Gymboree

01/14/2010 09:29:00

Gymboree Erenköy'e giden var mı,varsa düşüncelerinizi alabilir miyim?

Ynt: Gymboree

01/15/2010 06:44:00

Merhaba,

Bu pazar deneme dersine gideceğiz. Deneyimlerimizi paylaşırım.

Sevgiler..

Ynt: Gymboree

01/18/2010 13:09:00

Dün sabah Gymboree Erenköy'de Sanat sınıfının 18-24 ay grubu deneme dersine katıldık. Biraz uzunca da olsa izlenimlerimi ve deneyimlerimizi aktarmaya çalıştım.

Ortam?


Sınıfda Ada dahil 3 çocuk vardı. Sabah dersi olduğu için katılımcı sayısı çok fazla değildi. Genelde çok kalabalık olmuyormuş. Sınıf ferah, aydınlık ve rahattı. Dersi minderlerin üzerinde yerde oturarak yaptık. Öğretmenin tarzını ve uyguladığı faaliyetleri ben oldukça beğendim. Çocukların ilgisini toplamak ve dikkatleri dağıldığında yeni bir aktiviteye geçmek konusunda tavırları rahat ve doğaldı. 1 saatlik sürede sıkılmadan farklı şeyler yapıp eğlendiler. Tek rahatsız olduğum konunun aralarda söylenen şarkıların sadece "ingilizce" olması olduğunu söyleyebilirim. Neden türkçe şarkı da yok diye sormayı unuttum çıkışta :(


Ada'nın yaklaşımı nasıldı?

Sınıfa ilk girdiğimizde farklı bir mekanda ve tanımadığı kişi/çocukların yanında yaptığı gibi ilk başta bir süre yanımdan ayrılmadı. Ağlama/kaçmaya çalışmasa da babasının dışarıda kalmasına epey bozuldu. (Sınıflara sadece bir ebeveyn katılabiliyormuş) Bir iki seslenişle babasını da çağırdı, ona babasının dışarıda bizi beklediğini, bizim ise birlikte oyunlar oynayacağımızı söyleyince ve eşim başlangıçta camdan bir süre bizi izleyince rahatlayarak seslenmeyi de bıraktı. Fakat mindere oturup derse başladığımızda bir süre kucağımda oturmaya devam ederek etrafı inceledi.

İlk çalışmada ne kağıda ne de kalemlere dokunmadan diğerlerini gözlemlemeye başladı. Bir süre sonra rahatlayarak benden kopup kalemlere uzandı. Birini bırakıp diğerini aldı. Neredeyse tüm tipteki kalemleri inceledi. Kısa süre sonra kalemle önündeki kağıda minik dokunuşlarla bir şeyler çizmeye başlamıştı.

Ders boyunca ara ara yerinden kalkıp bahçeye bakan pencerelere giderek "baba" şeklinde sırıtıp yanıma geliyordu. Göremese de dışarıda olduğunu kontrol edip onaylarcasına :) Sınıftaki malzemeleri duvarlardaki resimleri uzun uzun inceledi. Dolapların içinde ne olduğunu merak edip bakmayı da denedi. Ancak dolapları yalnızca öğretmen ablanın açabileceğini söyleyince ısrar etmeyip kapatarak geri geldi. Yaptığı resimleri, hamur tepsisini, malzemeleri kendisi taşıdı. Çöplerini çöp kovasına kendi attı.

Bizim tecrübemiz neydi?

Ada'yla evde bugüne kadar sadece kuru boya kalemleri ile boyama ya da karalamaca ve mıknatıslı yazı tahtasıyla resim çizmece oynamıştık. Yazı tahtasıyla ilk günden beri çizip silme şeklinde ilgileniyor. Yaptığı(mız) şeylerin kaybolmasını ve tekrar tekrar yapmayı seviyor.

Boyama konusundaysa olayı genelde benim ya da babasının çizdiği resimler üzerinden kitap okumaca haline çeviriyor ya da yeni bir şeyler çiziktirmek yerine mevcut resimlerin üzerinden giderek onları boyamaya çalışıyordu. Hatta bu yüzden basit resimlerin bulunduğu bir boyama kitabı bile almıştık. Her sayfaya kalemiyle dokunup karalayarak tek tek üzerinden geçmeye bayılıyordu resimlerin.

Ancak bunların dışında erken olduğunu düşündüğümüz için farklı boya kalemleri, tebeşirler, sulu boya, oyun hamuru, yapıştırma gibi şeyleri henüz denememiştik.

Neler yaptık?

Farklı yumuşaklıkta, renkte ve dokuda kalemleri denedi. Yaptığımız kuru boya/pastel karışımı resmi mum ile sıvayarak üzerinde sulu boya çalıştık. Kalemlerle başlayan ilk çalışma esnasında yukarıda bahsettiğim gibi çekingen ve gözlemciydi. Ancak fırça ve suluboyayı çok sevdi. Öğretmenden gördüğü anda fırçasını boyaya daldırıp resmini hevesle boyamaya başladı. Öncesinde parmağıyla bir tadına bakıp bu beyaz sıvının ne olduğu anlamaya çalışarak pek tabii :)

İlk defa oyun hamuruyla oynadı. Eliyle mıncıkladı kokladı. Oyun hamurunu küçük parçalara ayırma esnasında; "bak Adacım minik minik köfteler gibi" dememe kalmadan ağzına da attı ve aynı hızla çıkardı :) Kendi hazırladıkları hamurlara çocuklar yemesin diye bolca tuz katıyorlarmış, sanıyorum işe yaradı ve bir daha oyun hamurunu ağzına almadı. Ben de her ne kadar oyuncaklarını ya da herhangi bir şeyi ağzına atmayı bırakmış olsa da kızıma bir şeyleri öğretirken yemek çağrıştıran kelimeler kullanmamam gerektiğini anlamış oldum :) Oyun hamuruyla yaptığı şekillerin üzerine sim ile süsleme yapmaya bayıldı. Neredeyse ona verilen simin yarısını harcadı. Tüm kıyafetleri(m) elleri(m) yüzü(m) sim oldu. Işıltılar çok hoşuna gitti.

Kitap okuma seansında, kitaplardan çok ilk defa denediği ve sanıyorum fazlasıyla sevdiği balık krakerlere odaklandı. Kitaplardan birisi kendi kitaplarındandı. Bildiği ve tanıdığı için ara ara "Ada Ada" diyerek öğretmenin elindeki kitaba atlamaya çalışmadığı zamanlarda balık krakerlerini sildi süpürdü. ("Ada Ada" ben okuyacağım demek.)

Tebeşir ve yapıştırıcı ile tanıştı. Renkli tebeşirler ile siyah karton zemin üzerine en sevdiği resmi (Aydede ve yıldızlar) yapınca çok eğlendi. Tıpkı evdeki gibi benim çizdiğim aydedenin etrafına bir sürü minik noktacık ile yıldızlar yaptı. Daha sonra bu resmi üzerine farklı şekillerde kesilmiş renkli kağıtlar yapıştırarak süsledik. Kağıtları itinayla yıldızların olmadığı yerdeki boşluklara ve üst üste yapıştırmaya çalıştı. Yapıştırıcının kapağını açıp kapatabilme olayını becerebildiği ve bu aralar şişe/krem vs ne bulursa açıp kapattığı için olsa gerek pek geri vermek istemedi, elinden almak zorunda kaldığım tek malzeme oldu :)

Son olarak içi çakıl taşları, türlü deniz kabukları, plastik hayvancıklar ve minik süngerlerle dolu kocaman bir su leğenine yarı beline kadar girerek en sevdiği oyunlardan birini oynadı. Bırakmak istemediği ve bitmesine itiraz ettiği tek oyun da bu oldu. Neyse ki şarkılar eşliğinde iterek ortaya getirdikleri leğeni yine şarkılar eşliğinde iterek yerine geri götürme işlemi başlayınca itirazı kesildi.

Biz ne düşündük?

Oyun grubu olayının henüz erken olduğunu düşünüyorduk ama Ada beklediğimizin üzerinde uyumluydu  İlk defa gördüğü malzemeleri yadırgamadı. Sınıfın düzenine ve kurallarına çabuk adapte oldu. Öğretmenin tepsisinden aşırdığı oyun hamurları ve kendi balık krakerlerini bitirip sadece sözel de olsa arkadaşlarınınkine sulanması dışında diğer çocukları rahatsız edecek şekilde bir şeyler almaya çalışmadı, kendine verilen malzemelerle yetindi. Ortak kulanılan kalem/tebeşir gibi malzemeleri genelde bir tane alıp onunla boyayıp/ oynayıp sonra ortadaki tabağın içine koyma şeklinde düzenli kullandı. Sanıyorum baştaki gözlemleme burada çok etkili oldu. Bu aralar çok fazla taklit oyunu oynadığı için, öğretmenden ve özellikle diğer çocuklardan ne görüyorsa onu yapmaya çalıştı diye düşünüyorum.

Deneme dersini olumlu yaşayınca ve Ada’nın keyifli vakit geçirdiğini düşündüğümüz için bir süre devam etmeye karar verdik. Sanat dersinin 3 aylık programına kaydolduk. Sadece pazar günleri 1 saat şeklinde. Aynı zamanda hafta içi serbest oyun zamanlarına annane-dedesiyle gidebilir böylece kışın park olayından da mahrum kalmadan kaydıraktan kayıp hoplayıp zıplayıp tırmanıp koşabilir diye de düşündük. Bu arada dün bütün gün sol elinin üzerindeki palyoça baskısına bakıp öpücük sesleri çıkardı, bunun üzerine “gymboo’ya gidelim mi haftaya” diye sorunca da  “heheeee” şeklinde sırıtarak cevap verdi
:))

Ynt: Gymboree

01/21/2010 12:15:00

Esra Hanım merhaba,

Çok güzel anlatmışsınız özellikle bu kış aylarında evin dışında kendi yaşıtları ile oynamak çok iyi gelmiş olmalı kızınıza ...Benim kızımda 14 aylık en kısa zamanda deneme derslerine katılmayı düşünüyorum .

Paylaşımız için teşekkürler...

Ynt: Gymboree

01/21/2010 22:51:00

Biz de bugun basladik Erenkoy'deki Gymboree'ye. 

Ben ilk izlenim olarak cok begendim. Play&Gym cinifina gidiyoruz. Ogretmenler animator gibi! Super bir performansti gercekten, etkilendim. Deniz cok sevdi. Ilk derse gore cok iyi adapte oldu. Bugunku deneme dersinden cikinca icim rahat sekilde kayit yaptirdim ben de. Bakalim sonraki haftalar ne gosterecek.

Ynt: Gymboree

02/01/2010 13:16:00

Bizde hiç memnun kalmadık maalesef, bloğumda da bahsettim.

http://egemenesas.blogspot.com/2010/02/gymboree-tecrubemiz.html

Ynt: Gymboree

03/20/2010 07:58:00

benim kızım 11 aylik, yaklasık 1,5 aydir gymboree acarkent 

e gidiyoruz, ben calistgm icin ancak bir iki derse 
gidebildm genelde anneannesi götürüyor ama 
suana kadar cok memnunuz... 10-18 ay muzik sinifindayz.

müzik gercekten çok eğlenceli, ada dersten sonra anında uyumaya başlıyor yorgunluktan ;)) 


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Anadolu Yakası Panosu

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...