Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

<12345>

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

11/29/2011 17:39:00

Ulku.. yazilanlara artik ben de katiliyorum.. ferber haric her yolu denemis biri olarak.. ferberi denemedim,bilerek aglatmadim ama sanirim ayni kapiya ciktik..

bu uyutma hususunda..bir noktayi gozden kacirmamak gerektigine inaniyorum.. bir grup istikrarli bi sekilde uygularsan bebegin kesintisiz uyur msji verirken diger grup asla aglatmam,pis pislarim,sarilirim,kucagimda uyuturum,emziririm ama asla aglatmam msji veriyor..

iyi de her sey bu kadar net degil ki..oglum 18 aylik..kucagimda nasil uyutabilirim sizce? 10 kusur kilo..ya sarilip uyumuyorsa?? ya pis pisa gicik oluyorsa..ya yatagimda bizimle yatmiyorsa.. ya ayaga konuldugunda mutlaka ve mutlaka uzuunca bi sure kendini kasiyorsa kalkmak icin..ya emerken uyumuyor..her agzindan cikista itina ile geri sokuyorsa emzik misali..


demekki neymis..hersey siyah yada beyaz degilmis..her cocuk ayni olmadigindan.. "neee aglattin mi?? kotu anne seni!.."yaklasimina da katilmiyorum.."varsin aglasin ama ogrensin kimin patron oldugunu" yaklasimina da..

geldigim nokta.. gunduzleri kendi yataginda kendi basina uykuya daliyor.. sorun olmuyor benim yaninda olmamam..

geceleri ayagimda salliyorum..odasinda dursam dahi kiyamet kopuyor cunku.. gece kalkislari duruma gore degisiyor..

bunu niye yaziyorum.. bu sayfalarda bi suru metod okuyup her denemesi basarisizlikla sonuclandigi icin yipranan yeni anneler icin emsal teskil etmesi acisindan onemli oldugunu dusunuyorum yasadiklarimin..her bebek ayni degil.. kararlilik da bi yere kadar..cocugun fitratina aykiri biseyde istedigin kadar kararli ol..onun aglama silahi var ve sen mutlaka yeniliyorsun..yasadigin endiseler,sinir bozukluklari,cocuga bagirmalar da cabasi..esle tartismak mi..onu yazmiyorum bile :))

siz nasil rahat ediyorsaniz..bebeginizle uyumlu bi sekilde.. bence o yolda devam edin.. her ekol kendi kulturune ait ogeler de barindiriyor.. bir amerikalinin aksam gezmesi,misafirligi seyrek oldugu belki de olmadigi icin o erken yatiracagi bir metod ariyor..ama bizler oyle degiliz.. cok duzenli uyudugu icin eve kapandigim bi sistemi tercih etmek beni zorluyor artik..

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

11/29/2011 18:14:00

bizim doktorumuzda emzirerek uyutmama karşı çıktı sadece akşamları emzirerek uyutuyorum aslında kafam karışmıyo değil memeye bye bye deyince nasıl uyutulur diye aklıma geliyo açık ve net bir şey söyleyebilirim kolayıma geliyor oda durumdan çok memnun onun memeyle anestezi almış gibi olması benide mutlu ediyor...

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

01/16/2013 15:30:00

"attachment parenting" (dogal ebeveynlik) ile ilgili yazilar okumanizi tavsiye ederim.


Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

12/02/2016 08:54:00

"Sakın Bebekler Gibi Uyumasın!

Uyku eğitiminin zararları üzerine bir yazı yazma zamanı geldi sanırım. Çünkü medyada, tıp ve psikoloji dünyasında “uyku eğitimi” konulu yazıları okumanın artık beni ne kadar üzdüğünü fark ediyorum son günlerde.

Ebeveynler tek bir doğru olduğunu ve bu mutlak doğrunun dışında hareket ederlerse çocuklarına zarar verecekleri korkusuyla seçim şanslarının olmadığını düşünüyorlar. Oysa yeterince bilgi sahibi olsak o zaman seçim konusunda özgür olabiliriz.
 
Artık ebeveynlerin, özellikle annelerin kendi güçlerini ellerine almalarının zamanı geldi. Doktor böyle söyledi, psikolog şöyle dedi, kitap böyle yazıyor söylemlerinin dışına çıkıp, kendi ailem, kendi yaşantım ve kendi iç dinamiğimle doğruya kendimin karar vermesinden bahsediyorum.
 
İşte bu yüzden bu yazıyı yazarken özellikle psikolog şapkamın arkasına sığınıp “gerçek bu” ya da “ben söyledim oldu” demek istemiyorum. Araştırmalar, bilimsel farkındalıklarla desteklenmiş bir yazı yazmak istiyorum. Tabii ki kendi düşüncelerimle de harmanlayacağım bu yazıyı. O yüzden okuduktan sonra bu konuyu kendiniz için araştırın ve sonra aile düzeninize en uygun şekle siz karar verin. Her farkındalığın sonunda olduğu gibi bu yazı size geçmiş uygulamalarınızdan kaynaklanan suçluluk duygusu, kandırılmışlık hissi getirirse o zaman da şunu hatırlayın: Her an her şeye yeniden başlama şansınız var. Nasıl mı? O da başka bir yazının konusu.
 
Beraber uyumak
Önce ebeveyn ile bebeğin beraber uyuma kavramına biraz açıklık getirelim. Beraber uyumak nedir ve neden önemlidir? Beraber uyumak yetişkin ebeveynin (genellikle anne), bebeğiyle beraber ve yeterli yakınlıkta yatmasıdır (aynı yatak, ya da aynı oda) ki birbirlerinin duyusal sinyalleri ve işaretlerine cevap verebilsinler.
 
Anne sütündeki az kalori gece sık sık emzirmeyi gerektirir. Bu sık emme sonucu annenin artan antikorları bebeği hastalıklara karşı koruduğu gibi, uzun dönem emzirme annede meme kanserini engelliyor (Dr. Helen Ball tarafından yürütülen araştırmanın detaylarını öğrenmek isteyen olursa çeşitli linkler verebilirim). Emme dışında bebeğin anne kokusu, annenin hareketleri ve dokunmasına olan yakınlığı hem bebeğin ağlamasını azaltıyor, hem de vücut ısısını, kalori emilimini, stres hormon seviyesini ve bağışıklık sistemi hallerini dengeliyor.
 
Batı’daki tüm teknolojik gelişmelere karşın insan yavrusu nörolojik olarak tam olgunlaşmamış şekilde doğuyor. Annenin vücudunun yerine geçen teknolojik bir alet henüz bulamadık. Bebek, beyinin ulaşacağı gerçek hacmin sadece yüzde yirmi beşi ile dünyaya geliyor. Bebek beyninin olgunlaşması sadece ve sadece biyolojik temas ve yakınlıkla mümkün; annenin devamlılık gösteren temasıyla. Eline verdiğiniz battaniye beyin gelişimi için hiçbir şey yapmıyor. Beyin gelişim için başka bir beyinle ilişkiye girmek zorunda. Bu yüzden bebeğin ilk doğduğu zamandan itibaren başlayan bir bağımlılık var.Ve bu bağımlılık ilerdeki bağımsızlık için gerekli.
 
Bebeğin kendi kendine uykuya dalma halini bir bağımsızlık hareketi olarak göremeyiz. Hayat boyu kendine yetme ve özgüven onu seven annesinin kolları olmadan uykuya dalmak değil. Her çocuk bir süreçte kendi kendine uykuya girmeyi öğrenecek. Üzücü olan ebeveynlerin bunu bebeğin erken yapmayı öğrenmesinin bir bağımsızlık, bir kendine yetme göstergesi olarak görmesi. Bunların hiçbirinin bilimsel bir temeli yok. Biberonla (yüksek kalori) beslenen çocuklarla yapılan araştırmalar temel alınarak sonuca varıldığı için bütün gece uyuyan bebeklerin normal sayıldığı bir kültürde yaşadığımızı unutmayalım.
 
Irvine’daki Kaliforniya üniversitesinde Meret Keller ve Wendy Goldberg’ün yaptığı araştırma ebeveyn ile bebeğin doğumdan itibaren rutin beraber uyuma alışkanlıklarının çocukların problem çözme becerileri ve başkaları ile ilişkiye girme kapasitelerine olumlu etki yaptığını gösteriyor (Keller ve Goldberg 2004). Sanılanın aksine, yalnız uyuyan çocuk ebeveyniyle beraber uyuyan çocuğa nazaran daha az kendi başına kalabilme kapasitesine sahip. Ancak çocuğumu yalnız uyutuyorum şimdi kendine güvensiz mi olacak demeyin. İnsan gelişimi tek bir uygulama ile sonuca ulaşacak kadar basit değil. Psikolojik ve sosyal beceriler tek bir tecrübenin sonucu oluşmuyor. Her gün ebeveynle olan 24 saatlik iletişimin sonucu oluşan bağlanmanın sadece belli ancak önemli bir bölümüne bakıyoruz. Eğer sağlıklı bağlanma devamlılık arz eden ilginin sonucu ise bunu gece tamamen kesmek tabii ki ilişkiyi sekteye vuruyor.
 
Benim bebeğim sabaha kadar deliksiz uyudu cümlesini kurmak neden bu kadar önemli. Hatta bu Batılı ülkelerde bir takıntıya dönüştü. Sabaha kadar uyuyan bebek inek sütü, biberon, mama ile beslenerek yalnız uyumaya bırakılan bebeğin ulaştığı bir yer.  Hiçbir çocuğun çözülecek bir uyku sorunu yok. Bizlerin “uyku eğitimi” odaklı düşüncelerimizden gelen bir sorunumuz var. Bebeğin bağışıklık sistemi, beynin gelişimi, stres regülasyonu vs sık emzirme ile ve anneye yakınlıkla gelişiyor.
 
Bir sorun kendinize, doğa hata mı yaptı? Neden benim sütümü inek ya da aslanınki gibi yüksek kalorili yapmadı ki bebeğim daha uzun uyusun? Bir cevap bulabildiniz mi?
 
Psikiyatrist Isabel Paret gibi birçok kişi bunu araştırıyor. Bebek gündüz ne kadar çok kucağa alınır ve dokunulursa o kadar daha az derin uykuya dalıyor. Çünkü ilk yıl derin uyku bebek için tehlikeli. Ani bebek ölümlerinden koruyor bebeği. Ancak beraber uyumanın tehlikeli olduğu durumlar da var. İçki içen, sigara içen ebeveyn kesinlikle çocuğuyla beraber uyumamalı. Emziren anne aynı yatakta yatabilir ancak biberonla emziren anne çocuğunu yanında ama ayrı bir yatakta yatırsa daha güvenli olur. Dikkat edilmesi gereken bu konuları da bir sonraki yazımda derinlemesine işleyeceğim.
 
Bebeğin anne karnındaki gelişimine hâlâ dışarıda devam ettiği süre aşağı yukarı konuşmanın başladığı on beş aylık süreç. Bu zaman diliminde beraber uyumak önemli diyor araştırmalar. Ancak sonrasında ayrı odaya geçirme tamamen ailenin kendi dinamikleri içinde kendi seçimi. Eğer aile beraber uyumaktan memnun ise devam edebilir bu uygulamaya. Kimse başka bir ailenin detayını bilemez. Karar tıbbi bir karar değil, her zaman kişisel bir karar. “Çocuğum beş yaşında hâlâ beraber uyuyoruz, bu zararlı mı?” sorusuna her ne kadar “Değil, bu bir seçim” diye cevap vermiş olsam da…
 
İşte size birkaç araştırma sonucu:  Lewis ve Janda (1988); 1-5 yaş aralığında ebeveynleri ile uyuyan oğlan çocuklarda yüksek kendine güven, daha az suçluluk duygusu ve daha az anksiyete görülüyor. Kız çocukları ise fiziksel temas ve dokunma ile daha rahat olmalarının yanı sıra daha yüksek özsaygıya sahipler. Bunun gibi birçok araştırmaya sizler de bakın diye burada sıralıyorum: İngiltere’de 1994 Heron’un çocukların beraber uyumayla stresle daha rahat baş ettikleri konulu araştırma ve 2000’de Mosenkis’in “İlerdeki gelişime çocukluktaki beraber uyumanın etkileri” başlıklı araştırması (Effects of Childhood Co_Sleeping on later development).
 
Beyin başka bir beyin ile olan iletişimi ile gelişiyor, bağımlılık ilerde bağımsızlığı getiriyor. Çocuklarımıza yürüme, konuşma eğitimi vermiyoruz. Sadece bunları en iyi destekleyecek ortamı yaratıyoruz. Bağımlılık ilerde bağımlılığa eğer biz onlar hazır olduklarında kendi yataklarına, kendi odalarına, kendi yaşamlarına gitmelerine izin vermezsek neden oluyor.  Bu da başka bir yazının konusu."
 
 
Nilüfer Devecigil

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

12/02/2016 09:04:00

"Attachmet Parenting Internetional’ ın kurucusu Dr. William Sears’ ın uyku ile ilgili önerileri beni çok rahatlatmış, iç sesime olan yakınlığımı arttırmıştı. Dr. Sears’ın önerilerinden bazıları şöyle:

1. Uykusu gelen bebeği kollarınıza alın, iyice gevşetin, kolları, bacakları kendiliğinden gevşeyecek şekle gelene kadar pışpışlayın. 20 dk. kadar bekleyin. Derin dalınca yatağa yatırın.
2. Bebekler gece 2-3 kez uyanabilir, bu çok normaldir .
3. Bebeklerin uyku alışkanlıkları ailelerine benzer. Eğer bebeğiniz uyumuyorsa önce kendi uyku alışkanlıklarınızı lütfen gözden geçirin.
4. Gün boyu güvenli ve sağlıklı bir ortamda olan bebeğe eğer gece de aynı şekilde yaklaşılıp her uyandığında sevgiyle, şefkatle ve sabırla kucağa alınıp pışpışlanıyorsa bu bebek ömür boyunca güven ve sevgi dolu biri olacaktır.
5. Gece boyunca uyumasını sağlamak çok büyük bir başarı olarak gösterilmemelidir. Annelere bununla ilgili olarak -iyi niyetli dahi olsa- baskı yapılmamalıdır. Bu nedenle anneler gece bebekleri ile birlikte uyuyabilirler. Bu daha az ağlamalarına, geceyi güven içinde ve huzurla geçirmelerini sağlayabilir."

Aylinanne

Ynt: Ferber yöntemi ve Tracy Hogg Yatır/Kaldır Yöntemi Eleştirileri...

12/02/2016 09:06:00

"Yirmi birinci yüzyılda, kuantum çağının bir yüzyıl ötesinde hâlâ bebeği ağlatmalı mı, ağlatmamalı mı konularını tartışıyoruz. Adına kontrollü ağlatma deyin, yumuşak geçiş deyin, her ne isim verirseniz verin son yüzyılın araştırmalarını yakından takip eden bir psikolog olarak size şunu söylemek istiyorum:

İç sesiniz, hormonlarınız, bas bas “Bebeğinin yanına git, sana ihtiyacı var!” diyorsa, o an ne yapıyorsanız yapın; bırakın, ve dosdoğru bebeğinizin yanına gidin. Ona bakın. Onu hissedin. Ve bilin ki bebeğinizin kendi kendini sakinleştirecek kadar gelişmiş bir sinir sistemi yok. Korteks iki yaşından itibaren devreye giriyor. Limbik yani duygusal beyin sakinleşmeyi sadece ve sadece bir ebeveyn yardımıyla öğreniyor (Lerner, C. et al. [2000] Learning & Growing Together: Understanding Your Child’s Development. Washington D.C.: ZERO TO THREE Press).

Bazen düşünüyorum. Kuantum fizikle enerjiyi keşfettik, beynin içini tarayacak en modern araçlara sahibiz, bir sürü araştırma sonuçları elimizde, ancak psikiyatri, psikoloji hatta tıp hâlâ eski bilgilerle yoluna devam ediyor.

Ama bir anne ve bir psikolog olarak ben ebeveynlik işini ciddiye alıyorum. Eğer bebeğinin gece uyumasıyla ilgili sorunu olan bir anne gelirse bana, ona eşini, işini, ailenin diğer fertlerini, yeterince destek alıp almadığını, bebeğinin ağlamaları ile içinde oluşan duyguları soruyorum.

Bebek büyütmek kolay iş değil; hele ilk bir yıl. Her bebek kendi ailesi içinde bir bütün, kimileri gece sık uyanır, kimileri uzun uyur. Önemli olan “Her ihtiyacında bebeğimin yanında mıyım?” sorusunun cevabına bakmak. Dr. Aletha Solter (Bilinçli Bebek kitabının yazarı) diyor ki “Her bebeğe dört ebeveyn lazım.” Yani tek başına bir bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılayamazsınız. Mutlaka iyi bir destek sisteminizin olması gerekiyor. Bebeğinizi ister kendi odanızda yanınızda uyutun, ister karyolası sizin odanızda olsun ya da kendi odasında kendi yatağında uyusun, önemli olan her ağladığında yanına gidip onu sakinleştiren bir ebeveynin olması.

Psikiyatrist ve yazar Dr. Daniel J. Siegel diyor ki: “Bebekle ebeveyn arasında devamlılık göstermeyen ilişki beyinde malformasyona, hafıza, duygu, ilişki ile ilgili sorunlara ve ciddi davranış bozukluklarına neden olur.”

Siegel ve bağlanma konusunda çalışan birçok bilim insanının ortak noktası, ebeveyn bebek arasındaki devamlılık arz eden ilginin bir iletişim şekli olduğu. Kısaca; bebek, ağlamaları ile ebeveyne ihtiyacı ile ilgili sinyal veriyor. Ebeveyn her seferinde bu ihtiyacı duyuyor ve altını değiştirerek, karnını doyurarak ya da sadece kucağına alıp sakinleştirerek bu ihtiyaca cevap veriyor. Bu dönemde “burası güvenilir bir dünya ve ben seviliyorum” düşünce modellerinin ilk temel taşları atılıyor.

Buraya kadar olan bu söylemleri gelin bir de, gece ve uyku olarak değerlendirelim.

Devamlılık arz eden ilgi ne demek?

Bebeğim gündüz her sinyal verdiğinde yanına gidip o ihtiyacı karşılayacağım ve gece olunca diyeceğim ki: “Kusura bakma ufaklık artık benim uyku saatim, burası senin odan ve burada uyuyacaksın, hadi bana güle güle.” Ve henüz kendini sakinleştirme kapasitesi olmayan bebeğim bunu anlayacak ve kendi kendini sakinleştirecek.

Gece tek başına ağlamaya bırakılan bebeğin tek öğrendiği şu: “Demek ki ağladığımda ebeveynim bazen geliyor (gündüz), bazen gelmiyor (gece). Ben anlamıyorum ne zaman gelip ne zaman gelmeyeceğini. Önceden kestiremiyorum.” Tahmin edersiniz ki bu da sağlıklı bir bağlanma için gereken devamlılık ilişkisini sekteye uğratıyor.

Geçenlerde bir danışan bebeğiyle kontrollü ağlama denediğini ve bir haftadan fazla bir süre olmasına rağmen hiçbir şey olmadığını buna da artık kalbinin dayanmadığını söyledi. Ben de ona, demek ki ne kadar harika bir annesin ki, bebeğin hâlâ sinyalini duyacağına güveniyor ve ağlamaya devam ediyor dedim.

Doğa her şeyi belli bir düzende yaratmış, aslında biz müdahale etmeyip sadece o dönemin gerekliliklerini yerine getirsek hiçbir sorun kalmayacak. Bebek sinyal vermeye, biz o sinyali anlamaya devam ettikçe, bebek daha iyi sinyal vermeyi, güvenmeyi ve biz de onu daha iyi duymayı öğreneceğiz. Kucak döneminde kucağa almaktan, yürümeye başladığına keşfetmesine izin vermekten korkmayacağız.

Neden çaresizce gece uyuması için farklı yöntem arayışı içinde olduğunuzu anlıyorum. Hele bir de çalışan anne iseniz. Ya da benim gibi ilk yıllar gece ağlamaları, içinizde anlam veremediğiniz öfke patlamaları yarattıysa. Ben size işin bilimsel açıklamasını yaptım, geriye gece boyu ebeveynlik yapıp uykusuzluktan bayılmamak için nasıl bir destek sistemi kurarım sorusunun cevabını bulmak kalıyor. Bunu da size bırakıyorum.

Not: Amerikan Pediatri Akademisi ve Unicef; ebeveyn ile bebeğin aynı odada beraber uyumalarını özellikle ilk altı ay ve (ihtiyaca göre) sonrasında bebeğin fiziksel ve duygusal gelişimi açısından önemli olduğunu söyleyerek destekliyor. Beraber uyumanın sağlıklı bağlanma ve emzirme açısından önemini vurguluyor."

Nilufer Devecigil


<12345>

Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Uyku Sorunları

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...