Bizim sorunlarımız..

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 04:13:00

Offf kelimelernekadar kifayetsiz.Hiçaklımdan çıkmıyor.Ben böylesini hiç düşünmemiştim.Ölümü yakıştıramadım çağlaya belki.Allah böyle istemiş küçük meleği yanında istemiş.Mekanı cennet toprağı bol olsun.

Edacım allah sana ve eşine sabırlar versin.

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 06:01:00

sağol bellacıgım.

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 06:14:00

bende ne uyku uyudum nede bişi hep çağla aklımdaydı dualarım onunla edacım...

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 06:24:00

benimde hep aklımdaydı başın sağolsun allahsabırversin

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 06:54:00

Edacım mesajda attım sana görmedin sanırım sesini duymak sitiyorum.Telini mesajları silerken yanlışkla silmişim daha öncede istemiştim ama görmedin.Hemen değil müsait olduğunda ver telini canım sesini duyayım nasıl olduğunu bileyim:(((

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 07:05:00

Eda dünden beri hiç aklımdan çıkmadı senin meleğin Allah sabırlar versin. Evladın ölümüne sabır diye bir yazı var onu aynen aktarıyorum sana.Rabbim çağla ile cennetinde buluştursun sizi.


Evladın ölümüne sabır 
Sual: Küçük çocuğumuz öldü. Ana-baba olarak çok ağladık. Bize günah oldu mu? 
CEVAP 
Ağlamak merhametten ileri gelir. Ağlamak günah olmaz. Bağırıp çağırıp isyan etmek günahtır.
 Çocuğun ölmesi, malın elden çıkması, gözün kör, kulağın sağır olması, bir uzvun telef olması gibi, 
insanın isteği ile ilgisi olmayan musibetlere sabretmekten daha faziletli sabır yoktur. Sabredenlere 
verilen sevabın miktarını Allahü teâlâdan başkası bilmez. 

Musibetlere sabır, sıddıkların derecesidir. Bunun için Peygamber efendimiz şöyle dua ederdi: 
(Ya Rabbi, bana öyle yakîn ver ki, musibetler bana kolay gelsin!) [Tirmizi] 

Oğlu İbrahim ölünce de, (Ya İbrahim, ölümüne çok üzüldük. Gözlerimiz ağlıyor, kalbimiz sızlıyor. 
Fakat, Rabbimizi gücendirecek bir şey söylemeyiz) buyurmuştu. 

(Bir çocuk ölünce, Allahü teâlâ, bildiği halde, meleklerine sorar: 
- Kulumun çocuğunu aldınız, kalbinin meyvesini kopardınız. Peki kulum buna ne dedi? 
- Ya Rabbi, hamd edip teslimiyet gösterdi. 
- O kuluma Cennette bir ev yapıp, adını da, “Hamd evi” koyun!) [Tirmizi] 

Bunları Cennete götürün 
Kıyamette Allahü teâlâ, müminlerin çocukları için, (Bunları Cennete götürün) buyurur. Melekler, 
çocukların
 Cennete girmesini söylerler. Çocuklar, (Ana-babamız hani?) derler. Melekler, 
(Onlar sizin gibi günahsız değildir. Görülecek hesapları var) derler. 
Çocuklar ağlaşır, (Ana-babamızı almadan girmeyiz) derler. 
Cenab-ı Hak, çocuklara buyurur ki: 
(Ey yavrular, haydi gidin, ana-babanızı da alıp Cennete girin!) [Nesai] 

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 
(Küçükken ölen çocuklar, ana-babaları ile karşılaşınca, ellerinden tutup, 
ana-babaları Cennete girinceye kadar, onlardan ayrılmazlar.) [Müslim] 

(Hiçbir Müslüman yoktur ki, büluğa ermemiş bir çocuğu ölsün de, 
Allahü teâlâ, bol rahmeti sebebiyle, onu Cennete koymasın.) [Buhari, Nesai] 

(Üç evladı ölmüş olan bir Müslüman ateşe girmez.) [Buhari, Müslim] 

(Kimin bâlig olmamış üç evladı ölmüşse, bu çocuklar, onu ateşten koruyan 
bir kale olur, ölen evlat iki, hatta bir olsa da...) [Tirmizi] 

Peygamber efendimiz, (Üç çocuğu ölen, Cennete girer) buyurdu. Oradakiler, (İki çocuğu ölen de mi?)
 diye sual edince, (İki çocuğu ölen de Cennete girer) buyurdu. (Ya bir çocuğu ölen?) 
diye tekrar sual edilince, buyurdu ki: (Allah’a yemin ederim ki, bir çocuk doğup hemen ölse, 
annesi sabredip sevabını Allahü teâlâdan beklerse, annesini Cennete götürür.) [Taberani] 

Yine buyurdu ki: 
(Alan da, veren de Allahü teâlâdır. Çocuğu ölen o kadına taziyede bulunun. 
Sabretsin, ecrini görecektir.) [Müslim] 

Musibete uğrayanı teselli etmelidir. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Çocuğu ölen kimseyi teselli edene Cennet hırkası verilir. Musibete uğrayanı
 teselli eden, onun sevabı kadar sevap kazanır.) [Tirmizi] 

Resulullahın taziyesi 
Resulullah efendimizin taziye mektubu şöyledir: 
Allahü teâlâ sana selamet versin! Ona hamd ederim. Herkese iyilik ve
 zarar, yalnız Ondan gelir.Allahü teâlâ, sana çok sevap versin.
 Sabretmeni nasip eylesin! Onun nimetlerine şükretmenizi ihsan eylesin!
 İyi bilmeliyiz ki, kendi varlığımız, mal, servet, kadın ve çocuklarımız, 
Allahü teâlânın, sayısız nimetlerinden, tatlı ve faydalı ihsanlarındandır. 

Bu nimetleri, bizde sonsuz kalmak için değil, emanet olarak kullanmak, 
sonra geri almak için vermiştir. Bunlardan, belli bir zamanda faydalanırız. 
Vakti gelince, hepsini geri alacaktır. Allahü teâlâ, nimetlerini bize vererek
 sevindirdiği zaman, şükretmemizi, vakti gelip geri alınca da, sabretmemizi 
emreyledi.Senin bu oğlun, Allahü teâlânın tatlı, faydalı nimetlerinden idi.
 Geri almak için sana emanet bırakmış idi. Şimdi, geri alırken de, sana çok sevap, 
iyilik verecek, acıyarak, doğru yolda ilerlemeni, yükselmeni ihsan edecektir. 

Bu ihsana kavuşabilmek için sabretmeli, Onun yaptığını hoş görmelisin! 
Kızar, bağırır, çağırırsan, sevaba kavuşamazsın ve sonunda pişman olursun. 

İyi bil ki, ağlamak, sızlamak, belayı geri çevirmez, üzüntüyü dağıtmaz.
 Kaderde olanlar başa gelecektir. Sabretmek, olmuş bitmiş şeye kızmamak
 gerekir. Allahü teâlâ, hepinize selamet versin! 

Sual: Çocuğum yok veya öldü diye fazla üzülmek uygun mu? 
CEVAP 
Hayır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Allahü teâlâ sevdiği kulu kendisine bağlar. Çoluk çocuğu ile meşgul etmez.) [Deylemi] 

Belanın geliş sebepleri 
Sual: Bazı hadis-i şeriflerde, Peygamberi sevenin, çeşitli musibetlere maruz kalacağı ve 
Ona düşmanlık edenin ise, mal ve evladının çok olacağı bildiriliyor. Bunların açıklaması nasıldır? 
CEVAP 
İnsanlara dert, bela, musibet birkaç bakımdan gelir: 
1- Bunlardan birisi işlediğimiz günahlar sebebiyledir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: 
Belaların gelmesine sebep günah işlemektir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: 
(Size gelen musibet, işlediğiniz [günahlar] yüzündendir.) [Şura 30] 

(Sana gelen kötülük, kendindendir, [günahların yüzündendir.]) [Nisa 79] 

(Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez.) [Rad 11] 

2- Bela, hastalık ve musibetler, günahların kefareti [affolması] için gelir. 
Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider. 
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: 
(Her musibet, affedilecek bir günah için gelir.) [Ebu Nuaym] 

(Mümine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur.) [Buhari] 

(Müminin günahları affoluncaya kadar bela ve hastalık gelir.) [Hakim] 

İnsan kendisine gelen beladan hoşlanmaz. Halbuki günahları affolacak ve 
güzel sabrederse ahirette büyük nimetlere kavuşacaktır.
 Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki: 
(Hoşlanmadığınız bir şey, belki de sizin için hayırlıdır.) [Bekara 216] 

3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mümine musibet gelir.
 Bunun için Peygamberlere çok bela gelmiştir.
 Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: 
(Nimete kavuşması için insana musibet gelir.) [Buhari] 

(Musibet, kavuşulacak bir derece için gelir.) [Ebu Nuaym] 

(Allahü teâlânın hayrını murad ettiği kul, belaya maruz kalır.) [Taberani] 

(Kişi, hep sıhhat ve selamette olsa idi,
 bu ikisi onun helakı için kâfi gelirdi.) [İ.Asakir] 

(Mümin, keler deliğine saklansa, ona, eza edecek biri musallat olur.) [Beyheki] 

(Dünya, [Cennetteki nimetlerin yanında] mümine zindandır.) [Müslim] 
(Allah’ı ve Resulünü seven, belaya [hazırlıklı olsun] zırh giysin!) [Beyheki] 

(En şiddetli bela, Peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir.) [Tirmizi] 

Demek ki belanın en şiddetlisi, Allahü teâlânın çok sevdiği kimselere geliyor.
 Belalara sabır, sıddıkların derecesidir. Peygamber efendimiz, 
kendisine gelecek musibetlere karşı dayanma gücü vermesi için 
Allahü teâlâya dua ederdi. 

4- Bela, imtihan için de gelir. Bakalım kul, Allahü teâlânın gönderdiği
 belaya razı olacak mı, olmayacak mı? Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: 
(Şüphe edilen altın, ateşle muayene edildiği gibi, 
insan da bela ile imtihan olur.) [Taberani] 

(Ya Rabbi, beni sevene, hayırlı mal ver! Bana düşmanlık edene de 
çok mal, çok evlat ver!) [İbni Asakir] 
(Sizin çokluğunuzla, diğer ümmetlere karşı iftihar ederim) ve (Velud [doğurgan] kadınla evlenin) 
hadis-i şerifleri, evlenmeyi teşvik etmektedir. Gerekli İslami terbiye verilemediğinden gençler,
 namaz kılmamakta, dinden uzaklaşmakta, hatta bir kısmı dinsiz ve anarşist olmaktadır. 
Peygamber efendimiz elbette, böyle gençlikle övünmez. İbni Asakir’in bildirdiği 
(İki yüz yılından sonra en iyiniz, hanımı ve çocuğu olmayandır) hadis-i şerifi,
 ortam müsait olmayınca, çoluk çocuk sahibi olmamanın daha iyi olduğunu göstermektedir. 

Sual: Küçük çocuklar da ölürken sıkıntı çeker mi? 
CEVAP 
Bir Müslümanın çocuğu, ölüm döşeğinde iken, 360 melek gelir,
 o masumun karşısında durup, (Ya masum, müjdeler olsun sana, bugün, 
ölmüş olan, âbâ ve ecdadını ve bütün komşularını, Hak teâlâdan dile) derler. 

Melekler, başına bir şefaat tacı ile gayret ve kuvvet gömleğini giydirip, 
gözünün perdesini kaldırırlar. Perdeler kalkınca,
 tâ Hazret-i Âdem aleyhisselamdan beri, geçmiş ecdatlarını görür. 
Onların bazısı için hazırlanan azabı görünce, haykırıp titrer. 
Bunu bilmeyenler can çekişiyor zanneder. 

Can alıcı melekler gelirler, (Ya masum, âlemlerin yaratıcısı sana selam söyleyip,
 “Ben onu yarattım, yine bana gelsin. O ruh emanetini ben verdim, yine bana versin. 
Onun karşılığında ona Cennet ve didar vereyim” buyurdu. Haydi yüzünü çevir, bak)
 dediklerinde, o masum da, bakar, melekleri görür. 
Sevinçten coşup titrer ve döşeğinde can vermeye atılır. 

Yine o azap içindeki ecdatları gözüne erişince, yine canını vermek istemeyip, 
(Ey melekler! Allahü teâlâ, akraba ve ecdadımı bana bağışlasın) der.
 Allahü teâlâ da, (İzzim hakkı için bağışladım) buyurur. 

Melekler, (Ya masum, sana müjdeler olsun, Hak teâlâ, imanı olanların
 günahlarını bağışladı ve bütün dileklerini kabul eyledi) dediklerinde, 
masum sevinçli iken, masumun anası ve babası suretinde iki huri gelip, 
kollarını açarak, (Ey evladımız, bizimle gel, biz Cennette sensiz olamayız) derler. 

Masumun eline bir Cennet meyvesi verirler. Masum, meyveyi koklarken Azrail aleyhisselam, 
kendi gibi, bir güzel masum olup, habersizce canını alır ve Cennete götürür. 

Orada, yeşil bir sahra vardır. Masum, (Beni buraya niçin getirdiniz) diye sorar. 

Melekler şöyle cevap verirler: 
Kıyamet yeri vardır. Çok sıcaktır. Bu sahrada, 70 bin rahmet pınarı vardır. 
Resul-i ekremin havzının başında durup, nurdan bardakları görürsün. 

Anan, baban kıyamet yerine geldiklerinde, bu bardakları su ile doldurup, 
onlara verirsin ve onları bırakma ki, Cehennem yoluna gitmesinler. 
Çünkü, senin duan, Hak katında makbuldür. Cuma geceleri, yeryüzüne inersin. 
O vakit Allahü teâlânın selamını, Müslümanlara ulaştırırsın. 

Ne mutlu, çocuğu ölüp de, sabreden ana-babaya...

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 07:21:00

kızlar kusura bakmayın yazı 2 kez kopyalanmış birini silmek istedim ama başaramadım.



Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 08:46:00

ben dun ogrendim:(

eda,

basınız sagolsun,

nur icinde yatsın yavrunuz.

allah size sabır versin,

acınızı paylasıyorum,

cok uzuldum ogrendigimden beri.

selamlar.

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/26/2011 20:52:00

Turozsu teşekkürler gözüm yaşlı okudum.:((( İkiçocuk annesi güncellemede de yazmıştın görüşebilsem söyleyecektim.Buraya gelip bize destek olduğun için çok teşekkürler

Ynt: Bizim sorunlarımız..

04/27/2011 12:53:00

gerçekten çok güzel bir paylaşım teşekkürler. dilek nasılsınız ailecek????


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
2010 Ekim anneleri hadi burada toplanalım.

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...