kendi hayatımız ve çocuklarımız

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 11:16:00

eylem cim bil mulabele:)
valla kız kıza takılınca ben çok eğelniyorum,hatta bir meyhane filan yapın:) biz evlenmeden evvel tüm bekarlığa vedalarımızı meyhanede yapardık:)))

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 11:18:00

Meyhane yapacağıma emin olabilirsin:))

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 11:27:00

Ayyaş anneler, hamile var, her yerde takipteyim sizi :p Biz kocalarımızı şikayet ettikçe bir ablamızın dediklerini aktarayım size: Zeki Mürenle mi evliyiz ayol? Gerçi evlenmeye müsait birisi değildi rahmetli... Böyle kabul edeceksiniz mahiyetinde...

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 11:27:00

valla istanbul da olsam kaçırmazdım  meyhane buluşmasını:)

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 11:29:00

Aslinda calisan anne olarak cocugumla ne kadar vakit gecirebiliyorum diye baktigimda bu zamanin yetersiz bile oldugunu dusunuyorum. Fakat arada aklimdan keske simdi tenis oynayabilsem, yuruyuse gidebilsem, bisiklete binebilsem, kocamla hsonu atlayip yakinda bi yerlere tatile gitsek gibi cumleler geciyor.. Bugunler gecici ne de olsa diyerek kendimi avutuyorum:)

Bi de Basak'in organizasyon yapmasini bekliyorum:))

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 11:30:00

ah ah ah.


O kadar iyi anlıyorum ki. "Kendine çocuğuna adamış annelerden olmayacağım. İşte bizi görecek de bağımsızlığı dolu dolu yaşamayı öğrenecek" insanlarından biri de bendim. o nedenle özgür ama komik anneyim işte:) 

Anlatacak çok şey var ama bizim durumumuz şudur. Biz Ela'dan önce çok gezerdik. Çıkar yürüyüşler yapar, sultanahmete gider, taksime gider, canı sıkılır caddeye gider. Arkadaşlarımız gelir, tabular oynanır, oyunlar oynanır. Deli gibi kitap okuruz, tartışırız. Tatile en sakin, en yalnız kalabileceğimiz yere gider bir ağaç gölgesinde beraber aynı kitabı okuruz filan. tiyatroya giderdik, evde film günleri yapardık. Hey gidi:)

Ela'dan sonra bunun değişeceğini biliyorduk. Tamam sinemaya gitmeyiz, tamam tiyatro bekleyebilir. Sonra iş kurma düzeni çıkınca, ben gündüz çalış, Ela uyusun evin işini hallet çalış. Bey işten gelsin Ela'yla oynasın, uyusun çalış şeklinde bir düzen kuruldu. Sadece çocuk sahibi olmak değil, bizim iki çocuğumuz olmuş gibi oldu, Ela ve iş. ikisi de yoğun ilgi ve enerji istiyor. İşte tatildeyim ama bir yanım hep Ela'da kalan zaman aklım işte. Bunun dışında hayatımda bi de blog ve nurturia var. Başka da sosyalliğim yok. Eski arkadaşlarla görüşmek çok zor. Görüştüklerim diğer anneler:) Yani yanlış anlaşılmasın anne olmasalar da görüşürdüm ben onlarla canım arkadaşlarım ama anne olmayan arkadaşlarımla da pek görüşemiyorum. Mesela bi arkadaş dubaide yaşıyor nadiren geliyor bi telefon şu akşam taksimdeyiz. Al Ela'yı git di mi. Gidemiyorum. Ela'nın uyku saatinde yatağında olacak. Benim annemler ki çocuk delisidirler, kendilerini adamış insanlar, hayat bizim çevremizde döndü yani hep ama, ben bebekken gezmeye giderlermiş akşam. Biz o işi yapamadık. Öyle olmayalım derken beter olduk. 

Bu böyle gitmez yalnız. Çünkü insanın stres atabileceği, kafaısnı dayatabileceği bir şeylere ihtiyacı var. Öyle bir hayat kurulmalı ki, önce Ela'nın, sonra bizim ihtiyaçlarımız karşılanmalı. Eskisi gibi olmayacğaını kabullenmek, o tarz beklentiye girmemek ama kendini de kaptırmamak lazım. Kitap okumak için, dışarı çıkmak için enerji bulmak, arkadaşlarla görüşmek senin için önemli olan her neyse onu yapmak için zaman yaratmak lazım. Bu şekilde verim giderek düşüyor. Geçen Evren'in bir yazısı vardı blogunda. yavrusu.blogspotta. Çocukları aşırı merkez yapmamak lazım diye. 

Sonra... insanın eşiyle iki çift laf etmeye ihtiyacı oluyor. Hayat, çocuklar, zaman... Geçip giderken kendimizi şartlandırmalardan kurtarıp biraz rahatlamaya ihtiyacımız var. Şu idle parent kitabını çok sevmiştim mesela. Tek çocuk olunca ilgilenecem diye çocuğu da rahat bırakmıyorsun bazen. Oysa onun kendi kendine takılmaya da ihtiyacı var. dönüşte kitabı tekrar okuyup pratik çareler düşünmeyi planlıyorum. 

Büyüdükçe kolaylaşacak diye umuyorum. Bi de  sanki bizim yaptığımz (yani biz derken ben ve eşim) bir hata şu. Yalnız yaşamaya çalışıyoruz. Kayınvalide, anne uzakta yaşıyor. Ela'yı bırakabileceğimiz akraba vs yok. Akşamları ve haftasonları onun çevresindeyiz. Daha kalabalık yaşamak lazım. Anane dede olmasa da daha fazla arkadaş, daha fazla çocuklu aile. Çocuklu ailelerle daha sıkı ilişkiler. Ne bileyim bir konsere gideceğin zaman bırakacaksın Esra'lara ya da İlkay'lara, çocuklar oynarken anne baba takılacak. Çocuklar kalabalık seviyor... Biraz daha büyüyüp sosyalleşmelerini hevesle bekliyorum.

herkese başarılar diyorum:)


Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 13:04:00

Hilal,yap bir nevizade programı sen o zaman.kıpır anneler grubuna üyeydin di mi?meyhane zamanı geldi bence kıpır annelerin.

Özgüranne, süpermiş sizin eski hayatınız valla:)) Ela büyüyor biraz daha  kolaylaşacak o zaman.Komşu,anane,babaanne çok önemli gerçekten.Büyüyünce daha rahat bırakıyorsun.Babayla da çok güzel oynuyorlar.

Yeliz,tatil için neden bekliyorsunuz.Merak etmeyin çocukla tatil de ayrı bir güzellik,deneyim:) Mutlaka gidin derim ben.

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 13:25:00

hepinizinkini okuyamadim kusura bakmayin, cok fena bugün isler. ama aksam muhakkak okuyacagim.
Eylem'cim, görüselim valla yaaa, ne iyi olur

Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 13:32:00

ozgurannem, daha nasıl beni anlatırdın bilmiyorum.

Ada'dan önce ve Ada'dan sonra diye ikiye ayrıldı bizim hayatımız da. Öncesinde elbet biliyorduk, başka bir şeydi, sorumluluktu, hayattı, artık iki değildik, çoktuk. Hem yeterince gezmiş, yeterince görmüş, yeterince yaşamış, yeterince tecrübe etmiştik. Ama bilmek, öngörmek ve yaşamak o kadar farklı ki, farklıydı ki.

Ada hep rahat bir bebekti, ben çok rahat bir lohusalık geçirdim, fıldır fıldır dolaştım, Ada 3 aylıkken tatile de gittik, ikinci ayından itibaren sabaha kadar deliksiz uyudum da, yemekte uykuda gelişimde bir problem yaşamadık. Sonrasında da hep rahattık. Haksızlık etmeyeyim. Dışarıda pusetinde, arkadaşlarımızın evlerinde de uyuttuk, ailede yatıya da kaldık, Ada ile  bugüne kadar 4 adet yaz tatili ve 2 adet kış tatili de yaptık. Annane-dede sayesinde sinemaya da gittik, arada arkadaşlarımızla kaçamaklar da yaptık, şirket organizasyonlarına da gittik, yemeklerimize çıktık, pikniklerimizi yaptık, haftasonları güzel havalarda evde durmadık, ne bileyim babacan kombinesine devam etti, ben üniversite gruplarımla buluşmaya. Ama eskisi gibi olamazdı. Olmadı da... Sonuçta dönmeniz gereken bir ev, kısa süreli düzen bozulmaları da olsa bir bebeğimiz vardı. Ada'nın 2.yaş doğum gününe kadar salonumuz bile salonluktan çıkmıştı. Şimdi oyuncakları/masasını filan odasına taşıdık ve biraz daha evimiz eski haline benzemeye başladı. Aklımıza esince son dakika tatil planlayamazdık artık. Öyle eskisi gibi deli dolu dalış tatilleri, yurtdışı gezileri, her haftasonu bir program, yazları evde durmamacalar, kamplar, festivaller, konserler, partiler filan yoktu. Görüştüğümüz arkadaşlarımız çocuklulardan ibaret olmaya, çocuksuzlar "nasıl olsa gelemezdiniz" diye arayıp sormayaya başladı, programlar haftasonu brunchlarına, ev oturmalarını filan dönüştü. Ama yine de bütün bunlar değildi asıl sorun.

Ben kendimle ilgili bir şey yapmıyordum artık. Ben ben değildim sanki. Tamam arada kafa dağıtmak için ayda bir de olsa program yapıyorduk ama eski hayatımızın yanında devede kulak olması bir yana, kendim için bir şey planlamıyordum. Resim yapardım eskiden ben, yazı/şiir yazardım. Yeni filmleri/festivalleri/albümleri kaçırmazdım. Kurslara giderdim, güzel müzikler dinlerdim, güzel kitaplar okurdum, iyi filmler/oyunlar/konserler izlerdim. Umarsızca şen kahkahalar atar, tüm eşimi dostumla araşır görüşür, kalabalık rengarenk bir hayat geçirirdim.

Bunları o kadar biriktirmişim ki sanırım, işe döndükten bir yıl sonra, Ada neredeyse 1.5 yaşındayken iş yerinde çok yakın bir arkadaşımın yanında iki gözü iki çeşme ağlamıştım ben, "zor olduğunu biliyordum ama bu kadar zor olduğunu asla düşünememiştim" diye. Zorluktan kastım ne bebek bakımı, ne ilk aylar, ne işe dönmek filandı.

Yoğun iş, Ada'lı hayat, ona endekslemesek de, onunla değişen ev hallerimiz beni çok darlandırmıştı. Şimdi de gidip geliyorum ara ara ama kendimi rölantiye aldım biraz da. Bundan 5 ay önce yazdığım gibi, hala kayıp zamanlarım var. Ama derine gömdüm sanırım, eskisi kadar dertlenmiyorum. Belki sırasını bekliyordur tekrar gün yüzüne çıkmak için. Bilemiyorum. Ama ben kendimce bekliyorum. Ada'nın biraz daha çocuk olmasını, biraz daha bana bağımlılığının azalmasını. Umut ediyorum değişeceğini bu hayatın.





Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız

07/29/2010 13:52:00

Oo neler yazmışınız, biraz gittim hemen derin mevzulara girilmiş J Doğrusu biz de hayatımız çocuk olmayacak, kendi hayatlarımızı da yaşamaya devam edeceğiz grubundaydık.Çünkü biz de eşimle çok gezen, takılan, son dakika planlar yapan, bol muhabbetli arkadaş grupları olan insanlardık. Bizim maalesef anne-baba-akraba opsiyonumuz hiç olmadığı için kendi yağımızda kavrulmanın yollarını bulmaya çalıştık. Mesela, Rüyayı alıp arkadaşlarımıza, taksime felan gittik/gidiyoruz arada sırada. O gün biraz daha geç yatar, ölmez diye düşünüyoruz. Ya da gittiğimiz yerde kalıyoruz yatıya..Bir kez bakıcısına, bir kez de bir arkadaşımıza bırakarak dışarı içmeye gittik eşimle. Onun dışında da tek tek takıldık pek çok kez. Ama benim şanslı olduğum nokta, eşim Rüya’nın herşeyiyle ilgilenebildiği için ben de istediğim akşam rahat rahat çıkıyorum. Ha, çok sık, sürekli mi oluyor, değil tabii..işte ayda yılda bir. Ama o bile iyi geliyor insana. Çünkü öbür türlü, işten gel, yemekti çocuktu derken kitap bile okuyamaz hale geldiğimi hissediyorum ben de ve mutsuz oluyorum. Evet, Rüyasız bir hayat düşünemiyorum bile, ve büyüdükçe hayat kolaylaşıyor, daha çok şeyi beraber yapabiliyoruz ama ben arada bağımsız da birşeyler yapabilmek istiyorum doğrusu...sanırım, Esraözlem gibi, ben de bekliyorum Rüyanın daha bir çocuk olacağı günleri :)

 

Bu arada, Hilalcim, söylemeden geçemicem, senin bu koca muhabbetin her seferinde öldürüyor beni gülmekten, çünkü benim de yaram var belki ondandır. Nevizade yaparsanız gelirim, kaçırmam, dinlemem lazım detaylarını J


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Dert Ortağım Benim

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...