normal doğurmak istiyorummm!!!

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/05/2010 11:32:00

bencede en kısa zamanda açık açık konuş. her duruma hazır olduğunu hissettir. ayrıca çevrendeki sezaryenin artışından duyduğun endişeyi dile getir. bende doktorumu çok seviyordum. hala da biliyorumki mesleğinde çok başarılı bir doktor. ama ben son anda başka doktora gitmediğime pişmanım. son anda duygusallık ve endişeler okadar doruk noktasına ulaşıyorki insanda, herşeye peki derken buluyorsun kendini. bence fazla yuvarlak konuşmuş. dikkatli ol derim.  ya da ben artık fazla paronayak oldum bu konuda bilmiyorum.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/05/2010 12:17:00

Simge - Seda'ya da, Hande'ye de tamamen katılıyorum. Sen isteklerini belirtmelisin, bir. Bu konuda ciddi olduğunu, ve sadece istemekle kalmadığını, kendini eğittiğini bildirmeli ve "normal doğum" isterken neden bahsettiğini bildiğini hissettirmelisin, iki.

Tabii ki bebek kanala girmezse, şu bu olursa sezaryen gerekebilir. Ancak doktorun şartları zorlayarak (kimsenin sağlığını tehlikeye atmadan) bütün alternatifleri deneyecek mi? Sezaryen en, en, en son alternatif olmalı.

Bak, Dr. Hakan Çoker'in bu yazısı tam da bu konuda: http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/2010/01/05/abartilmis-risklerle-kaygiya-suruklenen-gebeler/ ;

Sakın yanlış anlama, fanatik bir şekilde seni kışkırtmak değil niyetim  :)  Doktor değiştirmek konusundaki endişeni de inan çok iyi anlıyorum. Eğer için rahatsa zaten problem değil. Önemli olan doktoruna güvenmen.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/05/2010 12:36:00

Elif; Hakan Çoker'in bu yazısını daha önce okuma fırsatım olmuştu. Kesinlikle katılıyorum. Gebelikten kaynaklanan duygusal durumda kaygılarımızın köpürtülmesi de çok kolay. Bu yüzden daha da dikkatli olmamız gerek.

Doktorumun dün kastettiği sanırım şuydu: Benim rahmimin şekli doğumsal olarak ileri derecede olmamak kaydıyla "uterus bicornis". (Kalp şekline benziyor.) Bu farklılık nedeniyle düşük tehdidi ancak bitmişken erken doğum tehdidinin başladığı günlere geldik. Bu farklılıktan kaynaklanan bir sıkıntı oluşmazsa bunun dışında normal doğumu engelleyebilecek bir sebep görünmediğini belirtti.

İlerleyen vizitlerde kararlılığımı ve ne istediğimi bildiğimi daha net olarak hissetirebileceğimi umuyorum.

Kesinlikle yanlış anlamam söz konusu değil. Şu günlerde bu paylaşımlar paha biçilemez...

Sevgiyle,

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/06/2010 07:46:00

http://www.dogaldogum.com/eitim-takvimi/71-lamaze-douma-hazrlk-ve-nefes-calmalar-kurslar-stanbul-marmaris.html
 
Hakan Çoker sitesinde "Kendi yaşadığınız ilde yukarıdaki programa benzer 2 günlük bir hamile eğitim programı düzenleyebilirsiniz." diye belirtmiş. Organize olup onlara haber verebilirsek bu programın çok faydalı olacağını düşünüyorum ve katılmayı çok istiyorum.

Bursa'da böyle bir kurs programı organize edilmesi halinde siz ya da çevrenizdeki gebelerden ve sağlık çalışanlarından programa katılmak isteyenler olabilir diye düşündüm.

Eğer bu kişiler bana burdan ulaşabilirse kendimiz ve bebeklerimiz için önemli bir adım daha atmış olacağız.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/06/2010 19:44:00

Simge tekrar merhaba,

arkadaşların uyarılarına ve önerilerine 1 değil 2 değil 3 kere daha kulak vermeni ve bir daha okumanı rica ediyorum. Aile doktorumuz canımız ciğerimizle doğuma 1 ay kala ayrılmak zorunda kaldık, kendisine güvenmediğimizi sandı, değil dedim, sadece normal doğum şansımı arttırmak istediğimden, sizi yormamak için, bir devlet hastanesine gideceğim dedim, ama doktorumuz doktorluğuna güvenmediğimizi sandı, çünkü doğum şekli sezaryen olacak diye karar almıştı. O yüzden canın ciğerin de olsa doktorlara o kadar güvenme.

Ve inan ki bunlar paranoya değil...

Kendi kendime düşünüyorum benim bu sezaryenden duyduğum ızdırabı ne hafifletebilir diye... Sanırım 2. kez hamile kalırsam, ilk doğumum sezaryen olmasına rağmen, 2. doğumumu normal yaparsam bu namus temizlenir diyorum :) Sanırım içimi bu rahatlatabilir... Türk filmlerindeki laflara benzedi ama öyle :)

Bu konuda bir bilgisi olan var mı? Türkiye'de ilk doğum sezaryense 2.yi de sezaryen yapıyorlar genelde. Ama bundan kaçış nasıl olur? Ne yapabilirim acaba? Örneğin arada kaç yıl olduğu önemli midir?

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/06/2010 20:17:00

Mucize - ben herkese aynı şeyleri söylüyor olacağım ama kimin hangi grubun üyesi olduğunu takip edemiyorum artık.

Aynen senin gibi sezaryenden sonraki doğumunu normal yolla yapmak isteyen kadınların kurduğu ve paylaşımda bulundukları Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum adlı bir yahoo grubu var: http://health.groups.yahoo.com/group/ssvd/ ; Henüz üye olmadıysan çok faydalı bulacağına inanıyorum.

Ayrıca bu grubun kurucusuyla yaptığım bir söyleşi de önümüzdeki günlerde pozitif doğum hikayeleri'nde yerini alacak. İlgi çekeceğini düşünüyorum.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/07/2010 07:16:00

ben kendim de buna bir örneğim aslında. Ağabeyimle aramızda 2,5 yaş var. ağabeyim 4,5 kilo olduğu için annemin çatıya takılıyor ve çıkamıyor. acil sezaryene alıyorlar. ben ise küçük bir bebekmişim zaten 8 aylık doğmuşum. annemin doktoru bence bunu rahatlıkla doğurabilirsin diyerekten normal doğuma almış ve 12 de hastaneye gitmişler 2 de ben doğmuşum. annem çok kolay bir doğum olduğunu anlatır benim için:))

keşke sizlerle ve bu gruplarla hamileyken karşılaşsaydım. bukadar doktorlardan ümidimi kesmezdim o zaman. her neyse benim için olan oldu ama birgün ikinci olacak olursa kesin ssvd:))

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/07/2010 18:13:00

Blogcu anne ve Hande cevaplarınız için teşekkür ederim. Bu konuyu takip edeceğim. Ben de sanırım bu konularda benzer düşüncelere sahip olan arkadaşlarla biraz geç karşılaştım. Gerçi ben çok çabaladım, çok gayret gösterdim, çok itiraz ettim ama ağlayarak sezaryene girenler kervanına katıldım.

Hande, ağabeyinin durumuna benzer bir ifade kullandılar beni sezaryene ikna etmeye çalışırken. Dediler ki biraz daha beklersek bebeğin kafası kemiklerin arasına çakılır ve o zaman sezaryenle de çıkaramayız ve bebek ölebilir dediler. İnanın ki ben gene de bu dediklerine inanmadım. Ama takatim kalmamıştı. Sizin dediklerinizi duyduktan sonra manipule edildiğimi bir kez daha anlıyorum. Deneyebilirlerdi, biraz daha bekleyebilirlerdi, bebeğimin geliş süresine saygı duyabilirlerdi.

Blogcu Anne, konuları takip edeceğim, teşekkür ederim size de ilginiz için.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/21/2010 15:02:00

Merhaba,

Aslında benim hikayem bir normal doğum hikayesi değil. Bu yüzden uzun zaman bu grubu sadece okuyarak takip etsem de mucize'nin kendini bu denli üzdüğü satırları okuyunca yazmaya karar verdim. Çünkü benim hikayem istenmediği halde riskli bulunup planlanan bir sezaryene dönüşüm ve sonucunda bundan pişman olmama hikayesi.  İşte bu yüzden bence pozitif bir doğum hikayesi.

Ada'ya hamile kalmadan önce, çocuk konusu aklıma ilk düştüğünden beri üzerinde düşünmediğim, tavrımın ve isteğimin net olduğu bir konudur doğumumun nasıl olacağı. Hamile kaldığım andan itibarense pekişen ve sonuna kadar böyle devam eden.

Yıllar önce sağlık sebepleriyle bir göğüs ameliyatı geçirdim. Bu yüzden bebeğimi emzirmem mümkün olmayacaktı. Sanırım en çok bundan normal doğurmak istedim ben. Bana ait doğal tek bağ bebeğimin doğumu kaldığından. Doktorum ve ailem bu konuda bana hep destek oldu. Ada henüz milimle ölçüldüğü günlerden gramla ölçülür boyutlara geldiği andan itibaren hep olması gerektiği haftadan istatistiksel olarak önde gitti. Ama bir kere dahi aklıma gelmemişti. Ne de olsa 3 çocuk doğurmuş, 3ünü de hayli irice bebekler olarak, üstelik son doğumunu neredeyse jet doğum olarak yapmış bir annenin kızıydım. Bir çok yönden anneme benziyordum. Genetik mirasım bana yardım ederdi. Öyle sanıyordum. Ama haftalar ilerlemeye, bende şeker çıkmadığı halde Ada'nın kilosu fazlasıyla artmaya ve doğum zamanı yaklaşmaya başladıkça beni de bir endişe almaya başladı. Ne kadar iri olursa normal doğum sakıncalıydı? Ya aslında iri değilseydi, yanılma olmuyor muydu, falan mıydı filan mıydı..

Doktoruma güveniyordum. Doğum konusunda tecrübesi çok fazlaydı, paragöz değildi, ailenin kararlarına saygılıydı, riskleri belirtir ve o şekilde ilerlerdi. Ve Ada her ne kadar büyük bir bebek olarak gelişse de normal doğumu bekleme kararı aldık. Ve bekledik. 40.haftaya kadar bekledik. Doktorum 36'dan sonra tetikte olmamı söylemişti. Tüm bu süreçte ben kendimi dinlemekten ha geldi ha aşağı indi ha sancılar başlayacak diye düşünmekten bir hal olmuştum. Gelmiyordu Ada. Bırakın kasılmaları ya da sancılanmayı, doğum kanalına kafası girmemişti bile. Gümbür gümbür dans ediyordu içeride. Hissediyordum. Rahatı yerindeydi. Son haftaya girmiştim. Daha ne kadar beklenirdi ki? 42 dolana kadar zaman vardı evet ama beklesek gelir miydi? Peki gerçekten doktorumuzun söylediği gibi şu anda 4 kilonun üstündeyse ne olacaktı? 39.hafta nst’de yaklaşık 4200-4300 civarında 52-53 cm demişti  doktorumuz. 5, 5buçuklara çıkarsa kilosu ne kadar anneme çektiğimi düşünmek istesem de ilk bebeğimde bunu becerebilecek miydim? Çok ufacık tefecik olmasam da minyon bir kadındım. Yaş olarak ileri bir yaştaydım(34). Annem benden 10 yıl daha genç doğurmuştu. Onun yaşamı çalışma koşulları ve benimkiler örtüşmüyordu. Annemin kızı olmak işe yarayacak mıydı? Olacakları öngörebilir miydim?

Eşimin kız kardeşi çocuk doktoru. Kendi kızını normal doğurabilmek için 42.hafta dolana kadar bekleyen bir doktor. "Ada hep iri gidiyor çocuklar"dedi, "çok vaka var güvenin bize, ilk bebek, ciddi problemler olabilir, kolu bacağı bırakın çıkmayı kırılabilir. Kafa ezilmelerinden bahsetmiyorum bile..." Kadın doğumcum, onun üniversiteden hocası aynı zamanda kendi k.doğum doktoruydu, ikinci kadın doğumcum yakın arkadaşımızdı. Hepsi aynı şeyi söylüyordu. Annede kontrol dışı yırtılmalar, bebekde tramvatik durumlar olabilir. Bizi kandırmaya çalıştıklarını bir an olsun düşünmedik. Ortada bir risk yoksa var demezlerdi. Kontrol dışı yırtılmalar filan umurumda değildi. Bebeğime ne olacağını düşünüyordum ben. Ve bu şekilde 39+2'de sezaryen olmasına karar verdik eşimle.

Ada 4600 gr, boyu 56, kafa çapı ise 37 cm olarak dünyaya geldi. Epidural sezaryen istemiştim bari doğduğu anda kucağıma alıp koklayabileyim diye ancak doğumda kendimi o kadar kasmışım ki epiduralim tutmadı. Daha doğrusu çok geç tuttu. Bu sürede tansiyonum hamileliğim boyunca 12'leri bile görmezken 15'e fırladı. Başlangıçta hiçbir şey hissetmiyordum ama operasyon devam ederken ben kızımı alacakları anı hissettim. O kadar gergin bir rahimden bebeği çıkaramadıkları için ameliyatın ortasında genel anesteziye geçildi. Ada’yı ilk gördüğüm anı hatırlamıyorum maalesef. Ameliyathanede henüz anestezinin etkisindeyken yanımda olduğu fotoları olmasa inanmayacağım da. Bizim ilk karşılaşmamız, odaya getirdikleri an oldu. Dünyanın en güzel en yumuk bebeğiydi. Gördüğüm andan itibaren kucağıma alıp kokladığım yüzüne  dokunduğum o ilk anda dahil dakikalar boyunca ağladım. Hastanede kaldığım iki gece boyunca acıdan, üzüntüden, şoktan, mutluluktan, yorgunluktan her şekilde ağlamaya devam ettim. Ama mutluydum çok mutlu pek mutlu. Bugüne kadar bir sürü mutluluk yaşamışım da hepsi toplaşmış misafirliğe gelmiş gibiydi. Bu kadar iri bir bebeğe,  700-800 gr civarında plesanta ve bir o kadar hacimli suya rahmim amiyane tabirle folloş olmuş kimin umurundaydı


Olmalıymış... “Çok kanaman oldu, çok da dikişin var, fazlasıyla dikkat et” diyen iki doktoruma, eve  döndükten sonra "kızım yat lohusanın mezarı kırk gün kapanmaz derler" diyen anneme, yıllarını kadın doğum hemşiresi olarak geçirmiş teyzemin tüm tavsiyelerine, eşime, dostlarıma, bütün aileme kulaklarımı tıkayıp sadece bebeğimle olmaya çalışırken 10.günde ateşler içinde buldum kendimi.  Hiç dinlenmeden yatmadan koşuşturmaktan, üstüne kendime yaptığım eziyetten dikişlerim iltihaplanmıştı. 3 günü yüksek ateşin kucağında ağrı kesici ve antibiyotiklerle yatak döşek geçirerek kendime geldiğimde aklım da başıma gelmişti. Kendime dur dediğim zaman oldu bu üç gün. Ne yapıyordum? Bana bir şey olsa bebeğime kuzuma bi’taneme ne olacaktı? O zaman ne nasıl doğurduğumun, ne emzirip emzirmediğimin, ne ilk andan itibaren herşeyiyle kendimin ilgilenip ilgilenmememin, hiçbir şeyin önemi kalmayacaktı. O andan sonra herşeyi olduğu yerde bıraktım. Evet normal doğum istemiştim. Ada istediği zaman gelsin istemiştim. Dünyaya gelmeyi ben kendim seçmiştim, kızım da seçsin istemiştim. Ama olmamıştı. Kendimi suçlamamın, ya da nekahat dönemini yaşamadan sanki normal bir doğum yapmışcasına,  bu şekilde kendime acı çektirmemin bir anlamı yoktu. Ben sezaryen olmuştum, bir ameliyat geçirmiştim, hemen ayağa kalkamayacaktım, bir süre belki istediğim gibi rahat rahat ilgilenemeyecektim bunu kabul etmem gerekirdi. Ama önümüzde koca bir ömür vardı. Bir ömür kızımın hep yanında olacaktım. Bir ömür annesi olacaktım…

 

Ben normal doğum isteyen bir anne adayıydım. Ancak riskleri kabul ederek ölçerek biçerek bir seçim yaptım ve bebeğimi sezaryenle dünyaya getirdim.  Bundan ne gurur duyuyorum ne hayıflanıyorum. Kimseyi sezaryene yönlendirmiyorum ya da özendirmeye de çalışmıyorum. Bilakis normal doğum yapmış tüm annelere, en başta kendi anneme büyük saygı duyuyorum. Ancak ben aynı zamanda ilk bebeğini doğumdan 10 gün sonra kaybeden bir annenin de kızıyım. Kayıp ve keşkelerle değil yaşama inanarak büyüdüm. Bu yüzden doğru ya da yanlış olsa da seçimlerimden pişman olmadan, hayatın getirdiklerini önce kendi kararlarıma güvenerek yaşamaya çalışıyorum.

                                                                                                                                                                                                 

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/21/2010 18:45:00

esraozlem- ne kadar güzel yazmış, çok önemli bir noktaya değinmişsin. "Seçimlerinden pişman olmadan, kararlarına güvenerek yaşamak" 

Sevgiler...


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Pozitif Doğum Hikâyeleri

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...