sırasında yanınızda olacak doğum partnerinizi iyi seçin.Soğukkanlı ve sağduyusuna güvendiğiniz birini seçin.
  • Eğer bir gereklilik yoksa hastaneye gereğinden erken gitmeyin.Hastaneye giderken tümaileye arkadaşlara haber vermenizin hiç gereği yoktur.Doğumhane önünde fazla kalabalık daha çok stresten başka işe yaramaz.
  • Doğum bir ekip işidir.Doktorunuz ,sizinle ilgilenen ebeler ve diğer doğumhane personeli bir ekip oluşturur.Onlar birbirlerini yakından tanırlar ve anlarlar.sizinle ilgilenen herkesin önerisini doktorunuzun önerisiymiş gibi benimseyin.Çok kuşkulanırsanız doktorunuzla durumu paylaşın.
  • Normal doğum yapıp yapamayacağınız,ya da doğum eyleminin yaklaşık süresi hakkında ancak aktif doğum sancıları başladıktan sonra hüküm verilebilir.Bu aşamada sezeryan gerekliliği ortaya çıkarsa da soğukkanlı olun.Sezaryen da günümüzün teknik donanım ve ilaçları ile artık riski çok çok azalmış bir operasyondur.

Eğer özel tıbbi bir zorluk yoksa doğuma kendinizi iyi hazırlarsanız çekilen tüm sıkıntıların bebeğinizi kucakladıktan çok kısa süre sonra unutulacağından emin olabilirsiniz.Anne olmak her şeye değer bunu unutmayın...

 

Ynt: makaleler

03/29/2012 07:58:00

http://www.scienceandsensibility.org/?p=4257

Is Elective Repeat Cesarean Surgery Truly Safer Than Planned VBAC?


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
ssvd

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...