normal doğurmak istiyorummm!!!

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/22/2010 06:09:00

esraözlem hikayen cok güzel...ada'ya ve sana saglıklı bir ömür dilerim.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/22/2010 10:32:00

BlogcuAnne, sedaydin- çok teşekkürler içten dilekleriniz için.

Hamilelik ve doğum çok özel çok güzel bir süreç. Ancak orada bitmiyor tecrübe ettiğimiz gibi. Hikaye o noktada başlıyor asıl.

Benim en büyük endişem ve üzüntüm ne doğal bir şekilde doğuramadığım, ne de emziremediğim için kızımın bana nasıl bağlanacağı oldu. Anne-bebek bağını kurabilecek miydim, sağlığına olumsuz etkisi olacak mıydı çok yedim kendimi. Sonra her şeyi oluruna bırakıp, hormonlarımın ve içgüdülerimin sesini dinleyip devam ettim. Genlerime ne kadarı kodlanmış durumda anneliğin bilmiyorum ama ben en çok, kızım bana anne olmayı öğretti diye düşünüyorum. Ve o bağ o kadar güçlü kurulmuş ki hala bazen Ada'yı sarıp sarmalayıp içime alıp öylece kalasım geliyor :))

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/22/2010 11:50:00

Doğru Esraözlem bu hikaye kesinlikle pozitif doğum hikayesi:)


bu bağ emzirmek ve doğurmakla oluşmuyor sadece tabiiki. Sonuç olarak siz anne kızsınız, berabersiniz ve bu bağ baştan itibaren güçlü. 

herşey yolunda gittiği sürece tabiiki en iyisi normal doğum ama bazı durumlarda da iyiki sezaryen var. önemli olan bir ameliyatın keyfi yapılmıyor olması.

Doktorumuz kafa çapı 35cm den sonrasını doğurman çok zor ve Can'ın kafası çok büyük demişti. 37 haftalıkken 34cm ölçüyordu. ilk doğduğunda da örtülere sarılı kafada şapka küçücük bir surat görünce önce çok moralimiz bozuldu eşimle benim . 2 gün sonra bir baktık ki arkaya doğru upuzun bir kafa ve 37cm Ada'nınki gibi:)  ve 10gün içinde kafa çapı 38cm e ulaşmıştı bile:) muhtemelen bende doğuramayacaktım. benim tek üzüldüğüm şey doğum gününü bebeğim kendisi seçemedi. 

Ama sonuç olarak çok güzel çocuklarımız var ve bizler birer aileyiz:))

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/22/2010 12:39:00

Kesinlikle katılıyorum :) Çok güzel ve özel çocuklar hepsi..

Ada'nın kafa ve kilosu doğum sonrasında normal ölçülerde ilerlese de toplamda hala önde gidiyor, allahtan boy da fena değil de kurtarıyor. Ben zaman zaman hala 1.62 boyunda bir kadın olan benden nasıl öyle bir bebek çıktı onu düşünüyorum. Doğumun ertesi günü 6.5 kilo zayıflamıştım, siz düşünün :))

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/22/2010 15:58:00

Esraözlem - bu pozitif doğum hikayesini Pozitif Doğum Hikayeleri'nde paylaşmak ister misin? :)  Eğer evetse bana blogcuanne@gmail.com adresinden ulaşabilirsen çok sevinirim. Sana direk mesaj göndermek istedim ama sanırım mesaj menüsü sende yok.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/23/2010 07:43:00

Can'ın kafası ilk yıl çok hızlı büyümeye devam etti. yüzü küçük olduğu için çok dikkat çekmesede, boyu 1cm uzarken kafasının 2cm genişlediğini ve bir yaşındayken 2 yaşa göre aldığım şapkanın küçük geldiğini bilirim.

7. ay kontrolümüzde Can'ın bazı kelimeleri söylediğini duyan doktorumuz "oh be rahatladım neyseki içinde beyin varmış" demişti:))) (arkadaşımız olduğu için duruma esprili yaklaşıyor tabii) son 8-10 aydır yavaşladı, hala büyüksede artık daha normal boyutlarda:)

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/26/2010 23:57:00

esraözlem, benim satırlarım üzerine bu içten gereçkliği bizimle paylaştığın için teşekkür ederim. Elbette ki bir annenin evladını sevmemesi ona her ne koşulda olursa olsun bağlanmaması mümkün değil. Onlar en minik en savunmasız canlılar anneleri için. Çok kıymetliler ve hep de öyle olacaklar.

Benim üzerinde özellikle durmaya çalıştığım nokta ülkemizde sezaryene gereksiz yönlendirme yapılması falan filan, siz de zaten aynı süreçleri yaşamışsınız, biliyorsunuz.

Ebelik müessesesi bu ülkede niçin kaldırıldı, ben niçin evde ebe ile doğum yapma hakkımı kullanamıyorum, niçin ebeler buna yanaşmaz hale gelmiş, niçin doktorlar sezaryeni bir pamuk prenses hikayesi gibi anlatırken normal doğum istiyorum diyince bakın bebeğinizin omzunu kırarız o zaman, kafası kemiklere çakılır, sezaryenle de çeksek çıkmaz, ölür gibi kasapları özendiren hikayelere yöneliyorlar? benim sorguladıklarım bunlar ve üzüntüm de bundan yana.

İşler KESAT, hamileleri "kes-at" olmuş olay. Bunu söyleyen ben değilim doktorların tabiri bu.

Neden benim yaşadığım ülkede bir nevi doğum kontrol yöntemi olan sezaryen bu kadar ısrarla uygulanıyor? Cevabını çok iyi bildiğim bu soruları birilerinin duyacağı şekilde tekrarlayarak içimdeki yangını biraz olsun serinletmeye çalışıyorum. Yoksa daha önce de belirttiğim gibi din ve politika gibi hassas bir konu haline gelmiş sezaryen mevzusunda kimsenin hassasiyetine dokunmak değil amacım.

Doğum sürecinizi çok büyük keyif ve merakla okudum. Ada'ya çok sağlıklı ve mutlu annesiyle, sevdikleriyle, ailesiyle, arkadaşlarıyla çok güzel günler yaşayacağı bir ömür diliyorum. Tüm bebeklerimiz için de bu dileğimi tekrarlıyorum.

Sevgiler.

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

01/27/2010 10:16:00

mucize aslında ben hikayeme başlarken de söylemiştim, bu bir pişman olmama hikayesidir diye. Yine belirteyim, sezaryen iyidir şeklinde bir mesaj değil bu. Ben ailemle beraber doktorlarıma güvenmeyi ve onların belirttiği riskler doğrultusunda doğum planını değiştirmeyi seçtim, bunu istemediğim halde beni özendirdikleri ya da korkuttukları için değil. Üstelik daha önce ciddi bir ameliyat geçirdiğim için nekahat dönemini, narkozu, yaşanan acıları vs'yi tecrübe etmiştim. Yani prenses bir sezaryen hikayesi olmayacağını en başından biliyordum.

Ben tüm bu karar aşamasını doktorlarımın söylediklerine göre biçimlendirdim. Onlara güvendim ancak aynı zamanda araştırdım, okudum da. Kendi uzmanlığım olmayan bir konu olsa dahi bu kadar körü körüne kabul etmek istemedim olayı. Doktorlarım dediğim üç kişiden birisi çocuk doktoru dahi olsa ailemdi daha önceden de söylediğim gibi. Doğum konusunda kadın doğum doktorları kadar çocuk doktorlarının da önemli olduğunu düşünüyorum ben. Yeni doğanlarda doğum esnasında oluşabilecek sorunları tecrübe edenler onlar çünkü.

Evet haklısın maalesef bizim ülkemizde her meslekte olduğu gibi doktorlar arasında da etik kurallarını hiçe sayan, olayı ticaret haline getirmiş çok fazla insan var. Fakat ben acımasız düşünmedim. Olaya iki taraflı bakmaya çalıştım. Belki ailemde sağlık sektöründe epey kişi olmasının etkisidir bilmiyorum. BlogcuAnne'nin "Gebe-Doktor İlişkisinde Karşılıklı Güvenin Önemi" başlıklı güzel bir yazısı vardır. Ben şanslıydım burada bahsedildiği gibi doktor-hasta ilişkisini güven üzerine kurabildim. Ve bu güvenim boşa çıkmadı.

Çünkü Ada yalnızca tahmin edilenden daha kilolu değil, sahiden "iri" bir bebek olarak dünyaya geldi. Neredeyse 2 aylık bir kız bebeğin ölçülerine sahipti.. Sadece kafası değil, omuzları ve göğüs kafesi de çok geniş olarak doğdu. Ayrıca hala epeyce suyum vardı, plesantam oldukça büyüktü, muhtemelen hala beslenebiliyordu ve bu yüzden de doğum kanalına ilerlemiyordu. Beklediğim takdirde Ada'nın daha da büyümesi yüksek ihtimaldi. Bu süreçte normal doğumun başlaması ve onun riskleri bir yana, hiç olmaması ve 42.haftanın da geçmesi durumunda bu sefer de başka tehlikeler oluşacaktı. Yani bu işin iki ucu da çok hayırlı değildi. Kabul etmek istemesem de ben zaten normal yöntemle sağlıklı doğuramayacaktım kızımı...

Fakat benim asıl söylemek istediğim, tüm bu anlattıklarıma rağmen, ben "kendimi" çok fazla yıprattım. Kimseyi değil ama kendimi suçladım. Kızımla paylaşacağım o özel anı yaşayamamış olmanın hayal kırıklığı, ve buna kendim karar vermiş olmakla başa çıkmak için, doğru bir karar olduğunu bilsem de yine de içimdeki o sızıyı dikişlerimdeki sızıyla örtmeye çalıştım. İşte bunu yapmam yanlıştı. Hikayeler başlar ve biter.. Ben bitiremedim ve belki de doğum sonrası komplikasyon yaşamış olmasaydım da epey bir süre bitiremeyecektim.

Bu yüzden yazdım.. Çünkü sen bu üzüntünün peşini bırak(a)mamışsın diye hissettim. Ben bu yazdıklarından bunu hissetmişsem emin ol bebeğin daha fazlasını hissediyordur. Lütfen yanlış anlama bebeğine hissettiriyorsun anlamı çıkmasın bu yazdıklarımdan. Söylemeye çalıştığım onlar anlıyorlar herşeyi. Normal doğum yap(a)mamış olmamızın bebeğimize tramva yaşattığını söylerken onları bu halimizle belki de daha çok etkiliyoruz. Senin özelinde tam tersi durum ve çok yıpratıcı bir tecrübe olmuş, fakat hayat devam ediyor. Bir an önce geride bırakabilmeni dilerim.. 

Sevgiler...

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

02/26/2010 20:17:00

Ben de son anda sezeryan olanlardanim. Bebegim 40 haftalik olunca doktorum beni muayene etti ve cikimda basiklik oldugunu, bebegin normal dogarsa cok zorlanacagini , suyumun azaldigini, bebegin kilosunun 4 kg ve ustu oldugunu, daha da beklersek zaten agirliktan dolayi hic normal doguramayacagimi soyledi.

Insan o anda kendini degil, bebegini dusunuyor, ozellikle de ilk hamilelik olunca.. dolayisila sezeryana ikna olmak zorunda kaldim ama bugun bile pismanim. O sezeryan izine baktikca hala sinir oluyorum ve keske bir iki doktorun daha fikrini alsaydim diyorum ama malesef cok gec.

Artik daha tecrubeliyim ve ikinci cocugumda farkli davranacagima eminim. Siz siz olun , doktorun her soyledigine inanmayin. Bu arada 4 kg ve ustu dogacak denen bebek 3.110 gr dogdu. Bu makineler de nedense hep yaniliyor :)

Sevgiler...

Ynt: normal doğurmak istiyorummm!!!

02/27/2010 16:17:00

esraozlem, paylaştığın tecrübelerin ve duyguların için gerçekten çok teşekkür ederim. Evet benim yaşadığım tam tersi yönde ve yorucu bir süreçti. Bebeklerin bizim şu an hissettiklerimizi hissettiği ve onları bu sezaryen üzüntüsü sebebiyle üzmememiz gerektiği konusunda da çoook haklısınız. Kaç zamandır düşünüyorum, ben bu olayı nasıl geride bırakabilirim diye? Sadece unutmaktan bir çare yok şu an. Unutmayı da beceremediğim için üzerine bir örtü örtmekten başka çarem yok. Belki, ilerde, olursa... bir kez daha hamile kalırsam... ssvd yaşayabilirsem, güveneceğim bir doktorum olursa, vs. vs.. belki bunlar olursa o örtü de kalkar ve ben gerçekten unutmuş olurum. Bebeğime yansıtacak derecede bir çalkantı yaşamamaya çalışıyorum. Bazen burada sizlerle paylaşarak, bazen çevremdeki arkadaşlarımla paylaşarak, en azından başkalarının bilmediği, araştırmadığı ama benim epeyce araştırdığım bilgileri paylaşarak ve çevremdeki gebelere doğal doğumun güzelliklerinden bahsederek  rahatlıyorum. Ve inanın benim gibi kandırılan sezaryen mağdurları görünce de yine ve yine çok üzülüyorum.

Benim gittiğim doktorlardan hiçbiri de demedi ki, "bak senin sezaryen olman zorunlu ama biz bebeğe ve senin doğum sürecine saygılıyız, sancılarını son ana kadar bekleriz, sadece son anda müdahale ederiz" demedi.. Eğer bir tanesi demiş olsaydı ona güvenebilirdim. Çoğu beklenen doğum tarihine 10 gün kala miadı doldu kabul ederiz dediler. Dolayısıyla son ana kadar doktorusuzdum. Dolayısıyla değiştirdiğim tüm doktorlarım samimiyetsizliğinden eminim, sürekli takibimi yapan aile dostumuz olan doktorumuz da dahil. Zira kendisinin "ben demiştim, sezaryen olacaksın diye, benden kaçtın bak ne oldu gene sezaryen oldun, ben haklıydım işte" dediğini de duyar gibiyim. Ama haklı değildi işte, şimdi daha iyi fark ediyorum ki, benim durumum zaruret içermiyormuş. Ama bunu yeni öğreniyorum, yeni idrak edebiliyorum. Dolayısıyla sizinki mecburiyettendi ve siz doktorlarınıza güveniyordunuz ve fakat ben "kandırıldım"!

Tekrar paylaşım için çok teşekkür ediyorum ve tavsiyelerinize uyup bebeğimi üzmemek adına bu konuyu içimde kapatmaya (başaramazsam da üstünü örtmeye) çalışacağım. Belki zaman üstesinden gelmem için bana destek olur :)

Sevgiler...


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Pozitif Doğum Hikâyeleri

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...