En çok arıza çıkardıkları durumlar

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

07/30/2010 19:07:00

Tabi, bir de ne düşündüğünü kontrol edemiyorsun ki, kimbilir ne düşünüyor :)

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

07/30/2010 19:26:00

Hülya, gerçekten öyle. Yetişkini çocuk ikna edemez mi, yetişkinin fikri değişemez mi?

Bence istikrarlı olun derken asıl kendi kurallarınızı ikide bir kendi keyfiniz için delmeyin, bir öyle bir böyle söylemeyin demek istiyorlar. Yoksa bazen yumuşamak, uzlaşmak da çocuğun görmesi öğrenmesi gereken bir davranış modeli. Gökhan'la onu daha iyi dinlediğimiz, hatta zaman zaman yumuşadığımız zamanlarda, ikimizin birden keçi ve de duvar gibi durduğumuz zamanlara göre çok daha az zorluyor sınırları.

Bloga bakıyorum ara ara Trabıl Tu'nayı göreceğim diye.

Ben de ne zamandır aradığım bir GEO sayısını dişçi muayenehanesinde beklerken buldum. Bu sayıyı kaynak göstermek için yazmayı beklettiğim bir sürü çok şey var ama bir bölümü dosyalara ekleyeyim hemen.

GEO'cular, size mail de attım, koyun kardeşim sayıları dijital ortama, güzel güzel link verelim, olmuyor böyle... :P

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

07/30/2010 19:50:00

Başak, okul pedagogunun çocuğu yakından tanıması, izlemesi açısından çok olumlu yanları var. Öte yandan sen onlarda bir kusur aramasan bile kendileri bile farkında olmadan konuşurken okuldaki davranışın olumlu yanlarını ön plana çıkartmak, başka çocuklardan verdikleri örneklerinde evlerden kaynaklı sıkıntıları biraz vurgulamak gibi "yorumlu" olabiliyor anlattıkları. Ya da seni ara ara gördüğü ve çok da fazla aile tanıdığı için senin görüntünden ya da işinden yola çıkarak eskiden muhattap olduğu ailelerin kişilikleri ya da aile yapılarıyla özdeşleştirmek gibi kalıplaştırma durumları olabiliyor. Pedagog'da da olur bu sıkıntı ama pedagogun hep belirli bir mesafeli duruşu vardır. Okulda biraz ilişkiler birbirine giriyor. Okulla da mutlaka konuş, görüşlerini al, ama aklında bulunsun.

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

07/31/2010 19:39:00

Fırtına gibi geçen bir bebeklik dönemi sonrası, şimdi daha iyiyiz sanki...Zaman zaman tahammül sınırlarını zorluyor elbette ama özellikle derdini tam olarak anlatmaya başladığından bu yana karşılıklı konuşabilme çok rahatlattı hem bizi, hem Günce'yi. Sorun olarak görmesem de daha çok şaşırdığım diyeceğim nokta fazla baskın geçen "benim bu benim" dönemleri. Eliz'de nerdeyse hiç yaşamadığımız "benim" dönemi Günce'de çok baskın, bu nedenle Eliz'e hiç rahat vermiyor. Herşey "onun". Ama ikinci çocuklar için bu normalmiş:)))

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/01/2010 06:34:00

baştan yakalamak biraz vaktimi aldı :)

Çocukla girilen inatlaşma durumunun her yaşta anne babanın kaybetmesi ile sonuçlanıyor...
Ben Mira öğlenleri de uyumadığı için yeterli uyku alamıyor mu şüphesine o kadar kapılmış durumdayım ki - nurturia'ya yazdığım Mira laflarından görüyorsunuz - uyku mevzuunu Mira'da da, kendimde de obsesyon haline getirdim, getireceğim. En kötüsü kendimden biliyorum, annem de bana böyle yapmıştı. Sonuçta hiçbiri sökmedi. Hatırladığım tüm çocukluğumda babam kadar geç yatıp, annem kadar erken kalktım :P

Taraf değil ama takım olmayı şimdi çözmeliyiz... - annemin geçen bir yazıma yorum olarak yazdığı gibi - 2yi geçtik bunun daha 12si, 22si, 32si, 42si... var önümüzde...

Biz inatçı olunca çocuk da bizden farklı değil ve daha fenası hiç UNUTMUYOR. Kriz, inatlaşma durumu hergün başka bir senaryoda karşımıza çıkabiliyor.  Mira da Defne gibi çok güzel konuşabilmesine rağmen, özellikle red edileceğinden emin olduğu durumlarda - nasıl olsa geçen sefer izni koparmıştım mantığı ile - istediğinin şiddetine bağlı olarak direk etinden et koparıyormuşcasına bir yaygara ile veya mızırdanma ile olaya giriş yapabiliyor. Daha kötüsü babası ve ben arasındaki esneklik durumlarını çözdü, babanın kabul etmeyeceğinden emin olduğu şeyi direk benden, benim etmeyeceğimi direk babadan istiyor. Allahtan çabuk uyandık bu duruma :)

Biraz sakince yaşadıklarımızı irdeleyince, başedemediğim durumları daha çok kendim ile ilgili görmeye başladım. Huzursuz, sabırsız, yorgun olduğum günlerde bende de bir arıza oluyor. Ona benziyorum. Gerekçe önemli değil hemen olsun, hemen yapsın, hemen bitsin istiyorum, olmuyor, sinir ediyoruz birbirimizi... Artık bu zamanlarım da analığın da 10da 9u kaçmaktır şeklinde bir yol izliyorum. Yanlızsam kaçacak deliğim yoksa göz kontağı kurmasını sağlayarak - bir yanda da ya sabır çekerek - ağlamasına izin verebiliyorum - gözünün içine baka baka ağlatıyorum şeklinde sapıkça görünebilir. Kontağı yakalarsa susuyor, bitti mi sakince anlatmaya çalış bakalım diyorum. Her durumda sakinleştikten sonra sarılıyoruz. Ona iyi geliyor mutlaka ve bana da iyi geliyor.

Bu krizler ilk başladığında ben ne yapacağımı biraz şaşırsam da - Cenk başkalarının çocukları üzerinden daha tecrübeliydi, pek afallamadı :P  Son olarak karı koca verdiğimiz karar Evren'nin örneğine yakın çok geniş bir sınır çizmekten ibaret oldu. Bu çocuk ileride nasıl bir yetişkin olmalı onu düşündük; yatmasını kalkmasını bilen, yemeğini yiyen, odasını toplayan, çalışkan, başarılı, akıllı, uslu, söz dinleyen, sakin, sessiz, uyumlu, bir şeyi çılgın bir tutku ile istemeyen, istediği şey olmadığı zaman bunu olgunlukla karşılayıp unutup giden... çok sıkıcı değil mi?

Bunu düşündüğüm zaman artık kriz durumlarına öcü değil cici gözle bakıyorum diyebilirim. Bunlar onu kendi yapacak ya sabır ya sabır diyebiliyorum :) Ona koyduğumuz sınırlar da kendi sınırımızdan farklı değil... İlk ikisi Evren'nin ki ile o kadar paralel ki aynı ifade ile yazacağım. Üçüncüsü ise yetişkin hayatında, meslek hayatında çok işine yarayacak biliyorum.

  1. insanlara iyi davranacaksın
  2. çevrene iyi bakacaksın
  3. verdiğin sözü her zaman tutacaksın

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/01/2010 21:44:00


Aklıma geldi sonradan, bir çocuğun kendi ağzından durum özeti de diyebiliriz buna:

Birkaç sene öncesi, Eliz (ki genelde aşırı kıpırdaması ve durmaksızın konuşması dışında "her eve lazım" bir çocuktur) sabır sınırlarımı son limitine kadar zorlamaktayken (bu kızlar hayatıma girdi gireli ben bir sabır taşına döndüm cidden ve buna en çok hayretler içinde kalan da öz be öz kardeşim, inanamıyor bu durumuma) o kendi kendine konuşan, bazen kontrol edemediğimiz iç ses vardır ya aniden "Offf Eliz, herkese meleksin de neden sadece bana böyle davranıyorsun ki" deyiverdi.

Yanıtı sanırım ömrümün sonuna kadar kulaklarımda asılı kalacak: "Ama sen annemsin"...


Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/03/2010 18:08:00

Ben de geriden geldim okuyabildigimi okudum.


Benim gozlemledigim ilginc birsey var: Biz bu arizalari 17.ayda yasamaya basladik hafiften. Sonra bir ara kontrolden cikti. Sila'nin bakicisi cok yumusak Sila'ya, ne dese pir pir pesinde kosuyor. Bu durumu azitti. Bir de farkettik ki, kendini ifade edememek zivanadan cikardi Sila'yi.

Son 2 aydir cok daha rahatiz, kendini ifade ediyor bir sekilde (kelime, ses, hareket), biz de anliyoruz. Acikliyoruz, dinliyor, dudak buzuyor ama genelde uyuyor. Bazen yatismayinca ayni sekilde biz de birakiyoruz agliyor, ya da cok az sesimizi yukseltip yanlis oldugunu soyluyoruz.

Ben de babasi da cok cok gerekli olmadikca hayir dememeye calisiyoruz sert bir sekilde, guvenini, hevesini kirmamak icin. Cocuga surekli "hayir, onu yapma, bunu yapma, ona dokunma, bunu elleme" demek hem bizim hem onun moralini bozuyor. Ondan sanirim, ciddi bir sekilde hayiri duyunca dinler oldu.Ama cok zor zamanlar da gecirdik.

Yavru Su kendisini cok iyi ifade ediyor, keza Mira da, ben nedense erken konusunca bu sorunlar az olur diye dusunuyordum Sila'ya bakarak (ifadesi arttikca sorunlar azaldigi icin, Mira ya da Yavru Su kadar konusmuyor hala ama isaretlerle nerdeyse herseyi anlatiyor). Ama belki de iyi konusabildiklerinden istediklerinin yapilmamasini kabul edemiyorlar :)


Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/03/2010 21:12:00

Evren, senin yavru 19 aylik, bizim de tam cilleri takip oynadigimiz aylardi. Ayni sekilde uykulari da cok bozulmustu. Geceleri surekli uyanir olmustu, bizim yatakta uyumak icin kiyameti kopartiyordu. Hatta bir sure inadindan odasindaki kanepede uyumaya baslamisti (ve dustugu de oldu). Gunduzleri de 45 dakika zar zor uyuyup, ciglik atarak uyaniyordu.


Boyle bir zaman gecirdik, sonra yavastan duzeldi. Simdi 2 kitap zor okuyoruz yatmadan once. Uykusu geliyor, su getirin diye bizi odadan kovuyor :) Eminim bir ara yine bozulacak, baska bir donem gelecek vs. ama arizalar kalici degil gibi soylemek istedigim.

Seninle birkac ay icinde konusalim, buyuk olasilik senin yavru da duzelecek.. ;)

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/04/2010 06:58:00

4 ay farkla kidemli olup ise yaramak ne guzel :)


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Çocuklar Krizde

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...