23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 07:52:00

ervinveannesi,bi fincan dvd player=)koptum=)

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 08:12:00

Bir nokta daha var.. Anne her an annedir, ne kadar suçlasakta o oğlunu bırakmadı, sabırla gitti yanına, tüm dünya oğluna karşıyken o bırakamadı kuzusunu. Mesleğini, eşini, kızını tüm hayatını elinden almış olmasına rağmen bırakmadı Kevin'i. 

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 08:36:00

Filmi şimdi bitirdim kızlar. Yani filmin yarısını sizin yorumlardan sonra izledim..

- bu film ile bütün çocukların masum olabileceği düşüncemi baştan geçirmem gerektiğine karar verdim. Kevin kötü bir çocuk

-Eva'yı neden bu kadar suçladığınızı anlamadım. Kadının mizacı soğuk. 'kendince' Kevin'e ulaşmak/dokunmak/yakınlaşmak/anlamak için çok adım attı. Onu sevdiğini söyledi, öptü, kokladı.. Ama bunların hiçbiri zor bir çocuk olan Kevin'e yetmedi/yetemezdi de zati..

- Kitap okurken, Kevin'in babasını istememesi Eva'nın ne kadar hoşuna gitti. Bu duygu bana çok tanıdık geldi: bi ara ela beni hiç istemiyordu, hep babasıyla oyun oynuyordu ve bana sen git diyordu:(( zor bir süreçti...

-Kevin ve Eva arasındaki  sevgi normal anne/oğul ilişkisinin ötesinde bir şey: bir çeşit aşk/nefret gibi.. annesine bakışları, mastürbasyon yaparken gözlerinin içine bakması falan filan çok garipti..

- Mesela kolu kırıldığında babasına yalan söyledi: ben yaptım diye.. Bu da annesine olan sevgisiyle ilgiliydi bence..

-Babasıyla çok iyi olması da bence mizansendi.. Annesini daha çok üzmek için babasıyla arasını hep iyi tuttu..


Erkek çocuk korkumu artırdı bu film la:)))


Bütün yorumlar çok güzeldi kızlar.. Ellerinize sağlık..

Esra'nın yorumunu merak ediyorum bir de..

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 08:51:00

yahu jüjü erkek çocukla ne ilgisi var, alemsin valla :D

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 09:39:00

yorumları okumaya pek fırsatım yok, hatta yazmak için de çok vaktim yok o yüzden parça parça yazacağım, ayrıca henüz yazılanları okuyamadığım ikinci baskı olabilir kusuruma bakmayın.

daha önce romanı okuduğumda henüz anne olmamıştım ve kitabı böyle yorumlamıştım. filmi izlediğimde bir oğlan anasıydım, farklı düşünür müyüm dedim ama benzer fikirler uyandı zihnimde.
eva filmde kendi anneliğinin analizini yapıyor, derme çatma evinde duvarına fırlatılan kırmızı boyaları silerken ya da kabuklarla dolu yumurtasını yerken  kevin'la geçirdiği anları anımsamaktan ziyade bu nasıl oldu, niye oldu sorularının cevabını arıyor geçmişinde. (kitap franklin'e yazılan mektuplar şeklinde ilerliyor)
aslında sorduğu soru natür mü, nürtür mü sorusunun yanıtı, yani kötülük doğamızda mı yoksa yetiştirilme tarzımızda mı sorusu. psikiyatristlerin de sormayı pek sevdiği ve yanıtın ekolden ekole yanıtın az biraz değiştiği soru.
bu çocuk doğuştan kötü bence sonucu açıklayabilecek bir önerme değil. çocuğu doğuştan kötü yapan nedir? genetik mi? genetikse genlerini de ana babasından almıyor mu? yani natür bile olsa ana-baba  -bu kelime tam olarak durumu karşılamasa da- sorumlu değil midir?
eminim yorumlarda eva'yı ya da franklin'i veya kevin'ı 'suçlu' bulanlar olmuştur. suçlu bence bu denklemde ancak hukuki bir tanım olabilir. kevin babasını, kardeşini ve okul arkadaşlarını öldürdü, bu onu suçlu yapar. bu suçun oluşmasını sağlayacak etmenleri konuşmaksa filmi izleyen, kitabı okuyanların görevi, birini suçlamak o yüzden yersiz belki.
açılış eva'nın macera dolu yıllarını kırmızı fonda anlatıyor. kırmızı film için önemli bir renk, hem macera/özgürlük, hem aşk/cinsellik, hem de öfke/cinayeti sembolize eden bir renk olduğundan eva'nın kocasından önceki yaşamı, kocasıyla birlikte olan dönemi ve sonrasında kevin'la olan ilişkisini sembolize etme açısından güzel olmuş. tek renk hepsini açıklayabilmiş aslında. bence eva'nın kişiliği, kırmızı renk gibi bu hikayenin tamamını açıklayabilen bir ortak nokta. maceracı, bağlanmayı sevmeyen, aynı yerde uzun süre kalmayan, yalnız bir gezgin (biraz zorlarsak buradan uzun süreli ilişki kur-a-mayan bir insan olduğu çıkarsaması yapılabilir)
böyle bir insanın bir eve kapanıp bebek bakmasının belli sıkıntılar doğurması beklenebilir bir durum elbette. daha önce keyif aldığı ama artık yapamadığı herşeyi o bebek sembolize ediyor zihninde. kocasının da bu durumda payı var aslında ama koca yumuşak huylu ve tatlı bir insan, kevin ise huysuz ve zor bir bebek olduğu için elbette öfkeyi üzerine çekmesi babasına nispeten daha kolay..
kevin muhtemelen koliği olan zor bir bebek, eva zaten gebelik sürecinde de süreçten rahatsız olan bir kadın ve doğum sonrasında depresif bir dönem geçiriyor. bu iki komponent eva-kevin ilişkisini en hassas olduğu o ilk 1 yılda çok gergin bir hale sokuyor. eva çocuk için yardım arayışına giriyor sürekli, bu çocukta bir sorun var diyerek. çocuğun öfkesi ve uyumsuzluğu için yardım arıyor. ama aslında başta kendisi için doğru yerde yardım aramış olsa, herşey çok farklı olabilirdi. şimdi kullanacağım terim çok teknik bir terim ve anlatması biraz zor ama deneyeceğim.
bence kevin eva'nın projektif identifikasyonunun bir ürünü. bu alt düzey bir ego savunması, kişiliğinde sorunlar olan insanlar benlikleri bir zorlanmayla karşılaştıklarında çeşitli savunma mekanizmalarını devreye sokarlar, bu da onlardan birisi. eva çocuk doğurma/bakma stresiyle (bu durum ruhsal olarak en sağlıklı insan için bile büyük bir stressördür) baş etmek için önce kendi benliğindeki öfkeyi kevin'a yansıtıyor(kevin çok öfkeli bir çocuk, baksana mememi bile almıyor ya da kucağıma almama rağmen susmuyor gibi), bu yansıtma sonucu çocuk gerçekten olumsuz duygularla dolduğunda ve öfkeli bir çocuk haline geldiğinde da bu durum kendi kendini doğrulayan bir kehanet haline geliyor. başta yansıtılan eva'nın kendi öfkesi iken sonunda eva kevin'ı öfkeli bir çocuk haline getiriyor. (vereceğim link projektif identifikasyon sürecini güzel anlatmış: http://www.drs-oleary.com/page.cfm?pgId=69)
eva kevin'ı kucağına bile alamıyor, ona senden önce çok mutluydum diyor ve çocuk ilk başta kolikli bir bebekken giderek daha öfkeli ve kırgın bir çocuk haline geliyor.
hani natür mü nürtür mü demiştik ya, bence kevin doğasında agresif ve kırılgan bir çocuk, belki başka bir anneyle bu duygularını süblimasyon yani yüceltme kullanarak çözümleyebilirdi. çok yüksek agresyonu olan bir insanın seri katil değil cerrah olması gibi..

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 09:39:00

devamını sonra yazacağım(zaten çok yazmışım ama daha da yazasım var)


Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 09:54:00

Film güzeldi ama bana kalırsa çok derin bir konuyu biraz yüzeysel işlemiş, tam da beklediğimi buldum diyemem açıkcası. Örneğin Kevin'in sosyal ilişkilerine ilişkin hiçbir şey yoktu filmde. Okulda nasıl bir çocuktu? Arkadaşları var mıydı? Orada da hep babasına yaptığı "iyi çocuk" rolünü devam mı ettiriyordu? (öyleyse kimbilir ne kadar yorucudur Kevin için, bir yerden acı bir şekilde patlak vermesi kaçınılmaz)  vb.  Şu haliyle görünen, annesinin Kevin'i sevdiği, ama göstermek için yeterli çabayı sarfetmediği, ki bu O'nun kişilik özelliği de olabilir zaten. Eva çok sevecen bir insan değil görüldüğü kadarıyla.  Ama son sahnede Kevin'e sıkıca sarıldı, O istese de istemese de. Bunu film boyunca (özellikle Kevin gibi güvensiz bir çocuğu olduğu için)  defaatle yapmalıydı pek tabii, Kevin O'nu itse de devam etmeliydi.    


Kevin çok zeki bir çocuk olarak  yazılmış, bu noktada pedagoga vs. gidilse dahi pek bir yardımı olmayacaktı (yanlış anlaşılmasın- yani filmde düşündürülmek istenen buydu bana kalırsa, yoksa tabi ki gerçekte değil), çünkü kendini çok güzel bir şekilde kamufle etmeyi başarıyor. Kolu kırıldığında doktora gittiklerinde odadan çıkan hemşire/doktor "harika bir oğlunuz var" gibi birşey söylemişti örneğin. Babasına keza bambaşka bir profil çizebiliyor. 

Filme bakarak anne suçluydu veya Kevin doğuştan kötüydü demek mümkün gelmedi bana, ama annesiyle olan derdi süreci hızlandırmış ya da etkisini arttırmış olabilir. 

Bebekler ağlar, bazı bebekler çok ağlar. Buna karşılık bazı anneler az sabırlı, bazı anneler de çok sabırlı. İlk çocuğunu kucağına alan bir kadının 7/24 ağlayan bir bebekle uğradığı şoku tam olarak bilemesem de (bilmeyeyim de) tahayyül edebiliyorum. Yine de kucağına alıp (gergin bir şekilde de olsa, yapay da olsa) gülümsediğini görüyoruz, bırakın eleştirmeyi, takdir bile ettim o sahnede...    

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 10:42:00

Ben de izledim,herkes çok güzel çıkarımlarda bulunmuş,benim de naçizane fikrim;
Kevin özel bir çocuk,doğuştan gelen bazen özelliklere sahip.Bu tip özel çocukların özel ilgiye,özel bakıma,hatta psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.Kevin'ın şanssızlığı Eva'nın çocuğu olmak belki,ona ihtiyacı olan desteği ve ilgiyi verseydi belki yavaş yavaş sivri yönleri törpülenip normalleşme sürecine girebilirdi.Çok yoğun sevgi ve ilgiyle,farklı alanlara yönlendirmeyle-bir sanat ya da bir spor alanı olabilir-sosyalleşmeye teşvikle çok daha farklı bir çocuk haline getirilebilirdi diye düşünüyorum.Bu arada hem Eva'nın hem de Kevin'in psikolojik yardım almaları ,hatta toplu aile terapisi almaları gerekiyor bence..

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 10:44:00

zehra aynen bende bazı yönlerini takdir ettim evanın özellikle kevin in (elinde olmadanda olsa) uç noktadaki sinir bozuculuğuna karşı aşırı sabırlı davranabilmesini.ben sabırlı bir insanımdır tanıyanlarda hep öyle der ama izlerken inan kevinin evaya davranışlarını seyrederken sinirden deliye döndüm ve baya gerildim.


geçenlerde tvde hepimizin defalarca izlediği can dostum(goog will hunting) filmini seyrettim ordada dikkatimi çekmişti psikolog sorunlu gence "bu senin suçun değildi" diyerek yaklaşıp istesede istemesede sıkıca sarıldı ve ondan sonra genç ağlayarak içini boşalttı.yani tensel temas sarılma dokunma herkes için vazgeçilmez bir ihtiyaç.

Esracım grubuna yorumuna ve film seçimine teşekkürler.öfkenin yön değiştirebildiğini biyerlerde okumuştum artık daha iyi anladım.

Ynt: 23 Temmuz haftası - We Need To Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız

07/31/2012 10:51:00

İnsanlar karakterlerinin ana hatlarıyla doğarlar sonra da zaman içerisinde çevresel faktörlerle törpülenir ya da bilenirler...

Kevin'de de böyle oldu bence.Pürüzlü karakteri,ilgiye aşırı ihtiyacının karşılanamaması sonucunda artan öfkesi,insanlara ve hayvanlara eziyet etmekten duyduğu hazza karşı koyamayışı , kendine ve zekasına aşırı hayranlığı (babasını ve kız kardeşini yeterince zeki bulmayıp küçük görüyor,aslında onları hiç önemsemiyor,annesine benzediğini biliyor zekasını da ondan aldığını düşünüyor...) sonucunda bu noktaya geldi herşey...

Annenin yanlışı Kevin'i doğurmak...

İnsan herşeye hazırlıklı olmadan doğurmamalı,Allah herkese lokum gibi bebekler vermiyor...

İyisiyle kötüsüyle bir bebeğin annesi olmaya hazırlanıyorsunuz...Bebeğiniz sinirli,aşırı ilgiye muhtaç,size hiç zaman bırakmayan bir karakterle gelebilir dünyaya,zihinsel ya da bedensel bir hastalıkla doğabilir,dolayısıyla tüm hayatınız bebeğinize endekslenebilir...

Bütün bu olasılıkları düşünüp doğurmaya cesaret etmeli insan.Kendisine bu koşullar altında da onu sevip ,sabır gösterip,ihtiyacı olanı verebilecek miyim sorusunu sormalı ve dürüstçe bir 'evet' sonrasında anneliğe cesaret etmelidir.

Kevin'in annesi ne yapıyor?İlk bebeğinde harikalar yaratmış gibi ikincisini doğuruyor...Tam 12 den isabet ettiriyor bu sefer.Melek gibi güzel,iyi kalpli bir kız bebek...Filmde onu nasıl yetiştirdiğini görmüyoruz.Evde bir Kevin varken ve de çalışan bir anneyken onunla Kevin'le olduğundan fazla ilgilendiğini söyleyebilir miyiz?Sanmıyorum.Aslında film de bunu anlatmaya çalışıyor bence...Kevin'in pürüzlü karakterini doğarken yanında getirdiğini...

Bebeği lokum gibi olmayan tüm annelere sabır diliyor ve''Allah'ım hiçbirimizi evlatlarımızla sınama''diyerek bitiriyorum sözümü...

 


Cevabın:


Tartışmaya katılmak için giriş yap. Kayıtlı değilsen, bize katıl ve çocuklu hayatını kolaylaştır. Nurturia hakkında daha fazla bilgi için tıkla
Film/Kitap Kulübü

Tamamen Ücretsiz

Kaydol Tecrübeli anne ve babalardan yardım al. Sen de yardım et. Anı defteri, fotoğraf albümü, sorular, gruplar...