25 Eylül haftası film -"Intouchables"

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

09/30/2012 08:20:00

olsun

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/01/2012 08:20:00

Bu akşam 2100'de tartışıyoruz.

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/01/2012 13:46:00

Fragmanını izler izlemez 'bunu izlemeliyiiiim' demiştim kendi kendime...Harika diyemeyeceğim ama sıcak bir filmdi.Sevdim.

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/02/2012 08:52:00

niye tartışılmadı film ?

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/02/2012 18:25:00

Artık tartışalım hakkaten.. Ben başlıyayım, yoksa filmi unutacağım :p Öncelikle çok keyif aldım bu filmi izlerken... Sonunu merak edip sürüklenmedim ancak izlemesi keyifti benim için.. Çok dramatik durumlar söz konusuyken (adamımızın felçli olması, bakıcısının gettodaki zor ve dağılmış (üvey) ailesinin sevgisiz ve belki tahammülsüz ortamı) genellikle güldüren bir film.. Hatta ağlatmıyor hiç... Unutamadığım sahnelerinden biri o sakal kesme bölümüydü.. hala aklıma geliyor arada, gülüyorum :) Ayrıca iki farklı yaşamı birleştiren ve belki biraz empati yapmalarını sağlayan bir filmdi.. Aristokrat yaşamın o soğuk ve yalnız görüntüsünün aslında içinde sıcak ve bazen saçma olduğunu, aslında aristokrat kişilerin de bu "kurallardan" sıkıldığını anlatıyordu... Onların da çılgın olabildiğini ve "düşük sınıf" zevkleri olabildiğini gösteriyordu... Bunun yanında gettodaki bir kişi için her şeyin "para" veya "refah" olmadığını da gösteriyordu (adamımızın sonunda ailesini tercih ettiği gibi)... Yoksul gettolu bakıcımızın hiçbir şey bilmeden yaptığı resmin 11000 Euroya satılması da ilginçti.. Çok pahalı sanat ürünlerinin ve "snob" yaşam tarzının aslında ne kadar şişirme olduğunu ve içi boş bir balon gibi bir dünya olduğunu gösterir nitelikteydi.. Bu filmi izlerken aklıma Paris gettolarında gelen olaylar geldi.. Bu filmin biraz da bu zengin-fakir, göçmen-yerli-Fransız aristokrat arasındaki kopuşların üstesinden gelmek ve empati yapmalarını sağlamak için çekildiğinden de şüphelendim... Ama çok güzel bir filmdi ve çoook keyif aldım. Gerçek bir hikayeye dayanması da "hayatta her şey olabilir" diye düşünmemi sağladı... İçinde çok dersler vardı ve en sonunda çevremizde hayatımızı güzelleştiren "Driss"lerin olduğunu bilmek beni rahatlattı ve gülümsetti...

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/02/2012 18:27:00

iyi bir seyirlikti. quadriplejik bir adamın ve gettodan gelen azınlık bakıcısının hikayesi..benzeri olan mar adentro'nun aksine burada felçi kahraman yaşamdan bezmiş halde değil, evet çok hayat dolu diyemeyiz ama kendini öldürecek birilerini aramıyor en azından :}

film ilerledikçe çok hayat dolu olmamasının asıl sebebinin felçten ziyade o aristokrat yaşamın boğuculuğu olduğunu düşündüm. felçten önce hayatının sıkıcılığından kaçmak için yamaç paraşütüne sarmıştı belki de, bilemiyorum..
evet driss'i bakıcı olarak seçiyor çünkü aristokrasiye saygı duymuyor ve sıkıcı buluyor. ayrıca çevresinde kendini özen gösterilecek narin bir çiçek gibi görmeyen ve çok da sallamayan bir adam. ona bakmaya başladıktan sonra felçli olduğunu defalarca unutuyor. cep telefonunu ona uzatıyor vs..bunlar philippe'in istediği şeyler, yani merhamet değil arkadaşlık istiyor aslında. filmde hoşuma giden bir diğer şey de bu philippe'in arzuladığı bakış açısını tüm filme yansıtmış olması. evet dramatik bir hikaye ama film koyu bir dram değil kesinlikle..
fransa'daki ırkçılıktan da dem vurmuş yönetmen, driss'e karşı yoğun bir önyargı var tüm aristokratlarda..filmin o olumlu bakış açısı bu noktada biraz fazla pembe geldi bana, herkes birbirinden bir şeyler öğreniyor. aristokrat takımı eğlenmeyi, driss kibarlığı falan. çok kör gözüm parmağına olmuş bu kısmı bence..

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/02/2012 18:32:00

Esra aynı anda benzer yorumlar yaptığımız noktalar olmuş..:)


"Merhamet değil, arkadaşlık istemek" ve kendisine diğer insanlar gibi davranılmasını istemek... Engellilerin istediği de bu gibi geliyor bana hep... Bizim toplumumuzda olmayan bir bakış açısı.. 

Biraz fazla bir pembe bakışaçısına katılıyorum... Ancak Avrupadaki farklı sınıflar arasındaki farklar -özellikle itibar olarak- Türkiyedeki kadar çok değil, ki gerçek bir hikaye bu film de.. Yani aslında az pembe bir film...

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/02/2012 18:45:00

Filmi severek izlemiştim bir kaç ay önce. Bir çok sahnesi komikti. Driss in Philippe'nin ayağına çay dökmesi, bıyıklarıyla oynaması şekil vermesi, kapının önüne arabayı park eden kişiyle olan diyalogları, arabayı hızlı sürdüğünde polisi atlamaları...
Bunun yanında bir araya belkide hiçbir yerde gelemeyecek iki insanın birbirine karşı ihtiyaçları.
Drissin insanları korkutan tarzı, baştaki alışma süreci, herşeyin üstesinden Kendi doğallığıyla gelmesi. Plippe'nin kendine acımayacak kişi olarak kendine bakıcı seçerken, bu yolda driss'in ona arkadaş ve dost, (aranır biri ) oluşu. En özel şeylerini drisin bilmesi ( Kulakları mesela :)
Driss'in ailesiyle olan yaşamıda ayrı bir konu.
İnsanların bazen yüzüne söylemek gerekir bazı şeyleri. Ki onlar anlasınlar yaşadıklarını. Driss'te bunu yapıyor filmde. Ona hayata daha sıkı tutunmasını öğretiyor. Herşeyin parayla olmadığını bizlere gösteriyor. Filmin sonundada Driss Philippe'in yanında bir işçi olarak çalışırken ( Dost işçi ), yerini ona yapabilceği en büyük iyilikle hayat arkadaşına bırakıyor. Herkes mutlu oluyor sonunda.
Bana film çok gerçek geldi. Başarılı ve etkileyici.
7 ulusalararası ödül almış, bu gerçek hikayenin filmini önerenlere teşekkürler:)

Ynt: 25 Eylül haftası film -"Intouchables"

10/02/2012 18:57:00

Biz severek izledik. Yalnız tek bir şey dikkatimi çekti. Sözlükte okudum sanırım. Orjinal hikayede bakıcı Cezayir'liyken, filmde Senegal'li yapmışlar. 


Filmi izledikten sonra, daha hayat dolu ve morali yüksek olduk. Ama tartışacak fazla bir konu gelmiyor aklıma. 


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Film/Kitap Kulübü

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...