En çok arıza çıkardıkları durumlar

<123456>

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/04/2010 07:11:00


"Bilinçli Bebek" i okumuştum bir ara, bugünlerde yeniden hızlıca göz gezdiriyorum, bebeklerin de stres atmak için ağlamaya ihtiyaçları olabileceği yazılı kitapta.

Evren, Banu da yaşamışlar (muhtemelen herbirimiz yaşıyoruz)ve kendimizde de  gözlemliyorum, bazen sadece ağlamak bile iyi geliyor gerçekten.

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/04/2010 07:29:00

Biz de Ilgaz erken konuştuğu için kendisini ifade edebilmesi konusunda sıkıntı yaşıyor olabileceğini göz ardı etmişiz o dönemde. Sıkıntılı dönemi atlatınca, birlikte geçirdiğimiz kaliteli zamanlar otomatik olarak arttı, ekstra zaman ayırmadan. Ve birlikte yeniden daha sakin zamanlar geçirebilmeye başlayınca kafasının benim o sırada farkedemediğim şekilde çok daha iyi çalışmaya başladığını gözlemledim. Ama aslında beyinleri sanırım daha uzun yıllar dillerinden çok önde gidecek. Tahminen çok hızlı düşünüyorlar, istedikleri de hemen olsun istiyorlar ve zaman geçerse biz onları yapmak istedikleri şeyden uzaklaştıracağız diye stres oluyorlar ve istedikleri cümleleri istedikleir hızda kuramıyorlar. Ilgaz 3,5 oldu, her kelimeyi konuşabiliyor ama özellikle heyecanlı bir şekilde konuştuğunda doğru kelimeleri bulmak için sabırsızlandığını çok rahatlıkla görebiliyorum.

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/13/2010 11:01:00

ben çalışmayan bir anneyim...kızım için iş hayatına ara verdim ve tekrar başlamayada  en azından bir senemiz var.herşeyiyle tek ben ilgilendim. babamız evde olduğu zamanlar destek oldu ama oyun ve oyalama modunda...şimdiye kadar en uzun ayrılığımız 1 saat oldu oda bir kere...
arızalarımız 18. aydan itibaren ufak ufak başladı. teknik bilgi olarak döeneme çok iyi hazırlandığımı sanıyordum fakat ne yapacağımı bilemediğim zamanlarda oldu...
ağlayıp arızaya geçeceği durumları önceden kestirip ağlamasına müsade etmedim...ağlarsada görüş açısında elime bir oyuncağını alıp ona hiç bakmadan (güya) oynamaya başladım...ağlamayı bırakıp geldi ve sırnaştı...bende kucağıma alıp sarılıp ''seni çok seviyorum ama bu şekilde ağlaman güzel olmuyor ''dedim...
genelde yorgun,uykusuz aç olduğu zamanlarda bu konuma geçti....birde önceden evet dediğim ama o anda neden hayır dediğimi bilemediğim durumlarda yaşandı bunlar.....

birebir ilgilenmek güzel bir durum...ama birde feragat ettiklerimiz var...mesela şimdi kendime ayrı hiç vaktim kalmıyor ...evin işlerini,yemek,ıvır zıvır hepsi koşturmaca halinde....

üstelik son zamanlarda evin işlerini bile yaparken bir taraftan da Eylülün oyun istekleri oluyor...artık ben iş halinde iken oyun istediğinde elektrik süpürgesini eline verip hadi sen süpür deyip veriyorum...ben hoooppp toz almaya gibi....bu koşturmacada yoruyor insanı...kızım uyuduğunda varsa yapılacak işleri tamamlıyorum...yoksa zaten kendimi çok yorgun hissedip akşam mesaisine hazırlık olarak kendimi onun yanına kıvrılmış buluyorum...
uyanıncada tempo başlıyor gece uykusuna yatana dek....ki 10 -11 arası...


bu arızalara en güzel çözümü sabırda ve seçenek göstermede buldum....


dışarıya çıkmak için ayakkabılarını giydirmek dertti...neredeyse yarım saat dil döküp yakalayıp giydirmek zorund kalıyorduk..
birgün yine dışarıya çıkacağız ki ''birazdan markete gideceğiz,ayakkabılarımızı giymeliyiz'' diye haber verdiğim halde kaçtı koridorun sonunda ki balkon girişine...ne desem olmuyor gelmiyor birtürlü... ''peki ozaman ben gideyim sen evde beni bekle hemen döenerim. görüşürüz ''deyip kapıyı hızlıca açtım ve kapattım. kapı onun bulunduğu yerden görülmüyor. ancak kapıya kadar gelmesi gerekir beni görmesi için ve bende orada bekliyorum.Ağlamaya başladı anne anne diye...sabrettim...koridora geldi sanırım yere yattı devamediyor anne anne demeye..arada bir es veriyor bakıyor ki ses yok...ikna oldu gittiğime fakat kapıya kadar gelmedi.
elimdeki şapkasını koridora attım.farketti ve hemen kapıya geldi. sarıldım ''annecim ben seni hiç bırakmam.haydi ayakkabılarımızı giyelimde sana süt alalım ''dedim...süt diye diye heyecanla giydi ve çaba gösterdi giymek için. ogünden beri hadi ayakkabılarımızı giyelim deyince arıza çıkarmıyor....

az önce mesela...2.30 3 arası uyku saati...buzamanı kaçırırsak 5 e kadar sarkıyor...5 te uyursa geceyle birleştirip huzursuz bir uyku uyuyor yada akşam saati uyanıp çok huysuz olup benim huzurumu kaçırıyor...
yanına uzanarak ve ''kapat gözlerini kimse görmesin,yanlız benim için bak melul melul....''diye devam eden şarkı bozması uyduruk ninnimi söyleyerek ve elimlede ritmik olarak dokunarak uyutuyorum....
cıvıtıyor kalkıp gitmek oyun oynamak en çokta yatak odasında çekmece karıştırmak istiyor...
önce süt istedi..
''peki bekle beni burda ben hazırlayıp getireyim ''dedim...
sütü içti...kalkıp gitmeye yeltendi
''hayır annecim uyumalıyız.uyuyalım ki rüyamızda kedilerle oynayalım'' dedim
ağlama girişiminde bulundu vızır vızır bir sesle kalkmaya çalıştı.Sert bir ses tonuyla
''aylül ''dedim ve ifademide sertleştirdim...
sokuldu koynuma..
''aferin benim akıllı kızıma...seni çok seviyorum annem''deyip sarıldım ve hemen uyudu:)


bu sert ton,olmaz lara en güzel çözüm...acaba yanlışmı yapıyorum diye çok araştırdım...henüz öyle bir bilgiyle karşılaşmadım...fakat sonrasında gelen sevgi yağmurum hiç olmazsa benim suçluluk duymamı hafifletiyor....

fakat gerçekten zor bir dönemmiş:)

Ynt: En çok arıza çıkardıkları durumlar

08/18/2010 00:56:00

merhaba
yiğitin en çok arıza çıkardığı durum uyku öncesi,100 tane masal kitabı da okusak tamam artık uyku zamanı deyip uyumuyor,hep -bidap-bitanedaha okuyacakmışız,oldu,gözlerim bozuldu yahu....
ezberledim her sayfasını kitapların...
yatma zamanı deyince bir ağlama faslından sonra uyuyoruz,
inşallah geçicidir....

<123456>

Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Çocuklar Krizde

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...