bakımlı olmak

Ynt: bakımlı olmak

05/18/2010 15:26:00

bu durum kadın kimligiyle ilisik,
beylerin hic derdi yok.

dayatılanda bu yonde,

hic kilo almadan-sadece 6 kilo, bence bu hic kilo almamakla es deger- doguma giden kadınlar gozumuze sokuluyor. dogumdan hemen sonra etrafta aaa kilolar yapısmıs sana, bak boyle devam edersen bıdı bıdı...cumleleri. anneler kızlarının bellerini carsafla sarıyorlarmıs kilolar gitsin diye, e daha ne olsun...

tum hamileligim boyunca gobegimle gurur duydum ben. gogsumu gere gere dolastım. simdi de sarkan memelerimle gurur duyuyorum. yasanmıslık olarak goruyorum cizgileri.(henuz yok gerci ama bilmiyorum olunca fikirlerim degisir mi) botokslu suratlar hosuma gitmiyor.

ben bunları deli gibi dusunurken, arıza zamanlarda, kocisle paylasınca saskınlıgım daha da artıyor. zira benim dunyamda olup bitenler onun suzgecinde sadece ayrıntı. ya da ben mi ifade de sıkıntılıyım, bilmiyorum ki.

annelik vs kadınlık uzerine ne zamandır dusunuyorum birazda kocamdan mutevvellit. cok degiskenim eskiye oranla. aklıma simdi sey geldi; kaya cilingirogluyla roportaj yapıyor spiker diyor ki karınızla-o sıralar avsarla evli- en son ne zaman opustunuz? k cilingiroglu o benim cocugumun annesi diyor. boyle  bir seydi net hatırlayamadım simdi...benimkide o hesap; diyorum kocise nasıl yakısmıs mı, kızın sutunu ısttım ben, sen kitap oku diyor...

dogal mıdır acaba?
kadınlar ile erkekler baska dunyada yasıyorlar,
ciddiyim,
oyle.

rolleri degistik ya, anne baba olmayı sevdik tamam da arasıra kadın erkek olmaya da ihtiyac var, benim acımdan sanırım var.

bu aksam bir konusma yapasım geldi,
yandı ikicocukbabası:)
yasasın benim kocam,
erkegim...

bende karıstırıyorum itiraf, bazen kocam bazende veletlerin babası oluyor...

Ynt: bakımlı olmak

05/18/2010 15:26:00

ben ikinci cevabı yazana kadar siz yazmıssınız masallah,
okumadan yazmıs oldum,
bu hep oluyor:)

Ynt: bakımlı olmak

05/18/2010 16:17:00

Ben de cok salmistim, kendimi hic begemnezdim, yani ben hamilelikte de hic begenmedim kendimi, cok sivilce cikmisti yuzumde (gerci lise yillatrindan beri sivilcceliydim, ergenlikten bir turlu cikamiyorum)...kuafore gitmek kesinlikle iyi gelmisti...golge yaptirmistim:) alisverise de cik, ben Derini arabasina koyar cikardim, hala da oyle yapiyorum:)) gerci simdi yerinde durmuyor o ayri konu...canim istemiyor diye sakin birakma kendini...sinemaya falan da gidebilirsin esinle ya da arkadasinla...bir basladin mi gerisi gelir:))

Ynt: bakımlı olmak

05/18/2010 18:45:00

Bilmiyorum ama bence olay bakımlı olmak değil arkadaşlar. Yani minimum gereklilik şart tabi de, lost adasında değiliz de:) Onun dışında gölgeymiş, makyajmış. Nasıl desem, bi ablayla tanışmıştım zamanında o zamanlar pek zayıftım ben. Abla benden en az 30 kilo fazlaydı. Ama ne alım... anlatamam. Makyajlı değildi. O günlerde kocası sürpriz bir boşanma patlatmıştı. Buna rağmen abla gayet ... nasıl anlatacağımı bilemediğim bir çekicilik. 


Bugüne kadar kocamın ya da bir sevgilimin bana aa manikür mü yaptırdın çok yakışmış dediğini hayatta duymadım. Görmez ki. Yani tırnağıma bakmaz. Ama genel halime bakar. Mutluysam, neşeliysem, enerjiksem, kendimi iyi hissediyorsam... İnsanın içi dışına yansıyor. 

Yani ne bileyim insana iyi geliyorsa yumuşacık iççamaşırları almalı. Güzel kıyafetler, iyi geliyorsa gölge. Üstüne olan kıyafet. İyi bir arkadaşla sohbet. Kendini rahatlatmayı öğrenmek, belki bir küvet keyfi. Belki kahve. Belki bi kadeh şarap. Anne baba kimliği bir yanımız. Bir başka yanımız daha var. Biliyorum işten gelip, çok stres olup, yorulup gerilim bi de modu düzeltemiyor insan. Ama bir çare bulmalı. Belki serin havada on dakika yürüyüş. Belki... bilmiyorum. 

Önce iç bakım diyorum. Dış bakım içbakıma yarıyosa şahane. Kuaförlerin terapik etkisi varsa gidiniz. Gıcık oluyorsanız gitmeyiniz. Makyaj dediğin hikaye ama bir kırmızı ruj yakışır. Bence anahtar kendini kadın gibi hissetmek... 

sevgiler

Ynt: bakımlı olmak

05/18/2010 18:47:00

Yalnız "saçını süpürge eden anne"  olmamak lazım. Çocuklar için de iyi değil... Onu kastetmedim yanlış anlama olmasın.

Ynt: bakımlı olmak

05/18/2010 19:33:00

ozguranne simdi sen yazinca aklima geldi. benim de o abla gibi bir arkadasim var. hatunun icinden geliyor. benim en zayif zamanlarimda bile o kadar alimim olmadi hic (yani is kesinlikle zayiflikla dogru orantili degil). kizin icinden geliyordu. baliketinden biraz fazlacaydi (simdi dogum yapti, baya kilo aldim yazmis -Cin'de yasiyor simdi gorusemiyoruz- ama eminim yine benden bakimlidir). ama makyajsiz hic gormedim hatunu. gunde defalarca ruj tazelerdi, ben yemegin hemen arkasindan kasigin arkasini cevirip rujunu tazeleyen birini daha once hic gormemistim !

gecende yazdim, hic bakamiyorum kendime fon cektirmeyeli aylar oldu dedim, cok sasirdi. hemen gaz verdi bana. ben de o gazla gidip manikur pedikur yaptirdim.
aylardir sacimi sadece atkuyrugu yapiyorum. fenalik geldi ama acinca da sekil vermek gerekiyor. ona da ne ugrasacak zamanim ne de firsatim var (ya da ben oyle saniyorum). en iyisi ilk firsatta kestirip golgeyi yenilemek. yeni model gaziyla bir sure ugrasirim belki.
Basak o dedigin his bende de var. dolapta biiiiir suru kiyafet, cogu da son moda (koca tekstilci oldugundan cogu modelden getiriyor bir tane). Ama bende surekli bunu neyle yakistiracam ki hissi. aklimi toplayip bir kombinasyon yapamiyorum bir turlu. biri bana dese sunu sununla giy oh ne rahat olacak. kardesim cok iyi becerir boyle seyleri, en kisa zamanda ona dolabi bir ayiklatsam iyi olacak yoksa kendimin yapacagi yok.

Ynt: bakımlı olmak

05/20/2010 05:23:00

Başak'ın tüüüm yazdıklarına kendi durumum itibariyle aynen katılıyorum...
Önceden yani kendimi bildim bileli, haftada bir kuaföre giden, manikür pedikür falan düzenli yaptıran, modayı takip eden, takı takan, makyaj yapan ve tüm bunlar için vakit ve para harcadığımda vicdan azabı çekmeyen, kendiyle gayet barışık bir insan idim....

Ama şimdi, neyi neyle yakıştıracağımı bile unuttum. Kulağına küpe taksan, kemerin garip, ayakkabın olmuşsa çantan uymuyo....  Neden böyle vallahi bilmiyorum. Yani şöööyle toptan bi alışveriş yapma imkanım olsa keşke diyorum. İç çamaşırdan çorapa, ayakkabıdan çantaya kadar. Tabi bu ütopik bişey ama.. Öyle olsa bile yetişeceğimden şüpheliyim. Bir de o yeteneğimi kaybettim sanırım. Doğumdan sonra ne olduysa oldu düzelmiyor bir türlü.

Kimi insan için bu yazdıklarım gereksiz ve saçma gelebilir. Yani ara sıra makyaj yapıp takıp takıştıran biri için. Ama benim için sıradışı bir durum. Çünkü benim normalim böyleydi, yani kokoş bir tiptim özetle, ve şimdi kokoş halime dönmek için ne yeteneğim, ne vaktim, ne de enerjim var. Ama içimden de acayip bir istek yükseliyor "eski haline döööönnn, daha mutlu olacaksıııınnn, sen bu değilsiiiiiinnn, şu aynadaki haline baaaakkk, sana hiç yakşıyor muuuuuu....." gibi ...

Ynt: bakımlı olmak

05/20/2010 09:20:00

benim durumun ve konumum sizden cok farklı, konuya bakıs acımda oyle.

bizde olay bakımlı olmak olmamak degil sanırım. biraz ozgurannenin yazdıgı gibi, biraz anne-baba kimligi ile ilgili. evliligimizde taslar yerinden oynadı anne baba olunca. artık eskisi gibi degiliz. anne baba olmak karı koca olmaktan daha onde. bunun bana tezahurunde sıkıntılıyım,,k cilingiroglu degil aslolan yani basakcım. etrafımdaki tum erkeklerin bakıs acısı oyle. kocam, babam, dedem, amcam...

belki zamanla bu rollere alısacagız, belki sıkıntı kalmayacak bilemiyorum. simdilik her ikimizde onceligi minnolara verdik, karsılıklı. aile buyuklerimize bakıyorum, konusuyorum, paylasıyorum. diyorlarki veletlerin kendilerine yetmeye basladıgı sıralarda karıcım kocacım olunuyor tekrar. ben babamdan mutevellit biraz kocama karsı tepkiliyim. babamın anneme kocalıgı ile kocamın bana kocalıgı cok farklı. babam kotarıyordu, kocam daha farklı...

bizim aile yapımızda boyle; arnavutuz yazmıstım sanırım. her iki tarafta da oncelik hep cocuklar oluyor. cocuk merkezli evlilikler. fedakarlık dogustan ogretilen bir durum yani. oyle gorduk, oyle olduk. mesela dedem kahveye gitmek/arkadaslarıyla olmak yerine bize tiyatro sahnesi kurardı. dayım kuzenlerimi ve bizi toplayıp parka piknige gotururdu, amcam bir bahcesini sadece bize tahsis etmisti. her birimize portakal agacı dikip kendi portakalalarımızı toplattırırdı. bu yazdıklarım ailenin erkekleri, kadınlarını varın siz dusunun...

ailemizin cocuk merkezli olusu aslında cocuklar icin buyuk nimet. benim cocuklugum super gecti, onlarınkide oyle gececek eminim. ilk okuma bayramımda, ilk 23 nisan gosterimde tum aile ordaydı. okulda ilk andımızı okuyusumda da. ne bileyim bayramlarda hep cifter cifter oldu giysilerim. ailemi cok seviyorum, seviyorum da,,

bazen kendim, kendime ait durumum(bu bakımlıklık olur ozgurannenin dedigi gibi ic bakıs olur) gibi konularda kocamdan farklı bir muameleye ihtiyac duyuyorum. tesvik sanırım, istedigim bu...zira annelik kimligimi cok sevdim, kadınlık kimligimi oteleyecek, kendimden cok vakit calacak kadar...  

kafam bu konuda cok karısık,
yine bir kendimle konusma olsun bu...   

Ynt: bakımlı olmak

05/20/2010 09:37:00

aferin sana ozgecim,
bana da bulassın:)

Ynt: bakımlı olmak

05/20/2010 09:40:00

İça, bahsettiğin konu da ayrı bir durum aslında.
Annelik babalık çok iyi çok güzel de, benim kadın olduğumu hissetmeye ve bana hissettirilmesine çok ihtiyacım var. Yani kendi ruh halim açısından diyorum. Hayatta sadece annelik babalık yapan, evladı için saçını süpürge eden insanlara müthiş saygı duyuyorum, takdir ediyorum. Ama onlar gibi olmak istemiyorum, olamam da zaten.

Ya da şöyle söyleyeyim. İnsan anne olunca kendi annesinde bahane bulduğu herşeyi kendi yapıyor. (En azından kendi örneğim böyle.) Bu durumdan mutlu olarak mı, kimi zaman hayır. Annelik içgüdüselinden kaynaklı tamamen. Yani yüreğin sürekli seni dürtüyor, şöyle yap, böyle yap diye. Ama içinden bir ses de "sen de kadınsın, insansın, insani ihtiyaçlarını görmezden gelemezsin, bu ihtiyaçların giderilmediğinde tam ve sağlıklı olamazsın, bu kadar yorma kendini, biraz nefes al" ve ben bu ikilemde çok yoruluyorum....

Kuaförde kadınların geçirdiği vakit ve alınan haz tipik bir örnek. Onun dışında örneğin bir kitapçıya girdiğim zaman 1 saat çıkmazdım, her bir kitabı tek tek incelerdim. Ama şimdi 10dak, yeni  çıkanlara bak, beğendiğin olursa al. Neden, kızın uykusu geldi/karnı aç/altı değiştirilecek vs. çabuk hareket et. Ya da mağaza gez di mi, yani illa ki bişey almak gerekmiyor, gez, giy çıkar bak. Kız pusette, babayla dolaşıyor, bazen mağaza dışına çıkıyor, sanki sıkılıyorlar da seslerini çıkarmıyorlar gibi.  Yani bu bir iç ses. Sonra noluyor, hadeee neyse sonra bakarım zaten bişey almayacaktım diye, çık mağazadan....

Kadınlığımı ondan öte kendimi unutmak istemiyorum. Öyle zamanlarda o kadar mutsuz oluyorum ki... Eşimi de ikinci plana atmak istemiyorum. Hani "aman çocuğum benim herşeyim, babası artık çok da önemli değil.." tarzı düşünen insanlar var ya, asla öyle olmadım, olamam da. Çünkü öyle de görmedim. Babam her zaman "hepinizin yeri ayrı, ama anneniz benim için apayrı, yarın öbür gün hepiniz yuva kurup gideceksin, ben annenizle başbaşa kalacağım" derdi. Ki, çoook mutlu bir ailede anne baba sevgisini haddinden fazla almış, karı-koca sevgisini onlarda haddinden fazla görnüş biri olarak gönül rahatlığıyla yazıyorum.

Ben anneyim, kadınım, eşim, sevgiliyim, insanım. Hepsi birbirinden farklı, ve hiçbiri birbiriyle karıştırılmamalı diye düşünüyorum. Tabi uygulamada ne kadar başarılı oluyorum o ayrı, bazen hepsi birbirine giriyor. Ama sürekli mücadelem bu ayrımı kaybetmemek için...


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Dert Ortağım Benim

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...