Ayrılık endişesi

03/05/2011 16:54:00

Tam olarak kızımla bizim şu anda yaşadığımızı anlatmış bu blog yazarı, herkese gülücükler dağıtıp neşe saçan bebeğim şimdi artık yabancılamaya başladı ve bana acayip bağımlı hale geldi. Yanından ayrılamıyorum, gözden kaybolduğum an basıyor yaygarayı. Artık babası bile onu uyutamıyor, gece süt için uyandığında bazen ben sütü hazırlarken babası gidip onu oyalamaya çalışıyor, gözler kapalı halde bile benim yerime babasının sesini duyarsa çok ağlıyor, bazen doruk noktasına çıkıyor bu huysuzluk yanında olsam bile hiçbiryerde durmuyor sadece kucağımda olmak istiyor.  
Sanırım hepimiz yaşayacağız bu evreyi bunun için çok güzel ve yararlı bir yazı, en kısa zamanda bu durumu hep beraber hafif atlatırız umarım.

Ayrılık Endişesi!

Herkes tarafından cana yakın, sevimli, insan canlısı olarak tanımlanan hep “ay ne güler yüzlü, cana yakın bebek bu hiç böylesini görmedim” övgülerini alan kızım bir süredir ben hariç kimsenin kucağına gitmiyor ve kimi zaman da ilk defa gördüğü insanların yüzüne dikkatle bakıp ağlamaya başlıyor.

Bu durum bazı yakınlarımız tarafından büyük üzüntüyle karşılandı, kimileri ne kadar değişmiş beni unutmuş dedi kimileri ise gerçekten duruma çok bozuldu. Herkes bir yana benim  için de hayat epey yorucu hale gelmeye başladı. Hep kucağımda durmak istiyor ve geceleri çok sık uyanıyordu. Durum bu denli ciddileşince ben de biraz araştırma yapayım dedim. Hamileliğimden beri takip ettiğim ve çok güvendiğim birkaç yabancı siteden konuyla ilgili bilgi topladım. Sizler için de faydası olabileceğini düşünerek tercüme ettim ve bir derleme yaptım. Umarım biraz olsun yardımım olur:)

İngilizcede seperation anxiety anlamına gelen ayrılık endişesi her sağlıklı bebekte görülen ve gelişiminin bir parçası olarak değerlendirilen bir durumdur.  Neredeyse her bebek 7 ile 18. aylar arasında ayrılık endişesi geliştirir. Ancak 12 ile 18 aylar arasında genellikle en üst seviyeye ulaşır. Bu durum bazılarında daha ağır yaşanırken bazı bebeklerde de daha uzun sürebilir ama bütün bebekler bunu  bir şekilde yaşarlar.

Ayrılık ve bu duruma yaklaşım kültürlere göre farklı şekillerde yaşanır. Batılı ülkelerde ayrılıklar çok erken dönemlerde başlarken diğer kültürlerde bebekler  hayatlarının ilk yıllarında çok nadir olarak annelerinden ayrılırlar.

Ayrılık endişesinin gelişmesi bebeğinizin size karşı son derece sağlıklı ve sevgi dolu bir bağ geliştirdiğini gösterir. Bu bebeğinizin keyif, rahatlık ve güven kavramlarını sizin varlığınızla ilişkilendirdiğinin güzel bir işaretidir. Aynı zamanda bebeğinizin entellektüel anlamda geliştiğinin yani zeki olduğunun da göstergesidir.

Bebeğiniz artık neye ihtiyacı olduğunu anlatabildiği zaman kendi hayatı üzerinde etkili olabileceğini ve hoşlanmadığı bir durum karşısında sessiz kalıp kabul etmek zorunda olmadığını kavramış durumdadır. Ancak henüz onu bırakıp bir yere gittiğinizde her zaman geri döneceğinizi kavrayacak kadar dünyayı tanımamaktadır. Ayrılık endişesi sadece gündüzleri sizin uzaklaştığınız dönemlerde değil aynı zamanda geceleri yan odanızda hatta yanıbaşınızda uyurken de olabilir.

Aynı zamanda bebeğinizin sizinle  en güvenli, en mutlu, en iyi bakıldığı yerde olduğunu ve yaptığı nazların hayatta  kalabilme adına olduğunu düşünürsek durum daha da anlaşılır oluyor. Konuyu başka bir açıdan ele alalım; siz onun hem fiziksel hem de duygusal açıdan yaşam kaynağısınız dolayısıyla size olan bağlılığı bir çeşit yaşamını sürdürebilme mücadelesi. Belirli bir zeka seviyesine ulaştığında o da bunun farkına varıyor.

Çocuklukta yaşanan bir çok devre gibi bu da geçicidir. Bebeğiniz zamanla sizden ayrılabileceğini, geri  döneceğinizi ve bu arada herşeyin yolunda gideceğini öğrenecektir. Bunu sağlamak büyük ölçüde güvene dayalıdır ve  güven oluşturmak da genç yaşlı her insanda olduğu gibi zamana dayanır.

Bebeğimde ayrılık endişesi olduğunu nasıl anlarım?

Ayrılık korkusu çok kolay anlaşılabilecek bir durumdur. Zaten bebeğinizde bu durumu tanımlamış olmalısınız ki bu yazıyı okuyorsunuz. Aşağıdaki durumlar bir bebeğin normal bir ayrılık endişesi taşıdığının göstergesidir;

  • Ebeveyne adeta yapışmış gibi ayrılamamak
  • Ebeveyn uzakta olduğu zaman ağlamak
  • Ebeveynlerden birini güçlü şekilde tercih etmek
  • Yabancı korkusu
  • Geceleri anne ya da babayı isteyerek ağlamak
  • Anne ve babanın kucağında kolaylıkla rahatlamak

Ayrılık endişesini gidermenin yolları;

  • Bebeğinize bebek olması için izin verin! Bunca zamandır harcadığınız çabalar sonunda karşılığını buldu ve kurmaya çalıştığınız bağ sonunda kuruldu. Dolayısıyla size tersini iddia edenleri kibarca görmezden gelin.
  • Sevginizle bebeğinizi şımartıp bozacağınızı düşünmeyin, sonunda göreceksiniz ki tam aksi olacaktır.
  • Unutmayın! Bebeklik döneminde bebeğinizle ne kadar bağ kurar ve iletişimde olursanız ilerde bebeğiniz o kadar kendine güvenli ve huzurlu büyüyecektir.
  • Mümkün olduğunca az ayrı kalmaya çalışın. Emin olun ki bu da geçici bir dönem.
  • Bebeğinize objelerin devamlılığıyla ilgili dersler verin. Bebeğiniz göremediği zaman bile objelerin halen var olabildiğini öğrendiğinde, siz bakış açısının dışında olduğunuzda kendini daha iyi hissedecektir. Ce eee gibi saklanıp çıkma oyunları ve saklambaç tarzı oyunlar bu olguyu anlamasını kolaylaştırır.
  • Kısa ve huzurlu ayrılıklarla alıştırma yapın. Başka bir odaya  gittiğinizde ıslık çalın, şarkı söyleyin ya da bebeğinizle konuşun. Böylelikle sizi göremese bile halen orada olduğunuzu bilecektir.
  • Ondan ayrılacağınız zaman gizlenerek kaçmayın. Belki de gözyaşlarıyla dolu bir hoşçakaldan daha kolay görünebilir ama bu onda sizin her zaman gidebileceğiniz endişesinin devam etmesini sağlar. Bu da bebeğinizin size daha fazla düşmesine ancak güveninin de azalmasına yol açar.
  • Her zaman hoşçakal deyin! Bebeğinize herşeyi anlatın. Dışarı çıkacağınızı, ne işiniz olduğunu, kiminle buluşacağınızı söyleyin ve her defasında gülümseyerek ayrılın. Bebeğiniz hislerinizi gözlemleyecek ve siz onu bıraktığınız için gerginseniz o da gergin olacaktır. Sizin sakin duruşunuz onu da yatıştıracaktır.
  • Bebeğinizi tanıdığı kişilerle bırakın. Eğer yeni bir bakıcıya bırakmak zorundaysanız ikisini yalnız bırakmadan önce bir iki defa üçünüz birlikte vakit geçirin. Sizin yerinize bebeğinize bakacak olan kişinin siz ayrılmadan yarım saat önce gelmesine özen gösterin. Son yarım saati üçünüz birlikte oyun oynayarak geçirin.
  • Oyalama yoluna başvurun. Eğer bebeğinizi başka biriyle bırakacaksanız birlikte oynamalarını sağlayın. Onlar oynarken bebeğinize hoşçakal diyerek ayrılın.
  • Bebeğiniz kendi kendine uzaklaşmaya çalıştığı zaman ona izin verin ve peşinden gitmeyin. Örneğin emekleyerek yan odaya gitmek isterse gözlemleyin ancak engelleyerek kendine güvenini kırmayın.
  • Bir oyuncakla yakınlaşması konusunda onu destekleyin. Bunları sevdiklerinin yerini geçici olarak alan eşyalar olarak tanımlayabiliriz. Bu oyuncaklar sizden ayrı olduğunda onun rahatlamasını sağlar. Bir çok bebeğin yumuşak bir oyuncağı ya da bir battaniyesi vardır ve ayrılık acısını en aza indirgemek için ellerinde tutarlar.
  • Bebekler ebeveynlerinden sadece birine bağlandığı bir dönem geçirebilir. Bunu kişisel almayın. Diğer ebeveyne, aile büyüklerine, akrabalara ve arkadaşlara bu durum kabul edilmesi çok güç gelebilir. Onlara bu durumun gelişimin geçici ve doğal bir süreci olduğunu, sabır ve zamanla geçeceğini anlatın.

Gece uykusunda yaşanan ayrılık endişesi için ne yapabilirim?

  • Gece yatmadan önceki zamanı mümkün olduğunca keyifli ve rahatlatıcı geçirmeye gayret edin.
  • Birlikte sarılarak, kitap okuyarak ya da şarkı söyleyerek tensel temas kurun.
  • Yattıktan sonra sizin için ağlıyorsa sizin orada olduğunuzu bilmesi ve güveninin kırılmaması için yanına gidin. Ancak ziyaretlerinizi kısa ve can sıkıcı tutmaya çalışın. Zamanla kendi kendine uyumayı öğrenecektir.

Hiçbir şey işe yaramıyorsa;

Her bebek farklı kişiliğe sahiptir ve bazıları diğerlerine göre çok daha ağır nöbetler halinde ayrılık korkusu yaşayabilir. Eğer bebeğiniz sıradan yollarla ayrılık endişesini aşamıyorsa durumu yeniden gözden geçirmek gerekebilir;

  • Bakıcınızı ya da kreşinizi yeniden gözden geçirin. Siz ayrılırken bebeğiniz ağlıyor ve endişeleniyorsa bıraktığınız kurum ya da kişi bebeğiniz için sizin yerinizi yeterince alamıyor olabilir.
  • Bebeğinizi iyi tanıdığı bir akrabanıza ya da dostunuza 15 dakikalık aralıklarla bırakın ve bu süreyi zamanla 1 saate çıkarın. Böylelikle bebeğiniz bilmediği biriyle birlikte olup ekstra strese girmeden ondan ayrıldığınızda geri döneceğinizi öğrenecektir.
  • Hoşçakal deme yönteminizi yeniden gözden geçirin! Bebeğiniz size bakmıyorken kaçıyor musunuz? Çok uzağa gidiyor gibi görünüyor olabilir misiniz?  Bebeğinizi göremeğeceğiniz noktaya gelene kadar ağlayarak ve el sallayarak mı ayrılıyorsunuz? Basitçe hoşçakal demek ve hızlı bir şekilde yanaklarından öpüp sarılmak bebeğinizde mucizeler yaratabilir.  Sizin yaklaşımınız bebeğinize ayrılığın çok önemli bir sorun olmadığını akşama yeniden görüşeceğinizi göstermelidir.

Her ne kadar bunları kaynaklardan okuyup sizlere yazsam da biliyorum ki yaşarken bir anne için çok zor oluyor. Ben halen kızımda atlatabilmiş değilim ama şunu söylemeliyim ki bu tavsiyelerin çok faydasını gördüm. Kısacası korkuyu ve endişeyi bebeklerimiz büyük ölçüde bizlerden öğreniyorlar.

Onların hiçbir şeyi anlamadıklarını düşünmek bir anne babanın düşebileceği en büyük yanılgı. Tam olarak anlamlandıramasalar dahi her bebek anne babasının ses tonundan olumluyu ve olumsuzu ayırt edebilir. Dolayısıyla yapılabilecek en büyük hata olmasını istemediğiniz bir durumu bebeğinizin yanında konuşmak olacaktır.

“Ay şimdi kesin ağlayacak!”, “Benden ayrılamıyor çok zor oluyor” , “pusetine binmeyi sevmiyor”, “bu yemeği yemiyor” gibi aslında olmasını istemediğiniz durumları bebeğinizin yanında dile getirerek istemeden de olsa ona öğretiyor ve onu şartlıyorsunuz. Bu tutum sadece ayrılık endişesinin giderilmesinde değil daha birçok konuda etkili olacaktır. Olumsuz cümleleri hayatımızdan çıkarmanın yaratacağı mucize ile ilgili yarınki yazımda daha ayrıntılı görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın…

Bu yazı Gentle Baby Care by Elizabeth Pantley. (McGraw-Hill, 2003) referans alınarak hazırlanan  http://www.treehuggermums.co.uk ve http://www.babycenter.com sitelerinden türkçeye çevrilip ve derlenerek hazırlanmıştır.

annece.org sitesinden alınmıştır.

Ynt: Ayrılık endişesi

03/05/2011 20:12:00

cevriye ciğim çok ama çok teşekkürler,inan çok rahatlattın beni,tam bizim şu an yaşadığımızı anlatmışsın,geçici bi dönem olmasına çok sevindim,çok sağol.bebişi öpüyoruz.

Ynt: Ayrılık endişesi

03/07/2011 13:11:00

Birşey değil, umarım hepimiz hafif atlatırız bu süreci.

Ynt: Ayrılık endişesi

03/07/2011 17:14:00

Birşey değil arkadaşlar, gerçekten çok zor bir durum bu, ben şu an çok zorlanıyorum, birbirimize yapışık yaşıyoruz resmen, zaman geliyor ne kendimize ne de ona yemek bile yapamıyorum, tek başıma bakıyorum bebeğime ve her iş bana bakıyor malum, sadece uyuduğu zamanlar biraz nefes alabiliyorum. Bir yandan hoşuma gidiyor böyle beni sevmesi bana bağlanması ama bazen boğulacak gibi oluyorum. Ne güzel kendi kendine zaman geçirmeye başlamıştı oyuncaklarıyla oynuyordu bazen uzun süre, birdenbire değişti ne olduğunu anlamaya çalışıyordum ben diş çıkarıyor falan diye yorumluyordum ama meğerse bir de böyle bir sendrom varmış :) Bakalım daha neler göreceğiz. İnşallah zamanla hafifler hem biz hem de bebeklerimiz daha rahat atlatırız bu durumu.

Ynt: Ayrılık endişesi

03/09/2011 09:44:00

Ne kadar güzel bir yazıymış.Gerçektende korkuyu ve endişeyi bebeklerimiz büyük ölçüde bizlerden öğreniyorlar. Emeğine sağlık Cevriye.

Ynt: Ayrılık endişesi

03/17/2011 10:40:00

Arkadaşlar bizde son bir haftadır ayrılık endişesi sendromuna girmiş bulunmaktayız çokkk zor olmakla beraber çokta yorucu bir dönem Allah hepimizin yardımcısı olsun..

Ynt: Ayrılık endişesi

03/17/2011 17:04:00

Sendromunuz hayırlı olsun :) Allah yardımcınız olsun. Ben sürekli nereye gitsem sesleniyorum kızım burdayım gitmedim şimdi geliyorum diye. Afedersiniz tuvalette bile kapıyı açık bırakıp konuşmaya devam ediyorum onunla :) Arada iyice kuduruyor benim de işim varsa evin içinde slingle geziyoruz birlikte. Mutfakta ben iş yaparken mama sandalyesinde yanımda, salonda kucağımda hep yapışığız hepp... Yanlız annemlere falan gidince beni hiç aramıyor cimcime nasıl oyunlar dedeyle ananeyle nasıl kahkahalar, beni gözü bile görmüyor hiç. Çok üçkağıtçı bunlar çok.     

Ynt: Ayrılık endişesi

03/17/2011 20:42:00

Teşekkür ederiz :) Bizde çok üçkağıtçıyız yakın zamanda anneannedeydik beni hiç görmedi ne zamanki eve döndük başladı sendrom aynen bende sizin gibiyim wc kapısı her daim açık:)))Hele göz göze geldiysek kucağıma  almam kaçınılmaz heryerde benimle ama sevmeye başlıyorum ben galiba bu halini çok yorucu olsada:))


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
2010 AĞUSTOS ANNELERİ VE BEBEKLERİ

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...