dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

<123>

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/28/2010 20:52:00

ben de gazetede ücretsiz kitap diye ilan görüp aradım.ücretsiz kitap vereceklerken 70 tl ye kitap sattılar 1 hafta geçmeden de kargo ile gönderdiler. genelde 3 yaş üstü için ama saklamaya değer. boyut yayınları için bişey diyemem ama yazan  prof. olunca almak cazip geldi. gerçi biraz alıntı gibi yazılanlar. en azından ücretsiz verilen kitabı alıp okumakta fayda var sevgili üyeler.

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/28/2010 21:12:00

Pedagog olmak demek beynin mekanik işleyişinden tamamen soyutlanmak anlamına gelmemeli. Çocuk yetiştirmede de çok disiplinli yaklaşımların her zaman faydalı olduğunu düşünüyorum. Kendisi çocuk nöroloğu olduğu için bakış açısının da nöroloji olması normal. 

tolgaerdoğan'ın linkini gönderdiği radikal yazısıyla ilgili olarak ise: Şahsen homoseksüel olmayı seçmiş insanların sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Çocuğumun heteroseksüel bir ilişkisi olmasını isterim. Çocuğum homoseksüel olursa çocuğumu daha mı az severim? Muhtemelen hayır, ama öyle olduğu için üzülürüm. Ataerkil toplum olmak, babanın gücü,  annenin şefkati temsil etmesi... her ne kadar domatesin nasıl kesileceği sorusu abesle iştigal gibi olsa da, ben "çocuğum homoseksüel olsun umrumda değil" diyecek bir anne olacağımı sanmıyorum açıkçası. Heteroseksüel olmasına yönelik bir eğitim vermek cinsiyet ayrımcılığı ya da muhafazakarlığı ise de homoseksüelliği kabul etmenin ve benimsemenin çağdaşlıkla eşdeğer tutulması bana saçma geliyor. 
Normalin anormalleştirilmesi ve yabancılaştırılmasına karşıyım. Normal, normaldir. Binlerce yıl geçince normal daha az normal olmuyor, alternatif yaklaşımları dinleyebilmek ya da tahammül etmek ya da hoş görmek alternatifi yaşamayı gerektirmiyor. 

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/29/2010 12:02:00

bir anne ya da babanın çocuğunun geleceği ile ilgili bir beklenti içinde olması (büyüyünce doktor olsun, müslüman olsun, heteroseksüel olsun vb..) bir uzmanın görüşünü belirtmesinden oldukça farklı bir konu. bir çocuk ebeveynlerinin beklentilerine yönelik bir gelecek hazırlayabileceği gibi ebeveynlerini büyük hayal kırıklıklarına uğratabilecek bir gelecek de hazırlayabilir kendine. bu aile içinde yaşanan bir durumdur ve işin içinde psikolojik ya da fiziksel şiddet barındırmadığı sürece de pek kimseyi ilgilendirmez.

ancak bir uzman olarak televizyona çıkıp görüşlerinizi belirttiğinizde durum değişir. burada sizi davet eden ve programa çıkaran kuruluş sizin aile hayatınızdan çok profesyonel uzmanlık alanınızla ilgilidir. programı takip eden kişiler de bu beklentiyle uzmanı dinlemektedir.

bu noktada orada uzman sıfatıyla ve sorumluluğuyla bulunan kişi net bilgilerden bahsediyorsa bu bilgilerin mutlaka bilimsel dayanağının da olması gerekir. ben şu ana kadar ataerkil rol modelinin baskın olarak kullanıldığı, çocuklara bu şekilde model olunduğu ailelerde büyüyen çocukların, bunun tersi durumlarda büyüyen çocuklardan daha mutlu, başarılı, yaşam kalitesi daha yüksek vs.. olduklarıyla ilgili tek bir araştırmaya rastladığımı hatırlamıyorum. babanın baskın figür olduğu ailelerde kadınların ve çocukların kendilerini daha güvende ve iyi hissetmesi için ne gibi bir sebep ortaya çıkabilir bilemiyorum. ve psikoloji literatüründe bu görüşü destekleyen araştırma ya da bilimsel makalelere de rastlamış değilim.

bireysel olarak homoseksüelliğin kötü bir şey olduğunu düşünmekle bir uzmanın bunu korkutucu bir senaryo olarak sunması arasında da ciddi fark var. homoseksüelliğin bir "hastalık" olduğunu kanıtlayabilecek bir araştırma olduğunu zannetmiyorum. bahsi geçen uzmanın bir nörolog olduğunu düşünürsek, beyin görüntüleme sonuçarı karşılaştırıldığında da bir heteroseksüel ile homoseksüel arasında hastalık olarak tanımlanabilecek bir farklılık bugüne kadar tanımlanmış değil. ayrıca psikolog ve psikiyatristlerin kullandığı dsm4 tanı kriterleri kitabında da homoseksüellik bir hastalık olarak görünmüyor. ki görünse bile bu da oldukça tartışmalı bir bilgi olurdu.

netameli'nin yazısının başında belirttiği çok disiplinli yaklaşımların faydası da oldukça tartışmalı bir diğer konu. bu tür yaklaşımların çocuk üzerinde olumludan çok olumsuz bir etki bıraktığı düşüncesindeyim. yapılan araştırmalar da bu tür yaklaşımların hem çocuk hem de ebeveyn üzerinde kısa ve uzun vadede  zarar verici pek çok etkisi olduğunu gösteriyor.

normal ve anormallik ise kullanmaktan çok çekindiğim ve binlerce yıldır içeriği tartışılan kavramlar. bu kavramları kullanarak bir durum hakkında yorum yapmak benim sınırlarımı aşıyor.

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/29/2010 13:25:00

sevgili tolgaerdoğan, şahsen sabiha paktuna keskin'in agresif tarzından, ben alanında tekim vs. bilmişliğinden çok hoşlanmasam da radikaldeki yazının bir miktar olayı abarttığını düşünüyorum.

Zira o programda açıklanan aile içi dinamikler olayın bir bölümünü oluşturuyor.  Bir kısmının da genlerden geldiği artık neredeyse kabul edilmek üzere diye düşünüyorum, çünkü çok normal ailelerden de homoseksüel yaklaşımları olan gençler çıkabiliyor.

Yalnız şu da bir gerçek ki baba figüri ile sağlıklı bir özdeşim kuramayan, annenin aşırı dominant (gözle görünür de olabilir, çaktırmadan da herkesin hayatını idare edebilir)  olduğu ailelerde, eğer kişisel de bir altyapı varsa bu eğilim ortaya çıkabiliyor. Bu arada bundan 3 sene kadar önce bir arkadaşımız 5 yaşındaki kızını And. yakasında bir pedegoğa götürmüştü. Pedegoğun çözüm önerileri arasında babanın evde daha hakim bir tarz belirlemesi gerektiği de vardı. Galiba daha bilimsel verilere ulaşıncaya kadar psikologların ataerkil söylemleri devam edicek, belki hayatımıza yüzde yüz uyarlayamayız, ama bir miktar kulak vermemiz gerekebilir diye düşünüyorum. Sevgiler.

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/29/2010 15:51:00

tolgaerdogan'a katılıyorum. Bende ataerkil bir aileden geldiğim için sabiş teyzeye pek katılmıyorum. Gazete yazısı abartılı olsada doğru noktalara parmak basıyor. 


Baba ve annenin eşit olmadığı bir ailede çocuklarında hiç bir konuda eşitliği öğrenemeyeceğini düşünüyorum. Babanın ulaşılmaz olması, herşeyin ondan sorulması, gücün simgesi olması vs. vs. çocuğuda babadan uzaklaştırıyor. Sabiş teyzenin absürt örneğindeki gibi domatesin nasıl kesileceğini bile babaya sormak insanı düşündürüyor. Bu örnek çocuğun olmayacak bir isteğine karşılık babaya soralım şeklinde olsa hadi neyse...

Çocuğun, annenin ve babanın ayrı kararlar alabileceğini, bazen karşıt olacbileceklerini, kişiliklerinin farklı olduğunu ve kendisininde böyle olduğunu anlaması gerekiyor ki o da bir birey olabilsin... Babanın hakim olduğu, eşitliğin olmadığı bir ailede büyürse ileride o da önce kardeşine, sonra karısına, sonra da çocuklarına aynı şeyi uygular. 

Homoseksüelliğinde anaerkil yapı da artması konusuda gerçekten çok ilginç...
Çünkü yüzyıllardır aslında anaerkil bir yapı varmış. Yaşadığımız toprakların adı bile ANADOLU. 
Eski çağlardan bu yana aslında gücün simgesi kadın. Kadın bir tanrıça olarak görüldüğünden kibele heykelleri yapılmış ve kimi çağlarda kadına tapılmış. Doğaya da bakarsanız dişinin birçok yerde gücün simgesi olduğunu görürsünüz. örneğin arılar da.

Sabiş teyze bu tavrıyla ve farklı çözümleriyle insanları etkiliyor. Bu sayede de hem medyatik oluyor hem de çok sayıda müşteri kazanıyor. Bir seansının 350 TL olduğunu göz önünde bulundurulursa bu bir pazarlama taktiği olabilir mi acaba?

kendi ağzıyla anlattığı hikayesinde sabiş teyzenin; 
çocuğunun bitmeyen istekleri üzerine ses çıkarmayıp her istediğini yapıp, sonunda dolaptaki süt şişesini kırması üzerine dolabın raf çubuğuyla (eski dolaplarda vardı) döven bir anne oyduğunu biliyor muydunuz?

Bir de kendi anneliğine bakmak lazım. 

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/29/2010 19:12:00

evet bende bedava kitap dağıtıyolarmış hemde sabiş teyze nin diye aradım boyut yayıncılığı ve -saf bana- anaokulu setini sattılar.ben sabiş teyzeyi beğeniyordum ve bilgilerine çok güveniyordum o yüzden 3 kitabını daha sipariş verdim ve kitaplar geldi buraya kadar pek olumsuz birşey yok. önce çocuklarala doğru iletişim kitabını okumaya başladım kitapta bir dünya hata var atıyorum e.ç. 15  yaşında erkek diye başlık atılmış  ama konuda ne erkek var nede 15 yaşında çocukla iletişim hep anne üzerinden anlatılmış sanki çocuk babasından ayrı yaşıyor. okudukça sabiş teyze herhalde eşinden ayrılmış diye düşündüm ister istemez. sonra okuyup dururken bir yerde bir parağraf bitmeden başka bir parağraf başlıyo hayal kırıklığım artıyo sonra oğlumla birlikte anaokulu dergilerine başlıyoruz hop bi hayal kırıklığı daha dergide harflerle ilgili çalışmalar var ve harfler el yazısı değil bu çocuklar 2 sene sonra el yazısı öğrenecek yani nasıl böyle bişey yapmışlar anlayamadım 
gel gelelim düne, telefon çaldı arayan boyut yayıncılıktan bir bey ; yayınlarımızı nasıl buldunuz dedi bende pek memnun kalmadığımı ve hem sabiş teyzenin kitabıyla ilgili hemde dergi ile ilgili tespitlerimden bahsettim adam inanmadı ve baskı hatası vardır dedi dergi için ise biz ingiltereden falanca kurula işbirliğiile hazırladık falan gibi şeyler söyledi ve ben sizi 5 dakika sonra tekrar arıycam dedi aradı bana kitaptan bir tane daha göndereceklerini ve dergininde eski basımını aldığımı yeni basımlarda olmayabilir dedi ama internetten baktım yeni dergilerdede aynı şey var yani fiyasko üstüne fiyasko olan benim 200 tl ye oldu

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/30/2010 10:44:00

sevgili bartum2008, o yazı aslında bir haber yazısı değil. radikalin haftasonu ekinde çıkan bir yorum yazısı. o nedenle bazı yerlerde düşüncelerini abartılı bir üslup kullanarak anlatmaya çalışmış olabilir.

yazınızda bahsettiğiniz "normal ailelerden de homoseksüel eğilimleri olan gençler çıkabiliyor" şeklinde ifade ettiğiniz "normal aile" ne anlama geliyor bilemiyorum. bir normal tanımı yaptığınızda aslında farkında olmadan onun dışında kalan her şeyi "anormal" olarak nitelemiş oluyorsunuz. takdir edersiniz ki "normal aile" dediğimizde ne anlıyorsunuz diye insanlara sorsak birbirinden farklı yüzlerce tanım çıkabilir. bu durumda hangi "anormal" koşullar aile içinde homoseksüellik eğilimini artırabilir acep diye sabaha kadar tartışabiliriz ve yine de sonuca ulaşmamız mümkün olmaz.

ve diğer taraftan nedense sürekli babasıyla sağlıklı özdeşim (babayla sağlıklı özdeşim kurmak nasıl bir şey bilemiyorum. babayla özdeşim kurmak iyi birşey mi onu da bilemiyorum. ya babam aslında kötü biriyse?) kuramayan insanlarda homoseksüel eğilimlerin artabileceğinden bahsediliyor. ayıplanması gereken bir homoseksüellikten bahsettiğimizde aklımıza gelen ilk cinsiyetin erkek olması çok ilginç değil mi? mesela annenin çok baskın veya çekinik olduğu bir ailede büyüyen bir kız çocuğunun homoseksüel olması ihtimali nedir?

sonuç olarak aslında başından beri anlatmak istediğim şey şu; ailelerin çocuklarıyla ilgili çeşitli beklentiler içinde olması son derece olağan bir durum. sabiha hanım da kendi çocuğuyla ilgili beklenti sahibidir mutlaka. bu beni ilgilendirmez. ama uzman sıfatıyla televizyona çıkıp doğru olan şudur yanlış olan da budur dediğinde durum değişir. burada kişisel ihtiyaç ve beklentilerini devre dışı bırakmak zorundadır. dominant bir baba figürünün daha "sağlıklı" olduğunu iddia etmek bu anlamda yanlıştır. çünkü psikoloji bilimi bu durumu desteklemediği gibi tam karşı fikri savunabilecek araştırmalarla doludur. ayrıca homoseksüelliği bir hastalık gibi görmek ve bu şekilde tanımlamak da özellikle bir uzmanın içinde olmaması gereken bir tutumdur. oğlunun ya da kızının eşcinsel olduğunu öğrenen otoriter bir baba, televizyonda izlediği bir uzmandan bunun bir hastalık olduğunu ve engellemek için daha otoriter davranması gerektiğini duyarsa ne olur bir düşünsenize? üstelik bu uzmanın isminin başında kocaman bir prof. ünvanı varsa?

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/30/2010 11:08:00

ben de aldım. aktıvıtelerı uygulayayım dıyorum ama bızım kız orada yazanları yapalı oohoooo .... =)
tavuk nereye bakıyor goster dıyor 3 yaş için, Ece 2 yasını yenı doldurdu ama maşallah saydırıyor bızımkı : Yumurtaya bakıyor, yumurta tavuktan cıkıyor, biz yumurtayı yıyoruz .... :)
akıllıca ama basıt gıbı geldı bana ... arama olayında da benı de aradılar 2 kez ama anaokulu dergılerını begenmedıgımı almak ıstemedıgımı soyledım.bı daha aramadılar !

Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

10/31/2010 22:09:00

Sevgili Tolgaerdoğan, uzmanlık alanınıza girip ukalalık yapmak gibi bir niyetim yok :) Normal aile tanımının herkese göre değişebileceğinin, listenin uzayıp gideceğinin ben de farkındayım. Orda normal diye kasdettiğim, S. P. Keskin modelinin zıttı daha demokratik, annenin babanın aşırı uçlarda yaşamadığı vs. bir aile idi. Ben devlet lisesinde öğretmenim, her sene ortalama 250 kadar öğrencim oluyor. Bir sürü şey yaşıyor, bir sürü şeye şahit oluyoruz. Gördüğüm örneklerden yola çıkarak vasat bir tanımla normal sıfatını kullandım. Yoksa diğerlerini anormal olarak etiketlemek istemem.


Ynt: dr.sabiha paktuna ücretsiz kitabı

11/01/2010 07:16:00

test gibi degil de oyun gibi baktik biz ve cok eglendik. kizim hala donup donup yapar.

<123>

Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
İndirim fırsatları

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...