Yok ben yetemiyorum..

<12345>

Ynt: Yok ben yetemiyorum..

06/07/2010 14:40:00

Annesi sağlıklı aynı zamanda yakınında veya istendiği an gelebilecek olanlara çok ama çok imreniyorum. Benim annem hayatta değil, iki kızkardeşim de başka şehirlerde. Bana yardımcı olabilecek hiç kimse yok. 18 aydır 7/24 mesaideyim ve artık sinirlerim yıpranmaya başladı. Geçen gece 1 saate yakın katıla katıla ağladım yine de rahatlayamadım.
Çalışmaya dönmek istiyorum ama alacağım parayı bakıcıya verip, üstüne işten gelip deli gibi çalışacağımı düşündükçe vazgeçiyorum. Temizlik,ütü,bize yemek, kıza yemek, çamaşır,pazar alışverişi, banyo derken üstüne bir de en az 5 kez bölünen uykuyla perişanım. Tek yardımcım kocam ama önceden saatlerce dil dökmem, kendimi paralamalıyım. Çocuksuz kapıdan dışarı çıkmam için bir mucize lazım.
37 yaşındayım, yorgunum, bitkinim. Bir de üstüne kardeş ne zaman geliyor şakalarına ben ne diyeyim aaah ne diyeyim?

Ynt: Yok ben yetemiyorum..

06/07/2010 14:59:00

Üff bu yazılar beni fena duygulandırdı.Hepiniz içinizi ne güzel dökmüşsünüz.Bu bile o kadar önemli ki.Hayt akıp gidiyor ve arada şöyle bir durup kendini dinleyip ,içini dökmek lazım gerçekten.yarın ben de yazmak istiyorum.Herkese iyi akşamlar.Bebişleri benim için öpün ,koklayın.

Ynt: Yok ben yetemiyorum..

06/08/2010 09:01:00

BAştan uyarayım, biraz dağınık yazdım, umarım yardımcı olabilirim. Biraz içimi döktüm ne yalan söyleyeyim:))

Bizim ma-ailecek "stres yönetimi" ile aramız iyi değil. Bir kriz anında, aklı selim davranmayız, alınganlık yaparız, olayları büyütürüz, surat asarız, vs. vs. Aslında incir çekirdeğini doldurmayacak şeyi büyütürüz, sonra da ahh vahh deriz.

Eşimin ailesi ve bizim ailenin tek ortak yanı "stres yönetimindeki beceriksizliği", onun dışında hiçbirşeyleri benzemez. Biz Kilisliyiz, onlar Edremitli. Biz etsiz yemek yemeyiz, onlar eti yemekte yemez:) Annem mutfağa düşkündür, k.validem temizliğe; annem dolapta yemek yoksa uyuyamaz, kayınvalidem ne ğpişlireceğine 1 saat önce karar verir -ki bu yüzden ben lohusa iken aç kaldım iyi mi:(-  k.validem 4 kardeş, k.pederim 5; annem 2; babam 3 ama geriye bir tek Halam kaldı onunla da görüşmüyoruz. Rahmetli babam, eve eli boş gelmezdi, k.pederimin bakkala uğradığını görn yokmuş; Eşim, memleketindeki bakkalın çırağının oğlunun ne iş yaptığını bilir, ben bakkalın adını zor hatırlarım. Biz sinirlendik mi içimize atarız, onlar bağırır çağırır, rahatlar. Biz "bebek çiş yaptı" deriz, onlar "işedi":) Ben ailemden hiçbir yardım beklemeden kendimiz birşeyler yapmaya çalışalım derim, eşim evdeki bıçakları biletmeye bile Edremit'e gönderir. Ben bu farklılıklardan zevk alıyorum ama etraftaki herkes benim kadar ılımlı bakamayabiliyor bu konuya, özellikle annem:)))

Bütün bunları niye yazıyorum? Doğumdan önce ben hep yanımda para ile tuttuğum bir yardımcı olsun, hatta o doğumla birlikte çalışmaya başlasın diye ısrar ettim, eşim "halam gelir, anam gelir, teyzem gelir vs. vs". dedi arteledi, çok da sıcak bakmadı bu fikre. Ama ne zaman ki, Ekin 2 aylıkken ben çok siddetli bir soğukalgınlığı geçirdim, o zaman iş değişti. Ben henüz çalışmaya başlamamıştım, ama yetemiyorum ve dinlenemiyorum. İstiyorum ki bir hafta birisi gelsin, bana baksın, ben dinleneyim iyileşeyim.  Annelerin işleri vardı gelemediler.  Edremit'i yardım için aradık.  Aradığımız kişiler yok" ramazan" dediler, yok "30 yıldır görmediğim arkadaşım geldi onunla tatildeyim, ne var canım üşüttüyse" dediler, yok "bayramda zaten gelecem, şimdi gelmeyeyim" dediler,dediler, dediler. Ben de 2 hafta boyunca haftada 2 kadın aldım, benim bütçe biraz sarsıldı ama kafam rahat oldu. Çok takmadım ama başkasına bağlı plan yapmamayı da öğrendim. En güzel tarafı kocam da öğrendi. Hoş o halen bıçakları Edremit'te gönderir o ayrı :))

Tabi bu arada, şunu yazmayı unuttum. Ekin 1 aylıkken, Edremit'e gittik. Dönmemize yakın bir gün, bir baktım herkes bir yerlere kaçmış. Kızlar kumsala, ana-oğul alışverişe, teyze kendi evine. Ben ilk defa kıızmla tek başıma kaldım. Tuvalete bile beraber gittim. Zor 1-2 saatti. Şimdilki aklım olsa, "durun bakalım, bu çocuk benimse, sizin de torununuz, yeğeniniz. Tek başıma evde yapmamam. Nöbetleşe gidin bir yerlere" derdim.

Eskiden evde yardımcı "abla"lar olurmuş. Anneannemim de varmış böyle bir "abla"sı. Amaç anneye yardım, çocuklara göz kulak olma. Zamanın gelince de hayırlı bir kısmetle evlendirilirmiş. Çocuklar da büyümüş olduğu için yeni bir "abla"ya gerek kalmazmış. Ya da ihtiyaç varsa köyden yenisi gelirmiş. Ben şahsen bu aralar çok özlüyorum o müesseseyi. Şartlar değişti, belki böyle bir şey mümkün değil. Ama artık ama ev işini geçtim, anaokulunu da geçtim ama ilkokula başlayınca ne olacak? Benim mesai 17:30da biter, çocuğun okulu 15:00gibi. Arada kim bakacak çocuga?

bir de ben sadece "ev hanımı" olacak şekilde yetiştirilmedim, yetiştirmedim kendimi.Öğrenciyken anneannemin evinde kaldım. 130 m2 ev, ben nasıl yeterim? Öğrenci evi de değil, bildiğin anneanne evi. Koltuklarda örtüler, 3 kat perdeler, vs .vs. Her hafta temizliğe birisi gelirdi.  Annemin evinde de hep yardımcı birileri olurdu. (Şunu da belirteyim biz "Ednan Ziyagillerle" filan akraba değiliz. Kiliste hayat çok ucuz, insanlar fakir, işe ihtiyaçları var, yardımcı bulmak daha kolay ama "iyi" yardımcı bulmak zor.) Eşim benim bu durumumu bildiği için benden öyle annesinin yaptığı gibi ütü, temizlik, bulaşık filan beklemez. bir de kendisi çok beceriklidir. Yemeği ben yaparım, o mutfağı toparlar; ben çamaşırları asarım, o katlar, dolaba yerleştirir; o süpürge yapar, ben yer silerim. Bana bu kadar yardımcı olmasaydı ne yapardım? Çok büyük bir ihtimalle, bütçemin el verdiği ölçüde,  haftada 2 yarım gün yardımcı alırdım.

Bana da oluyor "yetemiyorum" kısmı. Bu aralar dıştan da söylüyorum ve yardım istediğimi de ekliyorum. Kocis'in hoşuna gidiyor. Beraber bir ara yol bulmaya çalışıyoruz.

Ynt: Yok ben yetemiyorum..

06/08/2010 13:35:00

"kesinlikle başkasına bağlı plan yapmamak gerek ve mutlaka yardım istemeyi öğrenmek gerek " deniz21903, sen yazınca sanki kendi içinde çelişiyormuş gibi görünüyor ama öyle değil. Gerektiğinde aileden veya bir başkasından yardım istemek lazım. "Bakın, ben yetemiyorum. Şunu şunu yapmak istiyorum olmuyor. Çözüm için desteğinize ihtiyacım var, ne yapalım?"

Geçen gün dolmuşta gidiyorum. Şöyle bir cümle duydum:

"Ben ona bakmakla yükümlüyüm, çocuğuna bakmakla değil. "
 
Söyleyen hanıma baktım, süslenmiş, püslenmiş, Salı Pazarına gidiyor arkadaşları ile. Önyargılıyızdır ya, önce söyleyenin "babaanne" olduğunu düşündüm.  Meğersem "anneanne"ymiş. Biz zaten onlara güvenip yapmıyoruz bu çocukları. Ancak böyle cümleler duymak da istemiyoruz. Sonradan ekledi: "Özel günlerde bakarım ama daima asla..."  (bu arada Dolmuşta, otobüste acayip laf dinlerim:))))

Onlara da haksızlık etmemek lazım, eskiler 20lerinde evleniyormus, 40-45'lerinde büyükanne oluyormus. Annem dogurmus 30 yasında, ben dogurmusum 33-34 yasında. 65 yaşındaki bir kadının 1 yaşındaki bir bebe ile "tay tay" yapması nereye kadar dimi? Ne kadar enerjik olursa olsun, insanin da bir dayanma sınırı var.


<12345>

Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Dert Ortağım Benim

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...