ssvd hikayeleri

<12>

Ynt: ssvd hikayeleri

04/04/2012 09:59:00

normal doğum anında bu ıkınma konusunu hiç anlamıyorum doktor bana ıkın diyordu ama dedikleri gibi ıkınma hissi gelmedi bana ne bileyim kendi kendime sancıyla ıkınıyordum.neden bu his yoktu ki bende?

Ynt: ssvd hikayeleri

Ynt: ssvd hikayeleri

06/08/2012 17:36:00

yaklaşık 1 ay kadar önce keyifle okumuştum bu doğum hikayesini, yine okudum :) ne güzel. tebrikler... :))

Ynt: ssvd hikayeleri

Ynt: ssvd hikayeleri

08/10/2012 22:33:00

http://www.nurturia.com.tr/bugulog/967c1fc3-e9c2-4927-a25d-a0a500dcaf09/avb-nin-ssed-(-sezaryen-sonrasi-evde-dogum)-hikayesi-)

Çarşamba günü düzenli sayılabilecek sancılarım vardı. Fakat sadece 3-4 saat sürdü. Sonra nişanım geldi. Ama sancılar tamamen kesildi. Bunların braxton hicks kasılmaları olabileceğini, doğumun 3-4 gün sonra bile başlayabileceğini düşündüğümüzden önemsemedim.

Perşembe günü saat 03.00-03.30 gibi sancılarım başladı. Ama nasıl bir başlama!!! 3-4 dakikada bir ve arada dinlenmek için sadece 1-2 dakikam var. Hatta o kadar bile yok. Eşim de şaşkınlık geçirdi. Sancı geldikçe sürekli belime masaj yapması gerekti. Evimiz aksi bir durum olması halinde hastaneye çok yakın olduğundan evde olmaktan çekince duymadım. Ama şunu da anladım ki o anda beni değil evden çıkarıp araca bindirmek bir odadan diğerine geçirmek bile mümkün olmayacaktı. Dolayısıyla kafamdaki gerekirse hastaneye de gidilebilir fikri tamamen ortadan kayboldu.

Eşim evden çıkıp ebeyi almak istedi, müsade etmedim. Masaj desteğini kaybetmek büyük bir yenilgi olacaktı. Dolayısıyla ebe hanım taksiyle geldi. Yanımızda bulunabilecek doğuma şahit olabilecek 2 genç ebe arkadaşımız, hocamız vardı. Birine ulaşamadık. Diğerini de aramaya fırsat olmadı. Sancılarla birlikte kusuyordum da. Sürekli yrüme halindeydim. Uzun koridorda belki yüzlerce kez hızlı hızlı yürüdüm yere çömeldim, kapı kulplarına asıldım. Sesimi hiç sakınmadım. Saat ve komşular umrumda bile değildi artık. Gözüm hiçbir şeyi görmüyordu.

Ebemiz açıklığın 3 cm. olduğunu ama gidişata göre hastaneye de gitmek gerekebileceğini söyledi. O anda bunların mümkün olmayacağını anamıştım. Çünkü ben artık ayrı bir alemdeydim ve kelimenin tam anlamıyla zaptedilemiyordum. Eşim sancı aralarındaki birer dakikalık dinlenme aralarında orta boy bir çocuk havuzu kurdu ve suyla doldurdu. (Hastaneye de gidecek olsam evde bir süre suda kalmak istediğimden malzemelerimiz hazırdı.) Bir ara kendimi havuza bırakıverdim. Su oldukça rahatlattı. Ama yine de eşimin masajı olmadan olmuyordu. Sancı geldikçe havuzdan dışarı sarkıp çok sert bir şekilde masaj yapmasını istiyordum. Bir ara eşime bu sancılar ne kadar sürerse sürsün bu masaja devam edip edemeyeceğini sordum. Çok yorulmuş olmasına rağmen istediğim kadar devam edebileceğini söyledi. Bu benim için önemli bir güvence idi. Tüm bu süreçlerde vücudumun beni yönlendirdiği gibi hareket etmeye çalıştım. Havuzda ne kadar süre geçti farkında değildim. Ebe hanım gidişata karar vermek için bir açıklık kontrolü daha yaptı. Şu an bile ne dediğini net hatırlamıyorum ama 6-7-8 cm civarında olduğunu söyledi. Bense eşime beni motive etmek için yalan mı söylüyorsunuz diye soruyordum bir yandan :) Eşim hayır niçin yalan olsun dese de ben inanmıyordum... Bir süre sonra ıkınma hissi geldi. Suda ıkınmaya başladım. Yine sesimi hiç sakınmıyordum. Çok şükür ki komşulardan kimse gelip de ne oluyor demedi.

Havanın aydınlandığını hayal meyal hatırlıyorum. Bu noktadan sonra havuzdan çıktım. Evde bir o yana bir bu yana gidip bulduğum kapı kollarına asılmaya ve ıkınmaya başladım. (İşte bu anlarda evde son ana kadar sancı çekip sonra hastaneye gidip ssvd yapmanın çok da kolay olmayacağını idrak ettim... tabi her doğum başka başka...) Zaptedilemezliğimin zirve noktasına ulaştığı o anlarda eşim tanıdığı bir de emekli hemşireyi de yardıma çağırmış. Böylece evdeki destekçi sayım 3'e çıktı.

Hemşire hanımın gelmesi hiçbir sözü kulağımın duymadığı zamanlardayken birkaç önemli nefes tavsiyesi ve hareket öğrenmem açısından iyi oldu. Zira hemşire hanım konuştuklarını duymadığımın farkında olduğundan yüzüme dokunarak konuşmaya başladı. O dokunuşlar beni onun sözlerine kulak vermeye sevketti. Ve birkaç değişik pozisyon, birbiri ardına gelen ıkınmalar.... Ebe hanımın suyumu patlatması ve bu aşamadan sonra beni kısmen zorlayan birkaç ıkınma daha... Ve olduğuna hala inanamadığım o doğum anı...

40+6'da sabah ışıklarıyla birlikte ömür boyu duacı olunacak üstü başı sırılsıklam ve hatta pis ama mutlu ve benim için çok değerli 3 destekçi ile gerçekleşen, kısmen spontan gelişen bir SSED hikayesi...

Gökten üç, yok yok dört elma düşmüş... Biri tüm annelerin, biri tüm bebeklerin, biri bu yola gönül vermiş tüm destekçilerin, e biri de grup kurucumuz Nilay Güler'in olsun... :)

Annelere Tavsiye Niteliğinde Birkaç Dipnot:

1) Sezaryen ile gerçekleşen doğumumda doktorların yaptığı çatın dar yorumları, ebe hanımın "çatın da genişmiş" demesi ile bizi bir kez daha derin düşüncelere sevketti. Ayrıca epizyo da gerekmedi.

2) Doğum anında ise gerçekten artık herşeyin bitek üzere olduğunu anlıyorsunuz... Az sonra bebek doğacak ve tüm sancılar dinecek... Böyle düşününce bir güç geliyor ve o güçle ıkınıyorsunuz... Aslında daha önce okuduklarıman ve öğrendiklerimden, ıkınmadan nefesle bebeği aşağı indirmenin de mümkün olduğunu biliyordum. Ama ben biraz heyecanlıydım ve sancılar sık ve şiddetli geldiğinden sükunetimi çok sağlayamadım. Yani nefesle aşağı indirecek şekilde yönlendirmedi vücudum beni... Belki de ben beceremedim. Ama ıkındım. Ikınma hissi geldikçe ıkındım. Ne kadar sürdü bilmiyorum. Ama insan o anda bir an önce doğsun diye her ıkınma hissini değerlendirmesi gerektiğini düşünüyor. Bir süre ayakta bir süre kapı kollarından destek alarak bunu yaptım ancak doğum anında sırtüstü yatmak zorunda kaldım. Hemşire hanım sırtıma güzel destek verdi. Ve ebe hanımın zeytinyağı kullanabilmesi için ona yardımcı olacak şekilde yatmamın gerekliliğini de sonradan kabullendim. Oysa başta yatmayı kabul etmemiştim. Size doğumda yardıımcı olan kişi genç ve rahat hareket edebilen birisi ise belki ayakta ya da çömelerek doğum yapmanız mümkün olabilir ama eğer ebeniz o şekilde size yardımcı olamayacaksa sizin ona yardımcı olmanız da gerekebiliyor.

3) Ev çok kirlenebiliyor ve dağılabiliyor :)

Not:

SSVD grubu üyelerimizden konuyu bilip destek olan ilk ssvd annemiz Gizem Gizem Gonul'e, sanal ebem :) Zeynep Karagüzel Yıldızhan'a, güzel insan güzel ebemiz ile tanışmama vesile olan dert ortağım Zübeyde Türker Uzun'a, grubu kurup bilinçlenmemizi sağlayan Nilay Güler'e, aynı terminolojiyi konuşabildiğimiz ve yönlendirmeleriyle doğumu kafamızda normalleştiren sevgili hocamız Nazan Karahan, Ayça Demir Yıldırım'a ve Çiler Erçevik'e konuya gönül vermiş ve görüşlerini esirgemeyen sevgili ebemiz Atılgan Reyhan'a, yazılarıyla bizi bilinçlendiren Ozge Dundar Taskın'a, yine görüşlerini esirgemeyen do-um ekibinden Nur Sakalli'ya, destekçi devrem Bahar Okal'a, her daim duasını esirgemeyen can arkadaşlarıma ve katkıda bulunan herkese teşekkürü bir borç biliyorum. Sevgilerimi ve selamlarımı iletiyorum.

<12>

Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
ssvd

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...