içim ağlıyor

02/26/2011 11:03:00

Yıllardır ağlayamıyorum ben. çok üzülsem bile tek bir damla gözyaşı bile zor akar gözlerimden, oysa bir ağlasam... Kendimi çok yalnız hissediyorum, bunları internet üzerinde paylaşmaya çok sıcak bakmıyorum ama artık delirmek üzereyim. Ben evlenirken hayat arkadaşım olacak diye düşünmüştüm, tanışalı, aşık olalı neredeyse 9,5 yıl oldu. Artık ne elimi tutuyor, ne sarılıyor, çok da yeni değil aslında, epeydir böyle. Ben çocuklarıma alışveriş yapmayı, haftasonları değişiklik olsun diye bile avmlere gitmeyi seviyorum, o ise gidelim bir yerlere çay içip dönelim diyor, hadi ona da tamam ama bir öneri yok, ot gibi. Akşamları geç gelir, tv karşısında uzanır, hemen uyur, yatağına da yatmaz, yüz kere uyandırmaya çalışırım, bir iki tatlı dille, sonra patlarım artık, 2 çocuk babasısın uykun gelince yatağına git yat diyorum sonunda birbirimize giriyoruz, ya sinirle yatağa geçiyor ya da salonda uykuya devam. Sonuç her haftasonu aynı, ya ben 12-1 gibi yatıyorum, o sabaha kadar oturuyor (tabi ben yatana kadar uyuyor, ben yatınca uyanıp tv izliyor), ya da o 12-1 gibi yatıyor, ben geç saate kadar oturuyorum. Her haftasonu kahvaltı öncesi sıkı tartışmalar, kavgalar. Fiziksel olarak yorgunluğumu geçtim, ruhum çok yorgun. Hayır, diyorum ki beni sevmiyorsan, ayrılalım, evli kalmak zorunda değiliz. Ona da bir cevap yok. Çocuklara iyi bakmadığımı düşünüyor, hiçbirşeyimi takdir etmiyor. Sabahtan beri aynı işleri yapmışız, oturdum o uyanana kadar ve uyandıktan sonra neler yaptığımı saydım, çok mu birşeymiş yaptıklarım!! İnsanın hayat arkadaşı olduğunu düşünerek evlendiği bir erkek için bunları yazması ne kadar acı. Üstelik bir üniversitedeyken herkesin bildiği, tanıdığı, imrenerek baktığı bir çifttik... Bir zamanlar... Ben onu anlamaya çalışıyorum, anlayamıyorum, o beni anlamaya çalışmıyor bile. Şimdi dışarı çıktı, saç tıraşı olacakmış, kavga ettiğimiz için beni bekleme geç gelirim dedi gitti. Çok üzgünüm... Kendimi çok çaresiz, çok yorgun hissediyorum. Kendime dikkat ediyorum, eskisine göre çok daha düzenli bir hayatımız var, her akşam yemek hazır, bunu bile takdir etmiyor, bir eline sağlık bile demez, odunun teki oldu afedersiniz....

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:09:00

Ayşegül ben seni bebek.com dan beri takip ederim. Çocuklarını nasıl sevdiğini nasıl özen gösterdiğini az çok biliyorum. Çok kibar,titiz,itinalı biri olduğun da belli.
Canım bence ikiniz de birbirinize haksızlık ediyorsunuz. Kolay değil iki kişiliki hayatınıza 2 kişi daha geldi. Birbirinizi ihmal eder oldunuz ,çocukların dertleri hastalıkları ihtiyaçları derken tabi ki sinirinizi birbirinizden çıkarıyorsunuz.
Aslında çocuklarınızı bir akşam bıraksanız bir yakınınıza dışarı çıksanız üniversite de ne yapıyorsanız yapsanız. Sinema bar yemek herneyse.
İnan aynı şeyleri eşimle bende yaşıyorum ( salonda koltukta uyumak ta dahil)..Ama ben kavga etmiyorum artık. Kendimi de hiç ona ispatlamaya çalışmıyorum. Günlük ne yaşandığını anlatıp sonrasında günü bitiriyoruz.
Erkekler biraz da iş yoğunluğunu stresini bizden farklı yaşıyorlar. Biz daha çok yansıtırken onlar daha içlerinde yaşıyorlar.
Fazla beklenti içine girme..Kendinize biraz zaman ayırın..

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:10:00

:(( Ayşegül cüm çok üzldüm yazdıklarına gözlerim doldu inanki.Bilmiyorum çoğumuz aynı şeyi yaşıyoruz galiba ondandır üzülmem.Yakından tanışmasak da ben seni çocuklarıyla son derece ilgili,elinden geldiği kadar ev işlerini de yapan biri olarak görüyorum.Birincisi çocukların yaş aralığı çok az başlı başına senin yorgun düşmen için bir sebeptir bu..
Tartışmaya girmeden konuşmayı denesen tekrar eşinle ne kadar yorulduğunu,sadece birazcık destek beklediğini suçlamadan..
Denemişsindir illa ki ama tekrar denemelisin bence üstelik kendin söylüyorsun severek evlendiğinizi..
Ya da başbaşa birkaç gün tatill iyi gelebilir..

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:12:00

ondan istediğim şeyler o kadar basit şeyler ki, hiç umursamıyor bile. Bense onun benden istediklerini anlamaya (çünkü açık açık konuşmuyor) ve uygulamaya çalışıyorum. Mesela 2 haftadır haftasonları avm deyince alışveriş yapmayacağız, ne yapacağız gidip diyorum, bu cevabıma sevinmedi bile, halbuki o da böyle düşünüyor, avmye gitmek gezmek değil diyor, ben kendimi değiştirmeye bile razıyım, bu güne kadar karakterimden ödün vermem, ben buyum dedim, ama olmadı, bari ben bir adım atayım dedim, yok yok, yine bir gelişme yok. Şimdi biliyorum bugün er ya da geç yine gelecek yanıma ya özür dileyecek ya da bir iki gönül alıcı söz, yine uzlaşmadan konu sonuçlanmadan kapanıp gidecek. En kötüsü de bu zaten.

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:17:00

Kızlara katılıyorum Ayşegül...Bu arada inan çok üzüldüm.. Bence en önemli etken iki yavrunun peşpeşe gelmiş olması...Sen yani kadınlar daha dirayetli ve sabırlılar çok şey karşısında çünkü önce anneler...Annelik babalıkla bir değil. Seni anlayamaması malesef biraz normal. İş yine sana düşüyor. Sosyal hayatınıza biraz daha renk getirmeye çalışın.
Varsa yakınlarınıza çocukları bırakıp yalnız kalın...Ve herşeyden önemlisi önce bunları sakin bir ortamda sakin bir şekilde kavga etmeden anlat ona...Bu rutinden ne kadar sıkıldığını aslında onun da çok sıkıldığını bildiğini ve birbirinize destek olmanız gerektiğini vs sakin ve iyi bir dille paylaş onunla ve en önemlisi bunun için bu sıkıntıları aşabilmek ve eski günlerinize biraz olsun dönebilmek için yardım iste ondan...Etkili bir yöntemdir bu....

Çocuklarını öperim...Kendine iyi davran güzel kardeşim yorma ruhunu...:))

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:19:00

canım üzüldüm.ancak erkeklerle kadınların kimyaları çok farklı,hayatı algılayışları çok farklı...halbuki üstün dökmen'in dediği gibi annelik sonradan öğrenilen birşey...oysa erkekler kadınların herşey göreviymiş gibi algılıyorlar...böyle olunca takdir etme ,beğeni olayları azalıyor.bir de şimdi iki çocuk olunca ona da sorumluluk ağır geliyordur,tabi sana da..ama beklentini aza indirge...bir de belli bir süre sonra herkes kendi hayatını yaşamaya başlıyor gibi,sende arkadaşlarınla sık sık görüş,kendini çok dinleme,her şeyi biraz akışına bırak...enerjiye ihtiyacın var,morale..sana pozitif enerjilerimi yolluyorum ve sen çok iyi bir annesin bunu unutma...

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:21:00

Ağlattınız beni sağolun. Yağmur'a tek başıma bakarken bu kadar ev işi yapmazdım, şimdi elim daha çok evin üstünde, o zamanlara göre daha zinde hissediyorum kendimi aslında.

En büyük sorun zaten çocukları bırakacağımız kimsenin olmaması. Rahat rahat oturup konuşma fırsatımız da olmuyor, maaelsef yüzlerce kez uyardığım halde yine çocukların önünde kavga ediyor. Hadi Irmak küçük ama Yağmur çok bilincinde.

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:22:00

kendini yalnız hissetme ayşegül, eminim birçok evde benzer sıkıntılar yaşanıyor hele senin yazını okuyınca hiç şüphem kalmadı, öyle ya da böyle bu süreç yaşanıyor. belki birebir aynı değil, evriliyorlar, şekil değiştiriyorlar ama varlar.
ben kuzuyu uyuturken uyuya kalıyorum, çünkü yoruluyorum, o yorulmuyor mu, yoruluyor ama erkenden yatağa gidince gün hemen bitmiş oluyormuş. son 6 aydır bıraktım peşini eskiden gece uyandığımda sinirle yanına gider uyandırırdım şimdi bırakıyorum istediği zaman geliyor, tabi arkandan anne gibi koşamıyacağım istediğin zaman gelirsin dedikten sonra bıraktım.
bazen iki kelam edemeden günler geçiyor bunun bir süreç olduğunu düşünmek istiyorum yoksa, hayatın geri kalan yılları çok hoş geçmez.
yazıyı ilk okuyunca başladım ama sonra müdür geldi ben dağıldım. birazdan tekrar dönmeye çalışırım.
ama sıkma canını iki çocukla uğraşırken bunalıyorsun, bunun farkına varmaları biraz geç olabiliyor malesef

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:26:00

ayşegül mesleğini bilmiyorum ama sende işe başlasan sende kafanı dağıtırsın.

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:29:00

Ayşegül, derin nefes al ve bunların geçeceğini, her şeyin düzeleceğini kendine tekrarla. Kadınlar anne olurken afallıyor erkekler sevdikleri kadının anne olduğunu hem de kendiçocuklarının annesini olduğunu görünce daha da bi afallıyor anladığım kadarıyla. Eğer tartışmaların ardından bu kadar rahat barışabiliyorsanız bu bir yandan evet kötügibi görünebilir ama bir yandan da hala birbirinizi sevdiğiniz anlamına gelir. Sanırım beklentileri sıfırlamak gerekiyor. Herkes bu dönemi birşekile atlatmaya çalışıyor. Onun sığınma noktası da tv. olmuş demek ki . Biraz oluruna bırak, bir süre yardım isteme biraz dinlensin. Sonra yavaş yavaş destek almaya başlarsın. Anneliğine laf etmeye gelince sanırım kavgada hedef karşındakinin canını acıtmak olduğu için o da seni yaralayabilecek en zayıf noktadan vurmaya çalışmış. Boş ver yeterince sorunun var takma kafana... 

Ynt: içim ağlıyor

02/26/2011 11:35:00

Biraz önce eve geldi, anahtarıyla kapıyı açtı, kalkıp antreye gittim, kollarını açarak geldi. Dedim ki ben senden çok birşey istemiyorum, sen deliksiz uyuyorken ben gece boyunca 3-4 kere uyanıyorum, fiziksel yorgunluğu geçtim insan deliksiz uyuyamadığı için ruhsal olarak bile yoruluyor dedim. Ben böyle sakin sakin tane tane konuşurken, ben seni anlıyorum ama düşününce anlıyorum, o anda düşünemiyorum dedi. Sanki sinirimi gidip bir yere çöp gibi boşaltıp gelmiş, keşke ani köpürmeden ve kavga etmeden önce durup bir düşünse. Ama yapısı bu artık gereksiz hayallere dalmıyorum bu konuda, onun karakteri bu, tam olarak değişmesi mümkün değil.

Şimdi hadi biryerlere gidelim plan yapalım, nereye gidelim dedi. Ben de hava kötü bir yere gidemeyiz dedim bilerek, avmye gideriz ya yoksa tabi dışarıda gezilmez dedi, aman boşver sen sevmiyorsun oralarda gezmeyi dedim. Yok yok gidelim dedi, kendine de birşeyler bakacakmış.

Ben istiyorum ki bütün içimizi kusalım, sonra da bir şekilde anlaşalım. Çok mu şey istiyorum ben yaaa?! Ona da dedim benim senden istediklerim çok ufak şeyler, haklısın haklısın dedi. Umarım bu olumlu hareketlerinin arkası gelir, yoksa bu konuda daha çooook sayfa görürüz.

Ben hep kendime aşık olduğum insanla evli olduğumu, onunla evlenmeyi eskiden ne kadar çok istediğimi hatırlatıyorum. Keşke o da bunu hatırlasa, ben söylediğimde bile çok etkili olmuyor sanki.

Bir de gerçekten başbaşa kalmaya çok ihtiyacımız var. Aileden birileri İstanbul'da olsalardı, en azından haftada ya da ayda 1 gün başbaşa sinemaya falan giderdik, bu bile lüks oldu bizim için, hayata bakın.

Demek herkeste bu tür şeyler öyle ya da böyle yaşanıyor, ama ben bir süre sonra kaldıramıyorum, ruhumun ara sıra iyileşmesi lazım.

Bu arada benim için ne güzel şeyler yazmışsınız, tüm bunlara bir de iyi bir iş kadını olmayı eklesem, gelecek yıl falan. :)

Sizi seviyorum. Ve gerçekten enerjiye çok inanıyorum, eminim sizin evrene benim için gönderdiğiniz pozitif enerji bana geri döndü ve bu sonuca vardık. :-)

Şimdi biz bir plan yapalım, umarım yine birbirimize girmeden güzel bir gün geçiririz. Şimdilik herkese iyi haftasonları.


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Dert Ortağım Benim

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...