sonunda üzülünce...

Ynt: sonunda üzülünce...

07/09/2010 06:04:00

Kızım henüz 10 aylık bu nedenle henüz bahsettiğiniz tarzda inatlaşmalar , ağlama krizleri ile tanışmış değiliz, şimdilik tuzumuz kuru tabi neyse yazdıklarınızın hepsini tek te okudum ve kısa zaman sonra bizimde bunları yaşayacağımızı düşünerek acaba ne yapabilirize kafa yormaya başladım. Bizim evde baba benden daha otoriterdir, hep kıyamayan taraf benimdir mama sandalyesinde ağlar , baba daha az umursar ben ise kıyamayıp kucağıma alırım belki tüm gün beni özlemiştir kucağımın sıcaklığını hissetmek istiyordur der yemeğimin yarısını ben diğerini tek elimle yediğim için yer yer çoğu zaman.
Kızım biraz daha büyüyüpte bu tarz eylemlere başladığında şu yapılabilir diye düşünüyorum tabi bunun için anne-babanın hep birlikte olması lazım ama ben kendi ailemizi düşününce bize uyar gibime geliyor. O an her ne yapıyorsa o aktivitenin içindeyken anne veya baba arkadaşı rolüne girer yani onun safında yer alır , bitmesi gerektiğinde babaya veya anneye kaş-göz işareti yapılır, bitiş uyasına ilk tepki onun yandaşı olan annesi veya babasından gelir "hayır hayır işte biz biraz daha kalmak istiyoruz" vb tiyatral bir hava içerisinde... Bir süre sonra otoriter kişinin baskılarına daha fazla dayanamayan yandaşı  onu ikna etmeye çalışır işte boşver gel seninle biz başka bir şey yaparız, eve gidip şunu yaparız vb... Yani bu öneriler belki safında gördüğü kişiden gelirse daha fazla iş görür gibime geliyor. Tabi deneme yanılma yöntemiyle bunu da görcez günü gelince:)

Ynt: sonunda üzülünce...

07/09/2010 06:52:00

Henüz bu yöntemi hiç denemedim kızım çok küçük olduğu için ama benim demek istediğimi anladın sanırım hani onun yanında olur onun hissettiklerinin aynısını hissettiğimize inandırırsak belki daha kolay ikna olur. Oyunu nasıl bitireceğin sorusuna gelirsek tam olarak neyi kastettiğini anlamadım ama anladığım kadarıyla, oyunu onun oyun arkadaşıymış gibi, bende orda oynamayı onun kadar çok istiyormuşum gibi davranarak ama bazı zorunluluklardan dolayı gitmemiz gerektiğini de onun dilinden sırdaşı olarak anlatmaya çalışarak bitirmeyi düşünüyorum.

Ynt: sonunda üzülünce...

07/09/2010 07:06:00

Ben gelene kadar herkes söylenecekleri söylemiş :))

18 ay döneminde, dikkatini dağıtmak, başka bir şeye yönlendirmek yetiyordu. Ancak artık maymunun gözü açıldı. Şimdi biraz daha çocuk ve artık pek de dikkat dağıtmacalarımız işe yaramıyor.

Bir de Ada şu aralar hafiften iki yaş ergen davranışları göstermeye başladıysa da hala çok fazla inatlaşan bir çocuk değil. Ama damarı tuttu mu tutuyor. Böyle durumlarda, her zaman önce açıklıyoruz.

Parktayız mesela, eve gitmemiz gerekiyor diyelim. Ama ayrılmak istemiyor. Durumu açıkla, bir daha diye isterse, "son kez o zaman, anlaştık mı" diyerek anlaşma yapıyoruz. anlaştık cevabını alınca son kez sallanmak mı istedi, sallanıyor, yeniden isterse, son kez konusunda anlaşma yaptığımızı hatırlatıp, ısrarına rağmen kararlı davranıp eve dönüyoruz. Çoğunlukla işe yarıyor.

Ya da banyodan çıkmak mı istemedi. Elini yıkamayı mı uzattı. Kıyafetlerini değiştirirken elimizden mi kaçtı. Uyku zamanı geldi ve biraz daha mı oynamak istiyor. Yemeğiyle oynamaya başladı (kaşığını çorba kasesine batırıp çıkarmaca, hafif sulu yoğurdun kaşıktan tabağa 2 kaşık yükseklikten  nasıl aktığını test etmece gibi) ve oynamaya devam etmek mi istedi. Peki diyoruz 5 dakika daha. Daha sonra 5 dakika bekleyip, sonlandırıyoruz. Böyle durumlarda işin geyiğinde -tam anlamıyla geyiğinde çünkü "Adacım yeterli" dedikçe o ağlamak yerine kikir kikir gülüyor- olduğu için ağlama krizi vs. yaşanmıyor, kakara kikiri o andaki iş neyse bitiriliyor. Ancak Esra'ların yöntem kesinlikle daha somutmuş. Sonuçta 5 dakikayı anlamıyor kavram olarak, sadece biliyor.

Şayet o anda yaptığı şeyde inat ederse, zamanımız kalmadığını açıklıyoruz. Mesela, banyodan sonra giyinip kitap mı okunacak, bu iş uzadığı için kitap okumaya zamanımızın azaldığını, daha az süre belki de çok geç olursa hiç kitap okuyamayabileceğimizi söylüyoruz. Belki biraz tehdit gibi görünüyor göze ama özellikle tehditkar bir tavırla değil, anlayabileceği basitlikte ve sakinlikte konuşmaya gayret ediyoruz. Genelde işe yarıyor.

Anne-babanın böyle durumlar karşısında aynı tavrı göstermesi ve tutarlı olması çok önemli. Bir de kararlı olmak. Ben de mutsuz olduklarını düşünmüyorum. Ama cidden ağlama krizine girerse de yapabileceği bir şeyse izin veriyorum. Çünkü o durumda engellemek işleri daha da kötüye çeviriyor.

Ynt: sonunda üzülünce...

07/09/2010 07:44:00

evet o 5 dakka kavrami komik. bazen kendisi 1-2-3-4-5 diyerek sonlandiriveriyor, bazen bizim soylememizi bekliyor. tam olarak ne zaman sonlanacagini bilmedigi, kontrol edemedigi birsey oldugu icin kabul ediyor saniyorum.

Ynt: sonunda üzülünce...

07/09/2010 07:50:00

Alarm hoş değil yaa

Ynt: sonunda üzülünce...

07/09/2010 07:50:00

Başakcım bir de her çocuk aynı değil. Hepsi farklı olaylara farklı kişilere farklı şekillerde tepki veriyorlar. Ada, ben ve babasının kararlı olduğunu (baba daha çok) biliyor, bunu çok önceden kodlamıştı. Ancak mesela annane-dede'sini pek sallamıyor çünkü ne isterse yapılıyor.

Dün akşam şöyle bir olay yaşadık. Güncellememde de bahsetmiştim, babanın daha öncekilerden uzun süreli bir seyahate çıkması, benim iş, vs. yüzünden eve normalde geç gelmelerim derken, Ada son bir kaç gündür annane-dedeyi akşam evine göndermek istemiyordu. Aslında daha ziyade annane. Gidecekleri anda, annaneee şeklinde feryat figan koşup annaneye sarılıp bırakmıyor, kapıdan her seferinde geri çeviriyordu. Bu hafta özellikle son bir kaç gündür de abartmıştı, annane değiştirsin altımı, annane yatırsın vs. Bir iki bir şey demedim ama dünden önceki gün olan olayla koptum.

Ben-biz evdeyken annane-dede de evde olunca yatma düzeni bu şekilde alt üst olmuştu çünkü. Normalde dişini fırçalayıp, pijamalarını giyip, kitabını okuyup güle oynaya yatan, bir iki dakika ninniden sonra arkasını dönüp kendi kendine uyuyan çocuk tamamen değişmiş, uyuyana kadar annanesi başucunda, doğru dürüst diş fırçalatmıyor, gece uyanıp annaneeee şeklinde kopup ağlıyor filan. Dün akşam baba döndü seyahatten, her şey iyi güzel, annane-dede-dayı üçlüsü evlerine dönecek artık. Yine aynı sahne yaşandı.

Babayla dedik ki bu böyle olmayacak. Anneme durumu açıkla Ada'ya, ve uzatmadan çıkın evden diyorum, yok olmuyor. Ada öyle bir ağlıyor ki kendimi Türk filmlerindeki kötü kadınlar gibi hissettim. Sanki Sezerciği anasının kucağından koparıp alıyorum. Annem ayrı ağlıyor, o ağladıkça Ada daha beter abartıyor, kardeşim bir yandan fırçalıyor bizi küçücük çocuğu ağlatıyorsunuz diye. Ortalık bir anda karıştı.  Dayanamadım, evet biraz zorla da olsa aldım Ada'yı odasına kaçtım. O arada annem ağlayarak gitmiş hemen. Kucağıma aldım sakinleştirmeye  çalıştım. Annane-dedesinin de bir evi olduğunu, her akşam evlerine döndüklerini, onların da uyuyacağını, sabah geleceklerini anlattım. Önce ilk cümlelerimde daha da şiddetli bağırmaya başlamışken, sonra sakinleşti. Ve bu sadece 1 dakika sürdü. Çünkü ben sakindim. Birden bire sustu, sonra oturduk birlikte kitap okuduk, normal bir şekilde sütünü içti, vs. hazırlandı yattı uyudu ve 4 gün sonunda ilk defa gece uyanmadı (önceki 3 günde de annane yatırmıştı)

Diyeceğim o ki, normalde sakin olan Ada, dün gece istemediği bir şey olduğu halde normalde bu kadar tepki vermeyecekken, iyice ajite oldu. Mutsuz oldu mu? O anda muhtemelen evet, ama bu devam etse, o da biz de daha çok mutsuz olacaktık. Kararlı durmak, bir şeyi uzatmamak gerekiyor. Ahh anneme de bunu bir anlatabilsem keşke :(

Ynt: sonunda üzülünce...

07/09/2010 08:12:00

Ya ben kararlı olmayı beceremiyorum sanırım.Daha doğrusu şöyle oluyor.Kararlı bir şekilde 'şimdi gitmemiz gerekiyor 'diyip aldığımız zaman yiğit kıyameti daha çok koparıyor ve gitmermk için daha çok yaygara koparıyor.Öyle olunca da biraz daha izin vermek durumunda kalıyoruz ve kendimizle çelişiyoruz :( Gerçi ikinci denemede genelde itiraz etmiyor.

Bir de Yiğit'e anneannesi bakıyor ama yazları da komşumuz bakıyor.Yiğit bebekliğinden beri mahalle havasında olan (herkesin birbirini tanıdığı ,sıkıfıkı olduğu) apartmanımızda(şimdi eski apartman oldu) ,aşırı ilgi ortamında büyüdü .Onun da hem artısı hem eksisi oluyor çocuğun davranışlarında tabii

Ynt: sonunda üzülünce...

07/10/2010 21:45:00

Bu inatlaşma olayı beni benden ediyor, bazen kesinlikle yönetemiyorum durumu, o kadar sabrımızı zorluyor ki, 18. aydan beri sendrom yaşıyoru arkadaşlar, merakla üç yaşı bekliyoruz, üç yaşından sihirli değnek değecek gibi bir umudum var.

Benim geceleri sesim kısılmış oluyor konuşmaktan, eve saat onda ancak dönebiliyorduk biz 3 gün öncesine kadar, park, oradan komşu, oradan tekrar park, ben de hep kendimi düşünüp, dışarıda ne kadar çok kalmak istediğimi hatırlatıp kızıma anlayış göstermeye çalışıyorum, ama insan işten gelip bir lensini bile çıkaramadan fnk fink dolanınca yeter ben de insanım diyor. 
Benim kızım gittiği yerden ayrılmamak için var gücüyle bağırıp ağlıyor ve etraftakiler bile etkilenip kalsın annesi biraz daha diyorlar, o derece yani. Ben uzun bir süredir 5 dakika yöntemini uyguluyorum, kolunda da saati var, yelkovan şuraya gelince eve gidicez diyorum, 1 dk kaldı diyince bazen çok nadir de olsa gidelim annecim diyor, sevinçten gözlerim doluyor. Ama çoğunlukla son kez şunu yapıym, söz annecim son diyor, had diyorum onu da yap, ama gene de ağlayarak ayrılıyoruz gittiğimiz yerden. Ben 5 dk yöntemini, ağlamasını etkilemese de çok doğru buluyorum, çünkü ona haber verip gitmeye hazırlanmasını sağlamış oluyorum. Eğer gitmiyorsa ve kucağıma alacaksam, haber veriyorum. Şimdi, sen gelmek istemediğin için seni kucağıma almam gerekiyor annecim diyorum, sakin sakin kucağıma alıyorum. Sonra kucağımda zırıl zırıl ağlarken sakin bir şekilde (ama içimde ne şiddet sahneleri hayal ederek:)) haklısın, gittiğimiz için ben de çok üzgünüm, çok eğleniyordun biliyorum ama evimize gitmemiz gerekiyor, çünkü seni çok özledik, seninle birlikte vakit geçirmek istiyoruz, aileler akşamları başbaşa vakit geçirir, oynar, sohbet eder, bütün gün ababnla ben seni çok özledik tadında birşeyler söylüyorum, ciyak ciyak bağırsa da beni duysun diye, eve gidene kadar, hatta eve gelince de bunları söylemeye devam ediyorum. Eve gelince babası da benzer şeyleri söylüyor, seni çok özledik filan diye.. Eğer hala ağlamaya devam ederse, sen sakinleşmeden seninle iletişim kuramıyoruz, lütfen odana gidip ağla rahatla, sonra konuşalım diyorum. Odasına gidip ağlamaya devam ediyor, sonra sakineştim annecim diye geliyor sesi titreyerek, türk filmlerindeki gibi:) Sonra aynı şeyleri bir daha anlatıyorum. Bu sürecin sonunda rahatlıyor çok şükür:)
Çok uzun yazmışım:) bu aralar hayatım böyle geçiyor çünkü akşam artık en geç 9 gibi evde olmak istiyorum, "aile saati" kavramını uydurdum, şimdi aile saati anne baba çocuk birlikte oynar bu saatte diye, işe yeracayak gibi görünüyor şimdilik...

Ynt: sonunda üzülünce...

07/12/2010 07:01:00

Aaaa Başak süpermiş ben de bir deneyim şu sana programımızı anlatayım olayını, çok sağol:)

Ynt: sonunda üzülünce...

07/12/2010 10:51:00

evet bizde de, bak şimdi şuraya gidip şunu yapacağız, çok eğleneceğiz, hem bak akşam oldu kuşlar bile evlerine gitti, gibi argümanlar çok işe yarıyor. Gerçi, Rüya henüz park dönüşlerinde bu kadar büyük krizler yaratmıyor neyse ki...


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Dert Ortağım Benim

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...