kendi hayatımız ve çocuklarımız
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
Başakçım,anladım seni ben:)sağol canım.
Emineee, canım bu erkekler bizim gibi ihtiyaç duymuyorlar öyle gezmeye,tozmaya,eğlenmeye sanırım.Ben şöyle bir şey önersem: o bilgisayarın başına geçsin sen de kapının dışına at kendini.Kız arkdaşlarınla takıl :)) Mademki sana uymuyor,kendisi plan yapıyor,sen
de kendi planını yap.Gel buluşalım hatta bir akşam:)
Hila,Şenay çok tatlı ve açıksözlüsünüz valla.seviyorum sizi:)
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
Aslinda calisan anne olarak cocugumla ne kadar vakit gecirebiliyorum diye baktigimda bu zamanin yetersiz bile oldugunu dusunuyorum. Fakat arada aklimdan keske simdi tenis oynayabilsem, yuruyuse gidebilsem, bisiklete binebilsem, kocamla hsonu atlayip yakinda
bi yerlere tatile gitsek gibi cumleler geciyor.. Bugunler gecici ne de olsa diyerek kendimi avutuyorum:)
Bi de Basak'in organizasyon yapmasini bekliyorum:))
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
ah ah ah.
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
Hilal,yap bir nevizade programı sen o zaman.kıpır anneler grubuna üyeydin di mi?meyhane zamanı geldi bence kıpır annelerin.
Özgüranne, süpermiş sizin eski hayatınız valla:)) Ela büyüyor biraz daha kolaylaşacak o zaman.Komşu,anane,babaanne çok önemli gerçekten.Büyüyünce daha rahat bırakıyorsun.Babayla da çok güzel oynuyorlar.
Yeliz,tatil için neden bekliyorsunuz.Merak etmeyin çocukla tatil de ayrı bir güzellik,deneyim:) Mutlaka gidin derim ben.
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
hepinizinkini okuyamadim kusura bakmayin, cok fena bugün isler. ama aksam muhakkak okuyacagim.
Eylem'cim, görüselim valla yaaa, ne iyi olur
Ynt: kendi hayatımız ve çocuklarımız
ozgurannem, daha nasıl beni anlatırdın bilmiyorum.
Ada'dan önce ve Ada'dan sonra diye ikiye ayrıldı bizim hayatımız da. Öncesinde elbet biliyorduk, başka bir şeydi, sorumluluktu, hayattı, artık iki değildik, çoktuk. Hem yeterince gezmiş, yeterince görmüş, yeterince yaşamış, yeterince tecrübe etmiştik. Ama bilmek,
öngörmek ve yaşamak o kadar farklı ki, farklıydı ki.
Ada hep rahat bir bebekti, ben çok rahat bir lohusalık geçirdim, fıldır fıldır dolaştım, Ada 3 aylıkken tatile de gittik, ikinci ayından itibaren sabaha kadar deliksiz uyudum da, yemekte uykuda gelişimde bir problem yaşamadık. Sonrasında da hep rahattık. Haksızlık
etmeyeyim. Dışarıda pusetinde, arkadaşlarımızın evlerinde de uyuttuk, ailede yatıya da kaldık, Ada ile bugüne kadar 4 adet yaz tatili ve 2 adet kış tatili de yaptık. Annane-dede sayesinde sinemaya da gittik, arada arkadaşlarımızla kaçamaklar da yaptık, şirket
organizasyonlarına da gittik, yemeklerimize çıktık, pikniklerimizi yaptık, haftasonları güzel havalarda evde durmadık, ne bileyim babacan kombinesine devam etti, ben üniversite gruplarımla buluşmaya. Ama eskisi gibi olamazdı. Olmadı da... Sonuçta dönmeniz
gereken bir ev, kısa süreli düzen bozulmaları da olsa bir bebeğimiz vardı. Ada'nın 2.yaş doğum gününe kadar salonumuz bile salonluktan çıkmıştı. Şimdi oyuncakları/masasını filan odasına taşıdık ve biraz daha evimiz eski haline benzemeye başladı. Aklımıza esince
son dakika tatil planlayamazdık artık. Öyle eskisi gibi deli dolu dalış tatilleri, yurtdışı gezileri, her haftasonu bir program, yazları evde durmamacalar, kamplar, festivaller, konserler, partiler filan yoktu. Görüştüğümüz arkadaşlarımız çocuklulardan ibaret
olmaya, çocuksuzlar "nasıl olsa gelemezdiniz" diye arayıp sormayaya başladı, programlar haftasonu brunchlarına, ev oturmalarını filan dönüştü. Ama yine de bütün bunlar değildi asıl sorun.
Ben kendimle ilgili bir şey yapmıyordum artık. Ben ben değildim sanki. Tamam arada kafa dağıtmak için ayda bir de olsa program yapıyorduk ama eski hayatımızın yanında devede kulak olması bir yana, kendim için bir şey planlamıyordum. Resim yapardım eskiden ben,
yazı/şiir yazardım. Yeni filmleri/festivalleri/albümleri kaçırmazdım. Kurslara giderdim, güzel müzikler dinlerdim, güzel kitaplar okurdum, iyi filmler/oyunlar/konserler izlerdim. Umarsızca şen kahkahalar atar, tüm eşimi dostumla araşır görüşür, kalabalık rengarenk
bir hayat geçirirdim.
Bunları o kadar biriktirmişim ki sanırım, işe döndükten bir yıl sonra, Ada neredeyse 1.5 yaşındayken iş yerinde çok yakın bir arkadaşımın yanında iki gözü iki çeşme ağlamıştım ben, "zor olduğunu biliyordum ama bu kadar zor olduğunu asla düşünememiştim" diye.
Zorluktan kastım ne bebek bakımı, ne ilk aylar, ne işe dönmek filandı.
Yoğun iş, Ada'lı hayat, ona endekslemesek de, onunla değişen ev hallerimiz beni çok darlandırmıştı. Şimdi de gidip geliyorum ara ara ama kendimi rölantiye aldım biraz da. Bundan 5 ay önce
yazdığım gibi, hala kayıp zamanlarım var. Ama derine gömdüm sanırım, eskisi kadar dertlenmiyorum. Belki sırasını bekliyordur tekrar gün yüzüne çıkmak için. Bilemiyorum. Ama ben kendimce bekliyorum. Ada'nın biraz daha çocuk olmasını, biraz daha bana bağımlılığının
azalmasını. Umut ediyorum değişeceğini bu hayatın.

