Siz uyandığında yanında annesini bulan çocuklardan mıydınız?

05/06/2010 05:50:00

Çalıştığım hastanede sıkıcı bir nöbet akşamı... Gece yarısına doğru güvenlik personeli, 30 yaşlarında, düzgün görünüşlü bir adamla yanıma geliyor. Adam, hastanemizde yatan babasına refakat etmek istiyor. Güvenlik, onu yukarı almamakta direniyor, o ise çıkmak için ısrar ediyor.

Nöbetçi doktor olarak acilen benim duruma el koymam gerekiyor.

Saate bakıyorum, 12'ye geliyor...

‘Oldukça geç olmuş' diyorum, ‘Saat 23.00'ten sonra refakatçi ve ziyaretçi kabul etmiyoruz. Hastaların güvenliği için...'

Umudunu bana bağlamış olan adam, birdenbire ağlamaya başlıyor.

Önce sessizce, sonra hıçkırarak.

Belli ki sinirleri bozuk...

Aynı anda ‘Benim hatam... Geç kaldım... Yetişemedim...' gibi şeyler mırıldanıyor. Bir telefonla babasının durumunu öğreniyorum. ‘Endişelenmenize gerek yok' diyorum, ‘Durumu gayet iyi. Bir süre daha kendisini misafir edeceğiz, o kadar...'

*

Biraz açılıyor...

Özel bir şirkette yönetici. Babası 20 gündür bizim hastanede. Her gece 10 buçuktan sonra babasının yanında refakatçi olarak kalıyor, sabah 7 olmadan da kendi evine koşuyor...

‘Vay be' diyorum içimden, ‘Ne oğullar var!'

Adam sabah işe gidiyor, akşam eve geliyor, gece hastanede babasının yanında refakatçi olarak kalıyor, sonra tekrar eve gidiyor, zahir duş-muş alıyor ve sonra tekrar işe gidiyor.

‘Zor olmuyor mu?' diyorum.

‘Oluyor ama katlanıyorum...'

‘Tabii babanız için...'

‘Yoo, hayır çocuklarım için!'

Allah Allah! Bu hikaye gittikçe ilginçleşiyor...

7 ve 9 yaşında iki oğlu var -cüzdanından fotoğraflarını çıkarıyor, gösteriyor-, işten eve gelince her gün onları uyutuyor, sonra soluğu bizim hastanede alıyor. Sabahları da oğulları uyanmadan yine eve geri dönüyor. Ama işte bugün onları uyuturken o da uyuyakalmış, refakatçi saatini kaçırmış...

‘Anneleri yok mu?' diyorum.

‘Var ama her şeye yetişemiyor... Ben de elimden geldiğince ona yardımcı olmaya çalışıyorum...' diyor.

*

Durumdan çok etkileniyorum.

Karşımda yeni model bir baba duruyor...

‘Bu gece için size bir ayrıcalık tanıyacağız, buyrun yukarı çıkın' diyorum. O tam gidecekken aklıma takılan soruyu sormadan edemiyorum:

‘Çocuklarınız kendi başlarına uyuyup uyanamazlar mı?'

‘Uyanırlar tabii ama benim hassasiyetimi ancak annesi babası çalışan çocuklar anlar. Ben de onlardan biriydim. Annen baban çalışıyorsa.... Senin ne zaman ihtiyacın olsa yanında bulamazsın. Ancak onların zamanı uygun olursa... Tuhaf bir yalnızlık ve terk edilmişlik duygusuyla büyürsün...'

‘Ama avantajları da vardır herhalde...'

‘Olmaz mı? Bütün gün karışanın yok. Özgür büyürsün. Oyunlarını, oyuncaklarını kendin yapıp geliştirdiğin için elin işe yatkın olur. Bu çocuk ileride becerikli olacak derler. Olursun da....'

‘O zaman sorun ne?'

‘Sorun uykularda... Çoğumuz unuttuk, küçükken uykuya dalmaktan hoşlanmaz, uykumuz geldiğinde huzursuz olurduk. Çünkü uyuyup uyandığımızda anne ve babamızı yanımızda görememekten, rüyalarda kaybolmaktan, yalnız ve korunmasız kalmaktan korkardık. Uykuya dalmadan önce yanımızda olmalarını, elimizi tutmalarını isterdik. Uyanır uyanmaz ise hemen odalarına koşar, yerlerinde olup olmadıklarına bakar, ancak öyle ayrılırdık rüyalarımızdan...'

‘Böyle söylüyorsunuz ama siz de benzer bir aile modeli kurmuşsunuz...'

‘Evet ama ben yaşadıklarımın farkındayım. Çocuklarım o terk edilmişlik duygusunu yaşamasın istiyorum. Uykuya dalarken ve sabah kalktıklarında yanlarında olduğumu bilsinler istiyorum. İşte bu nedenle babamın yanına bir hırsız gibi gece yarısı gelip, güneş doğmadan evime dönüyorum...'

‘Bütün bunlardan babanızın haberi var mı?'

Cevap vermiyor, sadece odadan çıkarken gülümsüyor:

‘O hálá farkında değil ama şimdi biri daha farkında!'

DR. Mehmet UHRİ

Ynt: Siz uyandığında yanında annesini bulan çocuklardan mıydınız?

05/06/2010 06:49:00

yeri anne salaklıkları değil belki ama insanı kendine getiren bir yazı ve yine vicdan azabı benim için...  halen çalışan bir annenin çocuğuyum ve yavrumu da bir yandan çalışırken büyütüyorum. bunun ne demek olduğunu biliyorum. geceleri kuzumu uyuturken zorlandığımda bu yazıyı hatırlıycam. ve gerçekten de sabahları babası o uyurken çıkmışsa, uyandığında kucağıma alınca ilk sorusu baba neyde oluyor. bu sabah erken uyandığı için ona annecim birazcık daha uyuyum lütfeen dedim ve bana "uyuman geyekmiyoy" dedi. evet gerekmiyor annecim, hemen kalkıp sana sarılmam gerekiyor haklısın.

Ynt: Siz uyandığında yanında annesini bulan çocuklardan mıydınız?

05/06/2010 06:57:00

ben de annesi calisan bir cocuktum ve ben de calisiyorum. dogumdan sonra ise donerken en korktugum seydi sabahlari kizimin beni goremeyecek olmasi, sansima mesai saatimiz degisti. eskiden 7 idi simdi 8 oldu ve ben her sabah kizima el sallayarak evden cikiyorum :))buna da sukur..

Ynt: Siz uyandığında yanında annesini bulan çocuklardan mıydınız?

05/06/2010 07:41:00

Bana da kendi çocukluğumu hatırlattı bu yazı. Ben de çalışan anneyim, işten 10dakika erken gelip kızımla biraz daha fazla vakit geçirebilirsem kar sayıyorum. O uyurken bile özlüyorum onu. Sabahları uyandığında onu kucaklamak ayrı bir keyif. Elif aynı senin anlattığın gibi, benim kızım da sabahları bana sarıldıktan sonra, babasını göremezse babbaaa diye seslenip aramaya başlıyor hemen. Minikler sevgiyi çok iyi hissediyorlar, ailenin bütünlüğü konusunda doğdukları andan itibaren çok duyarlılar. Bütün aile bir arada olduğunda daha mutlu, daha neşeli oluyorlar:-)

Ynt: Siz uyandığında yanında annesini bulan çocuklardan mıydınız?

05/06/2010 09:50:00

Arkadaşlar ne olur kendinizi üzmeyin. Çoğumuz çalışan ailelerde büyüdük. Dün Sabiha Paktuna bile anne çalışmalı, üretken olmalı dedi. Önemli olan çocukla iletişim. Bence  çalışan ya da çalışmayan farketmez. Geceleri insan korkuyla uyanırsa evet annesini görmek ister. Çalışmayan annelerin çocukları kabus görmüyor mu?


Önyargılı davranmış olabilirim ama ortaokuldayken kadınların çalışmasına karşı aşırı muhafazakar bir öğretmen bana "çalışan kadınlar sorunlu çocuklar" diye abuk sabuk bir kitap vermişti, bana onu anımsattı.

Sevgi, sevgi, sevgi. 

Ynt: Siz uyandığında yanında annesini bulan çocuklardan mıydınız?

05/06/2010 10:06:00

Kitap zaten "kadınlar çalışmasın" muhafazakar görüşünü yaymak adına basılmış tek yanlı bir yayındı kanımca. Keşke anneler daha az suçlu hissetseler... Keşke çalışma koşulları biraz daha insaflı olsa. 


Bir de ben duygunun yayılımına inanıyorum. İnsan normalde üzülmeyeceği şeye başkaları üzülüyor diye üzülebiliyor, aynı moda giriyor empatiden.  Anneler üzülmesin, şeker de yiyebilsinler.

Ynt: Siz uyandığında yanında annesini bulan çocuklardan mıydınız?

05/06/2010 10:20:00

Evet haklısınız üzülmeyelim, zaten üzgün bir annenin kuzusuna da pek faydası olmaz dimi.
Başakcım tabiki biz de yorulabilir ve böyle yapabiliriz. Ben de yapardım ama arkadaş bu kadar net konuşunca, afalladım zaten:)
Duygular işte,  bazen biz susuyoruz onlar konuşuyor.
ozguranne seker değil de çikolata oluyy mu?


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Anne - Baba Salaklıkları

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...